@erolkaranet'te Aradığınız Kelime veya Konuyu Buraya yazınız!

Reklam

Yurt Dışı Camilerde Okunacak Olan Cuma Hutbeleri Yayınlandı




KKTC ve Avrupa'da bulunan camilerde irat edilecek olan Cuma Hutbeleri yayınlandı
Sevdiklerine cuma mesajları göndermek isteyenler buraya tıklayabilir.
Cuma Günü konularına ulaşmak için buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve Avrupa camilerinde okunacak cuma hutbesi aşağıdadır
Tüm okuyucularımızın cuma gününün feyzinden ve bereketinden faydalanmasını canı gönülden Allah'tan dileriz

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti camilerinde okunacak cuma hutbesi 

TARİH: 19.11.2021

بسمِ اللَّهِ الرَّحمنِ الرَّحِيم
اِقْرَأْ بِاسْمِ رَبِّكَ الَّذ۪ي خَلَقَۚ﴿١﴾ خَلَقَالْاِنْسَانَ مِنْ عَلَقٍۚ﴿٢﴾ اِقْرَأْ وَرَبُّكَ الْاَكْرَمُۙ﴿٣﴾ اَلَّذ۪ي عَلَّمَ بِالْقَلَمِۙ﴿٤﴾ عَلَّمَ الْاِنْسَانَ مَا لَمْ يَعْلَمْۜ﴿٥﴾
قال رسول الله صلى الله عليه وسلم
اَللَهُمَّ اَنْفِعْنِي بِماَعَلَّمْتَنِي عَلِّمْنِي مَايَنْفَعُنِي وزِدْنِي عِلْماً

İLMİN HAYATIMIZDAKİ YERİ

Muhterem Müslümanlar!
Okuduğum ayet-i kerimeler, Peygamber Efendimize inen ilk vahiy olan Alak Sûresi’nin ilk 5 ayeti kerimesidir. Bu ayetlerle Yüce Rabbimiz, peygamberimizin şahsında bütün Müslümanları ilim ve hikmet yoluna şöyle davet etmektedir: “Yaratan Rabbinin adıyla oku! O, insanı alaktan yaratmıştır. Oku! Kalemle yazmayı öğreten, böylece insana bilmediğini bildiren Rabbin sonsuz kerem sahibidir.” [1]
İlk vahyin “oku” emriyle başlaması ve bu emrin iki defa tekrar edilmesi, okumanın ve bilmenin dinde ve insan hayatında ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Peygamberimiz (s.a.s) bir duasında Rabbimize şöyle yalvarmıştır: “Allah’ım! Bana öğrettiklerinle beni faydalandır. Bana fayda verecek ilmi bana öğret ve ilmimi artır.”[2]

Değerli Mü’minler!
Yüce Rabbimiz: “De ki: Hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu!”[3] buyurarak bilginin kıymetine vurgu yapmaktadır. Kerim kitabımızı en iyi şekilde tatbik etmeye çalışan Peygamber Efendimiz’in hayatında da ilmin ne kadar önemli olduğunu görmekteyiz. Bir gün Mescid-i Nebevi’de bir grup sahabî, tesbih ve duayla, diğer bir grup sahabî de ilimle meşguldü. Ashabın bu durumunu gören Peygamberimiz (s.a.s), şöyle buyurdu: “Her iki grup da hayırlı bir işle meşguller. Bir kısmı Allah’a dua ediyor ve O’ndan bir şey istiyorlar. Allah, onlara dilerse verir, dilerse vermez. Diğerleri ise ilim tahsil ediyorlar ve bilmeyen kimselere ilim öğretiyorlar. İşte bunların yaptığı daha faziletlidir.” Allah Resûlü (s.a.s), ilim tahsil eden sahabeyi sadece bu şekilde taltif etmekle kalmadı ve ekledi: “Şüphe yok ki, ben de bir öğretmen, bir öğretici olarak gönderildim.” buyurarak onların yanına oturdu.[4]

Muhterem Müslümanlar!
Eğitim öğretim hayatımızda önemli bir yere sahip olan öğretmenlerimiz, vicdan ve merhamet sahibi; erdemli, değerlerine bağlı, milletinin ve insanlığın yararına çalışan nesiller yetiştirmeye devam edeceklerdir. Bu vesileyle bütün öğretmenlerimizin “Öğretmenler Günü'nü” tebrik ediyor, hutbemi bir Hadisi Şerifle tamamlıyorum. “Ya öğreten ol, ya öğrenen ol, ya dinleyen ol, ya da ilmi destekleyen ol. Beşincisi olma, helâk olursun!” [5]

[1] Alak, 96/1-5. 
[2] Tirmizî, Deavât 128.
[3] Zümer 9
[4] Dârimî, Mukaddime, 32.
[5] Dârimî, Mukaddime, 26.

KKTC D.İ.B. HUTBE KOMİSYONU

******************************

Fransa'daki Türk Camilerinde Okunacak Cuma Hutbesi

AKLIN İBADETİ: TEFEKKÜR   

ميحرلا نمحرلا اللّٰ مسب   نمك قحلا كبر نم كيلا لزنا امنا ملعي نمفا بابللْا اولوا ركذتي امنا ىمعا وه  لاقملسو هيلع الله ىلص اللَّ لوسر:  سيكلا  نم  ناد ،هسفن  لمعو امل  دعب  توملا.  زجاعلاو  نم  عبتأ  هسفن اهاوه ىنمتو  ىلع  الل   

Muhterem Müslümanlar!
Yerlerin ve göklerin yegâne sahibi olan Yüce Allah, insanı en mükemmel biçimde yaratmış ve ona maddî-manevî birçok lütuf ve ihsanda bulunmuştur. Bu lütuf ve ihsanların en önemlilerinden biri de akıldır. Akıl hakkı batıldan, doğruyu yanlıştan, faydalı olanı zararlıdan ayırt etmemiz için insana verilmiş üstün bir meziyettir. Bu nedenle Kuran’ın muhatabı akıllı insandır. Yüce Rabbimiz şöyle buyurur: “Sana Rabbinden her ne indirilmişse, bunların hak olduğunu gören kimseyle, bunu göremeyecek kadar kör olan kimse bir midir? Bu gerçeği yalnızca akıl ve sağduyu sahipleri anlar!”1     

Aziz Müminler!
Aklın sağlıklı olarak işleme süreci ise tefekkürdür. Tefekkür, gerçeği anlamak ve doğru davranmak için emek verip düşünmektir. Bizler tefekkür ederek yaratılış gayemizi, Allah’a kulluğun önemini, vaktin kıymetini ve sâlih amelin değerini idrak ederiz. Kâinattaki eşsiz dengenin ve sayısız nimetin farkına varırız. Göklerin ve yerin, dağların ve denizlerin, ay ve güneşin, bilinen ve bilinmeyen nice güzelliklerin yaratılışındaki hikmeti kavrarız. Tefekkür sayesinde olaylara ibret nazarıyla bakar, ders çıkarır, payımıza düşen sorumluluğu alırız. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s) bir hadisinde şöyle buyurmaktadır: “Akıllı kişi, nefsine hâkim olan ve ölümden sonrası için çalışandır.”2

Bu hadis, nefsin terbiyesi ve tezkiyesi için aklın kurallara uygun olarak işlemesi gerektiğini ortaya koymaktadır. Ne mutlu, aklını erdemli bir insan ve hakikatli bir kul olma yolunda Cenâb-ı Hakkın rızasını kazanmaya vesile kılanlara! Dünyayı ahiretin tarlası olarak görüp ebedi hayat için bugünden hazırlık yapanlara!  

1. Ra’d, 13/19. 2. Tirmizî, Sıfatü’l-kıyame, 25.

Hazırlayan : Fransa DİTİB Hutbe Komisyonu 

***************************
Hollanda'daki Türk Camilerinde Okunacak Cuma Hutbesi

Tarih: 19-11-2021 

ÇOCUK HAKLARI 

 ميحرلا نمحرلا للّا مــــــــــــــــــــــسب  نمل بهي ءاشي ام قلخي ضرلْاو تاومسلا كلم للّ﴿ َۙروكذلا ءاشي نمل بهيو اثانا ءاشي٤٩  ﴾  هنا اميقع ءاشي نم لعجيو اثاناو اناركذ مهجوزي وا﴿ ريدق ميلع٥٠  ﴾  ملسو هيلع للّا ىلص للّا لوسر لاق   اقح كيلع كدلول نإو  

Muhterem Mü’minler! 
Yüce Rabbimiz okuduğum ayeti kerimelerde şöyle buyurmaktadır: “Göklerin ve yerin mutlak hükümranlığı Allah'a aittir. O dilediğini yaratır. Dilediğine kız, dilediğine erkek evlat verir. Yahut dilediğine hem kız hem erkek evlat verir. Dilediğini ise çocuksuz bırakır. Şüphesiz O her şeyi bilen, her şeye gücü yetendir.”1  Allah Resulü (s.a.s) de okuduğum hadisi şerifte “Çocuğunun senin üzerinde hakkı vardır”2 buyurmaktadır.  

Aziz Mü’minler! 
Yüce dinimiz İslam her insanın hak ve sorumluluklarını belirlediği gibi evlatlarımızın bizlerin üzerindeki haklarını da belirlemiştir. Yavrularımızın en temel haklarından  en önemlisi yaşama hakkıdır. Çocuk anne rahmine düştükten ve cenin oluştuktan sonra yaşama hakkını kazanmıştır. Bu aşamadan sonra yaşama hakkına yapılan her müdahale cinayettir ve büyük günahtır. Dinimize göre ne gerekçe ile olursa olsun çocukların öldürülmesi yasaklanmış3, korunup kollanmaları istenmiş, nafakaları, bakımı ve süt emmeleri garanti edilmiş, babalarına nispet edilme haklarından, terbiye ve eğitimine kadar her hakları güvence altına alınmıştır.4 Dinimizde her çocuğun can ve ırz güvenliğinin sağlanması, güven ve huzur içinde günlük hayatını sürdürmesi, akıl, ruh ve beden sağlığının korunması, onun insan olmakla taşıdığı şeref ve haysiyetine saygı duyulması en temel hakkıdır.     

Değerli Müslümanlar!  
Kız ya da erkek olduğuna bakmaksızın, her çocuğun dünyaya gelişini gönül rızası ile kabullenmek, onu sevgiyle ve dualarla karşılamak bizim görevimizdir. Ona hak ettiği ilgiyi ve şefkati göstermek, kardeşleriyle arasında ayrım yapmadan adaleti gözetmek onun hakkı bizim de sorumluluğumuzdur. Peygamber efendimiz (s.a.s), çocukların hakları konusunda oldukça hassas davranmıştır. Hatta “Çocuk hakkı” tabirini ilk defa O kullanmıştır. Bazı hadisler “Çocuğun babası üzerindeki hakkı vardır” diye başlamaktadır. Bazı hadislerde “çocuğa güzel bir isim vermesi, güzel ahlak sahibi olarak yetiştirmesi, yazı öğretmesi, atıcılık ve yüzme öğretmesi, çocuğu helal rızıkla beslemesi gibi çocuğun anne ve babası üzerindeki hakları zikredilmektedir. Çocuğun bir kadın tarafından bakılması, süt emmesi, doğumunda akîka kurbanı kesilmesi, sünnet edilmesi, iyi muamele görmesi, oyun oynaması da onun hakları arasında saymıştır.    

Sevgili kardeşlerim! 
Anne ve babalar olarak yarınlarımızın ümidi olan çocuklarımızı haklarına riayet ederek şefkat ve merhametle yetiştirelim. Hz. Peygamber “Hiçbir baba çocuğuna güzel terbiyeden daha değerli bir hediye veremez”5 buyurmuştur. Aşırı disiplin, otorite, baskı ve bunlara bağlı olarak duygusal ve fiziksel şiddet, aşırı koruyuculuk veya tamamen serbestlik, çocukların kişiliklerini olumsuz etkilemektedir. Psikolojik ve sosyal açıdan davranış bozukluğu göstermelerine sebep olmaktadır. Unutmayalım ki, hakları ihlal edilerek ezilen çocuk, adaletin değerini bilemez. Şiddete maruz kalarak ezilen çocuk, merhametin anlamını çözemez. Kişiliği yok sayılarak aşağılanan çocuk, geleceğini sağlıklı bir şekilde inşa edemez. Sevgili Peygamberimiz, “Bakmakla yükümlü olduğu kimseleri ihmal etmesi, kişiye günah olarak yeter”6 buyurmaktadır.  

Öyleyse kardeşlerim!  
Yavrularımızın yaşama hakkına saygı duyalım. Helâl ve sağlıklı gıdalarla büyütelim. Eğitimlerine gereken hassasiyeti gösterelim. Maddî ihtiyaçlarını karşıladığımız gibi, manevî ihtiyaçlarını da karşılamamız gerektiğini unutmayalım. Kendilerine ve yaşadıkları topluma faydalı bir fert olarak yetişmeleri için elimizden gelen gayreti gösterelim. Hutbemi Kur’an’ın bize öğrettiği bir dua ile bitirmek istiyorum: “Rabbimiz! Eşlerimizi ve çocuklarımızı bize göz aydınlığı kıl ve bizi Allah’a karşı gelmekten sakınanlara önder eyle.”7 Amin.  

Hollanda Diyanet Vakfı  

1 Şura, 42/49-50. 2 Müslim, Siyam, 183.   3 Nahl,58,59. 4 Bakara, 233.  5 Tirmizi, Birr, 33. 6 Ebu Davud, Zekat, 45. 7 Furkan, 74. 

*******************************

Almanya'daki Türk Camilerinde Okunacak Cuma Hutbesi

İçki Haramdır!
(19.11.2021)


Kıymetli Kardeşlerim!

Uyuşturucu madde ve alkol kullanma alışkanlığı, günümüzde özellikle genç nüfusu tehdit eden en büyük tehlikelerinden biri haline gelmiştir. Gün geçmiyor ki uyuşturucu madde kullanımının olumsuz sonuçlarına dair medya araçlarında bir habere şahit olmayalım. Aklı, ruhu ve bedeni tahrip eden, fert ve toplum hayatında kötülüğe giden yolların artmasına sebep olan ve insanı telafisi mümkün olmayan felaketlere sürükleyen bu illetin olumsuzlukluklarına şahit oldukça, dinimizin bu husustaki yasağının ne kadar anlamlı olduğunu daha iyi idrak ediyoruz.

Cenab-ı Hakk Kuran-ı Kerim’de "Ey iman edenler sarhoşluk veren içkiler, kumar, dikili taşlar (putlar), fal ve şans okları birer şeytan işi pisliktir, bunlardan uzak durun ki kurtuluşa eresiniz. Şeytan, içki ve kumarla aranıza düşmanlık ve kin sokmak, sizi Allah’ı anmaktan ve namaz kılmaktan alıkoymak ister. Artık (bunlardan) vazgeçtiniz değil mi?"[1] buyurmuş; Peygamberimiz (s.a.s.)‘ de "Sarhoşluk veren her sey haramdır."[2], “Çoğu sarhoş eden nesnenin azı da haramdır”[3] buyurarak, uyuşturucu ve sarhoş edici bütün maddelerin haram olduğunu ifade etmiştir.

Muhterem Müslümanlar!

Bir imtihandan ibaret olan hayat serüveninde bir takım sıkıntılar, zorluklar, problemler elbette yaşanacaktır. Zaten insanın yaratılış gayesi de bu sıkıntıları, Rabbine sığınarak sabır ve tahammül niyaz ederek aşma gayretinden ibaret değil midir? Ancak karşılaşılan problemlerin çözümünü, kullananları zamanla yaşayan bir ölü haline getiren, ruh ve beden dinamizmini yok eden uyuşturucu madde ve alkol kullanımı gibi gayri meşru bir zeminde aramak, beyhude bir çabadan başka bir şey değildir.

Günümüzde malesef, tükenmişlik ve çaresizlik gibi durumlar sebebiyle pek çok insan içki ve uyuşturucunun pençesine düşmektedir. Ruhî ve fizikî bağımlılık yaparak bireyin irade ve düşünme melekelerini yok eden bu maddelerin etkisiyle insan, fıtrat yörüngesinden çıkmakta ve her türlü kötülüğü ve suçu işlemeye hazır hale gelmektedir.

Muhterem Müminler!

Canımızın, malımızın, aklımızın, inancımızın ve neslimizin güvenliğini, sağlığımızı tehlikeye atan, aklî dengemizi bozan, malımızı heba eden ve ailemize zarar veren her türlü kötü alışkanlıktan uzak duralım. Aklımızı ve irademizi Rabbimiz’in razı olacağı helâl ve güzel işlerde kullanalım. İmanına ve umuduna sarılarak çalışan, erdemlerine sahip çıkan, düşünen ve üreten bir Müslüman olalım. İnsanı uyuşturan, tembelliğe ve çaresizliğe sürükleyen, kötülüğe alet eden içkinin toplumumuzu esir almasına asla izin vermeyelim. Sağlıklı, huzurlu ve mutlu bir geleceği hep birlikte inşa edelim.

DİTİB Hutbe Komisyonu

[1] Mâide Suresi, 5/90.
[2] Müslim, Eşribe, 73-75; Tirmizî, Eşribe, 1-2.
[3] Ebû Dâvûd, Eşribe, 5; Tirmizî, Eşribe, 3.

#cuma #dinişleri #hayırlıcumalar #Cumahutbesi #CumamızMubarekOlsun #FridayKhutba #Friday #Khutba #cuma #cumagünü #hutbe #islam #vaaz #cumavakti #cumanamazı #perşembe #29ekim #KKTChutbe #Ditibhutbe #Almanyahutbe #Avrupahutbe

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Asılsız yorum yapmayınız. Mesajlar Yönetici tarafından denetleniyor.

Reklam



Reklam

İlginizi Çekebilir

Reklam