@erolkaranet'te Aradığınız Kelime veya Konuyu Buraya yazınız!

Banner

Reklam

Tiroid Hastalığı Hakkında Ne Biliyoruz.. Nasıl Başa Çıkarız




Tiroid nedir?

Tiroid bezi boynun ön bölümünde adem elması adı verilen kıkırdağın hemen altında bulunan kelebek şeklinde bir organdır. Yaklaşık 20 gram ağırlığındadır. Vücudumuz için hayati önemi olan hormonlar salgılar. Vücudun enerjiyi kullanması ve depolamasıyla ilişkili olan ve triodotironin (T3) ve tiroksin (T4) denilen iki adet hormon üretmektedir. Bu vücudun enerjiyi kullanması ve depolaması işine ‘metabolizma’ da denilebilir.

Tiroid bezinin görevleri nelerdir?

Tiroid bezi T3-T4 hormonlarını salgılar. Bu hormonlar kan dolaşımına girerek metobolizmamızı düzenler, hızını kontrol eder. Vücudun değişik organ ve dokularında; kalp hızı, kolesterol seviyesi, kilo, ruhsal durum, adet düzeni gibi birçok farklı sistemi ilgilendiren fonksiyonları etkiler. Toplumda yaklaşık %30-40 oranında tiroid bezinin çeşitli hastalıkları görülmektedir. Tiroid bezi hastalıklarının kadınlarda görülme sıklığı daha fazladır.

Tiroid bezinin sık görülen hastalıkları nelerdir?

  • Guatr
  • Tiroiditler
  • Tiroid kanserleri

Guatr nedir?

Guatr tiroid bezinin çeşitli nedenlere bağlı olarak büyümesi sonucu oluşur. Genellikle bu büyümeler tirod bezinde nodüller gelişmesi şeklinde olur. Tek veya çok sayıda olabilirler. İçinde sıvı bulunan kistler halinde olabilirler. Diffüz guatrda ise tiroid bezi genel olarak büyümüştür. Çok sık görülmesine rağmen çok büyük oranda iyi huyludurlar. Nodüller milimetrik boyutlarda olabileceği gibi boynun tamamını kaplayan büyük boyutlara ulaşabilirler. Tiroid nodülleri mutlaka incelenmelidir. Tiroit bezinin fonksiyon bozuklukları ise guatr ile birlikte bulunmayabilir.

Belirtileri nelerdir?

Büyük oranda belirtisiz seyrederler. Ancak boynun ön kısmında büyüyen kitle olarak ele gelebilir. Büyüklük arttıkça nefes darlığı, yutma güçlüğü, ses kısıklığı şikayetlerine sebep olabilirler. Kana çok fazla tiroid hormonu salgılayan hiperaktif nodüller kalp hızında artış, sinirlilik, kilo kaybı, ellerde titreme ve terleme,

uykusuzluk, ishal ile kendini belli eder. Hipotiroidin bulguları ise kalp hızında yavaşlama, kilo artışı, kabızlık, depresyon, vücutta yorgunluk, saçlarda kırılma ve dökülme, ciltte kuruluk, unutkanlık ve adet düzensizlikleridir.

Hipertiroidi Nedir? (tiroit bezinin az çalışması veya iflası)

Tiroid bezinin gereğinden fazla hormon salgıladığı duruma hipertiroidizm (zehirli guatr) denir. Zehirli guatr, nodüllü veya nodülsüz olabilir. Nodülsüz zehirli guatra Basedow Graves Hastalığı da denir. Kadınlarda daha sık görülür, yaşla birlikte görülme sıklığı artar ve ailesel geçişi vardır.

Hipertiroidi (zehirli guatr) belirtileri ;

  • Çarpıntı,
  • Ellerde ve vücutta titreme,
  • Zihinsel yavaşlama
  • Ani kilo kaybı,
  • Saçlarda dökülme,
  • Hareketsizlik
  • Kabızlık
  • Üflüme hissi
  • Cilt ve saçta kuruma
  • Kaşıntı,
  • Adet düzensizliği
  • Boğazda dolgunluk hissi,
  • Aşırı iştah dolayısıyla çok yemek yeme ve su içme,
  • Aşırı terleme,
  • Çabuk yorulma,
  • Sinirlilik sık görülen şikayetlerdir.

Bu belirtiler hipotiroidiye özgü değildir. Hipotiroidisi olan birçok kişide bu belirtilerin hepsi olmayabilir şiddeti ise değişkendir. Basit bir kan testi hastalığın erken teşhisini sağlamaktadır.
Bu şikâyetlerin bazıları ön plandadır, diğer şikayetler ancak doktorun sorgulaması ile ifade edilebilir. Nodülsüz guatrlı hastaların bazılarında gözlerde büyüme ve gözlerin ileriye doğru çıkması mümkündür. Hastaların muayenesinde; kalp atımının çok arttığı, solunumun hızlandığı, ellerin titrediği ve avuç içinin terli olduğu görülür.

Hipotiroidinin Sebebi Nedir?

Erişkinlerde hipotiroidinin en sık sebebi Hashimoto tiroiditidir. Bu hastalıkta bağışıklık sisteminiz tiroit bezinize saldırır ve ona zarar vererek yeterli hormon üretmesinin engeller. Hipotiroidi ayrıca esas olarak başka tiroit hastalıklarının tedavisinde kulllanılan yöntemler olan radyoaktif iyot tedavisi ve cerrahi sonucunda gelişebilir. Hipotiroidi ayrıca tiroit bezinin gelişmemesine bağlı olarak doğuştan itibaren de görülebilir

Hipotiroidi Neden Önemlidir?

Erişkinlerde, hipotirodiye bağlı mental ve fiziksel performansta azalma meydana gelir. Ayrıca kolesterol yüksekliğine neden olarak kalp hastalığına yol açabilir. Ayrıca ciddi tedavisiz hipotiroidiye bağlı hayatı tehdit eden bir durum olan miksödem koması gelişebilir.Hipotiroidi tanısı özellikle gebelik döneminde bebeğin sağlığı açısından da önem taşır. Bebeklere doğumda yapılan rutin testlerde hipotiroidisi olanlar anlaştırılabilir. Tedavi edilmezse, çocukta zihinsel yavaşlama-gerileme görülür veya çocuğun gelişimi normal olmaz.

Hipotiroidi Tanısı Nasıl Konur?

Kan testleriyle tiroit-uyarıcı-hormon (TSH) ve tiroit hormonu (T4) düzeyleri ölçülebilir. Kanda TSH düzeyinin yüksek ve T4 düzeyinin düşük olması hipotiroidiyi göstermektedir. Hipotiroidinin erken evresinde veya hafif hipotiroidi durumunda T4 düzeyleri normalin altına inmeden önce TSH düzeyleri normalden yükselecektir. Bu iki kan testinden TSH daha önemlidir. Doktorunuz tanıyı koyarken TSH’ya daha fazla dikkate alacaktır.Hipotiroidinin nedeni Hashimoto tiroditi olduğu zaman kanda ayrıca tiroit bezinize saldıran otoantikorlar da ölçülebilir.

Hipotiroidi Nasıl Tedavi Edilir?

Hipotiroidi tiroit hormon ilacı verilerek tedavi edilir. Kullanılan ilaç levotiroksindir. Bu madde tiroit bezinin doğal olarak ürettiği T4’ün sentetik olarak (laboratuvar koşullarında) üretilmiş halidir. Tüm tiroit hormon preperatları birbirinin aynı değildir. Mümkünse aynı firmanın ilacında sebat etmeniz önerilir.Tiroit hormon replasmanının genel olarak ömür boyu yapılması gerekir. Eğer herhangi bir sebeple ilacın değiştirilmesi gerekiyorsa, TSH için kan testi yapılması gerekmektedir. TSH testi sonucuna göre ilaç dozu ayarlanacaktır. Tiroit hormon ilaçlarının ihtiyaçtan fazla alınması halinde zaman içinde kemik kaybına, kalp fonksiyonlarında bozulmaya ve kalp ritminde anormalliklere neden olabilir. Yetersiz dozlar da şikâyetlerin düzelmesini sağlamayabilir. Hamilelik ve bazı başka zamanlarda sık aralıklar ile doz ayarlaması yapmak gerekebilir. Bunu doktorunuzla rutin kontrolleriniz sırasında görüşmeniz gerekmektedir. Bu ilacın doğru dozunda olduğunuzdan emin olmak için periyodik kan testi gereklidir.

Ne yazık ki bazı kişiler için doğru dozu bulmak zor olabilir. Bir endokrinolog, tiroid problemlerinin (ve diğer endokrin bozuklukların) tedavisinde uzmanlaşmış bir uygulayıcıdır. İyi bir sağlık hizmeti sağlayıcısı bulmak, sağlıklı yaşam yolculuğunuzun ilk adımıdır.

Kendinizi daha iyi hissetmeye başlayana kadar zaman ve sabır gerekebilir. 

Tiroid nodülü nasıl anlaşılır?

Ayna karşısında tiroid kontrol edilir. Bunun için boynun ön kısmında Adem Elması’nın hemen altında genişleme veya şişlik olup olmadığına bakılmalıdır. Tiroid bezi bu bölgede yer alır. Bu kontroller başı geriye yaslayarak yapılmalıdır. Şayet bu bölgede genişleme veya şişlik görülürse bir hekime başvurulmalıdır.

Tiroid nodülü teşhisinde yapılması gerekenler nelerdir?

Tiroid bezinizde nodül saptanmışsa bir endokrinoloji uzmanı veya endokrin cerrahı tarafından takip ve tedaviniz yapılmalıdır. Doktorunuz sizden risk faktörleriniz için ayrıntılı bir bilgi alacak, muayenenizi yapacak ve gerekli olan testleri isteyecektir. Bu testlerden ilk istenecek olanlar kandaki tiroid hormon düzeyleri ve tiroid ultrasonografisi olacaktır. Hastaların çoğunda tiroid bezindeki nodüllerden hücre örnekleri almak amacıyla ince iğne ile biyopsi de yapılmaktadır. Bu işleme tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisi denilmektedir. Sıklıkla ultrasonografi altında ve patolog eşliğinde yapılmaktadır. Tiroid nodüllerinde sıklıkla kullanılan bir diğer metod da tiroid sintigrafisidir. Bu tanı yönteminde tiroid nodüllerinin çok (sıcak nodül) veya az (soğuk nodül) çalıştıkları hakkında bilgi edinilebilmektedir.

Tiroid nodüllerinin tedavisi

Tiroid nodüllerinin tedavisi nodülün özelliğine bağlıdır. Şayet yapılan tiroid ince iğne aspirasyon biyopsisinde iyi huylu görülmüşse, büyüme eğilimi göstermeyen küçük nodüller takip edilebilir. Bazennodüllerin büyümesini engellemek veya küçültmek amacıyla tiroid hormon tedavisi tercih edilebilir. Şayet yapılan tiroid ultrasonografilerinde nodüller büyüme eğilimindeyse iğne biyopsileri tekrarlanmalıdır. İğne biyopsisi sonucunda kuşkulu hücreler izlenen hastalar ameliyata alınır. Ayrıca nefes borusu ve yemek borusunda hissedilen baskı sonucu nefes darlığı ve yutma güçlüğü yaşayan hastalarda da ameliyat tercih edilir.

Bu Bilgiler Doğrultusunda Ne Yapmalısınız?

Hipotirodiniz varsa, tedavi olmalısınız. Tedavi olmazsanız, ciddi bir sağlık sorunu haline gelebilir. Hipotiroidi belitilerinden bir veya birden fazlası sizde görülüyorsa veya ailenizde tiroit hastası olan varsa, doktorunuzla kan testi yapılması için konuflmalısınız. Test pozitif gelirse, birinci dereceden akrabalarınıza durumunuzu söylemelisiniz. Onlara da tiroit hastalığı için kan testi yapılması gerekmektedir.
Hamilelik döneminde ve 60 yaşın üstünde tüm kadınlarda, şikayetleri olsun olmasın tiroit fonksiyonlarının kontrol edilmesi önerilmektedir.

Tiroid ameliyatları riskli mi? Ameliyat bölgesinde iz kalır mı?

Cerrahinin birçok dalı gibi tiroid cerrahisinde de günümüzde minimal invaziv (daha az zarar veren) teknikler ön plandadır. Teknolojideki gelişmelerle birlikte tiroid ameliyatı; damarları  dikiş  ya  da bağlamaya ihtiyaç duymadan kapatan ve cihazlar yardımı ile yapılmaktadır.

Uygun olgularda ameliyatı çok küçük bir kesiden gerçekleştirmek mümkündür. Bu ileri teknoloji, yüksek frekanslı ultrasonik enerji kullanarak doku içinde bulunan proteinlerdeki hidrojen bantlarını ortadan kaldırmaktadır.

Kan damarları, göreceli olarak düşük ısıda (80°C) daha az ısı hasarı ile kapanırlar. Tiroid ameliyatı sırasında yaralanma ihtimali olan ve ses tellerine giden sinir ve vücudun kalsiyum dengesini sağlayan paratiroid organlarının, daha az kanamalı bir ortamda ve göreceli olarak daha az bir ısı ile korunmalarına imkân sağlanmaktadır.

Yapılan çalışmalarda, bu yöntemle klasik yönteme göre ameliyat süresinin kısaldığı gösterilmiştir. Ayrıca tiroid ameliyatı daha az kanama ile sonlandırılabildiği için ameliyat sonrası hastanın ağrı kesici ihtiyacı çok aza inebilmektedir. Geniş cilt kesisinden kaçınmak doğal olarak daha estetik bir görünüme ve daha çabuk iyileşmeye yardımcı olmaktadır.

Hastalar sıklıkla ameliyattan sonra bir gece hastanede kalmakta ve ertesi gün evlerine gönderilmektedirler. Ameliyattan sonra ses kısıtlamasına gerek yoktur. Normal yaşamlarına kısa sürede dönebilmektedirler. Kesi estetik yöntemle kapatıldığından dikiş alınmasına gerek kalmamaktadır.

Kimler Risk Altındadır?

  • Ailesinde guatr, tiroid nodül, tiroid kanseri ve tiroidit gibi tiroid hastalıkları olan kişiler,
  • Daha önceden tiroid nodülü nedeniyle ameliyat geçirmiş kişiler,
  • Sigara içenler,
  • Menopoz dönemindeki kadınlar,
  • Baş ve boyuna yönelik ışın tedavisi (radyoterapi) gören kişiler kontrol ve takiplerini düzenli olarak yaptırmalıdırlar.

Tiroid Bezindeki Sorunlara Bağlı Olarak Hangi Hastalıklar Ortaya Çıkar?

Tiroid bezindeki sorunlara bağlı olarak çok sayıda hastalık gelişebilmektedir. Çünkü tiroid bezi vücudun gaz pedalı gibidir. Eğer tiroid bezi yavaş çalışıyorsa, düşünce hızından, hareket hızına kadar vücuttaki her şey yavaşlar. Bununla birlikte, saç dökülmesi, cilt kuruluğu, kabızlık, görme bozukluğu gibi birçok sorunun kaynağı yine tiroid bezinin az çalışmasına bağlı olarak ortaya çıkabilecek sorunlar arasında yer almaktadır.

Tiroid bezinin hızlı çalışması durumunda ise bu belirtilerin tam tersi ortaya çıkar. Vücuttaki her şey hızlanır. Kilo kaybı artar, vücut ritmi bozulur daha çok terleme yaşanır ve kişi daha hareketli bir insan haline gelir. Daha az uyku ile ayakta kalınabilir ama kişi kendini çok daha yorgun hisseder. Dolayısıyla tiroid ile ilgili hastalıklar hemen hemen vücudun her yerinde rahatsızlık verir.

Tiroid ve Guatr Aynı Şey midir?

Tiroid boynun hemen ön kısmında, adem elması olarak tanımlanan çıkıntının altında yer alan organımızdır. Bu noktada yanlış anlaşılan ve yanlış ifade edilen guatrın bir hastalık olarak tanımlanmasıdır. Peki  guatr bir hastalık mıdır? Eğer bir şikayete sebep oluyorsa “evet hastalıktır”. Eğer guatr herhangi bir rahatsızlığa sebebiyet vermiyorsa ağrı yapmıyorsa, hızlı çalışmıyorsa, nodül oluşturmamışsa yani sadece büyümüşse bir hastalık değildir.  Bu durumu şöyle ifade etmek mümkün; Örneğin iri bir burun solunumla ilgili bir problem yaratmıyorsa hasta bir burun değildir. Ya da iri bir kulak duyma sorunu yaratmıyorsa yine hasta olarak tanımlanmaz.  Aynı şekilde tiroid bezinin büyümesine guart denir. Herhangi bir sorun ortaya çıkarmıyorsa da hastalık değimdir. Kısaca tiroid sağlıklı organımız, guatr ise bu organın büyümüş halidir.

Hipertiroidizm Tedavisi Nasıl Yapılır? Bu Konuda Nelere Dikkat Etmek Gerekir?

Hipertiroidizm tedavisinin nasıl yapıldığından önce hastalığın ne olduğunu tanımlamak gerekir. Hipertiroidizm, Latincede “hiper” çok fazla anlamına gelir.  Tiroid bezinin fazla çalışması durumu da “hipertirodizm” olarak tanımlanır. Hipertiroidizm durumunda, tiroid hormonları olan T3 ve T4 fazla salgılanır. Hipertiroidzm yaşayanlarda dikkat edilmesi gerekenler ise şöyle sıralanır; Öncelikle vücutta beyin fonksiyonlarından, uyku düzenine, kilo kontrolünden kalp ritmine kadar her şey hızlanacaktır. Ve bu değişimin farkında olmak ve şikayetler ortaya çıktığında mümkün olduğunca hızlı hareket etmek ve bir olabilmektedir. Yapılacak bir kan testi sonrasında bu hormonlarda artış görülmesiyle birlikte hipertiroidi tanısı konulabilmektedir. Sonrasında da tedaviye geçilir.

Tiroid Bezinin Büyümesinin Belirtileri Nelerdir?

Tiroid bezinin büyümesinin bulgularından biri, boğazda adem elması olarak tanımlanan çıkıntının hemen altında irileşme, kalınlaşma görülmesidir. Ancak bu ender görülen bulgulardan birini oluşturmaktadır. Halk arasında dışarıdan görünmeyen bu guatr “iç guatr” olarak ifade edilmektedir. Bu durumda büyüme içe doğru olduğu için dışarıdan fark edilmemektedir. Dolayısıyla da fark edilmez. Tiroid bezinin büyüdüğünü gösteren diğer belirtiler arasında şunlar yer alır;

Yutkunma güçlüğü; Boğazımızın önünde soluk borusu hemen arkasında da yemek borusu yer alır. Tiroid bezinin büyümesi durumunda da yutkunma güçlüğü yaşanabilmektedir.

Solunum zorluğu; Tiroid bezi büyümesi yaşayan kişilerin şikayet ettiği konulardan biri de solunum zorluğudur. Hastalar, yaşadıkları durumu “belli bir süredir sanki boğuluyormuşum gibi oluyor” şeklinde ifade eder. Bu önemli bulgunun nedeni, tiroid bezinin kelebek şeklinde olarak tarif edilen iki kanadının solunum borusuna baskı yapmasından kaynaklanır.

Baş ağrısı; Beyne giden damarlar boyun bölgesinden geçtiği için tiroid bezinin büyümesi durumunda bu damarlara da baskı oluşturmakta. Bu da beyne giden kan akımında değişiklikler yaparak baş ağrısına neden olabilmektedir.

Tiroid Hastalıkları ve Gebelik Arasında Bağlantı Var mı?

Tiroid hastalarında gebe kalma ilişkisi hormon seviyeleriyle ilişkilidir. Eğer T3 ve T4 hormonları normal ise gebe kalmak ve gebelik süreci ile ilgili herhangi bir sorun yaşanmamaktadır. Bu noktada önemli olan hormon testlerinin düzenli olarak yapılması ve bir hekim kontrolünde olunmasıdır.

Tiroid Hastalıklarında İlaçların Düzenli Kullanılmasının Önemi Nedir?

Tüm kronik hastalıklarda olduğu gibi tiroid için de ilaçların doğru ve düzenli kullanımı son derece önem taşımaktadır. Ancak diyabet hastalarının ilaçlarını kullanım saatindeki hassasiyetin önemi kadar değil. Tiroid ilaçları vücutta depolanır ve depolardan harcanır. Bu nedenle bir iki gün ilaçların alınmaması hasta açısından ciddi bir sorun yaratmaz. Ancak buna rağmen ilaçların düzenli alınmaya çalışılması gerekmektedir.

Hashimato Hastalığı ile Kemik Erimesi Osteopeni Arasına Bağlantı Var mıdır?

Her iki hastalık da birbirleriyle bağlantılıdır. Hashimato tiroidi yaşayan bir kişide vücudun her bölgesinde yavaşlama yaşanır. Vücut yavaşladığında kemik döngüsüyle birlikte kemiklerdeki kalsiyum döngüsü de yavaşlar. Dolayısıyla kemik erimeleri ortaya çıkabilmektedir. Bu duruma özellikle daha ileri yaşlarda, menopoz sonrası kadınlarda daha sık rastlanmaktadır. Menopoz sonrası kemik erimesi sık karşılaşılan bir sorun bununla birlikte kadının hashimato yaşaması tablonun daha da ağırlaşmasına neden olabilmektedir.

Tiroidleri Tamamen Alınan Bir Kişi Beslenmesinde Nelere Dikkat Etmeli? 

Genel olarak tiroid hastaları için iyot çok büyük önem taşımaktadır. Özellikle de cerrahi geçiren hastalar. İyotun en doğal alınabileceği kaynak ise tuz. Bu nedenle mutlaka iyotlu tuz tüketilmeli. Marketlerde bulunan ve üzerinde “iyotlu tuz” ibaresi bulunan tuzlar tercih edilmeli.

Tiroid İlaçları Kilo Aldırır mı?

Tiroid hastalarında özellikle de kadın hastalar arasında tiroid ilaçlarının kilo aldırdığına dair yaygın bir yanlış inanış bulunmakta. Bu son derece yanlış bir bilgilendirme. Zira, tiroid ilaçlarının kilo aldırmasından ziyade düzenli kullanıldığında kilo vermeye yardımcı olur. Bunun tam tersi tiroid ilaçlarının doğru şekilde ve dozda kullanılmaması kilo almaya neden olmaktadır. Çünkü metabolizma giderek yavaşladığı için her yenilen şey yağ olarak depolanır.  Ancak tiroid ilaçlarını doğru doz, doğru şekilde alıyorsanız onlar hızlı bir şekilde eritilir, yakıt olarak harcanır ve vücuttan atılır.

T3 ve T4 Testi Nedir? Yüksek ya da Düşük Olması Ne Anlama Gelir?

Tiroidden salgılanan T3 ve T4 hormon testlerinin düşük ya da yüksek olmasının ne anlama geldiği en çok merak edilen konuların başında gelmektedir. Tiroid tarafından üretildikten sonra bu hormonlar kana verilir. Genel olarak metabolizmanın hızını belirleyen bu hormonlar, birçok metabolik ve biyokimyasal olayda katalizör görevini üstlenmektedir. Tiroid hormonlarının yüksek olması hipertiroidi yani çok çalışma, düşük olması da hipotiroidi az çalışma olarak isimlendirilebilir.

TSH Düzeyinin Yüksek ya da Düşük Olması Ne Anlama Gelir?

Kısaca “TSH” olarak tanımlanan Tiroid Sitimülan yani tirodi uyaran hormon beyindeki hipofiz bezinden salgılanır. TSH’ın görevi T3 ve T4 hormonlarının salgılama hızını belirlemektir. TSH çok salgılandığında tiroid çok uyarılır ve buna bağlı olarak da T3 ve T4 hormonları daha fazla salgılanmaya başlar. TSH beyinden tiroide az geldiğinde ise T3 ve T4 hormonlarının salgısı da azalır. Ancak TSH’ın ne anlama geldiği ve sağlık açısından yaratabileceği sonuçları anlayabilmek bir uzmanlık işidir. Bununla birlikte yüksek ve düşük olmasının T3 ve T4’ün seviyesini belirlemede etkili olduğunu söylemek mümkün.

Tiroid Bezi Az Çalışırsa Hangi Sorun Ortaya Çıkar, Nasıl Belirtiler Verir?

Tiroid bezinin az çalışması metabolizmanın yavaşlaması anlamına gelir. En önemli bulgu da kilo almaktır. Bu noktada bazı yanlış anlaşılmaları giderebilmek için sınırı çok iyi belirlemek gerekmekte. Tiroid bezinin yavaş çalışması elbette kilo almaya neden olabilmekte. Ancak tüm kilo problemlerinin temelinde sadece yavaş çalışan tiroidi koymak doğru olmayacaktır. Zira obezite altta yatan birçok nedeni olan çok büyük bir problem. Tiroidlerin yavaş çalışması da bunlardan sadece biri. Bu nedenle kilo problemi nedeniyle hekime başvuran bir kişi içi ilk istenen tahlillerin başında T3 ve T4 hormonları gelir. Burada bir problem tespit edilirse endokrin uzmanına yönlendirilir.

Tiroid bezinin az çalışmasının bir diğer önemli göstergesi de saç dökülmesidir. Özellikle kadınlarda. Bir diğer belirti de cilt kuruluğu. Yine kadınlarda daha sık karşılaşılan, “cildim pul pul oluyor, dökülüyor, ellerimde derin bir kabalaşma var” gibi şikayetler de tiroid bezinin yavaş çalıştığının bulgularından. Tırnak bozuklukları, tırnak kırılmaları, kabızlık da tiroidin yavaş çalıştığını gösterebilir.

Hipertiroidizm Tedavisi Nasıldır?

Hipotiroidizm tedavisinde ilaçlardan yararlanılır. Burada bir cerrahi girişim söz konusu değildir. İlaçlarla, tiroid bezinin salgılamadığı hormon hastaya dışarıdan verilir. Bu noktada önemli olan hastaya uygun dozu belirlemektir. Hormonun kandaki seviyesine göre hekim tarafından her hastaya farklı bir doz ilaç tedavisi uygulanır. Bu nedenle buna ilaç tedavi demek doğru bir yaklaşım olmayacağı için, replasman, yani yerine koyma tedavisi demek daha doğru olacaktır. Diyabet hastalarının kendisi için eksik insülini dışarıdan alması gibi.

En Sık Adı Duyulan Tiroid Hastalıklarından Olan Hashimato Tiroidi Nedir?

Hashimato bir hipertiroidi yani tiroidin yavaş çalışma hastalığıdır. En sık görülen hastalıklardan biri olduğu için hastalar tarafından da daha iyi tanınmaktadır. Hashimato tiroidinde vücuda dışarıdan virüs, bakteri ya da parazit gibi herhangi organizma girmiyor. Vücut kendi organına yani tiroide karşı bir protein geliştiriyor ve bu protein zarar veriyor. Otoimmün hastalık yani vücudun kendi kendine zarar verdiği hastalık grubunda yer alan hashimato için de tetikleyici faktörler önemlidir. Sıklıkla da stres etkilidir. Ağır bir üzüntü, ağır bir stres ya da günlük hayatta yaşanan bazı problemler hastalığın ortaya çıkmasını tetiklemektedir.

Zehirli Guatr Nedir? Zehirli Guatr Tehlikeli Midir?

Zehirli guatr, tiroid bezinin fazla çalışması, yani fazla hormon üretmesiyle ortaya çıkan bir hastalıktır. Hormonların toksik doza çıktığında yani kanda aşırı yükseldiğinde metabolik aktivitelerde değişiklikler ortaya çıkarak her şey hızlanmaya başlar. Bu hastalar hekime genellikle çarpıntı şikayetiyle başvurmaktadır. “Sol göğsümün üzerinde pır pır ediyor sanki. Yürüsem de, otursam da, istirahat etsem de bu devam ediyor” şeklinde yaşadıkları durumu ifade eder. Çarpıntının dinlenme sırasında ya da efor halindeyken gelmesi arasında önemli bir fark bulunur. Merdiven çıkarken, yolda yürürken, marketten eve gelirken hissedilen çarpıntının altında yatan genellikle kalp ilgilidir. Ancak, otururken, televizyon izlerken ya da sohbet ederken yine çarpıntı hissediliyorsa bu önemlidir. Bu durumda altta yatan bir tiroid hastalığı olabilmektedir. Yani eforsuzken ortaya çıkan çarpıntı önemli bir zehirli guatr yani hipertiroidi bulgusu olabileceği için dikkat etmek gerekmektedir. 

Tiriodla Başa Çıkmanın Yolları

  • Depresyonunuz Hakkında Biriyle Konuşun
  • Egzersiz yapmak
  • Sinir bozucu Kilo Alımının Muhtemelen Geçici Olduğunu Anlayın
  • İyi Bir Uyku Rejimini Koruyun
  • Kabızlıktan Kurtulmanızı Sağlayacak Adımlar Atın
  • Beklentilerinizi Yönetin Hipotiroidizm ile İyi Yaşamak

Hipertiroid Hastalığı ile Başa Çıkma

  • Sağlıklı Bir Diyet Yapın
  • Gerginliği ve Kaygıyı Yönetin
  • Asiri terleme
  • Kafein ve diğer uyarıcılardan uzak durun. 
  • Gece duş almak ve deodorantı yatmadan önce kullanmak sabah yapmaktan daha faydalı olabilir.
  • Sağlıklı Bir Uyku Rejimini Koruyun
Muhtelif Kaynaklardan derlemedir @erolkaranet - 18.12.2021 

*************

Bu sayfa sadece bilgilendirmedir. Lütfen konu ile ilgili sayfadaki bilgilere göre herhangi bir eylemde bulunmayınız. Mutlak surette her türlü sağlık sorunlarınız için uzman doktorlarla görüşünüz.
Etiket

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Asılsız yorum yapmayınız. Mesajlar Yönetici tarafından denetleniyor.

Reklam


Reklam

İlginç Bilgiler

Reklam