@erolkaranet'te Aradığınız Kelime veya Konuyu Buraya yazınız!

Banner

Reklam

Diyanet, Camilerden Hoparlörler Kaldırılsın Diyor. Dinleyen Yok



Henüz teknoloji camiye girmediği yıllarda, imamın sesini en arkadan duyan cemaatin varlığının yok olduğu herhalde 20 - 30 yıl olmuştur. Koca Sinan camileri yaparken sesin akustik ölçüsü içerisinde yayılması için ne kadar emek harcadıysa, günümüz cami yapanları da ondan daha fazla emek pardon para harcayarak cami içlerini mikrofon ve hoparlör ile doldurmak için çaba harcıyor.
Mikrofon, bugün küçük büyük herkesin merak ettiği, eline geçince de bas bas bağırıp ses provası yaptığı, şarkılar, naralar atmasına sebep olan bir alet. Mikrofonu küçücük bir çocuğa da verseniz, yaşlı bir dedeye de verseniz bu ikisi arasında yaşı ne olursa olsun birine de verseniz önce öksürük nidası arkadan bağırtması vaz geçilmez heyecanlardandır.
Bir zamanlar tek mikrofonla yetinen cami imamları bugün mihrapta 4- 5 tane mikrofon kullanmasa isyan edecek hale geldi. Bunun dışında müezzinin bulunduğu yerde, minberde, kürsüde olanlar da hariç..
Şimdi, kalkıp size cami minarelerinden yayınlanan ve insanın sinirlerini zıplatan gıcırtılı okumaları bir kenara bırakıp, cami içlerinde de insana işkence eden ses düzenleri var dersem, abartmış olmayacağım.
Evet, 100 metrekare alana konuşlandırılmış mescit diyebileceğimiz küçük camilerden selatin camilere kadar tüm ibadethanelerimiz elhamdülillah mikrofon ve hoparlörden geçilmez oldu.
Bir de bunları ele geçirenlerin son perdeden avaz avaz bağırması ile , kulakların dolayısıyla ruhen yaşadığımız ses işkencesi ile geçirdiğimiz saatler bitse de gitsek dedirtmeye başlıyor.
Maddeleri içerisinde "İbadet esnasında cami içindeki ses cihazlarının sabah, akşam ve yatsı gibi cemaatin az olduğu vakitlerde kullanılmaması ve yalın sesle iktifa edilmesi"  denilen bir yasağa bağlı bir Diyanet genelgesi olmasına rağmen günün her vaktinde açılan mikrofonlar ve bağlı hoparlör cihazları cami içindeki huşuyu da, ahengi de bozmaktadır.
Bilhassa müezzinlik yapan resmi görevli dışında avamdan herhangi birinin avazı çıktığı kadar kamet ve tesbihat yapması artık, cemaati isyan ettirecek boyutta olmaktadır. 
Buna rağmen kimseyle kötü olmayayım diye sesini çıkartmayan cami cemaati içinden neler diyor, Allah bilir.
Bilhassa sabah namazlarında, camilerde vakit namazlarında tek bir saf dolu, beş on kişi var yok. Bir de 10-20 kişinin katılım gösterdiği cenaze namazlarında.  Bir bakıyorsunuz imam efendi takıyor yaka mikrofonunu, yanında yine birkaç mikrofonu açıyor. Gümbür gümbür ses camide yankılanıyor. Hani camiler çok kalabalık olsa, arkalara sesini duyurmak zorundasın. Kardeşim arkana bak, kaç kişi var. Ne gereği var. Sünnete uygun olan çıplak ses olmasına rağmen nefesin yetiyor, bir de güzel okuyorsan o mikrofon sana zarar vermiyor mu ? Sesini bozuyor, cazır cuzur bir ses iç gıcıklıyor. Kendine kötülük yapıyorsun, cemaate kötülük yapıyorsun. Ayrıca size soruyorum. Hoparlörle bangırdatılarak okunan iç ezanlar, kametler, hutbeler, tesbihatlar sizin kulaklarınızı acıtmıyor mu? Yani, farkına varın. Mikrofonun, hoparlörün adam gibi kullanıldığında bid’at-i hasene, bağırtıldığında bid’at-i seyyie olduğunu size söyleyen olmadı mı ?
Sözü daha fazla uzatmadan, tüm küçük camilerde mikrofonlar ve hoparlörler kaldırılmalıdır. En azından cemaate saygı duymuyorsanız, yayınladığınız genelgeye saygı gösterin. Hoş ya, Diyanet'in hiç bir genelgesi adam gibi uygulanmıyor. Zira, camiler kendi bağımsızlığını ilan etmiş, aile şirketlerine dönmüş, herkesin borusunu üflediği yer haline getirilmiş durumda. Bir de polislerin, öğretmenlerin, doktorların, müftülerin, şeflerin, vaizlerin rotasyona uğratılıp atandığı ülkemizde cami imamlarına dokunulmayışını  neden belirli sürelerde cami değiştirmediklerini vatandaş anlamış değil.. 
Yolsa genelge yayınlayan Diyanet İşleri Başkanlığı, genelgenin arkasından sanki siz bildiğinizi okuyun mu demektedir.
Hazır genelgeden söz etmişken Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 6/8/2007 tarihli Başkanlık Hizmetleri Genelgesinin  "Cami ve minare hoparlörlerinin kullanılması"nı düzenleyen 21. Maddesine ve 14.11.2019 tarihli Cami Hizmetlerinde Verimliliğin artırılması Genelgesindeki E maddesinde yer alan "Camilerdeki Ses Sistemlerinin Kullanımı" başlığı altındaki uyarıya da yer verelim ki, bilenler hatırlasın bilmeyenler öğrensin.

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 6/8/2007 tarihli Başkanlık Hizmetleri Genelgesinin 21. maddesi

"MADDE 21- (1) Başkanlığımız mevzuatına göre minarelerde bulunan hoparlörlerden yalnızca ezan ve sala okunması gerekmektedir. Bazı yerlerde cami içerisinde icra edilen vaaz, mevlit ve benzeri diğer dini programların minarede bulunan hoparlörlerden yayınlandığı, bu durumun da hoşnutsuzluğa ve şikáyetlere sebep olduğu, Başkanlığımıza intikal eden bilgilerden anlaşılmaktadır. Bu sebeple;
a) Cami içinde yapılan vaaz, mevlit ve benzeri programlar, minare hoparlörlerinden yayınlanmayacaktır.
b) İbadet esnasında cami içindeki ses cihazlarının sabah, akşam ve yatsı gibi cemaatin az olduğu vakitlerde kullanılmaması ve yalın sesle iktifa edilmesi, ayrıca diğer vakitlerde kulağı rahatsız etmeyecek ve huşu içinde dinlenmesine imkán verecek şekilde ses ayarının yapılması sağlanacaktır.
c) Hoparlörlerin ses düzeninin, ezanın çevrede duyulmasını sağlayacak fakat yakın komşuları da rahatsız etmeyecek şekilde ayarlanması temin edilecektir.
ç) Milli güvenliğin icap ettirdiği durumlar ile yangın, deprem, sel felaketi gibi olağanüstü durumlar hariç olmak üzere cami hoparlörleri, ezan ve gerektiğinde sala dışında kullanılmayacaktır.
(2) Camilerden uzak mahalle veya yazlık sitelerde ikamet eden vatandaşların okunan ezandan istifade edebilmeleri amacıyla belediye yayın cihazından verilmesi, cami ya da mescit bulunmayan yerlere alıcı cihaz konulması hususunda Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanlığı mütalaasında; ’Cami ve mescit bulunmayan yerlerde ezan okunmasının meşru olduğu göz önünde bulundurularak, halkın talebi olması şartıyla cami, mescit ve minaresi bulunmayan yerlere, merkezi ezandan yararlanmak amacıyla hoparlör takılmasında sakınca yoktur’ denilmektedir. Buna göre;
a) Hoparlörün takılmasını semt halkının çoğunluğunun istemesi,
b) Cami hoparlörünün monte edileceği yerin/birimin, telefon, elektrik GSM direği vb. mekánların sahibinin ve yetkililerinin onayının alınması,
c) Uzlaşma usul ve esaslarına riayet edilmesi,
ç) Görüntü ve ses kirliliğine meydan verilmemesi,
Hususları yerine getirildikten sonra, mülki amirin onayı alınarak talep edilen ve izin verilen yere ezan sesini nakletmek için hoparlör takılabilecektir."

14.11.2019 tarihli Cami Hizmetlerinde Verimliliğin Artırılması Genelgesindeki E maddesi
( Tamamını Okumak İçin Tıklayınız)

“E. Camilerdeki Ses Sistemlerinin Kullanımı

Camilerde sesi nakletmek ve yükseltmek amacıyla kullanılan ses sistemlerinin kullanımından kaynaklı birtakım sorunlar yaşandığı bilinmektedir. Bu itibarla ses sistemlerinin kullanımında aşağıdaki hususlara riayet edilecektir:
1- Ezan ve salâ okunurken (minareden vb.) kullanılan cihazların ses düzeyinin ortalama 70-85 dB (desibel) arasında uygun bir seviyede tutulmasına özen gösterilecektir.
2- Ses cihazı kullanımının gerekli olmadığı küçük camilerde veya cemaatin az olduğu vakitlerde yalın sesle iktifa edilecek ve mikrofon kullanılmayacaktır. Ses cihazının kullanımına ihtiyaç duyulduğu hallerde, cami içi ortalama ses düzeyi 60-70 dB arasında olacaktır.
3- Mikrofon vb. ses cihazlarının doğru kullanımı konusunda il ve ilçe müftülüklerince din görevlilerine yönelik mahallinde eğitimler düzenlenecektir. Kullanımın zaruri olduğu durumlarda mikrofonun ağza çok yakın tutulmaması konusunda din görevlileri bilgilendirilecektir.
4- Cami ve minare hoparlörlerinin montajı yapılırken cadde, sokak ve binaların konumuna dikkat edilecek, hoparlörlerin doğrudan binalara yöneltilmemesine özen gösterilecektir.” 

Hatırlatma : Memur Mevzuata Aykırı Davranırsa

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 125/B-a maddesinde, verilen emir ve görevlerin tam ve zamanında yapılmasında, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasların yerine getirilmesinde, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçlerin korunması, kullanılması ve bakımından kusurlu davranmak fiilinin kınama cezasını; aynı maddenin C-a bendinde, kasıtlı olarak; verilen emir ve görevleri tam ve zamanında yapmamak, görev mahallinde kurumlarca belirlenen usul ve esasları yerine getirmemek, görevle ilgili resmi belge, araç ve gereçleri korumamak, bakımını yapmamak, hor kullanmak fiilinin ise aylıktan kesme cezasını gerektirdiği hükme bağlanmıştır.

Erol Kara - @erolkaranet - 15.07.2022
Etiket

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Asılsız yorum yapmayınız. Mesajlar Yönetici tarafından denetleniyor.

Reklam


Reklam

İlginç Bilgiler

Reklam