@erolkaranet'te Aradığınız Kelime veya Konuyu Buraya yazınız!


Banner


Hoş Geldiniz..

Napolyon'un Osmanlı Tokadını Yediği Yer... AKKA



 Kudüs Turlarında pek yer verilmeyen ancak Fransa Tarihinde unutulmayan tokat olarak nitelendirilen Akka 'dan söz etmek istiyoruz. Hani, "Para, Para, Para" demesiyle ünlenen Fransız İmparator Napolyon'un "Kader, beni bir ihtiyarın oyuncağı yaptı" demesine sebep olan Akka Savaşının olduğu yerlerden..Ve aynı zamanda yazımıza konu olacak olan Napolyon Bonapart'a karşı Akka Kalesi'ni savunarak büyük bir zafer kazanan Cezzar Ahmet Paşa!yı da rahmetle anmanın düşüncesiyle.. 

Kuzey Afrika ve Orta Doğu’nun tamamını işgal planları yapan Fransa İmparatodu Napolyon Bonapart, 1798’de fiili olarak Memlüklülerin idaresinde bulunan, resmi olarak da Osmanlı’ya bağlı olan Mısır’ı işgal etti. Ardından Suriye’ye ve derken El-Ariş, Gazze ve Yafa işgalinin ardından Kuzey Afrika ve Ortadoğu rüyasının gerçekleşeceğine inanıyordu. Büyük Doğu rüyasının gerçekleşeceğine o kadar inanıyordu ki, her gittiği yerde çoluk çocuk, kadın erkek katletmeden de duramıyordu. Öyle ki, sadece Yafa'da 4 bin kişiyi katletmişlerdi. 

Ve takvimler 18 Mart 1799’i gösterdiğinde Akka önüne gelen Napolyon, burayı da alacağı hayali içinde şımarıkça davranmaya başlıyordu. Kazandığı zaferler gözünü kör etmiş, Akka Kalesi’ni birkaç günde teslim alıp Doğu Akdeniz’de egemenliğini ilan edeceğini ve Şam, Bağdat, Hindistan yolunun kendisine açılacağını sanıyordu.Hatta, o kadar ukalaca konuşmaya başlamıştı ki, kendini büyük Osmanlı Padişah'ı Yavuz Sultan Selim hanın yerine koymaya dahi cesaret ediyordu. “Büyük Osmanlı Padişahı Yavuz’un geçtiği yollardan geçiyoruz!” diyordu. Diyordu,demesine lakin her kuşun eti, bilhassa Türk'ün etinin yenmeyeceğini hesaplıyamıyordu. 

Akka’da o sırada 70’li yaşlarında bulunan Cezzar Ahmed Paşa’dan kalenin teslimini isteyen ve “Devlet-i Ali Osman bu şehri size teslim etmek için beni vezir yapmadı, ben Boşnak Cezzar Ahmed Paşayım. Şehadet rütbesine ulaşıncaya kadar şehirden size bir damla bile içecek vermeyeceğim” yanıtını alan Napolyon adeta şok olmuştu. Şaşkınlığından ne yapacağını şaşırmış, çılgına dönmüştü. Her girdiği yere Fransa bayrağı diken ve korku salan sözde koca İmparator, bir yaşlı bunağın (!) lafına boyun mu eğecekti. 20 Mart 1799’da Akka kuşatmasını başlattı.

Fransız ordusuna karşı az sayıda Nizam-ı Cedid askeriyle kaleyi savunan Cezzar Ahmed Paşa, oylesine “şehadet yemini” etmişti ki, ara sıra Napolyon'un teslim olması için gönderdiği elçiler bile bu yemindeki kararlılık karşısında korkuya kapılıyordu.  

Napolyon, kalpleri imanla dolu olan Müslümanların az sayıda olsalar da, nice büyük orduları Allah'ın yardımıyla yendiğini düşünemeyecek kadar kibir içinde idi. "Nice azların çoklara galip geldiğini dşünemeyecek kadar dar bakışı olan Napolyon, bu direnişi kıracağını sanıyordu. Zira ordusunun büyüklüğüne o kadar güveniyordu ki, hayli az sayıda asker eşliğinde burayı da alacağını boş hayallerini kurmaya devam ediyordu.

Ancak beklediği gibi olmadı. 

Gündüz ve gece saldırılarında Fransız topçusunun kalede açtığı gedikler piyade hücumunu kolaylaştırsa da şehre giren Fransız askerleri hemen ve şiddetle karşılanıyor, süngü hücumu ile dışarı atılıyordu.
Bu mukavemet karşısında Napolyon, “Kader, beni bir ihtiyarın oyuncağı yaptı” diyordu. 10 Mayıs’ta Akka’yı düşürmek için son kez saldıran Napolyon, orduları bir kez daha hezimete uğrayınca, 64 gün süren kuşatmanın ardından mağlubiyeti kabul etmek zorunda kaldı.
Denizden Osmanlı donanmasının asker takviyesiyle birlikte Napolyon Akka’dan 20 Mayıs 1799’da çekilmek zorunda kaldı.
 O zamana kadar yenilmez denilen Napolyon Bonapart’a karşı Osmanlı Veziri Cezzar Ahmed Paşa, Akka’da, tarihi, büyük bir zafer kazandı.
Napolyon Bonapart, Doğu’ya hakim olma hayallerinden vazgeçti ve iki gemiyle gizlice Mısır’dan kaçmak zorunda kaldı.. 
“İslam’ın müdafisi” olarak anılmaya başlayan Cezzar Ahmet Paşa, Mısır’ın Fransızlardan geri alınması için başlatılan hareketin başarılı olmasında da büyük bir etkisi oldu., Mısır, 1802’de geri alındı.

Cezzar Ahmed Paşa, 7 Mayıs 1804'te vefat etti. Allah rahmet eylesin. Ruhu şad, makamı Cennet olsun.


****

Gelelim AKKA'ya

Filistin’in batı kıyısında bulunan bir sahil şehri olan AKKA, Filistin topraklarında olup, Hayfa koyunun (eskiden Akkâ koyu) kuzeyinde muhtemelen milâttan önce III. binyıl içinde kurulmuştur. Güneyinde bulunan Hayfa’ya 15 km. uzaklıktadır. 1982’de 139.100 kadar olan nüfusu, değişik din ve mezheplere mensup insanlardan oluşmaktadır.
XVII. yüzyılın ikinci yarısında şehre gelen Evliya Çelebi’ye göre, Safed sancağına bağlı olan Akkâ’da nâib, muhtesip, gümrük emini, kale muhafızları mevcuttu ve halkının çoğunluğunu gemicilerle tüccarlar oluşturuyordu. Şehrin asıl surları harap haldeydi ve kale muhafızları şehrin güney tarafında Lala Mustafa Paşa’nın yaptırdığı küçük bir kalede bulunuyordu. Kalenin içinde bir cami, zahire ambarı, limana dönük toplar vardı. Dış tarafında ise 1000 kadar ev mevcuttu. İskele başında Sinan Paşa’nın yaptırdığı mükemmel bir balyos hanı yer alıyor ve burada yedi devletin balyosu oturuyordu. Hanın hemen yanında da Sinan Paşa Camii bulunuyordu. ( Akka Sinanpaşa Camini 3D İzleyin)

Sinan Paşa Cami
1586 yılında Sinan paşa tarafından yaptırılmış olan yapı günümüze ulaşamamıştır. Bugünkü yapı 1814 tarihlidir. Dikdörtgen planlı,merkezi kubbeli yapı kesme taş ile inşa edilmiştir. Giriş kısmında 3 bölümlü son cemaat revakı yer alır. Son cemaat revakının orta bölümü üzerinde bir adet kubbe yer alır. Avlulu yapı dairesel gövdeli bir minareye sahiptir. Kubbeleri sıvanmış ve yeşile boyanmıştır.

1804’te burada vefat eden Cezzâr Ahmed Paşa’nın şehirde bir camisi, medresesi, çarşısı, birçok çeşme ve sebili bulunmaktadır. Akkâ’da küçük el sanatları ve metalürji, dokuma, gıda endüstrileri gelişmiştir. Ayrıca turistik önemi de son yıllarda artmıştır.
Müslüman, Arap, Yahudi, Dürzi ve Hristiyanların birlikte yaşadığı şehir 
Camiler, kiliseler ve Yahudi sinagogları şehre hâkim


 

Cezzar Ahmet Paşa Camisi

Cezzar Ahmet Paşa Camisi
Cami, Kudüs dışında Filistin’deki en büyük cami olma özelliğini taşımakta.
2001 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne dâhil edilen Akka, tarihsel ve kültürel birçok sembole, mimari eserlere ev sahipliği yapmakta. Khan Al- Umdan ise bu tarihsel yapılardan sadece biri. 
Eski şehrin merkezinde konumlanmış olan Türk Pazarı şehrin en dikkat çekici noktalarından birini oluşturuyor. 

Akka Mücadele Mescidi

Akka Mücadele Mescidi

Ali Paşa Hamamı
Bu hamam 1780 yılında Cezzar Paşa Tarafından inşa ettirilmiş ve 1940’lı yıllara kadar kullanımda kalmıştır.  Günümüzde ise turistik bir yer olarak hizmet vermekte 

Quashi Sanat Müzesi
Ali Paşa Hamamının köşesinde bulunan bu müze ünlü İsrailli ressam Avshalom Okashi’nin (1916-1980) eserlerine ev sahipliği yapmaktadır.

Haçlılar Tüneli
Tapınak Şövalyelerinin inşa ettiği tüneller 1994 yılında keşfedilmiş. Rodos ve Malta Şövalyeleri (Tapınak Şövalyeleri olarak adlandırılan grup) kutsal topraklara deniz yoluyla gelen hacıları özellikle hasta olanları bu tünellerden geçirerek güvenliklerini sağlamaya çalışmışlar. Bu tünel aynı zamanda Haçlıların limana gizlice gidebilmeleri amacıyla yapılmıştır.

Haçlılar Kalesi

Saint George Kilisesi
Saint George Yunan Ortodoks kilisesi Osmanlılar döneminde yapılmış Akka’da ki ilk kilise olma özelliğini taşımakta.
Tunus Sinagogu
The Ramchal Sinagogu


Akka Çarşısı


Saat Kulesi
Osmanlı padişahı Abdülhamid’in tahta çıkışının 30. Yıldönümü adına inşa ettirilen saat kulesi kervansarayın hemen girişinde. Filsitin’de Osmanlı döneminden kalan yedi saat kulesinden biri. Saat kulesi üzerinde Osmanlı arması bulunmaktadır.

Sutunlu Han 
Sutunlu Han
Dikdörtgen planlı, 2 katlı, toplam 50 odalı, avlulu yapı yığma taş ile inşa edilmiştir. Avlu revakları sütunlar ve sütunları birleştiren sivri kemerlerden oluşmuştur. Avlunun ortasında bir adet şadırvan/havuz ve yapının kuzey duvarına bitişik bir saat kulesi mevcuttur.  Uzun yıllar iş hanı olarak hizmet etmiş olan yapı 1980 yılına kadar konut olarak kullanılmıştır. Günümüzde otel yapılması planlanan yapı, 1 kat ilave imar hakkı almıştır. Yapının bazı bölümlerinde pencere ve kapı boşluklarının kapatılmış ya da değiştirilmiş olduğu gözlemlenmiştir. Yer yer çimento onarım mevcuttur. Günümüzde kullanılmayan yapı strüktürel olarak sağlam durumda olup, malzeme ve yapım tekniği açısından özgünlüğünü korumaktadır. (Kaynak )

Bahai Bahçeleri
Bahai Bahçeleri
Akka’daki Bahai Bahçesi bu dinin kurucusu Bahaullah’ın hayatının son yıllarını geçirdiği yer olma özelliğine sahip aynı zamanda mezarı da burada yer almaktadır. 

Akka'da Ne Yemeli?
Akka mutfağı Akdeniz ve Ortadoğu mutfağından çok lezzetli yemeklere sahip. 

Fotoğraflar : İnternet ve sosyal medya sayfalarından temin edilmiştir. 

Etiket

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Asılsız yorum yapmayınız. Mesajlar Yönetici tarafından denetleniyor.

Reklam



Reklam

İlginizi Çekebilir

Reklam