@erolkaranet'te Aradığınız Kelime veya Konuyu Buraya yazınız!

Banner

Reklam


Diyanetten Caiz Olmayan Talep



Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, Ayasofya-i Kebir Camii'nde okuduğu cuma hutbesinde, caiz olmamasına rağmen Diyanet Vakfına zekat ve fitrelerin verilmesini talep etti. Erbaş'ın bu talebi ülkedeki 80 bini aşkın camide de vatandaşlara duyuruldu.

Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş'ın , cuma günü Ayasofya-i Kebir Camii'nde okuduğu cuma hutbesinde, dinen yasak olmasına rağmen Diyanet Vakfına zekat ve fitrelerin verilmesini talep etmesi dikkat çekti. 

Erbaş'ın hutbenin sonunda yer alan "Türkiye Diyanet Vakfımız da yarım asırdır emanet ettiğiniz zekât, fitre, sadaka ve bağışlarınızı öncelikle yurt içinde olmak üzere dünyanın dört bir yanındaki ihtiyaç sahipleriyle buluşturmaya devam etmektedir." sözlerinin aynısı, Din Hizmetleri Genel Müdürlüğü'nün hazırladığı cuma hutbesinde de yer alarak ülkedeki 80 bini aşkın camide de vatandaşlara duyuruldu.

Din İşleri Yüksek Kurulu;  Kurumlara Zekat Vermek Caiz Değil 

Diyanet İşleri Başkanlığı Yüksek Din İşleri Kurulunun Fetvalar adlı yayınında yer aldığı şekliyle

 "Belirli şartları taşıyan müslümanların yükümlü oldukları zekât ve fıtır sadakasının, Kur’an-ı Kerim’de Cenab-ı Hak tarafından belirlenen yerler dışında herhangi bir yere verilmesi veya cami, köprü, yol, okul, yurt, suyolu vb. hayır işlerine sarf edilmesi fakihlerin çoğunluğunca caiz görülmemiştir. Zira zekât ve fıtır sadakasının sahih olmasının şartlarından biri de temliktir. Temlik, eşya üzerindeki mülkiyet hakkını veya malî bir hakkı başkasına devretmeyi ifade eder. Bu sebeple özellikle müslüman fakirin ve ihtiyaç sahibinin hakkı olan ve ancak temlik etmekle yükümlünün zimmetinden düşen zekât ve fıtır sadakasının, tüzel kişilere, hayır kuruluşlarına verilmesi caiz görülmemiştir (el-Fetâva’l-Hindiyye, I, 207). 

Yine aynı eserde , "Sivil toplum kuruluşlarına zekât verilebilir mi? " sorusuna yanıt olarak, " Zekât, kendilerine zekât verilmesi caiz olan kimselere doğrudan teslim edilebileceği gibi, aracı vasıtası ile de ulaştırılabilir. Bu aracının birey olması ile kurum olması arasında fark yoktur. Buna göre hayır kurumu veya sivil toplum kuruluşu, toplayacağı zekâtları Kur’an’da belirlenen yerlere/fakir ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyorsa aracı konumunda olan bu kuruluşlara zekât emanet edilebilir. Zekâtı hak sahiplerine ulaştırmayıp, inşaat, aydınlatma, büro masrafları gibi genel hizmetleri içinde değerlendirecek olan kuruluşlara ise zekât verilmez. Halka hizmet veren bu gibi kurumların varlıklarını sürdürmeleri için desteklenmeleri önemlidir. Ancak bu, zekât dışında gönüllü yardımlar yolu ile yapılmalıdır. Bunun yanında kamusal ve bireysel denetimler de ihmal edilmemelidir.

Ayrıca, kurulun verdiği bilgilerde "Fakir ve yoksul kimselerin sağlık tedavilerini yaptıran vakıf, dernek gibi kuruluşlara, kuran kurslarında okuyan çocuklara zekât verilebilir mi? sorusuna ise bu kurumlar topladıkları zekat ve fitreleri burada bulunan herkese dağıtamaz. Çünkü bu insanların arasında bulunan  zengin hastalar, zengin çocukları olabileceği için bunlara zekat verilmeyeceği gibi, kuran kurslarında okuyan fakir çocuklara verilecek zekatlar için de ebeveynlerinden izin alınması gerektiği" belirtiliyor.

Konu hakkında görüşlerini aldığımız din otoriteleri de toplanan zekat ve fitrelerin kesinlikle içinden harcanmadan yoksul insanlara verilmesi gerekir diyerek " Zekât, kendilerine zekât verilmesi caiz olan kimselere doğrudan teslim edilebileceği gibi, aracı vasıtası ile de ulaştırılabilir. Bu aracının birey olması ile kurum olması arasında fark yoktur. Buna göre hayır kurumu veya sivil toplum kuruluşu, toplayacağı zekâtları Kur’an’da belirlenen yerlere/fakir ve ihtiyaç sahiplerine ulaştırıyorsa aracı konumunda olan bu kuruluşlara zekât emanet edilebilir. Zekâtı hak sahiplerine ulaştırmayıp, inşaat, aydınlatma, büro masrafları gibi genel hizmetleri içinde değerlendirecek olan kuruluşlara ise zekât verilmez. " demektedirler.

Diyanet İşleri Başkanının "zekat ve fitreleri Diyanet vakfına verin" demesi bu şartlar altında uygun olmadığı gibi, banka havalesi yoluyla verilen zekatların faize bulaşmış olması,yani hayrın harama bulaştırılması, böyle olsa bile buradan oluşacak faizlerin de eksiltilmeden yine yoksullara verilmesi gerektiği de yapılan açıklamalar arasında yer aldı.

Bilindiği gibi yurt içinde ya da yurt dışında zekat dağıtmak için Diyanet vakfı olsun diğer kurumların, derneklerin olsun dağııtm için çok çeşitli masraf yapmaları kaçınılmaz olmaktadır. Bu masrafların da toplanan zekat ve fitrelerden karşılanması doğru bulunmamakta, yoksulun hakkı gasp edilmiş bulunmaktadır.

Zekat ve fitre verecek vatandaşların Allah'ın emri gereği önce yakın akrabadan başlayarak sırasıyla bu ibadetlerini yerine getirilmesi tavsiye edilmektedir.

Derleme @erolkaranet - 16.04.2022

Fotoğraf : Diyanet İşleri Başkanlığı 

Etiket

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Asılsız yorum yapmayınız. Mesajlar Yönetici tarafından denetleniyor.

Reklam


Reklam

İlginç Bilgiler

Reklam