@erolkaranet'te Aradığınız Kelime veya Konuyu Buraya yazınız!

Banner

Reklam

Bu İmam Ne Yap(M)ıyor




Her zaman söylenir. İmam önderdir, önde gidendir, öncülük edendir.
İmamın konumu, durumu, hali hep örnektir.
İmam ve camisi olmayan bir yere Osmanlı'da mahalle ya da köy kurulmazmış. 
İmam mülki amir konumunda, saygın, itaat edilen , sözünden çıkılmayan, nasihatlerine önem verilen kişidir.
Bir zamanlar öyle idi.
Halen de öyle olmalı ancak işinden olurum korkusu artık o kadar öne çıktı ki, "bana dokunmayan bin yaşasın" deyip günümüzde etliye sütlüye karışmak istemeyen imamlarımızın sayısı arttıkça artıyor.
İmamlar kürsüde, minberde önlerine konulan metinler kadar konuşuyor.
Emekli olunca ayrı tabi.
Ne var ki konumuz bunlar değil. 
Camilerde bir peygamber sünneti olan saf düzenini sağlamanın da artık yerine getirilmemesi dikkatlerden kaçmıyor
İmam artık cemaate dönerek "safları sıklaştırın, yanaşın, hizanıza dikkat edin" sözlerini yapmıyor. Arkasını cemaate dönüyor
Kimsenin yüzüne bakmadan bunları söylüyor ya da söylemiyor.
Kim nasıl durursa dursun.
Namazda safın kıymeti giderek azalıyor.
Hatta öyle bir değersiz konuma giriyor ki, pandemi sonrası iyice kabullenilen aralıklı durmak bile tercih edilir olmuş.
Camilerde huşu kalmadı, dersek tepki alacağımızı sanmıyorum. Sadece Osmanlı ve Selçuklunun o mistik atmosferli camilerinde insanın içine huzur doluyor.
Günümüz camilerinde o huşuyu, ihlası, huzur ve sükunu bulamaz olduk.
Bunun bir nedeni günümüz camilerinin nam olsun, şan olsun olarak yapılması diğer bir neden ise yapım sırasında paranın nereden geldiğine bakılmaksızın her türlü paranın haram, helal birlikte bir araya toplanması.
Nereden geldiği belli olmayan üstüne üstlük faiz bataklığının her türlü pisliğiyle artırılan parayla imara devam edilmesi..
Bir de camiye para verilirken niyetlerin halis olmaması ve en üzücü tarafı camiye toplanan paradan ta müftülüğe kadar herkesin pay isteme, fayda sağlama amacının öne çıkması.
Camiye toplanan paralarda gözlerin, art düşüncelerin olması yeni yapılan camilerin huşu, ihlas, huzur ve sükun yuvası olmaktan uzaklaşmasına neden olmaktadır.
Camide huzur yoksa cemaatte yok. Camide cemaat yoksa imam da yok.
Hatta, atanmış olmasına rağmen köy ya da kasaba camilerinin kapılarına kilit vuran imamların, müezzinlerin "cemaat yok, ne yapayım" aptalca bahanesi ile birer atm memuru olmaları da, bunun önüne geçecek babayiğitin yokluğu da camilerin örümcek yuvaları haline gelmesine sebep olmaktadır.
Oysa, o imama devlet maaşını kuruşuna kadar veriyor.
Cemaat olmasa da sen camiyi aç. Ezanını oku. Namazını tek ya da bir kaç kişi ile kıl.
Camiden ses gelsin. Bugün bir iki, yarın üç dört
Sonra her namazda camiyi hizmetlerinle gülistana döndür.
Ta uzaklardan bile gelen olur.
İnsanlar gerçek imamlara, vazifesine düşkün, haram sevmeyen , cemaati banka gibi görmeyen imamlara hasret kaldı.
Ezan okumaktan kaçmanın yanı sıra, ezanı okutturacak bir enayi bulmanın gayreti ile ezan okuyan namazı da kıldırır şapşallığında uyanıklık yaptığını sanan imamların varlığı ortada iken safın sıkı, düzgün, sıkışık olup olmaması kimsenin umurunda olmaz.
Sırası geldi mi, "biz peygamber varisiyiz" diye hava atmasını bilen imam nedense O'nun (sav) gibi davranmayı asla düşünmez. 

Oysa peygamber ne yapmış.
Nu’man İbnu Beşir’den,-Allah ondan razı olsun- O şöyle dedi: Nebi sallallahu aleyhi ve sellem şöyle buyurdu: ”Saflarınızı, düzeltin, şayet saflarınızı düzeltmezseniz Allah yüzlerinizi birbirine çevirir.” (Yani aranıza düşmanlık, kin konur ve kalpleriniz birbirine çevrilir.)
Saf süresinde, “Allah, kendi yolunda kurşunla kaynatdmış binalar gibi saf bağlayarak çarpışanları sever” Saffat süresinde "“Saf saf dizilmişlere yemin olsun” diye buyuran Allah-u Teala'nın bu ayetlere kör, Resullulah aleyhisselamın namazda saf düzenine verdiği öneme aldırmayan insanlardan, imamcıklardan ne beklenir.
Sözde peygamberin temsilcileri olanların şu kutsi sözlerden gafil olduğuna inanamıyorum
"Safları düz tutunuz. İleri geri durmayınız. Sonra kalpleriniz de birbirinden farklı olur. Aklı başında ve bilgili olanlarınız benim arkamda, onlardan sonra gelenler daha arkada, daha sonra gelenler daha arkada dursunlar." (Müslim Salât 122) 
"Saflarınızı düz tutunuz. Zira safların düz olması namazın tamam olmasını sağlayan hususlardan biridir." (Buhârî, Ezân 74; Müslim, Salât 124)
"Saflarınızı dümdüz tutunuz ve birbirinize sımsıkı yapıştırınız. Zira ben sizi arkamdan da görüyorum." (Buhârî, Ezân 72; Müslim, Salât 125) 
"Saflarınızı düzeltiniz, yoksa Allah Teâlâ'nın aranıza düşmanlık sokacağını iyi biliniz." (Buhârî, Ezân 71; Müslim, Salât 127) 
"İleri geri durmayınız. Sonra kalpleriniz de birbirinden farklı olur. İlk saflarda bulunanlara Allah rahmet, melekler de dua eder." (Ebû Dâvûd, Salât 93) 
"Saflarınızı düz tutunuz. Omuzları bir hizaya getiriniz. Aralıkları kapayınız. Saf düzeni için elinizden tutup çeken kardeşlerinize yumuşak davranınız. Şeytanın girebileceği boşluklar bırakmayınız. Allah, safları bitişik tutanların gönlünü hoş eder. Safları bitişik tutmayanlara Allah nimetlerini lutfetmez." (Ebû Dâvûd, Salât 93, 98)
"Saflarınızı sık tutunuz. Safların arasını yanaştırınız. Boyunlarınızı bir hizâya getiriniz. Canımı elinde tutan Allah'a yemin ederim ki, saffın boş kalmış aralıklarından şeytanın bodur, kılsız siyah koyun gibi girdiğini görüyorum." (Ebû Dâvûd, Salât 93)
Çocukların en arka safta durması gerekirken en önde, imamın arkasında durmasına, eli ayağı tutmayan bir yaşlının imamın hemen arkasında yer almasına, alim olup olmadığına değil o toplumdaki konumuna göre öne çekilen ancak ilmihal, itikat bilgilerine ne kadar vaki olduğu bilinmeyenlerin önde yer almasına aldırmayanlar, saflar sık mı değil mi, hizada mı, sağda mı solda mı diye aldırmayanlar mihrabı işgal eder oldu.
Camide safları düz tutmasını sağlamayacak kadar dağınık, birlik fikrinden uzak, göreviyle ilgisiz ve beceriksiz kimselerin hiçbir güzelliğe sahip çıkamayacağını, hiçbir kötülüğe engel olamayacağını tahin edebilirsiniz.
Bunlardan önder olmaz.
Cemaate saf tutmayı öğreteceksin.
Farza durulunca imam odasından çıkarak cemaati yara yara, eteklerine basa basa mihraba geçmeyeceksin. 
Diyanet İşleri Başkanlığı İmamın Görevleri yönetmeliğinde imamın namaz öncesi cemaati en ön safta beklemesi yazılıdır. 

Özetle, 
Görevlerini yapan, işinin ve bulunduğu mevkinin değerini bilerek çalışan tüm saygın imamlarımızı tenzih ederek, son zamanlarda sayıları giderek artan ATM memuru din görevlilerinin Allah'tan korkmasını, korkmuyorsa da insanlardan utanmasını görevini hakkıyla yapmasını, bu işi sevmiyorsa istifasını verip adam gibi başka kapılarda rızkını aramasını, camide boşluk doldurmamasını istiyoruz.
Son Olarak;
"İstevû ve egîmû sufufeküm ve'tedilû rahimekumullah"
Safları sık ve düzgün tutunuz, Allah'ın rahmeti üzerinize olsun.

Erol Kara - 07.06.2022 @erolkaranet

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Asılsız yorum yapmayınız. Mesajlar Yönetici tarafından denetleniyor.

Reklam


Reklam

İlginç Bilgiler

Reklam