@erolkaranet'te Aradığınız Kelime veya Konuyu Buraya yazınız!

Banner

Reklam

Hukuk Bürolarında Dinmeyen Sancı




Batık krediler, ödenmeyen borçlar 
Kurumsal borç dosyalarının artması avukatların dava dosyalarının yerine icra dosyalarına yönlenmesi, kurulan bir kaç ortaklı hukuk büroları, sistemler, çağrı odaları, her yaştan, her eğitim seviyesinden işçiler, stajyerler..
Ofis açamayan avukatların yer aldığı şirketleşmiş hukuk büroları.
Bir dava dosyasının takibinin çetrefilli, zor, karmaşık ve uzun süreç alması, bilgi ve deneyimin çok iyi olmasının zorluğu kolay para kazanma yolu açan borç dosyaları
İcra dosyaların takibi birkaç yıl içerisinde uzman olabileceğiniz, sürekli destek alma imkanına başvurabileceğiniz, bilhassa icra müdür ve yardımcıların bilgi ve tecrübeleriyle, onları destekleriyle ve iyi geçinme şartıyla bu konuda başarı göstermemek imkansız gibi bir durumdur.
İcra avukatı olarak ünlenmeye başlanan avukatlar sayıca çoğalmakta, kadrolarını artırmak için geniş ve çok katlı binalara ihtiyaç duymaktadır.
İş ilanları avukat sekreteri, avukat kâtibi, çağrı elemanı – call center (!),takip elemanı gibi kavramlarla dolarken baro sayfalarında eleman ihtiyacı için açılan sayfalarda da yoğunluk halen sürmekte..
Rahat iş arayan bayanlar, avukat ya da hukuk bürosu elemanı olma cazibesine kapılmak isteyenler, herhangi bir sektörde iş bulamayanlarla, stajyer avukatların, hukuk öğrencilerinin en fazla rağbet ettiği sektör giderek büyümektedir.
İlanların sayıca çok olması talebinde fazla olduğunu işaret ederken hukuk bürolarında işe alma, eleman görüşmelerinin, eleman seçimin sağlıklı yapılmadığı da gözlenmektedir.
Bilhassa çok sayıda personele ihtiyaç duyan ve kurumsal dosya sayısı kabarık olan bürolarda hiyerarşi yapılanması kurulurken eleman görüşmeleriyle görevlendirilen avukatların insan seçimi bilgisizliği, görüşmenin akışını anında etkilemektedir.
Henüz tecrübe edinmemiş genç avukatların personel alımıyla görevlendirilmesi, bulunduğu makamı hazmedemeyenlerin bu tür göreve getirilmesi işin esasında firma için gerçek bir zarar olarak nitelendirilebilinir.
Yerini konumunu benimseyememiş, nerede olduğunu bilmeyen, sadist ruhunu tatmin için iş başvurusu yapmak için gelenlere hoyratça, saygısızca, kabaca, küçümseyerek davrananların sayıca da artması
Oysa,
O ofisin elemana ihtiyacı var. Kişinin de işe.. Her iki tarafta birbirine muhtaç. Biri emek satıyor diğeri emek satın alıyor.
Şartlar eşit.
Saygı eşit olmalıyken bakışlarla, tavırlarla, saatlerce bekletmeyle ilana gelenlere yapılan mobbing..
Hele hele gelen güzel, alımlı, cazibeli bayanda üstü kapalı tacize açık sözler
Açılıp saçılıp kendini vücut sergisiyle kabul ettirmeye çalışan, aklında bilgi sıfır başvuranlar
Oysa,
Büronuzda çalıştırmak için ilan verdiğinizde, belki sizden fazla deneyimi olan, sizinkine eş değer diploması olan, sizden fazla saygın avukat da gelir, stajyer avukat da gelir, sekreter de gelir, takip elemanı, kâtip gelir, temizlikçi gelir.
Birileri verilen ilanlara gelir.
Belki de siz o makamda oturmasanız işe ihtiyacı olduğu için gelenden daha fazla kıymet etmeyebilirsiniz.
Yarın sıra size de gelebilir. Neticede o büro, o makam, o imkân bugün var.
Ya Yarın…
Hayata baktığınızda nice holding sahiplerinin ceketsiz kaldığını görürsünüz.
O koltukta baki olamazsınız. O koltuk bir gün sizi düşürür. Ya da bir büroda bir işyerinde personel alımıyla ilgili bir görevde bulunabilirsiniz.
İşveren konumunda da olsanız, genel müdür de olsanız elemansınız, işçisiniz, emekçisiniz. Kısaca muhtaçsınız.
Küçük görmenin hadsizliği neye dayanıyor, diye sormak geliyor.
Oysa, 
Genç avukatların çoğu bilmez de yaşlı artık emekliliği kucaklamış olan üstad avukatlar bilir.
Parasızlıktan inim inim inleyen avukat odalarını onlar bilir, beş parasız, günlerce bir müşteri gelecek diye beklemeleri onlar bilir.
Karanlık, küçük odalarda tembel tembel oturmamak için hukuk dışı faaliyetlere katılanlar da genelde onlardı, avukatlardı.
Ancak kredi patlaması, ödenmeyen çek ve senetler, batık krediler, kredilerini ödemeyen, ödeyemeyen borçluları takip etmek, kurum tahsilâtları herkesin bildiği gibi hukuk sektöründe yeni bir alan açtı. // 
Yasal tahsilâtçılık.
Ve icra aşamasında hacizlerde şiddet gösteren borçlular, haciz arabalarında kaybedilen günler, avukatları kâtip alımlarına, takip elemanlarına yönlendirdi.
Bugün avukatın işini yapan sayısız eleman ortalıkta boy gösteriyor. Adları ister takip elemanı, ister kâtip, ister çağrı elemanı, ister sekreter olsun sayıları hızla artan ve çoğunluğu 16 -25 yaş arasında bulunan gençler hukuk bürolarını doldurur oldu.
Gençler hukuk bürolarında çalışma heyecanı içinde bulunurken en büyük ümitleri haklarının tam anlamıyla verileceğini sanmalarıdır.
“Avukatın yanında çalışıyorum, hakkımız tam verilir” düşüncesi ile işe girilip hayal kırıklığı içerisinde 4-5 aylık çalışma sonunda işi terk edenler, birkaç yıl sonunda işten çıkartıldıklarında “benim neyimi şikâyet edeceksin. Ben avukatım, kanunu benden iyi mi bileceksin, birçok avukat arkadaşım, hâkimler benim dostum, boşuna masraf yapar, zararlı çıkan sen olursun, sana bir iftira atarım ki hapse bile girersin, benimle uğraşamazsın, koca hukuk bürosuna sen mi kafa tutacaksın, biz burada kaç kişiyiz, sen kimsin, ” gözdağları ile karşılaşmaları yadsınmayacak kadar fazla olmaya başlamıştır.
Bir avukat kıdem tazminatı ve işyeri alacağı için kendisine müracaat eden, vekalet veren bir işçinin alacağı için işverene karşı şahin olurken, kılı kırk yaran şekilde hukukun bütün inceliklerini kullanmaya kalkarken, kendi çalıştırdıklarına karşı tutucu, zalim, despot, hukuk tanımaz, yasa dinlemez, ücret koklatmaz, hak yiyici tutum içine girmesi bu ne perhiz bu ne turşu dedirtir hal almaktadır.
Bayram seyran dinletmeden günlük 10-12 saatlik çalışma yaptıran, 45 saati aşan çalışmalarda fazla çalışma ücretini uygulatmayan, resmi bayram tanımayan, sosyal güvenlik primini yatırmamak için sigortasız çalıştıran, sigortalı çalıştırsa da asgari geçim indirimi ücretini vermeyen avukatlar giderek artmaktadır.
Bu tür hak bilmez sözde hak savunucuları zulmün örneğini yaşatırken, aslında diğer hukuk bürolarına leke sürmekte, kendi meslektaşlarına büyük zarar vermektedir.
Çalışmak isteyenlerin hakları yenmişleri dinledikçe güveninin yok olması, hak aramak için gidilmeyecek yer olarak görülmektedirler.
Hukukun ve hukukçunun saygınlığını yerle bir eden bu düşüncedeki hak yiyen avukatlar bu kategoride olmayan insan ve ahlak anlayışlarında hassas olanları da, koca bir camiayı da kirletmektedir.
İşin özünde bu durum yani, Adalet terazisinin ve adaletin savunucu olmaları yerine haksızlığın, zulmün temsilcisi olup kendileri için üçüncü şahıslara kalkan olan bu alt tabaka hukuk çalışanlarını aşağılamaları, horlamaları, hak yemenin merkezi haline gelmelerindeki tek neden bulundukları yerleri hazmedemeyen, fazla kazanma hırsı ile ne oldum deme şaşkınlığını yaşayanların zavallılığıdır.
Bugüne kadar birçok şirkette danışman olan, insan kaynaklarında görev yapan avukatlar şimdi kendi şirketlerinde eleman çalıştırdıklarında basit bir işyeri, kanun tanımaz bir işveren rolünü çabucak kapmış durumda gençlerin gözünde küçülmektedir.
Bunları nereden mi öğreniyoruz. Adliye koridorlarında, adliye araçlarında, hukuk bürolarında vs.
İnsana verilen değeri hukukçular olarak, kendi ocağımızda, kendi büronuzda yaşatmazsak toplumlara karşı nasıl saygın oluruz, nasıl güçlü oluruz diye düşünülmesi gerekmez mi ?
Oysa siyah cübbelerle adliye koridorlarında, mahkeme salonlarında vakarlı bir vaziyette durup, halkın gözünde saygın bir yer bulunması gerekirken bu şekilde yapanlar karşısında yaşamışların, bunların ailelerinin, bunları tanıyanlarının yapılanları duydukça sizlere ne saygı göstereceklerini düşünmeniz lazım

@erolkaranet - 31.10.2022
Etiket

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Asılsız yorum yapmayınız. Mesajlar Yönetici tarafından denetleniyor.

Reklam


Reklam

İlginç Bilgiler

Reklam