@erolkaranet'te Aradığınız Kelime veya Konuyu Buraya yazınız!

Banner



Çocukların Sağlığı İle Oynayanların En Başında Sütçüler Geliyor



 


Kur'an-ı Kerim vasıtasıyla Allah-u Teala yeni doğan bebeklerin iki yıl süresince anne sütü ile beslenmesini emretmiştir. (bakara süresi 233)  Bilindiği gibi, yeni doğmuş bebeklerin gereksinimi olan tüm besinleri sağlayabilen en iyi besin anne sütüdür. Genel olarak D ve K vitamini dışında anne sütünde bulunan vitaminlerin çoğu, istenilen düzeyde bulunmaktadır. Anne sütü düşük doğum ağırlıklı, prematüre ya da normal doğum ağırlığındaki bütün bebeklerin en üst düzeyde büyüme gelişmelerini sağlayacak özelliktedir. Her anne bebeği için en uygun sütü üretir. Örneğin erken doğan bebeklerin annelerinin sütleri, erken doğan bebekler için uygun özellikler içerir. 
Süt insan hayatı için hemen her yaşta gerekli olan besindir. Bu nedenle insanlar süt ve sütten mamul ürünlere önem vermiştir. İster yeni doğmuş olsun isterse yaşlılığın son zamanlarında yaşayanlar için sütün önemi çok büyüktür. 
Ne var ki, hile yapmada sınır tanımayan insanlar insan için en önemli bir yer teşkil eden süt için de hile yapmaktan kaçınmamaktadır. Bilhassa bebek ve çocuk yaşta bulunanların ana gereksinimi olan sütte hile yapılması bunları yapanların vicdanlarının olmadığını , potansiyel bir katil olarak aramızda dolaştıklarını göstermektedir.
Yapılan bilimsel tetkikler 7 den 70'e severek içtiğimiz sütte akıl almaz hilelere başvurduklarını göstermektedir. Vicdansızlığın çok ötesinde canavarlık olarak nitelendirilen bu girişimlerin son bulmayacağını da üzülerek izlemekteyiz. Ve tüm hilelere rağmen almak zorunda kalıyoruz. Zira sütün alternatifi yok.
Süt ve süt ürünlerinde çok çeşitli hilelere çok sık rastlanmaktadır. Sütü şekil, bileşim ve nitelikleri itibariyle bileşiminde olmayan özelliklere sahip gibi göstermek veya yapısındaki bazı bileşenleri izinsiz olarak ayırmak vb. işlemler hile sayılmaktadır. Hilelerin en önemli nedenleri arasında; hayvansal ürünlerin pahalı olması, süt hayvanı sayısının azalması ve köylerden şehirlere göçün artması gösterilebilir. Süte hile amaçlı kıvam arttırıcı ve asitleşmeyi geciktirici koruyucu maddeler katılabilmekte ve yağsız süt, yayık altı suyu, peynir suyu, içme suyu ve süt tozu eklenebilmektedir. Peynirlerin yağı çekilerek yerine ucuz yağlar katılmakta; nişasta ve jelatin ilaveleri yapılabilmektedir. Tereyağına kuyruk yağı, margarin, patates, süt tozuna tebeşir tozu ve pudra şekeri katılırken yoğurtlarda nişasta, jelatin ve Natamisin gibi antifungal kimyasallar kullanılabilmektedir. Tüketici sağlığı için tehlike oluşturan süt ve ürünlerinde yapılan hilelerin belirlenmesinde çok çeşitli tespit metotları olup, hile tespit edildiğinde sorumlularına ilgili resmi kurumlarca ağır cezalar verilmekte ve yapan firmalar deşifre edilmektedirler.

İşte canavar ruhlu vicdansız süt üreticilerinin yaptıkları hileler.

  • Koruyucu Madde Kullanımı:
Hijyenik koşullarda sağım yapılmayan, depolanmayan, zamanında sevk edilmeyen sütler çabuk bozulacağı için bazı üretici ve satıcılar tarafından sütün içerisine, tüketiciye ulaşana kadar dayanması için soda ( karbonat ve kabartma tozu da denir ), hidrojen Peroksit vb. kimyasal katkı maddeleri ekleyebilmektedirler. Soda vb katılan süt muhtemelen kaynatırken kesilecektir. Ve yoğurt yapmanız mümkün olmayacaktır. (Hidrojen peroksit soluk mavi renkte; sulandırıldığında ise renksiz hale gelen bir bileşiktir. Hidrojen peroksitin akmazlık değeri, sudan daha yüksektir. Çok güçsüz bir asit olan bileşik; özellikle kâğıt sanayinde kâğıtlara beyaz renk vermek için üretilmektedir.)

  • Süte Tentürdiyot ve ve Çamaşır Suyu Katmak
Sokakta satılan çiğ süte tentürdiyot, hatta çamaşır suyu konularak çabuk bozulması engelleniyor.
  • Süte Su Katılması:
Süte su katılması en basit ve en ucuz hırsızlıklardan biridir. Süte su katılarak eldeki ürünün miktarı arttırılmakta ve ürün satışından daha fazla haksız kazanç elde edilmektedir.

  • Sütün Yağını Almak:
Sütün maliyetini düşürüp daha fazla kazanç elde etmek isteyen bazı firmalar sütün yağının bir kısmını alarak tereyağı yapımında kullanabilir. Normal bir inek sütünde yağ oranı % 3,5 ile 4,2 arasında olmalı iken yağı kısmen alınmış sütlerde yağ oranı % 1,5 -2 oranlarına kadar düşebilmektedir. Bu sütler ile yapılan yoğurtlar ise yağsız veya daha az yağlı olabilmektedir.

  • Bitkisel Yağ Eklenmesi:

Bitkisel yağ eklenmesi süt ürünlerinde en çok sık yapılan tağşişlerden biridir. Özellikle tereyağı üretiminde margarin ve farklı sıvı yağların (ayçiçeği yağı, mısır özü yağı, palm yağı, hayvansal kaynaklı diğer yağlar vb.) kullanılması bu üründe yapılan başlıca tağşiş olarak bilinmektedir. Maliyetleri düşürmek için tereyağı imalatı sırasında süt kremasına bazı bitkisel ve hayvansal yağlar ilave edilir. Tağşiş yapılmış tereyağı ile yapılmamış olan tereyağı arasındaki fiziksel olarak en büyük fark ise ürünün sertliğidir. Bitkisel yağ eklenmesi ile yapılan tağşişi tespit etmek için ürünün yağının Sterol kompozisyonuna bakılmaktadır. Bu kompozisyonda elde edilen Kolesterol ve ß-sitosterol piklerinin yorumlanması ile sonuca ulaşılmakta olup, eklenen bitkisel yağ içeriği arttıkça ürünün kompozisyonunda Kolesterol yüzdesi azalmakta buna karşılık ß-sitosterol yüzdesi ise artmaktadır. Ayrıca tereyağında yapılan bir diğer tağşiş ise gıda boyası ilavesidir. Tağşiş yapılarak üretilen tereyağlarının gerçek tereyağı gibi görünmesi için sarı renkli gıda boyası ilave edilmektedir.

  • Nişasta, Jelatin ve Pektin Eklenmesi:

Nişasta, jelatin ve Pektin eklenmesi genellikle yoğurt ürünlerinde yapılan bir tağşiş olup ürünün daha sert ve kıvamlı olmasını sağlamaktadır.

Bunların dışında piyasada tarihi geçen kaşar peynirlerinin toplanarak yine kaşar peyniri üretimine karıştırılması, tulum peyniri içerisine patates eklenmesi, bozulmuş ve tarihi geçmiş peynirlerin ise yüksek ısı, nitrat ve nitrit yardımı ile krem peynirlere dönüştürülmesi gibi hilelerde piyasada sıklıkla karşılaşılan tağşiş yöntemleridir.

Süt Ürünlerinde Kullanılan Katkı Maddeleri (Kaynak: Diatek)

1- ASESÜLFAM POTASYUM (ASESÜLFAM-K) E950: Düşük kalorili bir tatlandırıcı
2- ANNATTO E160b : Tropik bir ağaç olan bixa orellanonun tohumlarından elde edilen bir katkı maddesidir. Renk ve aroma amaçlı olarak kullanılır.
3- CARMİNE E120: Dactylopius Coccus böceğinden elde edilen gıda ürünlerine kırmızı, kahve, pembe renk veren katkı maddesidir. Böceğin yumurta ve vücudundan elde edilir. Sinek kovucu olarak da kullanılır.
4- CARRAGEENAN (Karagenon) E407: Bu kırmızı deniz yosunundan elde edilen bir çeşit kıvam arttırıcıdır. İçine katıldığı ürünün akışkanlığını kıvamını düzenler. Jelleştirici olarak kullanılmaktadır.
5- SİTRİK ASİT E330 : Limon asiti, limon tuzu olarak da bilinir. En masum katkı maddesidir. Peynir üretiminin yanı sıra hemen hemen tüm gıda sanayinde kullanılır.
6- MONOGLİSERİTLER VE DİGLİSERİTLER E470-477: Süt ve süt ürünlerinde kullanılan bu katkı maddelerinin amacı karışımı kolaylaştırmak, homojenlik ve stabilizasyondur. En çok yoğurtlarda, kremalarda, tereyağı, margarin ve peynirlerde, dondurma ve sütlü tatlılarda kullanılır.
7- FRUKTOZ: Mısırdan elde edilen yapay tatlandırıcı basit şekerdir. Fruktoz sık sık sağlık sorunlarına yol açabildiği belirtilen şekerdir. Öyle ki früktozun alkol ürünlerinin vücutta yol açtığı hasarın bir benzerine sebep olduğu bildirilmektedir.
8- POLİSORBAT 80 : Non iyonik emülgatör. Kıvam arttırır, köpük önler, stabilizatördür
9- SELÜLOZ: Bitkilerde hücre yapısının büyük bölümünü oluşturan kağıt, yapay ipek ve patlayıcı maddelerin yapımında kullanılan bir karbonhidrattır.
10- SUKRALOZ E955: Şekerden 600 defa daha tatlı olan suni tatlandırıcıdır. 
11- SÜT PROTEİNİ KONSANTRESİ: Süt ürünlerinin kendisinde süt proteinin konsantresinin ne işi var diye şaşırmayın amaç maliyetleri kısmak elbette.

Yukarıda saydığımız kimyasal maddelerin insan sağlığına olan etkileri için linke tıklayabilirsiniz)

Sonuç olarak; hem sağlığımız için, hem de içerdiği besin öğelerinden vücudumuzun gerekli düzeyde faydalanabilmesi için her zaman en hijyenik, taze ve kaliteli ürünleri tüketmeye dikkat etmeliyiz. Bu özelliklerin ve gıda güvenliğinin sağlanmasında, dolayısıyla insan sağlığının korunmasında ve geliştirilmesinde “Ambalaj” kilit rol oynamaktadır. Ambalajlı süt ve süt ürünleri çiğ sütün elde edildiği hayvandan başlayarak tüketiciye ulaşıncaya kadar geçen her safhada kontrol edilmektedir. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığından onay almış işletmelerde üretilen, “Kalite” ve “Gıda Güvenliği” denetiminden geçmiş ambalajlı süt ve süt ürünleri, insan sağlığına zararlı mikroorganizmalar içermez, muhafaza koşullarına uyulduğu takdirde son kullanma tarihine kadar tazeliğini korumaktadırlar.

Derlemedir @erolkaranet - 

Etiket

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Asılsız yorum yapmayınız. Mesajlar Yönetici tarafından denetleniyor.

Reklam

Reklam

Bilmeniz Gerekebilir