@erolkaranet'te Aradığınız Kelime veya Konuyu Buraya yazınız!

Banner

Muhtar, Vatandaşın Postacısı Değil




Muhtarlar...
Büyükşehirlerde yaşayanlara sorduğumuzda farklı bir cevap, köylerde yaşayanlara sorduğumuzda farklı bir cevap alıyoruz.
Şehirde yaşayanlar "muhtar ne iş yapıyor, gereken evrakları en azından edevletten ya da kamu kurumlarından alıyoruz" derken köyde olanlar "muhtar bizim can simidimiz. Hükümetle, kamu kurumlarıyla aracılığımızı yapıyor. Yaylada, orada burada olduğumuzda bizi arayanları haber veriyor, Muhtar her şeydir" demektedir.
Oysa, muhtarların görevleri sınırlıdır.
Bunun en açık örneği kişiler adına gelen, adresinde bulunmadığı için kendisine teslim edilen tebligatları teslim alması. 
Oysa, her zaman belirttiğimiz gibi muhtarların tebligat alması yanlıştır. 
Muhtar ne postacıdır ne de PTT'nin şubesidir. 
Postacının bir kez kapıya gidip "evde yokmuş", "tanıyan yokmuş", "komşusuna haber verdik" "kapıya haber kağıdı yapıştırdık" diyerek işin içinden çıktığı ancak uzun süre muhtarda saklanan tebligatların sorumlusu neden muhtar olsun.
Yıllarca dile getiriyoruz.
Katıldığımız muhtar toplantılarında, muhtarlarla sohbetlerde bunu ifade ediyoruz. Şehirlerde muhtarların kişiler adına evrak alması, tebligatları muhafaza etmekle yükümlü bulunması yanlıştır. Köyde alsın. Köyde teslim edilsin. Ancak şehirde uygulama yanlıştır. Şehirde muhtarlık diye bir kurum da olmasın.
Bir yerel mahkemenin tebligatı sahibine ulaştırmadığı için 1800 TL ceza kestiği bir muhtarın haberi basına yansıdı.
Neymiş, evde olmayan şahsın tebligatını alan muhtar götürüp şahsa vermemiş.
Niye, götürsün ki...
Muhtar postacı mı. 
Kapına haber kağıdı yapıştırılmış. Komşuna haber verilmiş. Git muhtara al. Almamışsın. Birde başına gelenlerden sonra mahkemeye gidip cezayı muhtara kestiriyorsun.
Allah'tan üst mahkeme 
"Tebligat Kanunu'na göre köy muhtarının muhatap adına kendisine tebligat yapılacak kişilerden olmaması ve kendisine teslim edilen tebligat evrakını sadece muhafaza etmekle mükellef olup, ilgilisine götürüp verme yükümlülüğünün bulunmaması karşısında, unsurları itibarıyla oluşmayan suçtan beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur." şeklinde karar verdi de, muhtar kurtuldu. Ceza iptal edildi.
Ya, iptal edilmeseydi. Ya, o muhtar yüksek mahkemeye gitmeseydi. O durumda kendisine tebligat gelen ancak almayan vatandaş her seferinde emsal karar var deyip, muhtara ceza kestirmeye koşardı
Olmaz tabi.
Muhtara tebligat teslimi de olmaz.
Muhtar ne milletin postacısı ne de PTT'nin emanetçisi. 
PTT memuru bir gün bulamadığına ertesi gün gitsin.
En yakın tanıdığına versin.
Ya da devlet şahıslara tebligat çıkartıldığında SMS ile bildirsin.
E-devlet üzerinden tebligat bildirimi yapılsın.
Artık bilişim çağındayız.
Telefonun, internetin olmadığı yıllar önce muhtarlara verilmiş bulunan bu sorumluluk bilişim çağında olduğumuz günümüzde kalkmalı. Sadece köylerde geçerli olmalıdır.
Hatta, tebligat üzerine vatandaşın telefonu yazılmalı. PTT memur öncelikle şahsı arayıp, geliyorum deme imkanına kavuşmalı. 

Erol Kara - 2023- @erolkaranet



#Yargı, #Magazin, #Hastalık, #Gezi, #Dini, #Kamuda

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Asılsız yorum yapmayınız. Mesajlar Yönetici tarafından denetleniyor.