@erolkaranet'te Aradığınız Kelime veya Konuyu Buraya yazınız!


Banner


PEYGAMBERİMİZ HZ. MUHAMMED (SAV) DOĞUM GÜNÜ 18 EKİM 2021

Gap Turu 2021 - Genel İzlenimler - 1




24 Ağustos 2021 günü Kocaeli Gebze'den başlayan ve tekrar Gebze'de biten beş gece otel konaklamalı yedi günlük  Çiçek Turizm Gebze Şubesinin düzenlediği ve saat 16:00 itibarıyla başlayan bir GAP (Güneydoğu Anadolu Turu) turuna çıktık.

24 Ağustos 2021 günü başlayan turla toplamda Malatya, Elazığ, Diyarbakır, Siirt, Batman, Şanlıurfa, Gaziantep, Hatay, KahramanMaraş, Adana ve Mersin ana duraklar olmak üzere yol güzergahı üzerinde bulunan şehirleri gezerek, geçerek Güneydoğu, Güney ve Doğu'nun ve biraz da Akdeniz'in topraklarını görme imkanına kavuştuk.

Yolculuğumuzda Çiçek Turizm Gebze Şube müdürü Zafer Aslan ile birlikte TUREP üyesi olan Ali Yonga'da rehber olarak bizlere eşlik etti.

 Tur öncesi Gebze'de daha önce de merak ettiğim Çoban Mustafa Paşa Camiini de ziyaret etmeden ayrılmak istemedim. Gebze'nin en büyük külliyesine sahip olan bu camiyi görmenizi de tavsiye ederim. Cami hakkında detaylı bilgiye site içerisinde bulabilirsiniz. Vakit varken yemek yemek için girdiğimiz HacıHalil Mahallesin HacıBey Lokantasında yediğimiz yemeklerin bir kaç gün karın ağrısı yaptığını, eti yerine ne verdiklerini bilemediğimizi,  kalitesinden yoksun olduğunu söyleyebilirim. Bu arada verdiğimiz siparişlerden çorbanın bile 20 dakika sonta gelmiş olmasının anlamını çözemedik.

Saat 16.00 da 45 kişilik bir kafile ile yola çıktık. İlk molamız dinlenme tesisleri Bolu Abant yolu üzerinde bulunan HighWay Outlet AVM'de oldu. Dinlenme tesislerinde bir kaç yıl öncesine göre daha iyiye giden bir görüntü mevcut. Bir yerin temizliği tuvaletinden bellidir ilkesinden yola çıktığımızda tuvaletlerindeki bakımın çok iyi olduğunu hatta ücretsiz oluşuyla insana saygıyı gösteren bir işletme olduğunu söyleyebilirim. Bir saatlik mola sonrası yolumuza devam ettik.

Gece yarısı bir mola yerinden ayrıldıktan sonra 25 Ağustos 2021 sabah saatleriyle birlikte ilk durağımız olan Malatya ili Darende ilçesine vardık. Sabahın ilk ışıkları henüz çevreyi aydınlatmadan Somuncubaba Türbe ve külliyesine ulaştık. 

Hevesle heyecanla ilgiyle geldiğimiz yerde bir güvenlik görevlisinin, külliye yetkilileri tarafından uygulamaya konulmuş fotoğraf çekme yasağını aptalca ve hadsizce müdahalesi ile bizlere davranışı dışında buradan hoş duygularla ayrıldık. ( Konu ile ilgili yazımız sitemiz içinde mevcuttur) Bu arada ileri ki günlerde yaptığım araştırma da Somuncubaba türbesinin Darende'de değil Aksaray ilinde olduğuna dair devlet kayıtlarına ulaştık, bilginiz olsun )

Somuncubaba ve Darende ile ilgili diğer yazılarımızı sitemiz içerisinde bulabilirsiniz

Bir saatlik bir çevre gezisi sonrası otobüsümüze dönerek Malatya merkeze doğru yol aldık. Başta Darende olmak üzere gördüğümüz Kale, Battal Gazi, Yeşilyurt vs ilçe merkezlerinin gelişmemiş olduğunu üzülerek müşahede ettik.
Aynı gün sabah 08:30 gibi BattalGazi ilçesinde bulunan ve Malatya ile özdeşleşmiş bulunan Kayısı ve çeşitlerinin bolca bulduğumuz YeniHamam mahallesi Şire Pazarı sokağına uğradık. Sokak yevmiye ile çalışan insanlarla dolu idi. Yabancı uyruklu insanların çokluğu dikkat çekiyordu. Sokak ve caddeler bakımsızdı.
Malatya Şire pazarı kayısı dükkanları Battalgazi ilçesinde bulunuyor
Dünyanın en ünlü ve lezzetli kayısılarının yetiştiği Malatya'daki tarihi pazar. Envaiçeşit kuru kayısı ürünleri ile yöresel ürünlerin satıldığı dükkanların yer aldığı hareketli bir çarşı.


Malatya ilinde, "Şire Pazarı" önemli bir yer tutuyor. Burası adeta kayısı borsasının kalbi.
Malatya'da haziran ayında başlayan hasatla, üreticilerin bir yıl boyunca emek verdiği kayısılar kentte uzun yıllardır ticari hayatın merkezi olan bu pazarda satışa sunuluyor.
Dükkanlara girer girmez, ne alırsınız diye sormadan hemen ikrama başladılar. Şu ne, bu ne diye sorup öğrenmeye çalıştıkça her şeyden ikram ediyorlar. Neredeyse her şey var. Fiyatlar fena değil. Hediyelik diye yapılan paketlerden alın. İçinde her şey var.
Fiyatlar dükkandan dükkana belirgin farklılıklar gösteriyor ama tüm dükkanlarda aynı olan şey ikram zenginliği.
Öyle laf olsun diye gösteriş olsun diye değil. gerçekten samimi bir şekilde evinde misafirine ikram eder gibi ikram ediyorlar. cömert bir esnaflık var. 
Burada alışverişimizi yaptıktan sonra tekrar otobüsümüze dönerek Elazığ'a doğru yola çıktık.
Malatya genel olarak gelişmiş bir şehir değil. Güneydoğu'da diğer şehirleri gördükten sonra buranın olması gerekenden çok gerilerde, gelişmesinin 30-40 yıl öncesi ile aynı olduğunu söyleyebiliriz. Kısaca yerinde saymış bir şehir. Ara sıra gördüğümüz Büyükşehir Belediyesine ait afişlerde bir takım değişiklikler yapılacağı belirtiliyordu. 

Yolculuğumuz Elazığ istikametine doğru devam ediyordu. Devletin yol ve tünel yapımlarında mükemmel çalışmaları gördükçe adeta gurur duyuyorduk.  Yollar, tüneller muhteşemdi. 

Ve Elazığ sınırları içine girdiğimiz zaman öğle yemeği için mola verildi. Mola yerimiz Beko Kavurma

Öylesine güzel bir yerde konumlanmış bulunan lokantaya umutla girmiştik. Bilhassa rehberimizin sürekli "şuradan alın, buradan yeyin" mesajları arasında burası da vardı. Oldukça büyük lokantaya girdiğimizde dekorasyon ve ferahlık göz dolduruyordu. Garsonlardan iki bayan ve 3 erkek bir kenarda durmuş bize bakınıyordu. Bilhassa bayanların konu mankeni gibi davranışları, ellerinden cep telefonunu düşürmeyişleri ve gelenin müşteri değil de davetsiz misafir olarak geldiklerini düşünür gibiydiler. 
Siparişleri alanın lokanta sahibinin oğlu olduğunu öğrendik. Pek istekli davranmıyordu. Kimisi kebap, kimisi yemek istedi biz ortam pek sarmadığı için çorba istedik. Aradan geçen zaman içinde çorba sevisi bile yapmıyorlardı. Sipariş veren kafileden bir kaç kalkarak lokantayı terk etti. Bazıları kebap söylemiş, bunu iptal ederek çorbaya döndüler. Maskesiz servis yapan lokantacının oğlu kimi tası tam dolduruyor kimisini dipte olacak şekilde masalara koyuyordu.
Kısacası servisin, çalışanların sıfır puanı hak etmediği yerden ödemeyi yaparak çıktık. Kasada duran yaşlı kişi patronmuş. Kibar, insancıl, sevecen olgun kişi idi. Yorulmuş gibi bir hali vardı. Dedim ki "Allah sana hayırlı ömür versin. Yaşlanır,elden ayaktan düşersen burayı kaybedersin. Mirasçıların burada bulunmaktan pek memnun değiller herhalde". Gülümsedi. Teşekkür etti. Çay ısmarlayayım dedi, içmedim.. Kafile otobüslere binip Harput'a doğru devam ettik.
Buradaki yemek molasından sonra saat 12.30 gibi Harput'taki, Elazığ Kalesi, Ulu Cami ve Arap Baba türbesini görmek amacıyla yolumuza devam ettik.


Harput... kadim şehrin bulunduğu alan Elazığ'dan çok ama çok yüksekte..Buraya yaya olarak gelmenin imkanı yok gibi. Kalenin restorasyon nedeniyle kapalı olduğunu öğrendik. Kale çevresi piknik alanı haline getirilmiş. 

Elazığ'ın Pisa'sı olarak adlandırılan Ulu Cami minaresinin eğikliğini ardından camiye doğru yürüdük. Yol boyunca yürürken esnaflardan biri "cami yanında tuvalet var, oraya gidebilirsiniz" diye bağırmaya başladı. Daha sonra öğrenecektik ki, sularının ya akmadığı ya da incecik aktığı tuvalette su sıkıntısı had safhada. Sare hatun cami yanında bulunan tuvalete giriş 2 TL . Meğerse burası rant kapısı olmuş..Adam iyilik olsun diye değil para içim yönlendiriyormuş :)))

Oradan Arap Baba türbesini ziyaret ettik. Bu mevkide ziyaretlere açık Meryam Ana Kilisesi varmış ama göremedik. Yoldaki tabeladan öğrendik. Rehberimiz söz etmedi.  Her nedendir bilinmez ama  güzergahlarımzda gezeceğimiz gayrimüslüm yapılara ziyaret konusunda çok soğuk davranıyordu. Hatta, planda olmasına rağmen Mardin'de bulunan Mor Gabriel Tapınağını kaynattılar. Göremedik. 

Ulu Cami, Sare Hatıun Cami ve Arap Baba hakkında bilgileri sitemiz içerisinde bulabilirsiniz.

Ve yeni bir şehre doğru otobüslerimize bindik.

Güzergahta Diyarbakır var.. 

Diyarbakır'da peygamberler diyarı olarak bilinen Eğil'e geldik. Eğil bilgileri site içerisinde mevcut. Yine de bir önceki gezimizden farklı olarak Eğil'deki evlerin cephelerini beyaza bürünmüş olarak gördük. Eğil belediyesinin desteğiyle buradaki evlerin tüm cepheleri beyaza bürünmüştü. Çok farklı bir hava vermiş. 

Eğil ziyaretimizin ardından Diyarbakır merkeze gelerek bir önceki turumuzda kaldığımız Malabadi otele ulaştık. Malabadi otel hakkında bilgilere Gap Turu Oteller sayfamızdan ulaşabilirsiniz. Oda anahtarları verilirken odamızın 3 kiş olmamıza rağmen iki yataklı olduğunu öğrendik. Neyniş, yatakların bir tanesi iki kişilikmiş. İtirazımız üzerine üç yataklı odaya yerleştik. 25 saati aşan yorgunluk üzerine akşam yemeklerimizi yedikten sonra uykuya daldık.

26 Ağustos 2021'de Diyarbakır'ı gezip ardından Siirt Baykan Veysel Karani hazretlerinin kabrine gideceğimizi öğrendik...

@erolkaranet - DEVAM EDECEK

Gap turumuzla ilgili ayrıntılara, gittiğimiz yerlerde gördüklerimizi buraya tıklayarak daha detaylı olarak okuyabilirsiniz.


Etiket

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Asılsız yorum yapmayınız. Mesajlar Yönetici tarafından denetleniyor.

Reklam



Reklam

İlginizi Çekebilir

Reklam