@erolkaranet'te Aradığınız Kelime veya Konuyu Buraya yazınız!

Banner



Bu Oyunu Oynamak İstemiyorum




Bu Oyunu Oynamak İstemiyorum

Babamın sesiyle uyandım. Gözlerimi o kadar zor açtım ki , uykumdan uyandırdığı için babama içimden kızıyordum. Ne oldu , ne var demeden kolumdan tuttu. “Offf uyumak istiyorum “ dedim. Babam ;
– Oyun oynamak ister misin. ?
– Ama uykum var.. Hem daha gece…
– Bu oyun gece oynanır zaten. Hep birlikte oyun oynayacağız .. Haydi kalk ve hazırlan.. dedi.
Dedi ama ben bu zamansız oyunun vaktini hiç sevmemiştim. O anda annemin küçük kardeşimi de kucağına aldığını ve yanımıza geldiği gördüm. “Haydi evladım giyinmedin mi” diye sordu. Bu oyuna annem ve kardeşimin katılmış olması da şaşırttı beni. Uykum kaçmıştı. Babamın haydi demesiyle odadan çıkıp , binanın merdivenlerinden aşağıya hızla inmeye başladık. Sokağa çıktığımda iyice şaşırdım. Sokak kalabalık herkes “kaçın” diye birbirine bağırıyordu. Evden uzaklaşıp sokağa doğru ilerledik. Babam çok hızlı gidiyor , ona yetişmekte zorlanıyorduk. Babamı hiç böyle görmemiştim. Oyunlar, gülerek eğlenerek oynanıyordu. Ancak bu oyun beni korkutmuştu. İlk defa duyduğum sesler kulağımı çınlatıyordu. Hiç kimsenin evinde ışık yanmıyordu. Elektrikler kesilmişti. Bu oyunu çözmeye çalışıyordum. O anda bir erkek sesi “yere yatın” diye bağırınca babam annemi,beni ve kardeşimi sarmalayarak yere yatırdı. Kardeşimle ben babamın altında kalmıştık. Çok korkuyordum. Babama kardeşime sarıldım. Gökyüzünde hızla uçan uçağın sesi ile daha çok korkmuştum. Bu bir savaş oyunu gibiydi. O anda yürekleri titreten bir patlama duyuldu. Daha sonra diğerleri bu patlamayı takip etti. Bağırtılar çoğalmıştı. Artık sesimi çıkartamaz gibiydim. Kardeşim annemin etekleri altına girmişti. Babam “kalkın çocuklar” dedi. Koşmaya başladık. Nereye neden koştuğumuzu bile düşünmüyordum.
Bir binanın merdivenlerinden aşağıya indik. Orada küçük bir lamba yanıyordu. Komşularımızdan bir çok insan orada idi. Babam bana oyun oynayacağız demişti ama bu insanlar neden burada idi. Bir kısım insan namaz kılıyor, bir kısım dua ediyor bir kısmı ise ağlıyordu. Babam dışarıda kalmıştı. Anneme babamı sordum. “Gelecek yavrum gelecek” diyordu. “Hadi gel… Allah’a dua edelim” dedi, annem. Ellerimizi açtık. Yaşlı bir teyzenin duası salonu doldurdu. “Ey masumların sahibi olan Allah’ım. Bu savaşı durdur artık. Oğullarımızı , kocalarımızı, evlatlarımızı bize bağışla. Düşmanı perişan eyle. Dinimizi ve ülkemizi kafirlerin, düşmanın şerrinden koru” dedikçe diğerleri “amin” diyordu. Bazı kelimeleri anlıyor bazılarını anlamıyordum. Bu nasıl bir oyundu. Her gün sokakta oynadığımız savaş oyunu bu değildi. Babam korkmayalım diye mi bize oyun oynayalım demişti. Bu savaş büyüklerin oyunuydu. Korku vardı. Şiddet vardı. Patlama vardı. Evden kaçmak uzaklaşmak bilmediğin yerlerde kalmak vardı.
Birkaç gün sonra başka varları da öğrendim. Babasız kalmak vardı. O geceden sonra babam eve gelmedi. Annem cennette diyordu.
Ben bu oyunu bir daha oyunu oynamak istemiyorum. Babamı istiyorum.

Dilara Nur Kara - 12.04.2008
Etiket

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Asılsız yorum yapmayınız. Mesajlar Yönetici tarafından denetleniyor.

Reklam

Reklam

Bilmeniz Gerekebilir