@erolkaranet'te Aradığınız Kelime veya Konuyu Buraya yazınız!

Banner



Memur, Merakının Kurbanı Oldu. Yargıtay Ceza Verdi.




 Resmi bir emir ya da hukuken geçerli bir gerekçe dayanmaksızın herhangibir kişiye ait kimlik, adres ve aile bilgilerinin, sorgulanması TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasında düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu oluşturur. Bu nedenle bazı polis memurlarının ya da Kimlik Paylaşım Sistemini kullanmakla yetkili kamu memurlarının görevleri dışında keyfi olarak ya da sadece merak amaçlı herhangi bir kişiye ait sorgulama yapmaları ne yazık ki hapis cezaları ya da kamu haklarından men edilmeye kadar bir çok ceza ile sonuçlanmaktadır.

Bundan 6 yıl yıl önce Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için sorgulama yapan 10 polis hakkında dava açılırken, 2 yıl önce üç tane SGK memuruna 10 yıl hapis,  bir kaç yıl önce de İçişleri Bakanı hakkında ve yakın zamanda tanınmış kişilerin de adlarının yer aldığı sorgulamalar yapılması, meraklı memurların yaptıkları eylemlerin kendi başlarını yakacağını göstermektedir.

Aşağıda mahkumiyetle, görevden alınma ile ve beraatle sonuçlanan Yargıtay kararları yer almaktadır.

*****

15. Ceza Dairesi         2017/14178 E.  ,  2020/4067 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
MÜŞTEKİ : ...Bilişim Çözümleri Ltd. Şti
SUÇ : Bilişim sistemlerine girme

HÜKÜM : Sanık... hakkında CMK'nın 223/2-e maddesi gereğince beraat, sanıklar ... ve ... hakkında TCK'nın 243/1,243/2,43,62,52 maddeleri gereğince mahkumiyet

Bilişim sistemlerine girme suçundan sanıklar ... ve ...’ın mahkumiyetine, sanık ...’nun beraatine ilişkin hükümler katılan kurumlar vekili, müşteki şirket vekili ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü;

Müşteki ...Bilişim Çözümleri Ticaret Limited Şirketinin olay tarihinden önce 5490 sayılı Nüfus Kanununa göre hazırlanan Kimlik Paylaşım Sistemi Yönetmeliği ve Kimlik Paylaşım Sistemi Üzerinden Alınan Bilgilerin Ücretlendirilmesine İlişkin Esas ve Usuller Hakkında Tebliğ kapsamında bu sistemden ücreti karşılığı yararlanmak istediği, müşteki ...Bilişim Çözümleri Ticaret Limited Şirketi ile ... Nüfus ve Vatandaşlık İşler Genel Müdürlüğü arasında 09.05.2008 tarihinde imzalanan sözleşme ile kullanım hakkı aldığı, müşteki ...Bilişim Çözümleri Ticaret Limited Şirketinin Domain satışı ve Hosting hizmetleri yaptığı, işi gereği sistemine üye olmak isteyen müşteri kimliklerini doğrulatmak için sistemden yararlandığı, başka bir ifade ile www.isimtescil.net adlı bilişim sistemine internet üzerinden müşteri olmak isteyenlerin kimlikleri doğrulatılırken Mernis sistemi üzerinden belli sayıda sorguya müsaade edildiği, anlaşmaya göre Mernis sisteminden her bir sorgu karşılığı 0,02 TL. kamu maliyesi hesabına aylık olarak ödendiği, Sanık ...’nin nun ... Esnaf ve Sanatkârlar Odası başkanı, diğer sanıkların de odanın bilgi işlem kısmında çalışan elemanları oldukları, sanıkların ... Esnaf ve sanatkarlar odası üyelerine ait ellerindeki bilgilerin doğruluğunu teyit etmek istedikleri, bunun için Nüfus ve Vatandaşlık İşler Genel Müdürlüğü ile anlaşma yapıp ücreti karşılığı yararlanmak yerine, bunu haksız şekilde yapmayı planladıkları, bunun için www.isimtescil.net bilişim sistemi ara yüzünden Mernis sistemindeki kimlik bilgilerini karşılıksız çekmek için bir yazılım hazırladıkları, bu düzeneği ... Esnaf ve sanatkarlar odasına ait bina içindeki sunucu üzerinde çalıştırıp milyonlarca sorgu gönderip Mernis'te kayıtlı verileri sürekli şekilde çektikleri, bu şekilde sanıkların üzerine atılı suçu işlediklerinin iddia edildiği somut olayda;

1-Müşteki ...Bilişim Çözümleri Ltd. Şti. vekilinin temyiz başvurusunun incelenmesinde;

29/06/2012 tarihli talimat duruşması ile usulüne uygun şekilde duruşmadan haberdar edilen müşteki vekilinin, talimat duruşma tutanağına göre müşteki vekilinin katılma talebinin bulunmadığı, herhangi bir mazeret bildirmeden duruşmalara katılmadığı gibi yazılı bir dilekçe ile davaya katılma talebinde de bulunmadığı, bu kapsamla katılan sıfatını elde edemediği anlaşılmakla, katılma ve hükmü temyiz etme yetkisi bulunmayan müşteki vekilinin temyiz talebinin CMUK 317. maddesi gereği REDDİNE,

2- Sanık ...’nun beraatine ilişkin hükmün temyiz incelenmesinde;

Sanık savunması, katılan ve müşteki beyanı, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, sanığın üzerine atılı suçu işlediğinin sabit olmadığı gerekçelerine dayanan mahkemenin beraat hükmünde isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; katılan kurumlar vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,

3-Bilişim sistemine girme suçundan sanıklar ... ve ...’ın mahkumiyetine ilişkin hükümlerin temyiz incelenmesinde;

Sanıkların ... Esnaf ve sanatkarlar odası üyelerine ait ellerindeki bilgilerin doğruluğunu teyit etmek için Nüfus ve Vatandaşlık İşler Genel Müdürlüğü ile anlaşma yapıp ücreti karşılığı yararlanmak yerine bir yazılım ile müşteki şirketin bilişim sistemine veri gönderip, seri şekilde milyonlarca sorgu yapıp sistemde var olan verileri aldıkları anlaşıldığından sanıkların eyleminin 5237 sayılı TCK’nun 244/2-4 maddelerinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde bilişim sistemine girme suçundan mahkumiyetlerine karar verilmesi

Bozmayı gerektirmiş, katılan kurumlar vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 01/06/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

******

12. Ceza Dairesi         2019/3586 E.  ,  2020/5426 K.

"İçtihat Metni"

Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme

Hüküm : TCK’nın 136/1, 137/1-a, 62/1, 53/1-3. maddeleri gereğince mahkumiyet

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatında görev yapan bazı polis memurlarının, 26.12.2013- 04.09.2014 tarihleri arasında ve değişik tarihlerde, “Kimlik Paylaşımı Sistemi”ne giriş yaparak, İçişleri Bakanı’na ait kimlik, adres ve aile bilgilerini, hukuken geçerli bir gerekçeye dayanmaksızın sorguladıkları iddialarına ilişkin Mülkiye Müfettişliğince yürütülmekte olan araştırma esnasında; Konak İlçe Emniyet Müdürlüğünde görevli olan polis memuru sanık ...’ın, Konak İlçe Emniyet Müdürlüğü... Polis Merkezi Amirliğinde mukayyit olarak görevli iken, İçişleri Bakanı ile ilgili olarak, 03.01.2014 Cuma günü; saat 04:07:09.100’de “TC Kimlik No'dan Nüfus Kayıt Örneği Sorgulama Tekli”, saat 04:07:17.900’de “TC Kimlik No'dan Yerleşim Yeri Adres Bilgisi Sorgulama Çoklu”, saat 04:13:48.193’te “Nüfus Cüzdanı Doğrulama Çoklu”, saat 04:13:48.370’te “TC Kimlik No'dan Kayıp Cüzdan Bilgisi Sorgulama” işlemlerini gerçekleştirdiğinin tespit edilmesi üzerine, adı geçen polis memuru hakkında soruşturma izni verilmesinin ardından başlatılan adli soruşturma sonunda, sanığın, TCK’nın 136/1 ve 137/1-a madde ve fıkralarında düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;

Sanığın, İçişleri Bakanı’nın hemşehrisi olup olmadığını merak edip, kurumu tarafından kendisine verilen kullanıcı şifresi ile “Kimlik Paylaşımı Sistemi”ne giriş yaparak, keyfi ve usulsüz sorgulama yapıp, İçişleri Bakanı olan mağdura ait kişisel veri niteliğindeki nüfus ve adres bilgilerine erişim sağlayarak, görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle mağdurun kişisel verilerini okuması nedeniyle üzerine atılı verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun yasal unsurlarının oluştuğu anlaşıldığından, sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulmasına dair yerel mahkemenin kabulünde dosya kapsamına göre bir isabetsizlik görülmemiştir.

Polis memuru olan sanığın, verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme eylemini, görevinin verdiği yetkiyi kötüye kullanmak suretiyle işlediğinin kabul edilmesi ve sanığa hapis cezası hükmedilmesi karşısında, sanık hakkında TCK'nın 53/5. madde ve fıkrası gereğince cezasının infazından sonra başlamak üzere hükmolunan cezanın yarısından bir katına kadar kamu görevlerinden yasaklanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 20.09.2011 tarihli ve 2011/5-104 esas, 2011/183 karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere kazanılmış hak olarak kabul edilerek, bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin sübuta, suçun manevi unsurunun oluşmadığına, aynı eylemden dolayı disiplin cezası alan sanığın ikinci kez cezalandırılmasının isabetsiz olduğuna ilişkin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1- TCK'nın 136/1. madde ve fıkrasında bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası öngörülmüş iken, anılan madde ve fıkrada, suç tarihinden sonra ve karar tarihinden önce 06.03.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6526 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ve Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 4. maddesi ile yapılan değişiklikle ceza miktarının iki yıldan dört yıla kadar hapis cezası olarak belirlenmiş olması karşısında, TCK'nın 7/2. madde ve fıkrası gereğince, suçun işlendiği zamandaki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı uygulanması ve her iki kanuna göre hükmedilecek sonuç cezalar belirlendikten sonra sanığın lehine olan kanunun tespiti ile lehe kanunun bir bütün halinde uygulanması ve bu durumun kararın gerekçesine yansıtılması suretiyle hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi,
2- T.C. Anayasa Mahkemesinin, TCK'nın 53. maddesine ilişkin olan 2014/140 esas, 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK'nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

BERAATLE SONUÇLANAN KARAR

12. Ceza Dairesi         2019/578 E.  ,  2020/5427 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
Hüküm : CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraat

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Gümrük ve Ticaret Bakanlığı... Gümrük ve Ticaret Bölge Müdürlüğü emrinde görevli memur olan sanık ...’in, bazı sanatçılarla siyasetçilerin hemşehrisi olup olmadığını merak edip, “Kimlik Paylaşımı Sistemi”ne giriş yaparak, İçişleri Bakanı ile ilgili olarak, 26.12.2013 Perşembe günü saat 11:01:14’te “T.C. Kimlik No ile Yerleşim Yeri Bilgisi Sorgulama” ve aynı gün saat 11:03:01’de “T.C. Kimlik No ile Kişi Bilgileri Sorgulama” işlemlerini gerçekleştirmesi nedeniyle TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasında düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın, kurumu tarafından kendisine verilen kullanıcı şifresi ile “Kimlik Paylaşımı Sistemi”ne giriş yapıp, keyfi ve usulsüz sorgulama yaparak, İçişleri Bakanı olan katılana ait kişisel veri niteliğindeki nüfus ve adres bilgilerine erişim sağlayıp, katılanın kişisel verilerini okuması nedeniyle üzerine atılı verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun yasal unsurlarının oluştuğu ve mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, dosya kapsamına uygun düşmeyen yetersiz gerekçelerle sanık hakkında beraat hükmü kurulması,
2-Kabul ve uygulamaya göre de:
Hükmün esasını teşkil eden kısa kararda ve gerekçeli kararın hüküm fıkrasında, sanık hakkında beraat hükmü kurulurken, uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK'nın 232/6. madde ve fıkrasına uyulmaması,
Kanuna aykırı olup, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 21.10.2020 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

(Muhalif) (Muhalif)

MUHALEFET ŞERHİ;
Belirli veya belirlenebilir bir kişiye ait her türlü bilginin, başkasına verilmesi, yayılması ya da ele geçirilmesi, TCK'nın 136/1. maddesinde "Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme" başlığı altında suç olarak tanımlanmış olup, eylemin; kamu görevlisi tarafından ve görevinin verdiği yetki kötüye kullanılmak ya da belli bir meslek ve sanatın sağladığı kolaylıktan yararlanmak suretiyle gerçekleşmesi hali, aynı Kanunun 137. maddesinde cezada artırım nedeni olarak öngörülmüştür.

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunun maddi konusunu oluşturan "kişisel veri" kavramından, kişinin, yetkisiz üçüncü kişilerin bilgisine sunmadığı, istediğinde başka kişilere açıklayarak ancak sınırlı bir çevre ile paylaştığı nüfus bilgileri (T.C. kimlik numarası, adı, soyadı, doğum yeri ve tarihi, anne ve baba adı gibi), adli sicil kaydı, yerleşim yeri, eğitim durumu, mesleği, banka hesap bilgileri, telefon numarası, elektronik posta adresi, kan grubu, medeni hali, parmak izi, DNA'sı, saç, tükürük, tırnak gibi biyolojik örnekleri, cinsel ve ahlaki eğilimi, sağlık bilgileri, etnik kökeni, siyasi, felsefi ve dini görüşü, sendikal bağlantıları gibi kişinin kimliğini belirleyen veya belirlenebilir kılan, kişiyi toplumda yer alan diğer bireylerden ayıran ve onun niteliklerini ortaya koymaya elverişli, gerçek kişiye ait her türlü bilginin anlaşılması gerekir. Herkes tarafından bilinen ve/veya kolaylıkla ulaşılması ve bilinmesi mümkün olan kişisel bilgiler de, yasal anlamda "kişisel veri" olarak kabul edilmekte ise de, anılan maddenin uygulama alanının amaçlanandan fazla genişletilerek, uygulamada belirsizlik ve hemen her eylemin suç oluşturması gibi olumsuz sonuçların doğmaması için, maddenin uygulamasında, somut olayın özellikleri dikkate alınarak titizlikle değerlendirme yapılması, olayda herhangi bir hukuk dalı tarafından kabul edilebilecek bir hukuka uygunluk nedeni veya bu kapsamda nazara alınabilecek bir hususun bulunup bulunmadığının saptanması ve sanığın eylemiyle hukuka aykırı hareket ettiğini bildiği ya da bilebilecek durumda olduğunun da ayrıca tespit edilmesi gerekir.

TCK'nın 136/1. maddesinin, “Bu madde hükmü ile hukuka uygun olarak kaydedilmiş olsun veya olmasın, kişisel verileri hukuka aykırı olarak başkalarına vermek, yaymak veya ele geçirmek, bağımsız bir suç olarak tanımlanmıştır.” şeklindeki gerekçesinden de anlaşılacağı üzere, kişisel verilerin, "verildiği", "yayıldığı" veya "ele geçirildiği"nin kabul edilebilmesi için, kişisel verilerin kaydedilmiş halde bulunması, kaydedilmiş haliyle başkalarına verilmesi, yayılması ya da ele geçirilmesi gerekir.

Bu noktada belirtmek gerekir ki, kişisel verilerin, üzerinde yazılı olduğu belgenin bulunduğu yerden alınması ya da kaydedilmiş haliyle başka bir nesne üzerine taşınarak (örneğin; yazının başka bir kağıt, defter vb. nesne üzerine geçirilmesi, taşınabilir belleğe veya CD'ye aktarılması gibi işlemlerle) sabitlenmesi, böylece istenildiğinde tekrar kullanılabilmesi olanağını sağlayan her türlü faaliyet, kişisel verileri “ele geçirme” kapsamında değerlendirilebilir ise de, kişisel verilerin kaydedilmeden önce öğrenilmesi, hafızada tutulan kişisel verilerin başkalarına açıklanması, kişisel verilere salt duyu organları aracılığıyla vakıf olunması, ancak TCK'nın 134/1. maddesinin 1. cümlesinde düzenlenen özel hayatın gizliliğini ihlal suçu kapsamında değerlendirilebilir.

Açıklanan nedenlerle sayın çoğunluğun bozma yönündeki görüşüne katılmıyoruz.
. ...

(Muhalif Üye) (Muhalif Üye)

****

12. Ceza Dairesi         2019/459 E.  ,  2019/11109 K.
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme
Hüküm : CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraat

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatında görev yapan bazı polis memurlarının, 26.12.2013- 04.09.2014 tarihleri arasında ve değişik tarihlerde, “Kimlik Paylaşımı Sistemi”ne giriş yaparak, İçişleri Bakanı’na ait kimlik, adres ve aile bilgilerini, hukuken geçerli bir gerekçeye dayanmaksızın sorguladıkları iddialarına ilişkin Mülkiye Müfettişliğince yürütülmekte olan araştırma esnasında; Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Esenboğa Havalimanı Şube Müdürlüğünde görevli olan polis memuru Suat’ın, Esenboğa Havalimanı Şube Müdürlüğünde görevli iken, İçişleri Bakanı ile ilgili olarak, 28.05.2014 Çarşamba günü; saat 11:24:56.360’da “Nüfus Cüzdanı Doğrulama”, saat 11:27:59.377'de “TC Kimlik No'dan Kişi Bilgisi Sorgulama”, saat 11:27:59.600'de “Nüfus Cüzdanı Doğrulama”, saat 11:28:00.837'de “TC Kimlik No'dan Kişi Bilgisi Sorgulama”, saat 11:28:01.073'de “Nüfus Cüzdanı Doğrulama” işlemlerini gerçekleştirdiğinin tepit edilmesi üzerine, adı geçen polis memuru hakkında soruşturma izni verilmesinin ardından başlatılan adli soruşturma sonunda, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Esenboğa Havalimanı Pasaport Kontrol Büro Amirliğinde görevli olan polis memuru sanık ...’ın, kurumu tarafından kendisine verilen kullanıcı şifresi ile “Kimlik Paylaşımı Sistemi”ne giriş yapıp, görevi gereği olmadığı halde keyfi ve usulsüz sorgulama yaparak, İçişleri Bakanı’na ait kişisel veri niteliğindeki nüfus bilgilerine erişim sağlamak suretiyle TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasında düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığın; dış hatlar giden yolcu salonu pasaport kabinlerinde yurt dışına giden yolcuların pasaport kontrol işlemlerini yaptığı esnada, Rusya (Moskova)'ya giden hususi (yeşil) pasaportlu bir yolcuya, hususi pasaportu nasıl aldığını, resmi bir kurumda çalışıp çalışmadığını sorması ve şahsın hem resmi kurumda çalıştığını hem de İçişleri Bakanı’nın ağabeyi olduğunu söylemesi üzerine, bakan yakınlarının genelde normal yolcu salonunu değil, VIP salonunu kullanmaları ve şahsın genç görünümlü olması nedeniyle şüphelenerek, şahısla İçişleri Bakanı arasında soyadı benzerliği olup olmadığı ve şahsın gerçekten İçişleri Bakanı’nın ağabeyi olup olmadığını belirlemek amacıyla, kendisine verilen şifre ile “Kimlik Paylaşımı Sistemi”nde sadece nüfus cüzdanı bilgilerini görebilmesi ve vukuatlı nüfus kaydına erişim olanağı bulunmamasından dolayı yolcunun kayıtlarından eşleştirme yapmasının mümkün olmaması nedeniyle İçişleri Bakanı ile ilgili olarak sistemde sorgulama yapıp, şahısla İçişleri Bakanı’nın anne ve baba isimlerini karşılaştırması sonunda şahsın İçişleri Bakanı’nın ağabeyi değil, kardeşi olduğunu anlamasının ardından, bilgisayardaki yolcu çıkış menüsünden şahsın çıkış kaydını tamamlayarak sistemi kapattığını beyan etmesi karşısında,
sanığın, İçişleri Bakanı olan katılanla ilgili sorgulama yaptığı saatlerde, katılanın yurt dışına çıkış yapan kardeşinin olup olmadığı, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Esenboğa Havalimanı Şube Müdürlüğünden sorulup, araştırılarak, iddia ve savunmanın doğruluk derecesi açıklığa kavuşturulduktan sonra, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeye ve yetersiz gerekçelere dayalı olarak yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,
Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

********

Yargıtay Kararı 12. Ceza Dairesi

Esas Numarası: 2019/459

Karar Numarası: 2019/11109
Karar Tarihi: 27.11.2019
Mahkemesi: Asliye Ceza Mahkemesi
Suç: Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme

Hüküm: CMK’nın 223/2-a maddesi gereğince beraat

Verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçundan sanığın beraatine ilişkin hüküm, mahalli Cumhuriyet savcısı ve katılan vekili tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

Yapılan yargılamaya, incelenen dosya kapsamına göre, mahalli Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Emniyet Genel Müdürlüğü teşkilatında görev yapan bazı polis memurlarının, 26.12.2013 – 04.09.2014 tarihleri arasında ve değişik tarihlerde, “Kimlik Paylaşımı Sistemi”ne giriş yaparak, İçişleri Bakanı’na ait kimlik, adres ve aile bilgilerini, hukuken geçerli bir gerekçeye dayanmaksızın sorguladıkları iddialarına ilişkin Mülkiye Müfettişliğince yürütülmekte olan araştırma esnasında; Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Esenboğa Havalimanı Şube Müdürlüğünde görevli olan polis memuru Suat’ın, Esenboğa Havalimanı Şube Müdürlüğünde görevli iken, İçişleri Bakanı ile ilgili olarak, 28.05.2014 Çarşamba günü; saat 11:24:56.360’da “Nüfus Cüzdanı Doğrulama”, saat 11:27:59.377’de “TC Kimlik No’dan Kişi Bilgisi Sorgulama”, saat 11:27:59.600’de “Nüfus Cüzdanı Doğrulama”, saat 11:28:00.837’de “TC Kimlik No’dan Kişi Bilgisi Sorgulama”, saat 11:28:01.073’de “Nüfus Cüzdanı Doğrulama” işlemlerini gerçekleştirdiğinin tepit edilmesi üzerine, adı geçen polis memuru hakkında soruşturma izni verilmesinin ardından başlatılan adli soruşturma sonunda, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Esenboğa Havalimanı Pasaport Kontrol Büro Amirliğinde görevli olan polis memuru sanık ****ın, kurumu tarafından kendisine verilen kullanıcı şifresi ile “Kimlik Paylaşımı Sistemi”ne giriş yapıp, görevi gereği olmadığı halde keyfi ve usulsüz sorgulama yaparak, İçişleri Bakanı’na ait kişisel veri niteliğindeki nüfus bilgilerine erişim sağlamak suretiyle TCK’nın 136/1. madde ve fıkrasında düzenlenen verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;

Sanığın; dış hatlar giden yolcu salonu pasaport kabinlerinde yurt dışına giden yolcuların pasaport kontrol işlemlerini yaptığı esnada, Rusya (Moskova)’ya giden hususi (yeşil) pasaportlu bir yolcuya, hususi pasaportu nasıl aldığını, resmi bir kurumda çalışıp çalışmadığını sorması ve şahsın hem resmi kurumda çalıştığını hem de İçişleri Bakanı’nın ağabeyi olduğunu söylemesi üzerine, bakan yakınlarının genelde normal yolcu salonunu değil, VIP salonunu kullanmaları ve şahsın genç görünümlü olması nedeniyle şüphelenerek, şahısla İçişleri Bakanı arasında soyadı benzerliği olup olmadığı ve şahsın gerçekten İçişleri Bakanı’nın ağabeyi olup olmadığını belirlemek amacıyla, kendisine verilen şifre ile “Kimlik Paylaşımı Sistemi”nde sadece nüfus cüzdanı bilgilerini görebilmesi ve vukuatlı nüfus kaydına erişim olanağı bulunmamasından dolayı yolcunun kayıtlarından eşleştirme yapmasının mümkün olmaması nedeniyle İçişleri Bakanı ile ilgili olarak sistemde sorgulama yapıp, şahısla İçişleri Bakanı’nın anne ve baba isimlerini karşılaştırması sonunda şahsın İçişleri Bakanı’nın ağabeyi değil, kardeşi olduğunu anlamasının ardından, bilgisayardaki yolcu çıkış menüsünden şahsın çıkış kaydını tamamlayarak sistemi kapattığını beyan etmesi karşısında,

Sanığın, İçişleri Bakanı olan katılanla ilgili sorgulama yaptığı saatlerde, katılanın yurt dışına çıkış yapan kardeşinin olup olmadığı, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Esenboğa Havalimanı Şube Müdürlüğünden sorulup, araştırılarak, iddia ve savunmanın doğruluk derecesi açıklığa kavuşturulduktan sonra, sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik incelemeye ve yetersiz gerekçelere dayalı olarak yazılı şekilde beraat kararı verilmesi,

Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince isteme uygun olarak BOZULMASINA, 27.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Asılsız yorum yapmayınız. Mesajlar Yönetici tarafından denetleniyor.

Reklam



Reklam

Bilmeniz Gerekebilir