@erolkaranet'te Aradığınız Kelime veya Konuyu Buraya yazınız!

Banner

Toplu Taşıma Araçlarında Kuranı Kerim Okumak




Bismillahirrahmanirrahim
Yaşam kargaşası içinde, sosyalleşme giderek zorlaşıyor. Yol yorgunluğu, hayatın stresi, vakit darlıkları, şu bu derken kitap okumaya hasret kaldığımız oluyor. İnsanlar beğenilerine ve ilgi alanlarına göre kitaplar okumak istese de buna pek vakit bulamıyor. Trafik sıkışıklığı nedeniyle uzayıp giden ulaşım halinde bir kaç sayfa kitap okumak bir fırsat gibi görünüyor. Her ne kadar o kalabalık ve velvele içinde okuduğunu nasıl anlıyorlar, denilse de ya da metro ve tramvayların kapı önlerinde dikilerek kitap okur gibi yapıyorlar şeklinde alaycı ifadeler kullanılsa da genellikle görünen manzara bu..
Bazı durumlarda gençlerin yeni alışkanlıkları, ya da bazı bayanlar, yaşlıca beylerin ellerinde Kuranı Kerim'ler görmekteyiz.
Kuran-ı kerim hamam, banyo, tuvalet ve murdar yerler hariç her yerde okunabilir. Hatta, yürüyüşe çıkan biri, işe giden biri, alışverişe giden biri yürürken Kuran-ı Kerim'i okuyabilir. Hatta bir iş yaparken, araç sürerken okunabilinir. Kitap şeklinde toplu taşım araçlarında okunur mu, diye sorarsanız tartışma açık bir soru olarak önümüze geliyor.
Soru aslında net. Kuran-ı Kerim kitap olarak kalabalık bir toplu taşıma aracında (metro, tramvay, vapur, otobüs vs ) okunabilir mi?
Yaptığımız araştırmalarda net bir cevap yok. Olur diyen de olmaz diyende eş durumda. Pekala, ne yapacağız. 
Kuranı Kerim olsun, herhangi bir kitap olsun bu tür taşıtlarda okurken öncelikle sesiz okumayı tercih edeceğiz. Kapı ağızlarında, ortada ayakta dururken , yoğun bir kalabalık içerisinde çevreye vereceğimiz rahatsızlık nedeniyle kitap okumak doğru bir davranış değildir. 
Hele hele sesli olarak, mırıldanarak, yanımızdaki duyacak şekilde okursak bu kesinlikle doğru bir davranış değil,. Sonuçta kimseyi rahatsız etmemek lazım.
Kur'an-ı Kerim'i toplu taşıma aracında okurken yanımızda dikilen kişinin belinden aşağıya kalacağı durumlar hasıl olursa bu da doğru değildir. Zira kutsal kitabımızım belden aşağıya durması tahrimen mekruhtur. Saygısızlıktır. Doğru bir davranış değildir. Bu nedenle oturmuş halde olsanız bile, yanınızda dikilen insanların varlığı buna engel olacaktır. Bu durumda okumayınız.
Konu ile ilgili araştırma yaparken pek çok yerde rastladığımız Süleyman Hilmi Tunahan (k.s.) hazretlerinin talebelerinden ve eski müftü olduğu söylenen Ali Erol adlı kişinin “Hatıratım” isimli eserinde, Tunahan'ın “(Toplu taşıma araçları/umumi) vasıta(lar) içerisinde Kur’an-ı Kerim ve Evrâd-ı Şerif okunmaz. Zira cünüp ve Hayızlı kişiler bulunabileceğinden, ruhaniler razı olmayıp felakete sebep olur.” [Sayfa: 45]" dediği belirtilir. Burada, Tunahan hazretlerinin sözlerini ya eksik, ya da hatalı bir aktarımından söz etmek istiyoruz. Zira, hocaefendi bilir ki, hayızlı veya cünüp kişi elinde tutmadıkça dışarıdan söylenen Kuran-ı Kerim'i dinleyebilir. Hatta, sözle ifade edebilir. Zira, Kuran-ı Kerim gibi mukeddesatımıza ancak temiz olanlar dokunabilir, (Vakıa süresi 79) diye biliyoruz.
Kafirlerin bile Kuran-ı Kerim'i ellerine alması yasaktır.
Demek ki, o sözde hata var.
Bir ikincisi, insanlar Kuran-ı Kerim'i, ruhanileri razı etmek için okumaz. Allah-u Teala'nın rızasını kazanmak, dinini öğrenmek, dini emirlerden faydalanmak için okur. 
Süleyman Tunahan'ın bunları bilmemesi ihtimal dahilinde olmaması mümkünken, yukarıdaki sözü ifade etmesi nasıl doğru kabul edilir. Düşünmek gerekir. 
Günümüzde bir çok işyerinde bilhassa sözde dindar geçinen, dindar olduğunu göstermek isteyen cahil yöneticilerin işlettiği tekstil ve konfeksiyon gibi işyerlerinde sonuna kadar açılan radyo ya da müzik çalarlardan dinletilen Kuran-ı Kerim ya dinlenilmez, kimsenin de dikkatini çekmez. Herkes işiyle meşguldür, sorsanız ne okunduğunun kimse farkında değildir. Dinlenmeyen yerlerde Kur’an’ı sesli okumanın mekruh sayıldığı bilinmektedir. Esas olarak, Allah-u Teala'nın bir emri (Araf 104) olarak bir yerde sesli olarak Kuran-ı Kerim okunursa dinlemek farz kadar (farz-ı kifaye) uyulması gereken bir kuraldır. Bu arada secde ayetinin dinleyen herkesin tilavet secdesi yapması gerekmektedir. Tilavet secdesinin Hanefi mezhebinde olan için vacip olduğu unutulmamalıdır. Diğer mezheplerde sünnettir. Bu nedenle işyerlerinde çalışanlara da Kuran-ı Kerim'i dinletmek doğru değildir. 
Şüphesiz en doğrusunu Allahu Teala c.c. Bilir

Erol Kara - 03.04.2023 - @erolkaranet
#Yargı, #Magazin, #Hastalık, #Gezi, #Dini, #Kamuda

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Asılsız yorum yapmayınız. Mesajlar Yönetici tarafından denetleniyor.