@erolkaranet'te Aradığınız Kelime veya Konuyu Buraya yazınız!

Banner

Reklam

Kasko ve Araç Sigortası Haram mıdır ?




"Kasko sigortası haram mı" diye bir soru gelince, itirazsız, düşünmeden verdiğim cevap tabi ki "hayır"oldu. Kasko ve Trafik Sigortası, mal sigortası, can sigortası, yangın sigortası, deprem sigortası ve diğerleri.. Hatta bazen duyuyoruz, bacağını, burnunu, gözlerini, seslerini bilmem ne organlarını sigorta ettiren ünlüler.
Lafı uzatmadan esas konumuza dönüyoruz ve duyduğumda şaşırtan kasko sigortası, trafik sigortası haram mı değil mi konusuna..
Adı kasko olsun, trafik sigortası olsun herhangi bir mal olsun netice itibarıyla mal sigortası kapsamına girer. Sıkça örnek verilen tedbir ve tevekkül konusunda peygamber efendimizin (sav)'in "deveni sağlam kazığa bağla, tevekkül et" sözünden yola çıkarak sünnet olduğunu, zor günler için "tasarruf edin" ( İsra Süresi ) diye Kuran-ı Kerim üzerinden bize tasarrufu emreden Allah'u Teala'nın emriyle gelecekte olabilecek bir zarara karşı tedbir almanın farz olduğunu söyleyebiliriz. 
Peygamberimizin ve sonraki dönemlerin Müslüman topluluklarında sigorta diye bir işlem olmamasına rağmen sigortaya benzer bir takım eylemlerin varlığını insanın şehirleşmeye başlaması sonrasında görebiliyoruz. Her ne kadar Resullullah aleyhisselam "zekat malı korur" diyerek zekat vermenin insanın malının korunması üzerinde bir çeşit güvence olarak gösterilse de insanın maddi bir tasarruflara, teminatlara ihtiyaç duyduğu da bilinmektedir. Mesela, "milâttan önce 4500 yıllarına kadar götürmek mümkündür. Bu dönemde Mısır’da taş yontucularının aralarında bir sandık kurarak içlerinden birinin ölümü halinde buradan ona yardım ettikleri bir papirüsten anlaşılmaktadır. Milâttan önce 3000 yıllarında Çinli tâcirlerin akarsularda ticaret aracı olarak kullandıkları kayıkların batması veya kayaya çarparak parçalanması halinde oluşan hasarı birlikte ödemek üzere yardımlaştıkları bilinmektedir. Roma’da küçük tâcirlerin karşılıklı yardım sandıkları oluşturduklarına dair verilerden hareketle o dönemlerde bugünkü ifadesiyle karşılıklı sigortacılık denen bir tür sigortacılığın temellerinin atılmış olduğu kabul edilmektedir. Arap toplumlarında hata ile işlenen cinayet sebebiyle maktul yakınlarına verilecek yüklü kan parasının ödenmesinde belirli derecedeki yakınların aralarında yardımlaştıkları ve bunun mecburi olduğu bilinmektedir. Gerek bu uygulama, gerekse Medine döneminde Hz. Peygamber tarafından hazırlanan, bazı çağdaş araştırmacıların Medine anayasası diye adlandırdıkları hukuki vesikanın öngördüğü kabileler arası maddi yardımlaşma bir nevi zorunlu sosyal sigorta örnekleri olarak değerlendirilmektedir (Hamîdullah, I, 192)." (1)
Görülüyor ki, sigorta insanlığın toplu yaşamaya başladığı yıllardan bu yana var ve olacaktır. Buna baktığımızda, sigortanın varlığı konusunda bir tartışma söz konusu olmamalıdır.
Bir mal sigortası olan ve zamanımızda otomobil, kamyon gibi araç sahiplerinin yaptırmak zorunda olduğu kasko sigortası da bir çeşit tedbir amaçlı kendi malına gelen bir zararın ya da ya da başkasının malına yaptığında ödenmesi için yaptırdığı bir tedbirdir. Nasıl ki,bir kısas olayı varsa birine zarar verenin de bu zararı ödemesi için bir bedel vermesi gerekecektir. Burada söz konusu kasko ya da trafik sigortasıdır. 
Haram olduğu düşünülmemektedir.
Gelelim konu hakkında açıklama yapan Diyanet İşleri Başkanlığının 2005 yılında "Sigortanın Dini Hükmü" başlıklı kararına (2)..
Kararın sonuç bölümü şu şekilde tamamlanmaktadır. "Sigorta, meydana gelen zararın yalnızca riske maruz kalanın üzerinde kalması yerine, sigortalıların ödedikleri primlerden ödenen tazminat yoluyla bütün sigortalılara dağıtılmasını ve böylece felaket ve kazaların zararının hafifletilmesini gaye edinmiş karşılıklı taahhüt ve yardımlaşmaya dayanan bir sistemdir. İslâm'ın, sosyal ve iktisadî hayata dair bütün düzenlemelerinin hedefi, hak ve görevlerde, mutlak manada karşılıklı yardımlaşma ve kefâlet esasına dayanan bir toplum meydana getirmektir. Buna göre sigorta İslâm dinindeki bu yüce hedefe aykırı değildir. Başta ticaret olmak üzere pek çok ilişkinin globalleştiği günümüz dünyasında ticarî sigortanın bulunmaması başlı başına bir risk teşkil eder ve Müslümanların ekonomik açıdan mağlubiyetini sonuç verir. 
Yukarıda zikredilen açıklamalar ışığında;
a) Genel olarak, sosyal sigortalar, karşılıklı sigortalar ve ticarî sigortaların caiz
olduğuna,
b) Kâr payı esasına dayalı çalışan birikimli hayat sigortası ile bireysel emeklilik tasarruf
ve yatırım sisteminin ise, yatırılan primlerin, dinen helâl olan alanlarda değerlendirilmesi
durumunda caiz olduğuna,
c) Konusu din tarafından yasaklanmış olan sigortanın caiz olmadığına,
Karar verildi."
Bununla birlikte çeşitli dini cemaatlere bağlı olarak yayın yapan sitelerde kasko sigortası gibi sigortaların caiz olduğuna dair detaylı bilgilendirmeler olduğu gibi aksi yönde bilgi verenlerde bulunmaktadır. (3) (4)
Sonuç ; İslami hükümlerin geçerli olduğu bir ülkede yaşamadığımız için, ülkemiz insanları içerisinde her türlü din anlayışına sahip sözüne sadık olmayan, Allah'tan korkmayan, dinden utanmayan insanların çokça olduğu bir toplum içinde yaşadığımızdan malınızın zekatını verme zorunluluğu olduğu gibi sigorta yapmanın da zararlı olmayacağı, tedbir adı altında sigorta yaptırmanın caiz olacağına kanaat getirilmesi gerekir.

(1) islamansiklopedisi.org.tr/sigorta
(2) https://kurul.diyanet.gov.tr/Karar-Mutalaa-Cevap/3656/sigortanin-dini-hukmu
(3) https://www.fetva.net/yazili-fetvalar/aracimizi-kasko-yaptirmanin-hukmu-nedir-2.html
(4) https://sorularlaislamiyet.com/sigorta-kasko-yaptirmak-ve-sigorta-da-calismak-caiz-midir

Videolarda dinleme isteyenler için kaynaklar

Derleme @erolkaranet - 22.11.2022

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Asılsız yorum yapmayınız. Mesajlar Yönetici tarafından denetleniyor.

Reklam


Reklam

İlginç Bilgiler

Reklam