@erolkaranet'te Aradığınız Kelime veya Konuyu Buraya yazınız!

Banner

Reklam


Zekatla Veresiye Defterini Kapatmak Caiz midir?



Osmanlı’da  "zimem" günümüzde "veresiye defteri" olarak geçen uygulama küçük şehirlerde ya da büyük şehirlerin varoşlarında küçük esnaf arasında halen geçerliliğini korumaktadır. Durumu anlık alışveriş sırasında ödemeye uygun olmayanlara esnafın yaptığı bir çeşit kolaylık olan veresiye defterine borçlar yazılmaktadır.

Günü geldiğinde borçlu olan kişi defterdeki borcunu ödeyerek esnafın gözünde bir çeşit güvenilir kişi imajını da kazanır. Zaman zaman ödenmeden yerleşim yerlerini terk ederek gidenler olsa da esnaf bu veresiye vermeyi sürdürmektedir.

Ramazan ayının gelmesiyle birlikte çıkartılan fitre, fidye bedelleri ile birlikte genelde bu ay daha çok verilen zekatların bir şekilde bazı vatandaşlar veresiye defterlerini kapatarak bu dini vazifelerini yerine getirmek istemektedirler. Ya da bu şekilde ödeme yaparak zekat verdiğini düşünmektedir.

Bu uygulama aynı zamanda "Zekatla Veresiye Defterini Kapatmak Caiz midir?" sorusunu da akla getirmektedir. 

Uzmanların görüşlerini ele aldığımızda Hanefi mezhebinde böyle bir uygulamanın olmadığını zekat, fitre ya da fidyenin bizzat temlik suretiyle kişinin kendisine verilmesi gerektiğini öğreniyoruz.

Din otoriterlerin beyanına göre,  Hanefi mezhebine göre bizzat vatandaşa, alacaklı olan kişinin parayı elden ödeyerek temlik şartını yerine getirmesiyle zekat yerini bulmuş oluyor. Hanefi fıkıh bilginlerine göre borçlunun haberi olmadan veresiye defterini kapatmak zekat sayılmıyor. 

Alacak zekata sayılır mı ?

Zekat ve fitrede temlik şartı vardır. Yani fakirin mülkü olarak vermek gerekir. Bu nedenle, alacağı zekata veya fîtreye saymak geçerli olmaz. Ömür boyunca orucu tutamayacak kişilerin vermesi gerekli olan fîdyede temlik şartı yoktur.

Hanefilere göre alacağı zekâta saymak uygun görülmüyor. Çünkü "zekât verirken paranın sahibinin mülkiyetinde olması ve zekât niyetiyle vermesi gerekir." denilmektedir.

Şafii Mezhebine göre de, alacaklının, bir fakirde bulunan alacağını tahsil etmeden zekatına mahsup etmesi caiz değildir.

Bu durumdaki alacaklı şahıs borçlusuna, "sana vereceğim zekatla bana olan borcunu ödeyeceksin" gibi herhangi bir şart koşmadan, zekat verebilir ve borçlu da bunu aldıktan sonra borcunu ödemek üzere alacaklıdan zekat isteyebilir.

Borçludan habersiz olarak veresiye defterindeki borcun kapatılmasını sadaka olarak kabul edildiği gerçeğini unutmamak gerekiyor.

Aşağıdaki videolardan da bu konudaki görüşlerin açıklanmasını dinleyebilirsiniz.














Etiket

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Asılsız yorum yapmayınız. Mesajlar Yönetici tarafından denetleniyor.

Reklam


Reklam

İlginç Bilgiler

Reklam