@erolkaranet'te Aradığınız Kelime veya Konuyu Buraya yazınız!

Banner

Reklam


Ticareti Terk Suçunda Ceza




İcra İflas Kanunu 44 ve 337/a maddesine göre ticareti terk eden borçlular,  kanunda öngörülen yükümlülükleri yerine getirmezlerse, bundan zarar gören alacaklının şikayeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılmaktadır. 

Bununla birlikte, ticareti terk suçu genelde alacak baskısı için açılan davalardan olup çok sık karşılaşılmayan davalardır. Bu tür davalardan ceza çıkma olasılığı çok düşüktür ve 90% dan fazlası beraat ile sonuçlanır. Buna neden olarak da, Yargıtay’ın genel görüşü ceza vermekten yana olmadığı için hâkimler 90% nın üzerinde beraat verirler. Ceza verilenler ise genelde Yargıtay’da bozulur. Çıkan hapis cezaları ertelemeye ve adli para cezalarına çevrilir. Disiplin veya tazyik hapsi niteliği taşımazlar. Kısa süreli hafif hapis cezaları niteliğinde olup, TCK hükümlerine göre erteleme veya adli para cezalarına çevrilir. Tabiî ki sabıka önemlidir. Bununla birlikte, bu tür davalarda dava zaman aşımı suç tarihi itibarı ile 3 yıldır.

Bunlar rahatlatıcı sözler olsa da gelelim kanun karşısında ticareti terk ederek piyasadan kaybolduğunu sananlara neler olabileceği...

Bir şirket veya ticari işletme kapatılınca yapılması gereken işlemlerin (Vergi Dairesi, SGK kayıtları, tasfiye süreci ) gibi resmi kayıtların temizlenmesi gerekir. İşletmesini kapatan kişinin beyanname vermemesi suç olduğu için bu suça İcra ve İflas Kanunu’nda "ticareti terk suçu” denildiğinin bilinmesi gerekir. 

İİK md 44’e göre,

İİK Madde 44 – Ticareti terk edenler: 
Ticareti terk eden bir tacir 15 gün içinde keyfiyeti kayıtlı bulunduğu ticaret siciline bildirmeye ve bütün aktif ve pasifi ile alacaklılarının isim ve adreslerini gösteren bir mal beyanında bulunmaya mecburdur. Keyfiyet ticaret sicili memurluğunca ticaret sicili ilanlarının yayınlandığı gazete'de ve alacaklıların bulunduğu yerlerde de mutat ve münasip vasıtalarla ilan olunur. İlan masraflarını ödemeyen tacir beyanda bulunmamış sayılır. 
Bu ilan tarihinden itibaren bir sene içinde, ticareti terk eden tacir hakkında iflas yolu ile takip yapılabilir. 
Ticareti terk eden tacir, mal beyanının tevdii tarihinden itibaren iki ay müddetle haczi kabil malları üzerinde tasarruf edemez. 
Üçüncü şahısların zilyedlik ve tapu sicili hükümlerine dayanarak iyi niyetle elde ettiği haklar saklıdır. Ancak karı ve koca ile usul ve füru, neseben veya sıhren ikinci dereceye kadar (Bu derece dahil) hısımlar, evlat edinenle evlatlık arasındaki iktisaplarda iyi niyet iddiasında bulunulamaz….

Ticareti terk edenlerin cezası:
Madde 337/a – (Ek: 18/2/1965-538/133 md.; Değişik: 31/5/2005-5358/8 md.) 44 üncü maddeye göre mal beyanında bulunmayan veya beyanında mevcudunu eksik gösteren veya aktifinde yer almış malı veya yerine kaim olan değerini haciz veya iflas sırasında göstermeyen veya beyanından sonra bu malları üzerinde tasarruf eden borçlu, bundan zarar gören alacaklının şikâyeti üzerine, üç aydan bir yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Birinci fıkradaki fiillerin işlenmesinden alacaklının zarar görmediğini ispat eden borçluya ceza verilmez. Borçlunun iflası halinde, birinci fıkradaki durum ayrıca taksiratlı iflas hali sayılır. 

Delil Toplanması
Ceza-i sorumluluk için somut delil için ticareti terke yönelik delillerin toplanması gerekmektedir. 
Hacze gitmeden evvel borçlu tacirin ticaret odasındaki en son adres kayıtlarının istenmesi, şirketin faal olup olmadığının ve son adresinin öğrenilmesi ve ticaret odasındaki kayıtlara göre haciz uygulanması önemlidir. Aksi takdirde ticaret odasından gelecek başka bir adresle borçlu ticareti terk etmediğini ve faaliyetine devam ettiğini ispatlayabilir. 
Borçlu şirket hakkında icra takibine başlayıp ödeme emrinin 35'e göre tebliğinden sonra -ki tebligat yapılmışsa şirket zaten faal olduğundan dava açılamayacaktır- resmi adrese haciz için gidip adresin kapalı olduğunun tespiti gerekir. Ticareti terke ilişkin haciz tutanağında yapılacak tespitte, "borçlunun adresinde olmadığı, adresin kapalı olduğu, yeni adresinin de bildirilmediği/tespit edilemediği…” şeklinde tespite yer verilmesi önemlidir.
Adrese hacze gidildiğinde şirket faaliyet göstermiyorsa icra ceza mahkemesinde ticareti terkten dolayı dava açılabilmektedir. Haciz tutanağı şikayet için gerekli olmakla birlikte, yargılamada hem vergi hem ticaret kayıtları incelendiğinden ve şirketin faaliyete devam edip etmediği açısından emniyet/zabıta araştırması yapıldığından, bu konuda araştırmanın icra aşamasında yapılması da açılacak davayı ispat açısından faydalı olmaktadır.
İcra takibi borçlusunun ticareti terk ettiği ve bununla ilgili gerekli yasal bildirimleri yapmadığı tespit edildiğinde yasal süresinde icra ceza mahkemesine verilecek şikayet dilekçesi ile davanın açılması gerekmektedir. Takibi şikayete bağlı suçlardan olduğundan, zamanaşımı mahkemece re'sen araştırılmaktadır.

Peki kimler cezalandırılacaktır?
İİK Madde 345 - Hükmi şahısların muamelelerinde kimlerin ceza göreceği:
Bu kanunda yazılı suçlar, hükmi bir şahsın idare veya muamelelerini ifa sırasında işlenmiş ise ceza o hükmi şahsın müdürlerinden, mümessil ve vekillerinden, tasfiye memurlarından, idare meclisi reis ve azasından veya murakıp ve müfettişlerinden fiili yapmış olan hakkında hükmolunur.
Kanun maddesinden de anlaşılacağı gibi, şirket müdürleri, temsilci ve vekilleri bu suç nedeniyle cezalandırılabilmektedir. 

Bu konuda emsal Yargıtay kararları da mevcuttur:

Görevli Ve Yetkili Mahkeme: 
Ticareti Terk suçu ile ilgili olarak görevli mahkemeler icra ceza mahkemeleri olup, yetkili mahkeme ise icra takibinin yapıldığı yer mahkemesidir.

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Asılsız yorum yapmayınız. Mesajlar Yönetici tarafından denetleniyor.

Reklam


Reklam

İlginç Bilgiler

Reklam