@erolkaranet'te Aradığınız Kelime veya Konuyu Buraya yazınız!

Banner

Reklam


Küfrün Elebaşlarına Kur'an-i Uyarılar



Bismillahirrahmânirrahîm.* Rahmân ve Rahîm (olan) Allah'ın adıyla.

  • Tebbet yedâ ebî lehebin ve tebb / Ebu Leheb'in iki eli kurusun! Kurudu da
  • Mâ eğnâ anhü mâlühû ve mâ keseb / Malı ve kazandıkları ona fayda vermedi.
  • Seyeslâ nâren zâte leheb / O, alevli bir ateşte yanacak
  • Vemraetühû hammâletelhatab / Odun taşıyıcı olarak karısı da (ateşe girecek).
  • Fî cî dihâ hablün min mesed / Ve boynunda hurma lifinden bükülmüş bir ip olduğu halde.

    Şüphesiz Allahu Teala Doğru Söylemiştir. ..Allah c.c vaadinden asla dönmez

*******

 Canlılar kategorisinde insan müsveddesi olarak dolaşan iki ayaklı bir şahıs okuduğu / yazdığı kitaplarla dünyalık menfaat elde etmek amacıyla ve farklılık olsun maksatlı bundan 14 yıl önce yayınladığı, sayısız öğrenciye okuduğu/okuttuğu , onlarca baskı yaparak bir de bundan geçim yolunu bulduğu bir kitap nedense gündem oldu.

14 yıldır kimsenin "ne oluyoruz" demediği kitaptaki yazılar bir anda gündeme oturdu. Her bir yandan oluşan tepkiler, cezalandırmalara, soruşturmalar vs aldı başına gidecek. 

Kitabın bunca yıl sonra gündem olmasının altında yatan İslam düşmanlığı da ayrıca üzerinde düşünülmesi gereken bir konu.. Zira Müslümanlar arasında fitne ve fesat sokanlar İslam düşmanı Küfrün elebaşları olan cenahlardır.

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın, üniversite heyetlerinin bunlardan habersiz oldıuğunu söylemek abesle iştigaldir. Ne yazık ki, son zamanlarda değil her zaman İslam düşmanları, İslami eserler üzerinden yine Müslümanları vuracak. Fitne ve fesatlıkta yarış edecekler. Ve dinini gerçekten bilmeyen söz de Müslümanlar da her türlü mecradan nefret kusup, İslamdan uzaklaşmış olacaklardır. 

14 yıldır var olan kitaptaki sözlerin açığa çıkartılması bir oyunun parçalarından başka bir şey değildir.

Sonunda pek de bir yaptırım olmayacak. Zira, söz konusu yazar bir röportajında bu kitap sonrası yaşadıklarını şöyle dile getiriyor.

"12. Baskısı yapıldı eserin ve ben zaten her seferinde ufak tefek cümle düşüklükleri falan varsa düzeltiyorum. Ama ciddi olarak bir tenkit olmadı hep karalamaya, tahkire yönelik yazılar yazıldı. Beni Peygamberimize hakaret eden Profesör diye Zaman Gazetesi manşete çekti. Yerel gazeteler hakkımda haberler yaptılar. İnternetteki hakaretlerin haddi hesabı yok zaten. Youtube’de iki tane reddiye yayınlanmış bunlarsa tamamen selefi işid tarzında videolardı. Onun dışında Mehmet Azimli şurada şunu diyor şu yanlış burada bunu diyor bu yanlış tarz ında reddiye görmedim henüz. 2008’de çıkardım bu kitabı 12 yıldır da baskı görüyorum. Bu kitap yüzünden son 12 yıldır düşünce suçlusu ilan edildim. Kadro mağduriyeti yaşadım, hakaretlere uğruyorum. Bir yere gideceğim zaman kitabımdaki bazı bölümler önüme e ngel çıkartılıyor. Hadis inkârcısı, din düşmanı deniliyor. Bir ara dekanlık yapıyordum dekanlıktan indirildim bu kitap yüzünden. Bu kitabın bana getirdiği şeyler ancak ben bunlardan şikâyetçi değilim. Çünkü bunlar bana hakaret ediyorlar ve cevapta vermiyorum. Sonuçta yoluma devam ediyorum." ( Kaynak : PROF.  DR.  MEHMET  AZİMLİ  İLE  “SİYERİ  FARKLI  OKUMAK”  ESERİ  ÜZERİNE  S Prof.  Dr.  Mustafa  HİZMETLİ)

“Allah’ın elçisine doğrudan dil  uzatan (söven, küfreden), onun  kendisine, ailesine, soyuna,  dinine  veya  ona  özgü  niteliklerinden birine  herhangi  bir  şekilde ayıp, kusur  ve  noksanlık katan, dolaylı  da  olsa ona  dil uzatan,  kimlik  ve kişiliğini diğer  bir ifade ile  şahsiyetini hafife almak,  yaralamak, şan ve  şerefini küçük  düşürmek,  hakaret  etmek ve ayıplamak kastıyla birine  veya  bir şeye  benzeten  ona sövmüş  (sebbetmiş) sayılır. Yine Peygamber’e beddua  eden, lanet okuyan, herhangi  bir  şekilde zarar görmesini  isteyen,  kötülemek  amacıyla  makam mevki  ve  şerefine uygun  olmayan  şeyleri  ona nispet  eden,  dine (şeriata) aykırı  olan yalan sözlerle onu taciz eden,  maruz kaldığı  bir takım  musibet  ve  zorlukları  devamlı bir  şekilde anarak  onu ayıplayan, başkalarında da  olabilecek bir takım insanî arızaları  bahane  ederek  onu  insanların gözünden düşürmeye çalışan bireyler de ona hakaret  ve saygısızlık etmiş  olur. Bütün  bunlar Hz. Peygamber’e sövme  (sebbetme) kavramı  içerisine giren eylem  ve davranışlardan  sayılmıştır.11  Bunların dışında peygamberlerde bulunan  yalnızca  peygamberlere özgü üstün olgunluk sıfatlarının, kendisinde veya  başkasında bulunduğunu ileri sürerek kendisini yada  başkasını yücelten bireyler de  Hz.  Peygamber’e saygısızlık yapmış  olurlar. (Kaynak : (Kâdı îyaz, Eş-Şifâ bi Tarifi Hukuki’l-Mustafa (nşr. Muhammed Emin Karaali ve diğerleri), Dımaşk, 1932, II, 473-474))

Konu hakkında daha fazlayorum yapmıyoruz ve Kur'an-ı Kerim vasıtasıyla peygambere ve ailesine yapılan hakaretlere Allah-u Teala neler buyuyor ayetlere bakalım..

  •  “Allah’ın ayetlerini  inkâr edenler,  haksız yere peygamberleri öldürenler, adaleti emreden insanları  öldürenler (yok mu),  onlara acı  bir azabı  haber  ver!” Âl-i  İmran, 3/21. 
  • “Ey iman edenler, Siz de Musa’ya eziyet edenler gibi  olmayın.  Allah  onu onların yakıştırdıkları  şeylerden  arındırdı. O,  Allah katında  şerefli ve  saygındı.” el-Ahzab, 33/ 69.
  • “Kuşkusuz senden önce  de  nice peygamberlerle alay edildi.  İnkâr edenlere mühlet  verip,  sonra  onları  yakaladım.  Baksınlar cezam  nasılmış?”  Er-Ra’d,  13/32 
  • “Allah’a  ve Resûlüne savaş  açanların  ve yeryüzünde  bozgunculuk  çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri yahut asılmaları  veya  ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden  sürülmeleridir. Bu cezalar onlar için  dünyadaki bir rezilliktir.  Ahirette de  onlara  büyük  bir azap  vardır.”El-Mâide,  5/33.
  • “Andolsun, onlara (Tebük gazvesine giderken söyledikleri o alaylı sözleri) soracak olsan, elbette şöyle diyeceklerdir: ‘Biz sadece eğlenip şakalaşıyorduk.’ De ki: Allah ile O’nun ayetleri ile ve Rasûlü ile mi alay ediyorsunuz? Özür dilemeyin. Siz iman ettikten sonra gerçekten de kâfir oldunuz…” (Tevbe, 65, 66)
  • “Eğer antlaşmalarından sonra yeminlerini bozup dininize dil uzatırlarsa, küfrün elebaşlarıyla savaşın/öldürün. Çünkü onlar yeminlerine riayet etmeyen kimselerdir. Umulur ki, vazgeçerler.” (Tevbe, 12)
  •  “O, (her  söyleneni dinleyen) bir  kulaktır” diyen kimseler  de  vardır.  De  ki:  “O sizin için  bir  hayır kulağıdır  ki  Allah’a inanır, müminlere  inanır (güvenir).  İçinizden  inanan kimseler için  bir rahmettir. Allah’ın Resûlünü incitenler için  ise elem  dolu bir  azap vardır.”Et-Tevbe,  9/61. Ayrıca bkz.   Et-Tevbe, 9/65-66. 38 
  • “Gizlice konuşmaktan  menedilip  de, menedildikleri  şeyi işleyen  ve  günah, düşmanlık ve  peygambere isyanı  (karşı  gelmeyi)  konuşanları  görmedin  mi?  Sana geldiklerinde Allah’ın seni  selamlamadığı  selamla  selamlıyorlar.  İçlerinden de, “Söylediklerimiz  yüzünden  Allah bize azap etse ya!” diyorlar. Cehennem  onlara yeter! Oraya girecekler. Ne kötü  dönüş  yeridir  orası!”  El-Mücadele,  58/8. 
  • “Allah ve  Resûlünü incitenlere Allah, dünyada  ve  ahirette lânet etmiş ve  onlar  için  alçaltıcı  bir azap  hazırlamıştır.”El-Ahzab,  33/57  
  • “…Sizin Allah’ın  Resulünü  üzmeniz ve  kendisinden sonra onun  hanımlarını nikâhlamanız asla  caiz olmaz. Çünkü  bu Allah katında  büyük (bir  günah) tır.”El-Ahzab,  33/53.   
  • “Kuşkusuz senden önce  de  nice peygamberlerle alay edildi.  İnkâr edenlere mühlet  verip,  sonra  onları  yakaladım.  Baksınlar cezam  nasılmış?”  Er-Ra’d,  13/32; 
  • “Allah’a  ve Resûlüne savaş  açanların  ve yeryüzünde  bozgunculuk  çıkarmaya çalışanların cezası; ancak öldürülmeleri yahut asılmaları  veya  ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut o yerden  sürülmeleridir. Bu cezalar onlar için  dünyadaki bir rezilliktir.  Ahirette de  onlara  büyük  bir azap  vardır.”El-Mâide,  5/33 
  • Yine onlardan  (münafıklardan)  peygamberi  inciten ve  “O, (her  söyleneni dinleyen) bir  kulaktır” diyen kimseler  de  vardır.  De  ki:  “O sizin için  bir  hayır kulağıdır  ki  Allah’a inanır, müminlere  inanır (güvenir).  İçinizden  inanan kimseler için  bir rahmettir. Allah’ın Resûlünü incitenler için  ise elem  dolu bir  azap vardır.”Et-Tevbe,  9/61
  • “Gizlice konuşmaktan  menedilip  de, menedildikleri  şeyi işleyen  ve  günah, düşmanlık ve  peygambere isyanı  (karşı  gelmeyi)  konuşanları  görmedin  mi?  Sana geldiklerinde Allah’ın seni  selamlamadığı  selamla  selamlıyorlar.  İçlerinden de, “Söylediklerimiz  yüzünden  Allah bize azap etse ya!” diyorlar. Cehennem  onlara yeter! Oraya girecekler. Ne kötü  dönüş  yeridir  orası!”El-Mücadele,  58/8.   
Peygamber’e Saygısızlığın Hükmü 

Peygamber’e  saygısızlık, her  şeyden önce onu  elçi  olarak  seçip  gönderen Yüce  Allah’a  ve O’nun emirlerine saygısızlıktır. Bununla birlikte Peygamber’in şahsi  ve  manevi  kimliğine saygısızlıktır. Dahası  o peygamberi  Allah’ın elçisi olarak bilen ve onun  getirmiş  olduğu ilahî  buyruklarla  hayatını  idame ettiren  milyonlarca mümin ve Müslüman bireyin  maddî  ve manevî  kimlik, kişilik  ve  onurlarına saygısızlıktır. Çünkü  Peygamberler  gönderildikleri  insan topluluklarının yol göstericileri/  rehberleri  ve örnek  şahsiyetleridirler. 

İşte  bu ayetler, peygamberin mesajını  çarptırarak  yürürlükten kaldırmak suretiyle  manen peygamberi  ve  mesajlarını  öldürmek isteyen bireylere yönelik  bir  uyarı  olarak  değerlendirilebilir. 

İslam  bilginleri, Hz. Peygamber’e yahut  Allah’ın elçilerinden  başka  bir peygambere söven,  ayıplayan veya küçümseyen kimselerin  ister Müslüman olsun,  isterse Müslüman olmasın  (Kafir) cezasının ölüm  olduğuna  hükmetmişlerdir. Peygamber’e  söven  şahsın Müslüman olması  halinde verilen  hükmün değişmeyeceği,  hatta  tövbe etse bile  tövbesinin kabul olunmayacağını  bildirmişlerdir.Kadı  İyaz,  eş-Şifa, II, 221. 

İmam  Azam  Ebu Hanife ile  diğer Hanefi  fıkıh  bilginleri ile diğer mezhep imamlarının  da tercihe  şayan  bulunan diğer  görüşlerine göre  ise Hz. Peygamber’e söven, onu  tebliğinde yalanlayan ve ondan  uzak  olduğunu söyleyen  birey,  mürted (dinden çıkmış)  hükmündedir. Tövbe etmesi  istenir, tövbe  eder  de  pişmanlığını bildirirse  ölüm cezası  uygulanmaz ve ceza  düşer. Tövbe  etmezse dinden çıkmış sayılarak, ölüm cezası  uygulanır ve kendisine Müslüman  muamelesi yapılmayarak yani cenazesi  yıkanmayarak, cenaze namazı  kılınmayarak ve Müslüman mezarlığına da defnedilmeyerek bir  çukura  gömülür. Mirası  da  varislerine paylaştırılmayıp, hazineye bırakılır.Kadı  İyaz,  eş-Şifa, II, 220, 227,  236, 255, 256, 265; Kastalânî,  Mevâhibü’l-Ledünniye, I, 513; Topaloğlu,  agm,  77.  

O halde Hz. Peygamber (asm)’in maddi ve manevi şahsiyetine dil uzatanlar, onu küçümseyici bir görünüm içerisinde tasvir edip betimleme yoluna gidenler, onun şahsi ve aile hayatına açık veya dolaylı yollarla iftirada bulunanlar, onunla veya onunla ilgili değerlerle alay edenler, ona saygısızlıkta bulunmuş olurlar. Bu tür insanlar yukarıdaki ayetlerde belirtildiği gibi, dünyada ve ahirette Allah’ın lanetine maruz kalacaklardır.

Nemrut’un, Firavun’un, Ad kavminin, Semud kavminin, Lut Aleyhisselam’ın kavminin başlarına gelenleri, Ebu Cehilllerin, Ebu Leheplerin başına gelenleri, en son batılı karikatüristin kendisini korumaya çalışan 2 polis ile birlikte otomobilde yanarak ölmeleri hepsi ayrı ayrı ibrettir 

Bu tür eylem ve davranışlarda bulunanlara, kanunların elverdiği ölçüde tepkide bulunmak ve bu gibi davranışlara engel olmak da inanan bireylerin ve onların teşkil ettiği siyasal otoritelerin görevidir.

Kaynaklar 

Derleme : Erol Kara @erolkaranet - 10.02.2022

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Asılsız yorum yapmayınız. Mesajlar Yönetici tarafından denetleniyor.

Reklam


Reklam

İlginç Bilgiler

Reklam