erolkara.net





Bismillahirrahmanirrahim..

Kış aylarında olmamıza rağmen kar bir yana yağmur da yok. Geçtiğimiz haftalarda Diyanet İşleri Başkanlığı organizasyonu çerçevesinde cuma günü 81 ilin binlerce camisinden milyonlarca Müslüman yağmur duasına çıksa da beklenen sonuca ulaşılamadı.
2020 Mart ayından beri aramızdan yüzlerce kişinin ayrılmasına vesile olan Korona belası halen üstümüzden kalkmış değil.
Tüm medyadan izlediğimiz kadarıyla piyasada bereket diye bir mana kazancı da kalmadı.
İnsanlar birbirini katletmek yarışında, yeni doğmuş bebekler çöplüklere atılmakta..
İnsana yakışmayan türlü ahlaksızlıklara da girmeyeceğim.
Herkes herşeyi o kadar biliyor ki, kimseye dünyanın ne kadar çirkefleştiğini anlatmanıza gerek yok. 
Bunları geçelim ve üzerimdeki musibetlerin yanı sıra kuraklık feryatları giderek artıyor. 
Ekranlara çıkan bir çok ilim insanı her ne kadar küresel ısınma yalanlarının arkasına sığınsa da, fizikten kimyadan bilmem neden söz etse de tatmin edici cevap vermemekte, saatlerce konuşmaları da bir sonuca bağlanamamaktadır.
Bugün bu laf salatası muhabbetlerinin çözüm olmadığı aşikar. 
Bitkisel ormandan beton ormanına dönen şehirlerin halklarının yağış beklemesi abesle iştigaldir.
Hangi din anlayışına sahip olunursa olsun inanan insanlar bilir ki kötülük kötülüğü getirir. Musibet musibeti çağırır.
İnsanların işlediği günahlar artar ve tövbe edilmezse buna karşılık hayır hasenat beklenmemesi beklenir, diye bilinir.
Gelen musibetlerin kat ya da yağmurun yağmamasının sebebi olarak kulların işlediği günah ve kötülükler olduğu yaşlı insanların da dillerinden dökülen sözlerdendir.
İnsanlık tarihine bakıldığı zaman görüleceği gibi hiçbir bela, günah olmadan bir topluluğa inmemiştir, Helak olan milletlerin olduğu yerlere yapılacak ziyaretlerde dörtdörtlük şehirlerin nasıl yerle bir edildiği görülecektir ki, bunların yerle bir olmasının ardında o bölge halkının yaptığı aşırıya gidip, günah ve kötülüklerin sonucu olduğu görülecektir.
Bizler bu gerçekleri Allah Teâlâ'nın Kur'an-ı Kerim'inde pek çok yerde okuyarak öğrenmekteyiz.
Allah Teâlâ celle celaluhu şöyle buyurmuştur:

  • "İnsanların kendi elleriyle işledikleri (günahlar) yüzünden karada ve denizde (kuraklık ve hastalıklar yaygınlaştığı için) düzen bozuldu. Allah, (yaptıkları) bazı amellerine karşılık onları cezâlandırır. Umulur ki onlar tevbe ederek Allah’a dönerler." (Rûm Sûresi: 41)
  • "Şayet onlar (insan ve cin kâfirleri), (İslâm) yolunda dosdoğru yürüselerdi (ve ondan sapmasalardı), onlara bol bol yağmur indirir (ve dünyada onların rızıklarını bollaştırırdık)." (Cin Sûresi: 16)
  • "O ülkelerin halkı, (elçilerin getirdiklerine kalpleri) îmân etmiş (peygamberlerini tasdik edip onlara uymuş) olsalar ve (ibâdetleri yaparak ve haramları terk ederek) gereği gibi sakınsalardı, elbette onların üzerine gökten ve yerden nice bereket kapıları açardık (onlar için gökten yağmur yağdırır ve yerden bitkiler yeşertirdik). Fakat onlar, (elçilerini/peygamberlerini) yalanladılar. Biz de yaptıklarından (küfür ve günahlarından) dolayı onları helâk edici bir azapla cezâlandırdık." (A'râf Sûresi: 96)
  • "Ey kavmim! Haydi Rabbinizden mağfiret dileyin, sonra (günahlarınızdan tevbe edip) O’na dönün ki gökten size bol bol (sağanak) yağmur göndersin (böylelikle hayırlarınız çoğalsın) ve (nesillerinizin çoğalması ve nimetlerin birbiri ardınca size gelmesiyle) gücünüze güç katsın. Ne olur, (sizi çağırdığım şeyden) yüz çevirip suçlu duruma düşmeyin!" (Hûd Sûresi: 52)
  • "Allah’ın kendilerine lütfu ile bol bol verdiği nimetlerde cimrilik edip harcamayanlar, sakın bu hali (cimriliği) kendileri için hayırlı sanmasınlar. Aksine bu, onlar hakkında şerdir. Cimrilik edip vermedikleri malları kıyâmet günü boyunlarına dolanacaktır.Kaldı ki göklerin ve yerin mirası (mülkü), Allah’ındır. Allah ne yaparsanız hepsinden hakkıyla haberdardır." (Âl-i İmrân Sûresi: 180)

Allah Subhânehu ve Teâla, kuraklık, yağmurun gecikmesi ve rızkın daralması gibi belâ ve musibetlerle kullarının kendisine dönmeleri ve tevbe etmeleri için onları uyarıyor ki kulları kendisine dönüp içinde bulundukları günahları terk etsinler.
Eğer insanlar yaptıklarını değiştirmediği halde ara sıra yağmur, kar yağıyorsa bilsinler ki bunlar içlerinde yaşayan yaşlılar, bebeler ve yeryüzündeki hayvanlar sebebi iledir.

Peygamber efendimiz Hazreti Muhammed Mustafa salli aleyhi ve sellem de bu konuda şunları bildirmiştir.

  • Abdullah b. Ömer'den -Allah ondan râzı olsun- rivâyet olunduğuna göre o şöyle demiştir:
    "Ey Muhâcirler topluluğu! Beş şey vardır ki, onlarla imtihan olunduğunuzda (o toplumda hiçbir hayır kalmamış demektir.) Siz hayatta iken onların ortaya çıkmasından Allah'a sığınırım. (Bu beş şey şunlardır:)
    l. Zina: Bir toplumda zina ortaya çıkar ve açıktan işlenecek bir hale gelirse, o toplumda mutlaka vebâ ve onlardan önce gelmiş-geçmiş hiçbir millette görülmeyen hastalıklar yayılır.
    2. Ölçü ve tartıda hile: Bir toplum, ölçü ve tartıyı eksik yaparsa, o toplum mutlaka kıtlık, geçim sıkıntısı ve sultanın (yöneticinin) zulmüne uğrar.
  • 3. Zekat vermemek: Bir toplum, mallarının zekâtını vermezse, mutlaka gökten yağmur kesilir. Şayet hayvanlar da olmasaydı, tek damla yağmur bile yağmazdı.
  • 4. Ahdin bozulması: Bir toplum, Allah ve Rasülünün ahdini bozarsa, (düşmanla yaptığı anlaşmayı ihlal ederse) Allah Teâlâ, kendilerinden olmayan bir düşmanı o topluma musallat eder ve ellerindeki (servet)lerin bir kısmını onlardan alırlar.
  • 5. Allah'ın kitabı Kur'an ile hükmetmeyi terketmek: Bir toplumun liderleri (yöneticileri), Allah'ın kitabı Kur'an ile hükmetmeyi terk edip Allah'ın indirdiği hükümlerden işlerine gelenleri seçerlerse, Allah Teâlâ onları kendi aralarında savaştırır (onları birbirine düşürür)." (İbn-i Mâce; hadis no: 4155. Elbânî, "Sahih-i İbn-i Mâce"de 'hadis, hasendir' demiştir.)
  • Ukbe b. Âmir'in -Allah ondan râzı olsun-, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den rivâyet ettiği şu hadiste açıkça beyan edilmiştir. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Allah Teâlâ’nın, günahlar işlemesine rağmen kuluna istediği şeyleri verdiğini gördüğün zaman bil ki ona verilen şey, onun günahlarını arttırmaktan (günahında ilerlemesi için Allah tarafından ona verilen oyalamadan/süre tanımadan) başka bir şey değildir.
Bu konularda tecrübe sahibi alimler neler diye merak ederseniz, bir kaçını da sıralayalım.

  • Ebu Hureyre -Allah ondan râzı olsun- bu konuda şöyle demiştir: "Toy kuşu, zâlimin zulmünden dolayı yuvasında mutlaka ölür."
  • Mücâhid bin Cebr -Allah ona rahmet etsin- şöyle demiştir: "Kıtlık ve kuraklık şiddetlendiği ve yağmur yağmadığı zaman hayvanlar, Âdem oğlunun günahkârlarına lânet ederler ve şöyle derler: - Bu, Âdem oğlunun günahı sebebiyledir."
  • İkrime bin Abdullah el-Berberî -Allah ona rahmet etsin- şöyle demiştir: "Yeryüzünün hayvanları ve böcekleri, hatta kınkanatlılar ve akrepler şöyle derler: - Âdem oğlunun günahları sebebiyle yağmurdan mahrum edildik." (İbn-i Kayyim; "el-Cevabu'l-Kâfî"; s: 38)

UNUTMAYALIM
 Allah Teâlâ bir ülke veya tevbe etmeyen günahkâr bir topluluk veya Müslüman olmayan kâfirlere yağmur yağmasını ve o ülkeye rızık verilmesini takdir etmişse, bunun bir çok hikmetleri ve sebepleri vardır. Bunlardan bazıları şunlardır

  • Kıyâmet günü onların azabını arttırmak için hayır ve bereketler vererek onlara süre tanır.
  • Onlar için değil de hayvanlar için hayır ve bereketler verir. Bu olursa (Allah Teâlâ onlara hayır ve bereketler verirse), bu takdirde hayvanlar onlardan daha hayırlı olurlar.

SONUÇ
Barajlarımızın kuruyup tükenmekte olduğu şu zor günlerde Allah (c.c)'a hayırlı yağmur niyetine bolca dualar etmeliyiz. İnsanlar kendilerini düzeltmek zorundadır. 
Allah Teâlâ en iyi bilendir.

Derleme : Erol Kara - 07.01.2021


Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski