@erolkaranet'te Aradığınız Kelime veya Konuyu Buraya yazınız!

Reklam


İmam Nikahlı Kadının Hakları...




Türk Medeni Kanunu’na göre evlilik resmi nikah ile geçerlilik kazanır. Resmi nikahı olmadan birlikte yaşayan, aile kuran, çocukları olanların da sayısı görülemeyecek boyutta değildir. Bilhassa ataerkil ailelerde görülse de, giderek şehirlerde de nikahsız olarak yaşayan çiftlerin sahip olduğu aileler de mevcuttur. Resmi nikah yapılmadan kurulan evlilikler her ne kadar doğru değilse de buna iten sebepler farklıdır. Bir kadın, ikinci eş olarak değil de gerçek bir aile olarak bir kocaya, hatta çocuklara sahip olursa, bu aile olarak çevre tarafından kabul edilirse bu kadınların da bir takım hakları olması gerektiği hukuk çevrelerince de kabul görmüştür. Bilhassa boşanma sonrasında mağdur olan kadının da bazı haklarının öne sürülebileceği yüksek mahkeme kararlarında, ilgili kanunların bazı maddelerinde de gizlidir.

Mevcut yasalara baktığımız da, en başından söylenecek olan, imam nikahlı bir kadın kocasının malına sahip olamıyor. Mirastan faydalanamıyor. Çünkü bu haklara sahip olmak için resmi nikah şart. Ancak kadın için, yasal miras hakkı doğmasa da yüksek mahkeme, birlikte yaşama olgusunun ispat edilmesi halinde tazminat ödenmesine yönelik kararlar vermiştir. Bunun için tek şart, aile birliğinin kurulmuş olma şart aranmaktadır. İkinci eş (kuma olmama) olmadığı, kocanın tek eşi olduğu ispatlanmalıdır. 

İmam Nikahlı Kadının Hakları..

  • İmam nikahı ile birlikte olan ve evlenme vaadi ile kandırılan kadının evliliğin sona ermesi halinde manevi tazminat isteme hakkı bulunur. Ancak, velayet, nafaka, maddi tazminat, mal paylaşımı gibi konularda eşler hak sahibi olamayacaktır. 
  • Dini nikah ile evli olan çiftlerin ayrılması durumunda kadının manevi tazminat talebinde haksız fiile dayanarak bulunabileceğini ön görmüştür. Bu durumda Borçlar Hukukundan faydalanır.
  • Reşit ve mümeyyiz olmayan bir kadın bu birlikteliğin kendi rızası dışında olduğunu ispat ederse maddi / manevi tazminat alır. Aksi durumda olan bir kadın maddi tazminat isteyemez. Manevi  tazminata hükmedilmesi için de öncelikle haksız fiil olarak tanımlanabilecek eylemlerin bulunup bulunmadığına bakılır.. Örneğin kadının ileride resmi nikah ile evlenileceği vaadi....
  • 6284 sayılı Kanun’un 2. Maddesi ve beraberinde 5. Maddesi’nin 4. Fıkrasına şiddet mağdurunun yaşam düzeyini göz önünde bulundurarak talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedilebilecek kararları da  kullanılırsa, boşanma durumunda olan bir kadının tedbir nafakası almaması düşünülemez.
  • Bazı yüksek mahkeme kararları incelendiğinde nikahsız beraberlikte verilen hediyelerin geri istenmesi önlenmiştir. Karşı taraf, birliktelik sürerken aldığı hediye (adı ne olursa olsun) kadına verdikleri geri isteme hakkına sahip değildir. Ya da kadının bu süreçte edindiği mal ve haklardan hak talebinde bulunamaz

Hukuk, Yaşam, Din, Sağlık, Magazin, Turizm

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Asılsız yorum yapmayınız. Mesajlar Yönetici tarafından denetleniyor.