@erolkaranet'te Aradığınız Kelime veya Konuyu Buraya yazınız!

Banner

El-Alîm - Allahu Tealanın En Güzel İsimlerinden




El-Alîm celle celallahu - المتين - “Şanı ve azameti yüce olan”

Gizli açık, her şeyi bilen
Allahu Teala, Canlı veya ölü, küçük veya büyük, gizli veya açık, kalpte olan veya dışa vurulan şeyi en ince ayrın­tısına kadar hakkıyla bilen, gelecek, geçmiş, görünen görünmeyen bütün bilgilere sahip ve en ince ayrıntılarıyla bunları bilendir.

Allah (c.c), ezeli ve ebedi ilmiyle, sonsuz bilgiye ulaşır ve hiç zah­met çekmez. Çünkü O, öğrenmek için herhangi bir alete veya araca muhtaç değildir. O mutlak alimdir. İlmi kendindendir ve bütün ilimler de onun ilminin sadece küçük bir parıltısıdır.
Buna maddi alem de manevi alem de dahildir. Allah (c.c) için bilinmeyen bir şey yokken gayb bilgisi de yalnızca O'na aittir. Tüm kulların fiillerini de bilen Allah (c.c), kaderleri ezelde takdir etmiştir. Öte yandan Allah (c.c) bunların hepsini bir kitaba kaydetmiştir. 
Biz sadece kendi dünyamıza ve şahsımıza bakan konularda bilgi sahibi olmaya uğraşırken O, bütün evreni sonsuz ilmiyle kuşatmış ve idare etmektedir. Onun ilmi içe de dışa da anında nüfuz eder. Kalplerden geçenleri de kafalarda hayal ve tasavvur edilenleri anında bilir:

Allah’ın bilgisi ise sınırsızdır, imkân ve yeteneğe bağlı değildir. İnsan ise hayata dair olan her şeyi, her ayrıntıyı, her açığı, her gizliyi, sadece her şeyi kuşatıcı olarak bilen Rabbinden öğrenmektedir. Yaratılışından sonra bulunduğu zamana kadar da insan, bildiği her şeyi Rabbinin izniyle öğreniyordu ki Rabbimiz Teâlâ ona öğrenme yolunu öğretmeseydi insan öğrenemezdi.
Nitekim Kur’an-ı Kerim’de: “ O Rab ki insana kalemle yazmayı öğretti, insana bilmediğini öğretti” (Alâk, 4-5) buyrulmaktadır. O halde insan bugün aldığı bu ilme karşılık Rabbine gereği gibi kulluk yapmalı, kendisine lütuflarda bulunanı görmemezlikten gelmemelidir. Fakat bu gerçek tarih boyunca herkes tarafından bilinmesine rağmen daima göz ardı edilmiş, insanlar Allah’ın dünyasında ilahlık iddiasında bulunmuş ve kâinatın yönetimini kendi tekellerinde bulundurmayı istemişlerdir. Neticede aldıkları ilim onlara hiç olduklarını, en iyi bilen karşısında gayet bilgisiz olduklarını öğretmek yerine, Yaratıcılarına karşı mağrur bir hale getirmiştir. Bu halleriyle yönetimi elinde bulunduranlar insanlara daima huzursuz bir hayat yaşatmış, nesli ifsat etmiş, toplumda can ve mal güvenliğini dejenere etmiştir. Hâlbuki insan şöyle bir düşünecek olsa, en küçük mikroptan en büyük varlığa kadar her şeyi ilmiyle en güzel şekilde yöneten Allah Azze ve Celle insanı mı yönetemeyecek?
Rabbimizin ilmiyle insanlık ailesinin ilmini kıyasla­mak için bilgisayar çağını yakalayan insanın keşfettikleri ve ilim diye sevindikleri, Rabbimizin milyonlarca yıl önce yarattığıdır. İnsan yaratmıyor, yaratılanı keşfediyor. Kendi vücudunda bir hücre yaratamadığı gibi daha vücu­dundaki hücrelerin sayımını tamamlayamamıştır. Kur'an'ı indiren Allah'tır. Tabiatı yaratan Allah'tır. O'nun indirdiğini ve yarattığını anlamaya çalışmak ibadettir.
“İnsana kalemi öğreten, kitabı öğreten, Kur'an'ı öğreten, isimleri öğreten, harp sanayini öğreten, Süleyman'a (s.a.v.) kuşdilini öğreten, bilen­lerle bilmeyenlerin denk olmadığını bildiren” Allah'tır. “Her ilim sahibinin üstünde daha âlim biri vardır”  diyen Allah’tır. Tüm bu ayetler ilimin ne kadar değerli ve önemli olduğunu anlatmaktadır.
Allâh’ın el-Alîm isminden gereken nasîbi alan bir Müslüman, maddî ve mânevî ilimleri öğrenmenin farz olduğunu anlar. Onun için fıkıh ile fizik, kelâm ile kimyâ, hadis ile matematik, tefsir ile geometri, tasavvuf ile tıp, ahlâk ile astronomi vb. farziyet olarak birdir.
Bugün Allah’ın hükümlerini, kanunlarını beğenmeyenler, Kuran’ı bir hikâye kitabı gibi görenler ya da onu çağlar ardına hapsedenler hangi bilgiye dayanarak bu sonuçlara ulaşıyorlar acaba? 

Kur'an-ı Kerim'de El-Alim 

Yüce Allah mutlak âlim olduğu için ilme çok önem vermiş ve Kur’ân’da 900’den fazla âyette ilim kelimesini ve türevlerini kullanmıştır. Yüce Allah 13 âyette Kendisinden Âlim diye bahsetmiştir. Allâh’ın el-Alîm ismi Kur’ân’da 162 âyette geçmektedir. İşte onlardan bazıları ;

"Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen, her şeyi hikmetle yapan sensin" dediler." (Bakara, 32)

Doğu da Allah’ındır, batı da. Her nereye dönerseniz Allah’ın yüzü (kıblesi) orasıdır. Şüphesiz ki Allah, kuşa­tandır, bilendir. (Bakara, 115)

“Ve senin Rabbin, onların göğüslerinin sakladığını da açığa vurduğunu da çok iyi biiir.”(Neml, 74) 

“O bilir gözlerin hain bakışını da göğüslerin sakladığını da bilir.”(Mümin,19)

O, göklerde de Allah’tır, yerde de. O, sizin iç dünya­nızı da bilir, açığa vurduklarınızı da. Neler kazanmak­ta olduğunuzu da bilir !”(Enam, 3) 

Gecenin ve gündüzün içinde yer alan her şey O’nundur. O, Semî’dir, her şeyi duyar; Alîm’dir, her şeyi bilir.”(En’am, 13). 

"O, kullarının üstünde tam hâkimdir. O, hüküm ve hikmet sahibidir, her şeyden haberdardır." (En’am, 18)

Gaybın anahtarları O’nun yanındadır; onları O’ndan başkası bilmez. O, karada ve denizde olanı da bilir. O’nun bilgisi dışında bir yaprak bile düşmez. Top­rağın karanlıklarındaki bir dâne, yaş ve kuru her şey apaçık bir Kitap’ın içindedir.”(En’am, 59)

O, odur ki, geceleyin sizi öldürür. Gün boyunca ne­ler yapıp neler kazandığınızı bilir. Sonra, belirlenmiş süre işletilip tamamlansın diye, gün içinde sizi diriltir. Nihayet O’nadır dönüşünüz. Sonra, yapıp ettiklerinizi size haber verecektir.”(En’am, 60)

Bilmedin mi ki; Allah gökte ne var, yerde ne varsa hepsini bilir. Bunların tümü bir Kitap’tadır. Bütün bunlar Al|ah için çok kolaydır.” (Hac,70)

Hiç yaratan bilmez mi? O, en ince işleri görüp bil­mektedir ve her şeyden haberdardır.” (Mülk, 67:14)

"Şüphesiz Allah, göklerin ve yerin gaybını bilendir. Şüphesiz O, göğüslerin özünü (kalplerde olanı) hakkıyla bilendir." (Fatır, 38)

“(Münâfıklar,) Allah’ın kendilerinin sırlarını da, (mü’minler aleyhine yaptıkları) gizli konuşmaları (fısıltıları) da bildiğini ve Allah’ın (bütün) gaypları (bilinmeyen ve görünmeyenleri) çok iyi bilen olduğunu hâlâ bilip anlamadılar mı?"(Tevbe, 78)

“… Allah, bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.” (Enfal, 71)

“Sözü açığa vursan da, (gizlesen de birdir). Çünkü şüphesiz O, gizliyi de, gizlinin gizlisini de bilmektedir.” (Tâ-Hâ, 7)

O, öyle Allah’tır ki O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Gizliyi de, âşikârı da bilendir. O, Rahmân’dır, Rahîm’dir.” (Haşr, 22)

Bir şeyi açığa vursanız da gizleseniz de şüphesiz Allah, her şeyi hakkıyla (gayet iyi) bilendir.” (Ahzâb, 54)

De ki: “Rabbimin sözleri(ni/ilmini yazmak) için deniz(ler) mürekkep olsa, yardım olarak bir o kadarını daha getirsek, Rabbimin sözleri tükenmeden önce o deniz(ler) tükenirdi." (Kehf, 109)

El Alim esmasını zikretmenin faziletleri 

Hz. Ebu Bekir (r.a.), Hz. Peygamber’e (s.a.v.),
“Bana akşam ve sabah olduğunda okuyacağım bir dua, teşbih cümlesi emret de ben onu okuyayım.” diye talepte bulunmuş, bunun üzerine Rasulullah (sav):
Allah’ım! (Sen), göklerin ve yerin yaratıcısısın. Görünen ve görünmeyeni bilirsin. Her şeyin Rabbi, sahibi ve yöneticisisin, nefsimin şerrinden ve şeytanın şerrinden sana sığınırım.”
Duasını akşam ve sabah olduğu zaman bir de yatağına yattığı zaman okumasını buyurmuştur. 
  • Yâ Alîm, ism-i şerifini günde yüz defa olmak üzere zikretmeyi âdet hâline getirenlerin kalbi, bütün şüphe, vesvese ve evhamlarından arınır.
  • Yâ Alîm, ism-i şerifini zikre devam ederse, tecellileri ve eserlerine nail olarak ilim ve irfan yönünden yükselir. Allah Teâlâ, ona maddî ve manevî ilim kapılarını açar.Bu ismi şerifi zikretmek ilim öğrenmeyi kolaylaştırır
  • El Alim ismi şerifi bilinmeyen veya korkulan şeylerden emin olmaya vesile olmaktadır.
  • El Alim esması kişiye ilim kapıları ve yolları açmaktadır.
  • El Alim esmasını çok zikreden kişiler bilinmesi gereken ince ayrıntılı bilgileri kolaylıkla öğrenebilmektedir.
  • Ya Alim esmasını zikretmek emin olamadığı konularda doğru karar vermeye vesile olmaktadır.
  • El Alim esması bilinmeyen birçok olayın aydınlanmasına kayıpların bulunmasına vesile olmaktadır.
  • El Alim ismi şerifini okumadan önce istiğfar ederek niyet üzerine okuyarak dua etmek sıkıntıları açacak yolları kişiye göstermekte faydalı olmaktadır.
  • El Alim esması ilim almayı kolaylaştırmaktadır.
  • İlim ve irfanınızın artması için El-Alim ism-i şerifini devamlı okumak gerekir.
  • 5 vakit namazdan sonra 150 kere “Ya Alîm celle celâlühû” zikrine devam edene dünyevi ve uhrevi ilim kapıları açılır. Sanat ve mesleğinde her zaman başarılı olur.
  • Her gün bir bardak suya 150 kere “Ya Alîm celle celâlühû” dedikten sonra içenin ezberleme kabiliyeti artar.
  • Kim sabah ve akşamları “Bismillâhillezî lâ yedurru measmihî şey’ün fil ardi ve lâ fis-semâ’ ve hüves-semîul alîm.” diye 3’er kez okusa, bütün belâ ve musîbetlerden Allah’ın izni ile korunur.
  • “El-Alîm” ism-i şerifini belirtilen miktar ve zamanlarda şartlarına uygun olarak okuyan kimseye dost, düşman içinde ne gizlerse bildirilir.
  • “El-Alîm” ism-i şerifini zikrine devam eden kimse istediğini elde eder, her türlü arzu ve isteğine kavuşur.
  • Her gün 150 defa“El-Alîm” ism-i şerifini zikreden kişi, Allah hakkındaki ilim ve bilgiye, iman ve izana yani marifetullaha sahip olur. Evham ve şüpheleri kalkar, İlme’l-yakin derecesine ulaşır.
  • Günde 150 kere “El-Alîm” esmasını okuyan kimsenin ilim zenginliği artar, anlama ve kavrama gücü gelişir.
  • “Ya Alîm” zikrine devam eden, gizli sırlara vakıf olur. Her şey, ona beyan olur. Okuyanın ilmi artar, hikmetli konuşur ve yüce makamlara erişir.
  • “El Alîm” esmasını bir kağıda yazıp suya koyarak yazının silinmesinden sonra içen kimsenin anlayışı ve zekası artar.
  • “El-Alîm” ism-i şerifini okumayı vird edinen kimse için mânevî sırlar açılır hikmet ve mârifete kavuşur.
  • “El-Alîm” ism-i şerifini okumaya devam edenlerin ilimleri artar
  • Namazlarının sonunda 100’er defa “Yâ âlimel gaybi veş-şehâdeh” şeklinde okuyanların kalp gözleri açılır.
  • “Yâ allâmel guyûbi fe lâ şey e yefûtuhû min ılmihi ve lâ yeûdüh” diye bu esmâyı okumaya devam edenlerin unutkanlıkları gider, hafızaları güçlenir, ezber güçleri artar.
  • Her kim “Yâ Allâmel Guyûb” diye kendinden geçinceye kadar zikrederse; rûhu, maverâlara yükselir, sır perdeleri aralanır. Namazların sonunda 100’er defa okunursa; kişi, gayb aleminde göremediği bâzı şeyleri görmeye muvaffak olur.
  • “El-Alîm” esmasının ebced adedi, 150’dir. Bu zikir adedini okumayı vird edinenler, ilim tahsilinde başarı ve kavrama gücü elde ederler.
  • “El-Alîm” esmasını vird edinenlerin kalpleri aydınlanır, kalbinin parlaklığı ve nuru yüzlerine sirayet ederek çeşitli nurlar zâhir olur.
  • “El-Alîm” ism-i şerîfine devam eden kimseyi Cenâb-ı Hak Hazretleri, Kuran’ın ve imanın ince sırlarına anlaşılması güç gizli sırlara vâkıf ve haberdar kılar. Allah’ın izni ile her şey, ona açık seçik ve ayan-beyân olur.
  • “El-Alîm” ism-i şerîfini devamlı zikir halinde olanlar Cenab-ı Hakk’ın her türlü yardımını görürler. Dünya âfetlerinden, belâ ve musîbetlerinden Allah’ın izni ile uzak kalırlar, korunurlar. Ayrıca bilmedikleri şeyleri de yine Allah’ın inâyetiyle çabuk ve kolayca öğrenirler. Konuşmalarında mantık ve hikmet sahibi olurlar.
Derleme @erolkaranet - 10.03.2023

Esma-ul Hüsna'nın tamamına ulaşmak için buraya tıklayınız
#Yargı, #Magazin, #Hastalık, #Gezi, #Dini, #Kamuda

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Asılsız yorum yapmayınız. Mesajlar Yönetici tarafından denetleniyor.