@erolkaranet'te Aradığınız Kelime veya Konuyu Buraya yazınız!

Banner

Reklam

Diyanet Sonunda Uyandı.. Günaydın Demek Vatandaşa Düştü




Diyanet İşleri Bakanlığı Suriyeliler başta olmak üzere ülkemizi adeta sınırsız şekilde işgal eden mülteciler konusunda Muhacir kavramını kullanmaktan vazgeçti. Muhacirlerin kimler olması gerektiği konusunda 29 Temmuz günü camilerde yapılan cuma hutbesi sırasında vurgulayan Diyanet sonunda gerçeği kabul etti. Buna göre, "mülteciler muhacir olamaz" denildi.

2012 yılından itibaren Suriyeliler hakkında zaman zaman hutbeler hazırlayan Diyanet İşleri Başkanlığı Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü her fırsatta Suriyeliler başta olmak üzere mültecileri muhacir olarak görmemizi, yerleşik halkın da ensar olduğunu vurgulamaktaydı. (İmanımız ve insanlığımızın imtihanı mülteciler - okumak için tıklayınız)

Cami imamlarının da bu yönde her hutbede, her vaazda ve her sohbette Suriye'den akın akın gelen, vatanına ihanet etmiş, kadınlarını, kızlarını, bebelerini terk ederek gelen yaşları 15 -30 arasında erkeklerin bol miktarda işgal ettiği ülkemizde kendi vatandaşına bunların kucaklanması, yardım edilmesi gerektiğini, Hicret döneminde göç eden Mekkeli Müslümanlar gibi olduğunu iddia eden Diyanet son hutbesinde bu düşüncesinden vaz geçtiğini açıklamış oldu.
29 Temmuz 2022 tarihli ve ülkenin tüm camilerinde okunan hutbede muhacir tarifini yapan Diyanet bununla ilgili olarak, "Peygamber Efendimiz (s.a.s) bir hadisinde buyurmaktadır: “Gerçek muhacir, Allah’ın yasakladığı şeyleri terk eden kimsedir.” Evet! Hicret sadece bir mekândan diğerine yapılan fiziki bir yolculuk değildir. Zorluk ve sıkıntılardan rahatlık ve kolaylığa bir kaçış asla değildir. Hicret inanç ve idealler uğrunda yeni ufuklara doğru zorlu bir yolculuktur. Hicret, Allah’a imanın, sadakat ve teslimiyetin, sabır ve sebatın göstergesidir. Tevhide sarılıp şirkten kaçınma iradesidir. Batıldan uzaklaşıp hakka ve hakikate yönelmenin nişanesidir. Yardımlaşma ve dayanışmanın, dostluk ve kardeşliğin destanıdır. Muhacir ise nefsinin heva ve arzularının tuzağına düşmeyen, şeytanın aldatmasına kanmayan, ulvi gayeleri, süfli tutkulara feda etmeyendir. Bir ömür helallerle yetinen, haramlardan uzak durandır. Her daim hayra koşan, Hakkın rızasını arayandır." ifadelerini kullandı.

Ülkemize sözde sığınma amacıyla ve geçici olarak geldikleri sanılan Suriyeli, Iraklı, Afgan, Pakistan, Azeri, Türkmen ve bir çok Afrika ülkesinden gelenlerin asla muhacir olmadıkları sadece daha iyi bir rahat yaşam, zorluk ve sıkıntılardan rahatlık ve kolaylığa bir kaçış yaptıkları hatta ülkemizi Avrupa'ya gitmek için atlama tahtası gibi gördükleri ortaya çıkmıştı.
Bunun yanında sayısız adli olaylara ve anarşik olaylara sebep oldukları görülünce Diyanet'in de bu gerçekleri sonunda gördüğü, onları muhacir gibi görmek ve göstermekten vaz geçtiği ortaya çıktı.

@erolkaranet

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Asılsız yorum yapmayınız. Mesajlar Yönetici tarafından denetleniyor.

Reklam


Reklam

İlginç Bilgiler

Reklam