@erolkaranet'te Aradığınız Kelime veya Konuyu Buraya yazınız!

Banner

Reklam

Hukuki Kavram ve Tanımlar.. Herkese Lazım




Hukuki Kavram ve tanımlar: 
  • Adli para Cezası: Adli para cezası, beş günden az ve kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde yedi yüz otuz günden fazla olmamak üzere belirlenen tam gün sayısının, bir gün karşılığı olarak takdir edilen miktar ile çarpılması suretiyle hesaplanan meblağın hükümlü tarafından Devlet Hazinesine ödenmesidir (5237 sayılı Kanun, m. 52). 
  • Adli tıp kurumu: Adalet işlerinde bilirkişilik görevi yapmak, adli tıp uzmanlığı ve yan dal uzmanlığı programları ile görev alanına giren konularda diğer adli birim alanlarında sempozyum, konferans ve benzeri etkinlikler düzenlemek ve bunlara ilişkin eğitim programları uygulamakla yükümlü olan kurumdur (703 sayılı KHK 61. madde ile mülga olup, yerine işlenen 2659 sayılı Kanun m. 1). 
  • Adli yargı: Toplum içerisinde bireylerin hukukî ihtilaflarını çözmek için oluşturulmuş genel bir yargı sistemi olup, Anayasa yargısı ve idari yargının görevleri arasına girmeyen uyuşmazlıklara adli yargıda bakılmaktadır. 
  • Ağır ceza mahkemesi: Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, Türk Ceza Kanununda yer alan yağma (m. 148), irtikâp (m. 250/1 ve 2), resmî belgede sahtecilik (m. 204/2), nitelikli dolandırıcılık (m. 158), hileli iflâs (m. 161) suçları, Türk Ceza Kanununun İkinci Kitap Dördüncü Kısmının Dört, Beş, Altı ve Yedinci Bölümünde tanımlanan suçlar (318, 319, 324, 325 ve 332’nci maddeler hariç) ve 12/4/1991 tarihli ve 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun kapsamına giren suçlar dolayısıyla açılan davalar ile ağırlaştırılmış müebbet hapis, müebbet hapis ve on yıldan fazla hapis cezalarını gerektiren suçlarla ilgili dava ve işlere bakmakla ağır ceza mahkemeleri görevlidir (5235 sayılı Kanun, m. 12). 
  • Aile mahkemesi: 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun üçüncü kısım hariç olmak üzere ikinci kitabı ile 4722 sayılı Türk Medenî Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanuna göre aile hukukundan doğan dava ve işler, 2675 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanuna göre aile hukukuna ilişkin yabancı mahkeme kararlarının tanıma ve tenfizi yanında 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanunda öngörülen tedbir kararlarını almak ve diğer yasaların verdiği görevleri yapmakla görevli mahkemedir (4787 sayılı Kanun, m. 4). 
  • Anayasa mahkemesi: Kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasaya şekil ve esas bakımlarından, Anayasa Değişikliklerini ise sadece şekilsel açıdan uygunluğunu denetleyen ve bireysel başvuruları karara bağlayan en yüksek mahkemedir (Anayasa, m. 148). 
  • Arabuluculuk: Sistematik teknikler uygulayarak, görüşmek ve müzakerelerde bulunmak amacıyla tarafları bir araya getiren, onların birbirlerini anlamalarını ve bu suretle çözümlerini kendilerinin üretmesini sağlamak için aralarında iletişim sürecinin kurulmasını gerçekleştiren, tarafların çözüm üretemediklerinin ortaya çıkması hâlinde çözüm önerisi de getirebilen, uzmanlık eğitimi almış olan tarafsız ve bağımsız bir üçüncü kişinin katılımıyla ve ihtiyarî olarak yürütülen uyuşmazlık çözüm yöntemini ifade eder(6325 sayılı Kanun, m. 2/b bendi). 
  • Asliye ceza mahkemesi: Kanunların ayrıca görevli kıldığı hâller saklı kalmak üzere, sulh ceza hâkimliği ve ağır ceza mahkemelerinin görevleri dışında kalan dava ve işlere bakan mahkemedir (5235 sayılı Kanun, m. 11). 
  • Asliye hukuk mahkemesi: Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarla, şahıs varlığına ilişkin davalarda aksine bir düzenleme bulunmadıkça görevlidir(6100 sayılı Kanun, m. 2). 
  • Asliye ticaret mahkemesi: Dava konusunun değerine veya miktarına bakılmaksızın ticari davalara ve ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işlerine bakmakla görevli özel bir mahkemedir (6102 sayılı Kanun, m. 5). 
  • Başka birimden aktarılan dosyalar: Kapatılan, ayrılan veya görev alanı değiştirilen bir birimden (savcılık/mahkeme) gelen dosyaları ifade eder. 
  • Başka birime gönderme: Birimin (savcılık/mahkeme) herhangi bir nedenle kapatılması, ayrılması veya görev alanının değiştirilmesi durumunda dosyaların görevli yere gönderilmesidir. 
  • Beraat kararı: Yüklenen fiilin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması, suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olması, yüklenen suç açısından failin kast veya taksirin bulunmaması, yüklenen suçun sanık tarafından işlenmesine rağmen, olayda hukuka uygunluk nedeninin bulunması ve yüklenen suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olmaması hallerinde verilen hükümdür (5271 sayılı Kanun, m. 223). 
  • Bir sonraki yıla devreden: Adli birimlerde bir önceki yıl sonuçlanmayarak bir sonraki yıla devreden dosya sayısını gösterir. 
  • Birleştirme: Dosyalar arasında bağlantı bulunması durumunda, başlangıçta ayrı ayrı açılmış ve derdest (görülmekte olan) her dosyanın ilk açılan dosya ile birleştirilerek tek bir dosya haline getirilmesidir (5271 sayılı Kanun, m. 9, 10, 11, 6100 sayılı Kanun, m. 166). 
  • Bozularak gelen: İlk derece mahkemelerince verilen kararda, üst dereceli mahkemelerce, istinaf veya temyiz incelemesi sonucu kararın usul veya esas yönünden yasaya aykırılık bulunması sebebiyle bozularak mahkemesine yeniden görülmek üzere gönderilen dosyalardır. 
  • Bölge adliye mahkemeleri: Bölgelerin coğrafi durumları ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak belirlenen yerlerde, Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak Adalet Bakanlığınca kurulan, adli yargı ilk derece mahkemelerince verilen ve kesin olmayan hüküm ve kararlara karşı yapılacak başvuruları inceleyip karara bağlamak ve kanunlarla verilen diğer görevleri yapmakla görevli mahkemelerdir (5235 sayılı Kanun, m. 25, 33). 
  • Bölge idare mahkemeleri: Bölgelerin coğrafi durumları ve iş hacmi göz önünde tutularak belirlenen yerlerde Adalet Bakanlığınca kurulan, istinaf başvurularını inceleyip karara bağlamak, yargı çevresindeki idare ve vergi mahkemeleri arasında çıkan görev ve yetki uyuşmazlıklarını kesin olarak karara bağlamak ve diğer kanunlarla verilen görevleri yapmakla görevli mahkemelerdir (2576 sayılı Kanun, m. 1, 2, 3/A). 
  • Ceza mahkemeleri: Asliye ceza ve ağır ceza mahkemeleri ile özel kanunlarla kurulan diğer ceza mahkemeler olup, her il merkezi ile bölgelerin coğrafî durumları ve iş yoğunluğu göz önünde tutularak belirlenen ilçelerde Hâkimler ve Savcılar Kurulunun olumlu görüşü alınarak Adalet Bakanlığınca kurulur (5235 sayılı Kanun, m. 8, 9). 
  • Ceza verilmesine yer olmadığı kararı: Yüklenen suçla bağlantılı olarak yaş küçüklüğü, akıl hastalığı veya sağır ve dilsizlik hali ya da geçici nedenlerin bulunması, suçun hukuka aykırı fakat bağlayıcı emrin yerine getirilmesi suretiyle veya zorunluluk hali ya da cebir veya tehdit etkisiyle işlenmesi, meşru savunmada sınırın heyecan, korku ve telaş nedeniyle aşılması, kusurluluğu ortadan kaldıran hataya düşülmesi hallerinde kusurun bulunmaması nedeni ile işlenen fiilin suç olma özelliğini devam ettirmesine rağmen etkin pişmanlık, şahsî cezasızlık sebebinin varlığı, karşılıklı hakaret, işlenen fiilin haksızlık içeriğinin azlığı dolayısıyla faile ceza verilmemesi hallerinde verilen karardır. (5271 sayılı Kanun, m. 223/4-5). 
  • Çocuk: Daha erken yaşta ergin olsa bile, on sekiz yaşını doldurmamış kişidir (5395 sayılı Kanun, m. 3). 
  • Çocuk ağır ceza mahkemesi: Çocuklar tarafından işlenen ve ağır ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlarla ilgili davalara bakmakla görevli mahkemedir (5395 sayılı Kanun, m. 26/2).
  • Çocuk mahkemesi: Asliye ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar bakımından, suça sürüklenen çocuklar hakkında açılacak davalara bakmakla görevli mahkemedir (5395 sayılı Kanun, m. 26/1). 
  • Danıştay: Danıştay, idari mahkemelerce verilen ve kanunun başka bir idari yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme merciidir. Kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak bakar. Danıştay, davaları görmek, kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmeleri hakkında iki ay içinde düşüncesini bildirmek, idari uyuşmazlıkları çözmek ve kanunla gösterilen diğer işleri yapmakla görevlidir (Anayasa m. 155).
  • Daimi arama kararı: Cumhuriyet başsavcılığınca yürütülen soruşturma neticesinde, olayın vuku bulması üzerine, suçun failinin tespit edilemediği durumda suç için kanunda belirtilen zamanaşımı süreleri uyarınca kollukça suçun failinin araştırılmasının devamı için yazılan karardır. 
  • Daimi arama kararı verilen dosya oranı: Soruşturma evresinde toplam gelen dosya sayıları içindeki daimi arama kararı verilen dosya yüzdesini göstermektedir. Hesaplama Formülü: (Toplam daimi arama kararı verilen dosya sayısı / Toplam gelen soruşturma dosya sayısı)*100 Davacı: Bir hakkının ihlal edildiği iddiası ile mahkemeye başvurarak söz konusu ihlalin giderilmesini talep eden gerçek veya tüzel kişidir. 
  • Davalı: Hakkında hukuk davası açılan gerçek veya tüzel kişidir. 
  • Dava şartı arabuluculuk: Bazı hukukî uyuşmazlık türlerinde mahkemeye dava açmadan önce uygulanması zorunlu olan arabuluculuk türüdür (6325 sayılı Kanun, m. 18/A). 
  • Dava şartı yokluğundan ret: Mahkeme tarafından, davanın esası hakkında yargılama yapabilmesi için varlığı veya yokluğu gerekli olan dava şartlarından birinin bulunduğunun veya bulunmadığının tespit edilmesi durumunda davanın esası hakkında inceleme yapılmayarak mahkemece davaya ret kararı verilmesidir (6100 sayılı Kanun m. 115). 
  • Davanın reddi kararı: Açılmış bir davanın, dava koşullarının bulunmaması ya da esasa girildikten sonra yerinde görülmemesi nedeniyle kabul edilmemesidir. Mahkemenin, 6100 sayılı Kanunun 114. maddesinde açıkça belirtilen dava şartlarının noksanlığını tespit etmesi durumunda ise davanın usulden reddine karar vermektedir (6100 sayılı Kanun, m. 115). 
  • Değişik iş: Mahkemelerin esasa girmediği ancak hâkim kararı gerektiren işlemlerle ilgili verdikleri kararların ortak adına denir. 
  • Davayı kabul: Tarafların serbestçe tasarruf edebildikleri davalarda davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. (6100 sayılı Kanun m. 308). 
  • Düşme kararı: Türk Ceza Kanunu'nda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde verilen karardır (5271 sayılı Kanun, m. 223/8). 
  • Değişim (D): Geçmişteki bir dönem veya tarihe ait, bir yargı alanı ile ilgili istatistik değeri baz alınarak, daha sonraki zamana ait değerlerin bu baz alınan değere göre nispi değişmesini ölçer. Değişim için baz yıl 100 olarak ayarlanır ve zaman serisindeki sonraki yıllar baz yılın yüzdesi olarak ifade edilir. 
  • Hesaplama formülü: (Değişimi hesaplamak istenilen yıldaki sayı / Temel alınan yıldaki sayı)*100. 
  • Fail: Suçu işleyen kişidir. 
  • Feragat: Davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir (6100 sayılı Kanun, m. 307). 
  • Fikrî ve sınai haklar ceza mahkemesi: Kanundaki ceza miktarı ve suçun vasfı ne olursa olsun, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda düzenlenen tüm suçlarla ilgili yargılama yapmakla görevli mahkemedir (6769 sayılı Kanun, m. 156, 5846 sayılı Kanun). 
  • Fikrî ve sınai haklar hukuk mahkemeleri: Patent haklarının korunmasına ilişkin tüm davalara, endüstriyel tasarımların korunmasına ilişkin davalara, coğrafi işaretlerin korunması hakkındaki davalara, markaların korunmasına ilişkin davalara ve Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nun düzenlediği hukukî ilişkilerden doğan tüm davalara bakmakla görevli ve yetkilidir (6769 sayılı Kanun, m. 156, 5846 sayılı Kanun). 
  • Gerçek kişi: Sağ ve tam doğmak şartı ile kişinin anne karnına düşmesinden ölümüne kadar geçen süreyi hukuken tanımlayan terimdir. 
  • Görevsizlik: Bir birimin (mahkeme/savcılık) kanuni görev alanı içerisinde olmadığı için, görevli birime göndermek üzere verdiği karardır (5271 sayılı Kanun, m. 5, 6100 sayılı Kanun, m. 20-22).
  • Güvenlik tedbiri: Güvenlik tedbirleri özellikle tehlikeli bir takım suçlular veya isnat yeteneği yahut ceza sorumluluğu bulunmayan failler için uygulanan ve özünde iyileştirme, ıslah ve sosyalleştirme amacı bulunan tedbirlerdir. Bu tedbirler bütün suçlular için değil ancak belli tehlikelilik arz eden suçlular ve şahsi durumları gereği haklarında ceza verilemeyecek kişilere uygulanabilir. Tüzel kişilerin isnat yeteneği veya kusurundan bahsedilemeyeceği için bunlar hakkında ceza verilemez; bunun yerine güvenlik tedbiri uygulanabilir (5237 sayılı Kanun m. 53-60). 
  • Hak düşürücü süre: Kanunen belirlenen hakların kanunda belirtilen süre içerisinde kullanılmaması durumunda hakkın ortadan kalkmasına neden olan süredir.
  • Hapis cezası: Mahkeme tarafından suç karşılığında yaptırım olarak uygulanmasına karar verilen ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası, müebbet hapis cezası ve süreli hapis cezalarının genel adıdır (5237 sayılı Kanun, m. 45-49). 
  • Hukuk mahkemeleri: Hukuk mahkemeleri sulh hukuk ve asliye hukuk mahkemeleri ile özel kanunlarla kurulan diğer hukuk mahkemeleridir (5235 sayılı Kanun, m. 4). 
  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı: Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise; belirli şartların varlığı hâlinde mahkemece verilebilen karar türüdür. (5271 sayılı Kanun, m. 231).
  • İcra mahkemeleri: İcra ve iflas işlerinden kaynaklı uyuşmazlıklarda görevli, sınırlı inceleme yetkisine sahip, tek hâkimli, özel görevli ilk derece mahkemeleridir. Mahkeme kendi içinde iş bölümü bakımından, icra ceza mahkemesi ve icra hukuk mahkemesi olarak iki şekilde sınıflandırılır (2004 sayılı Kanun, m. 4). 
  • İcra müdürlüğü: İlamlı, ilamsız icra takipleri ile iflas ve talimat işlerine bakmakla görevlendirilmiş adli birimdir. 
  • İdare mahkemeleri: İdare mahkemeleri, vergi mahkemelerinin görevine giren davalarla ilk derecede Danıştay’da çözümlenecek olanlar dışındaki: iptal davalarını, tam yargı davalarını, tahkim yolu öngörülen imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan uyuşmazlıklardan hariç, kamu hizmetlerinden birinin yürütülmesi için yapılan idari sözleşmelerden dolayı taraflar arasında çıkan uyuşmazlıklara ilişkin davaları özel kanunlarda Danıştay’ın görevli olduğu belirtilen ve İdari Yargılama Usulü Kanunu ile idare mahkemelerinin görevli kılınmış bulunduğu davaları çözümlemekle görevli mahkemelerdir (2576 sayılı Kanun, m. 5). 
  • İdari yargı: İdarenin işlem ve eylemlerinden ve genel olarak kamu hukukuna ait faaliyetlerden doğan uyuşmazlıkların çözümlendiği yargı koludur. İddianamenin iadesi: Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren on beş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra eksik veya hatalı olan noktalar belirtilmek suretiyle; 170’inci maddeye aykırı olarak, suçun sübûtuna doğrudan etki edecek mevcut bir delil toplanmadan, önödemeye veya uzlaştırmaya ya da seri muhakeme usulüne tâbi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaştırma ya da seri muhakeme usulü uygulanmaksızın veya soruşturma veya kovuşturma yapılması izne veya talebe bağlı olan suçlarda izin alınmaksızın veya talep olmaksızın düzenlenen iddianamenin Cumhuriyet başsavcılığına iadesine ilişkin verilen karardır (5271 sayılı Kanun, m. 174). 
  • İflas dosyası: Ticaret mahkemesince iflasına karar verilen borçlunun haczedilebilen bütün malvarlığının cebri icra yolu ile paraya çevrilip, bundan bilinen bütün alacaklılarının tatmin edilmesini sağlayan cebri icra yolu iflas yolu ile takip olup, bu takibin yer aldığı dosyanın adıdır.
  • İhbar dosyası: 5271 sayılı CMK 158. maddesi gereğince yapılan şikâyetlerin, yasal düzenlemelerde suç olarak tanımlanmayan eylemlere ilişkin olması durumunda söz konusu ihbarın tutulduğu dosyadır. 
  • İhtiyari arabuluculuk: İhtiyari arabuluculuk, tarafların bir arabulucuya gitme zorunluluğu olmadığı hâlde uyuşmazlığın çözümü için dava açmadan önce arabulucuya başvurmayı tercih etmesidir. Taraflar üzerinde tasarruf edebilecekleri her türlü özel hukuk uyuşmazlığıyla ilgili ihtiyari arabuluculuk yoluna başvurabilir. (6325 sayılı Kanun, m. 2) 
  • İlâmat işleri: Kesinleşmiş mahkeme kararlarının infazı ile ilgili işlemlerdir. 
  • İlâmlı icra takibi: Bir dava sonucunda, mahkemece verilen kararı gösteren resmi belge niteliği taşıyan ilâm ile başlatılan icra takip türüdür (2004 sayılı Kanun, m. 24-41). 
  • İlâmsız icra takibi: Elinde bir mahkeme ilamı bulunmayan veya bulunmasına rağmen ilâmlı icra yoluna gitmeyen kişilerin yalnızca para ve teminat alacakları için başvurdukları genel haciz yoludur (2004 sayılı Kanun, m. 42-73). 
  • İnfaz hâkimliği: Ceza infaz kurumları ve tutukevlerinde bulunan hükümlü ve tutuklular hakkında yapılan işlemlere veya bunlarla ilgili faaliyetlere ya da Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği kararlara yönelik şikâyetleri incelemek ve karara bağlamak, ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin hâkim veya mahkeme tarafından verilmesi gerekli kararları almak, işleri yapmak ve kanunlarla verilen diğer görevleri yerine getirmekle görevli olan yapıdır (4675 sayılı Kanun, m.1). 
  • İstinâbe (Talimat): Yargı organının yargı çevresi dışında bir işlem yapması gerekirse, o işlemin yapılması için başka bir yargı organından aldığı yardımdır 
  • İş mahkemesi: 5953 sayılı Kanuna tabi gazeteciler, 854 sayılı Kanuna tabi gemi adamları, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanununa veya 11/1/2011 tarihli ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun İkinci Kısmının Altıncı Bölümünde düzenlenen hizmet sözleşmelerine tabi işçiler ile işveren veya işveren vekilleri arasında, iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden veya kanundan doğan her türlü hukuk uyuşmazlıklarına, idari para cezalarına itirazlar ile 5510 sayılı Kanunun geçici 4 üncü maddesi kapsamındaki uyuşmazlıklar hariç olmak üzere Sosyal Güvenlik Kurumu veya Türkiye İş Kurumunun taraf olduğu iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklanan uyuşmazlıklara, diğer kanunlarda iş mahkemelerinin görevli olduğu belirtilen uyuşmazlıklara ilişkin dava ve işlere bakmakla görevli mahkemedir (7036 sayılı Kanun, m. 5). 
  • Kadastro mahkemesi: Taşınmaz mal mülkiyetine, sınırlı ayni haklara, tapuya tescil, şerh edilecek veya beyanlar hanesinde gösterilecek sair haklara, sınır ve ölçü uyuşmazlıklarına, kadastroya ve tapu sicilini ilgilendiren benzeri davalara ve özel kanunlarca kendisine verilen işlere bakmakla görevli mahkemedir (3402 sayılı Kanun, m. 25). 
  • Kamu davası açılması: Soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması durumunda, kamu davası açılması amacıyla Cumhuriyet savcısı tarafından görevli ve yetkili mahkemeye hitaben bir iddianame düzenlenmesidir (5271 sayılı Kanun, m. 170). 
  • Kısmen kabul – Kısmen ret: Dava dilekçesinde ileri sürülen taleplerin hüküm sonucunda bir kısmının kabul edilmesi, bir kısmının ret edilmesidir Kovuşturma: İddianamenin kabulü ile başlayıp, hükmün kesinleşmesine kadar geçen evreyi ifade eder (5271 sayılı Kanun, m. 2).
  • Kovuşturmaya yer olmadığına dair karar: Cumhuriyet savcısı tarafından soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hallerinde verilen karardır ( 5271 sayılı Kanun, m. 172).
  • Mağdur: Kendisine karşı işlenen suç nedeni ile doğrudan zarar gören veya bu suretle ekonomik kayba uğrayan kişidir. 
  • Mahkûmiyet: Failin yüklenen suçu işlediğinin sabit olmasının mahkeme kararı ile belirlenmesidir (5271 saylı Kanun, m. 223). 
  • Müşteki: Bir suçtan zarar gördüğü veya suçun mağduru olduğu iddiası ile adli makamlara şikâyet bulunan kişidir. 
  • Sanık: Kovuşturmanın başlamasından itibaren hükmün kesinleşmesine kadar, suç şüphesi altında bulunan kişidir (5271 sayılı Kanun, m. 2). 
  • Soruşturma açma: Şikâyet, ihbar veya başka bir şekilde bir suçun işlendiği şüphesinin oluşması durumunda kamu davası açmaya yer olup olmadığının tespitine yönelik Cumhuriyet savcısı tarafından başlatılan araştırmadır. Soruşturmaya yer olmadığı kararı: İhbar ve şikâyet konusu fiilin suç oluşturmadığının herhangi bir araştırma yapılmasını gerektirmeksizin açıkça anlaşılması veya ihbar ve şikâyetin soyut ve genel nitelikte olması durumunda verilen karardır ( 5271 sayılı Kanun, m. 158). 
  • Suç: Bir toplumun var olma; yaşam koşullarını veya bireylerin ve toplumun temel yararlarını ihlâl eden ya da tehlikeye sokan; topluma zarar verdiği, tehlikeli olduğu kanun koyucu tarafından kabul edilen bu yüzden de ceza veya güvenlik tedbiri müeyyidesine bağlanmış fiillerdir. 
  • Suça sürüklenen çocuk: Kanunlarda suç kapsamında tanımlanan bir fiili işlediği iddiası ile hakkında soruşturma veya kovuşturma yapılan ya da işlediği fiilden dolayı hakkında güvenlik tedbirine karar verilen çocuğu ifade eder (5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu). 
  • Sulh ceza mahkemesi: Kanunların ayrıca görevli kıldığı haller saklı kalmak üzere, iki yıla kadar (iki yıl dâhil) hapis cezaları ve bunlara bağlı adli para cezaları ile bağımsız olarak hükmedilecek adli para cezalarına ve güvenlik tedbirlerine ilişkin hükümlerin uygulanması ile görevli olup 2014 yılından kaldırılmıştır (5235 sayılı Kanun, m. 10 değişik: 18/6/2014- 6545/48.m.). 
  • Sulh hukuk mahkemesi: Dava konusunun değer veya tutarına bakılmaksızın; kiralanan taşınmazların, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davaları, taşınır ve taşınmaz mal veya hakkın paylaştırılmasına ve ortaklığın giderilmesine ilişkin davaları, taşınır ve taşınmaz mallarda, sadece zilyetliğin korunmasına yönelik olan davaları ve 6100 sayılı Kanun ile diğer kanunların, sulh hukuk mahkemesi veya sulh hukuk hâkimini görevlendirdiği davaları incelemekle görevli mahkemedir (6100 sayılı Kanun, m. 4) 
  • Sulh olma: Görülmekte olan bir hukuk davasında tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri konularda dava konusu uyuşmazlığı kısmen ya da tamamen sonlandırma amacıyla yaptıkları sözleşmedir (6100 sayılı Kanun, m. 313). 
  • Sübut bulmama nedeniyle davanın reddi: Dava konusu fiilin dillendirilememesi, şüpheye yer bırakmayacak şekilde gerçekleştiğinin ispat edilememesi nedeniyle davanın reddedilmesidir. Şüpheli: Soruşturma evresinde, suç şüphesi altında bulunan kişiyi ifade eder. (5271 sayılı Kanun, m. 2). 
  • Tam kabul: Mahkemece dava dilekçesinde ileri sürülen taleplerin tamamının kabul edilmesidir.
  • Tam yargı davası: İdari eylem ve işlemlerden dolayı kişisel hakları doğrudan zarara uğramış olanlar tarafından açılan davalardır (2577 sayılı Kanun, m. 2/b). 
  • Tazyik hapsi: Kişiyi bir işi yapmaya, bir yükümlülüğü yerine getirmeye zorlayan yaptırımdır. 
  • Tüketici mahkemesi: Tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamadan kaynaklanan davalara bakmakla görevli hukuk mahkemesidir (6502 sayılı Kanun m. 73/1). Türkiye barolar birliği: Bütün baroların katılımıyla oluşan, kamu kurumu niteliğinde tüzel kişiliği haiz birliktir (1136 sayılı Kanun, m. 109).
  • Uyuşmazlık mahkemesi: Adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözümlemeye yetkili mahkemedir (Anayasa, m. 158). 
  • Uzlaşma: Türk Ceza Kanununun 253. maddesinde sayılan suçlarla ilgili olarak, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcıları tarafından, dava açıldıktan sonra mahkemeler tarafından yapılan, şüpheli ile mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya özel hukuk tüzel kişisinin uzlaştırılması girişimidir (5271 sayılı Kanun, m. 253, 254). 
  • Vergi mahkemeleri: Genel bütçeye, il özel idareleri, belediye ve köylere ait vergi, resim ve harçlar ile benzeri mali yükümler ve bunların zam ve cezaları ile tarifelere ilişkin davaları ve söz konusu davalarda 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasına ilişkin davaları çözümleyen mahkemedir (2576 Sayılı Kanun, m. 6). 
  • Yargıtay: Adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümler bakımından son inceleme mercii olup, kanunla gösterilen belli davalara da ilk ve son derece mahkemesi olarak görev yapan üst mahkemedir. (Anayasa, m. 154). 
  • Yetkisizlik: Bir birimin (mahkeme/savcılık) kendi yargı yetki alanına (coğrafi sorumluluk) girmediği için, dosyayı kanunen yetkili olan birime göndermek üzere verdiği karardır 
  • Yüksek Hakem Kurulu: Toplu İş Sözleşmesi, Grev ve Lokavt Kanunu’nda öngörülen istişare ve karar organıdır (6356 sayılı Kanun, m. 54-56). Grev ve lokavtın yasaklandığı hallerde veya ertelendiği durumlarda ertelemenin sonunda, uyuşmazlık Yüksek Hakem Kurulunca çözülür. Uyuşmazlığın her safhasında taraflar da anlaşarak Yüksek Hakem Kuruluna başvurabilir. Yüksek Hakem Kurulunun kararları kesindir ve toplu iş sözleşmesi hükmündedir (Anayasa, m. 54).
  • Zamanaşımı süresi: Kanunda belirtilmiş olan sürenin sona ermesi ile kişinin bir yükümlülükten kurtulması, hak talebini kaybetmesi ya da bir hak kazanmasınadır.
Kaynak : Adalet Bakanlığı Adli Sicil Genel Müdürlüğü - 14.11.2022
Etiket

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Asılsız yorum yapmayınız. Mesajlar Yönetici tarafından denetleniyor.

Reklam


Reklam

İlginç Bilgiler

Reklam