@erolkaranet'te Aradığınız Kelime veya Konuyu Buraya yazınız!

Banner

İffetsiz Kızları İhbar Ediyordu




İffet, namus nasıl isim verirseniz verin. Kendini bilen bir insan için,kadın ya da erkek fark etmez aynıdır. Değerlidir. Bu günümüzde olduğu gibi, Osmanlı'da yaşandığı gibi Romalılar arasında da yaygındı. İffetli olmak kenellikle kadınlara has gibi göözükse de erkeklerin de iffetli olması çok önemli. Kaldı ki, Kuranı Kerim'de" temiz kızlarını temiz erkelerle evlendiriniz" emri vardır. İşte, insanın var olduğu sürece iffetli olması dün vardı, bugün de var yarında olacaktır. Bakmayın sizi açılıp saçılmalara.. Biz onlaran aldırmıyoruz. Nasıl olsa bir gün pişman olurlar.
Gelelim, iffetini kaybeden , bekaretini kaybeden kızların önünden geçmeye korktuğu bir taşa uzanalım.
Burası İstanbul Fatih ilçesinde Kıztaşı Mahallesi olarak bilinen yerdedir.
Günahkar Kızları Ele Veren Kıztaşı
Romalılara göre sütunun da tılsımlı güçleri varmış. "Günah taşı" adıyla da bilinen bu taşın, yanından bir kadın geçtiğinde bakire olup olmadıklarını eğilerek ya da herkesin duyacağı şekilde ses çıkararak söylediğine inanılmaktaymış. Bu yüzden genç kız ebeveynleri veya karısından kuşkulanan kocalar suçsuzluklarından emin olmak için kızlarını / hanımlarını bu taşın altından geçirmekteymiş. Yanından geçen kadın biraz hafifmeşrep ise sütun söyleniyormuş. Söylenceye göre, Jüstinyen bir gün baldızı ile taşın yanından geçerken taş yerlere kadar yatmış ( yüksek sesle bağırmaya başlamış ) . Buna çok sinirlenen Jüstinyen baldızını oracıkta idam ettirmiş.
Oysa, Kıztaşı, kentin valisi Tatianus tarafından, Bizans İmparatoru Marcianus şerefine M.S 450 yılında o zamanki ismiyle Forum Amastrion’a dikilmiştir. Halk arasında bu anıt sütuna Kıztaşı denilir.



Bir rivayette ise, 
Romalılar döneminden kalan bir efsaneye göre, imparator Jüstinyen Aya Sofya’yı yaptırırken, tılsımlı güçlere sahip bir kız, buraya büyükçe bir sütun taşıyormuş. Bu esnada kızın karşısına ruhani bir varlık (cin) çıkmış ve taşı nereye götürdüğünü sormuş. Kız Ayasofya’ya götürdüğünü söylemiş. Cin, çok geç kaldığını, taşı boşu boşuna taşımaması gerektiğini söylemiş. Kızda taşı oracıkta bırakmış ve durumu görmek için bugünkü Sultanahmet meydanına gelmiş ve cinin yalan söylediğini anlamış. Geri dönüp taşı yeniden taşımak istemiş. Fakat kızın artık sihirli güçleri işe yaramıyormuş. Taşı kaldıramamış. Taş da o gün bugündür Fatih’te kalmış.
Evliya Çelebi’nin seyahatnamesinde de Kıztaşı’nın İstanbul’u doğal afetlerden korumak için şehre konulmuş olan 27 tane tılsımdan birinin olduğu yazılıdır.
Yunan mitolojisinde adı geçen tanrıça Nike bu kaidede yer aldığı için Kıztaşı olarak isimlendirilmiştir. Diğer üç yüzünde ise birbirini takip eden kabartmalarda defne yapraklarından oluşmuş bir çelenk içerisinde İsa’nın mongramı bulunmaktadır. Kaidesi’nin batı yüzünde bir de kitabe bulunmaktadır. Ve kitabesinde ‘İşte bu birinci yurttaş (imparator anlamındadır) Marcianus’un anıtıdır.’ yazmaktadır. 
Sütunun üzerinde olması gereken bronz heykelin ise Venedikliler tarafından çalınarak İtalya’nın Bari Şehrine götürüldüğü ve şu an orada bulunan Barletta heykeli olduğu da söylenmektedir.
M.S. 450-457 yıllarından kalma bu anıt, İstanbul'da ayakta durabilen birkaç Bizans anıt sütunundan birisidir. 

@erolkaranet - 2023
#Yargı, #Magazin, #Hastalık, #Gezi, #Dini, #Kamuda

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Asılsız yorum yapmayınız. Mesajlar Yönetici tarafından denetleniyor.