@erolkaranet'te Aradığınız Kelime veya Konuyu Buraya yazınız!


Banner


Hoş Geldiniz..

Boşanan Kadın Evlenmek İçin Kaç Gün Beklemelidir



"Bir Kadın Boşandıktan Sonra Yeniden Evlenmek İçin Kaç Gün Beklemelidir" sorusu sıkça sorulan sorulardan biridir. Ve Medeni Kanun bu durumu 300 gün olarak yani kadının iddet süresini baz alarak bir sınır koymuştur. 

Türk Medeni Kanunu'na göre boşanan kadının tekrar evlenmesi için beklemesi gereken üç yüz günlük süre iddet müddetidir. Boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 300 gün henüz geçmemişse, nikah günü almaya gittiğinizde bu şart önünüze bir engel olarak çıkar. Zira iddet gününü beklemeden yapılan nikah müracaatlarında  belediye nikah işlemleri esnasında yapılan müracaatlarında "Boşanmanın kesinleşmesinden itibaren 300 günü dolmayan bayanların Aile Mahkemesinden iddet müddeti kararı almaları zorunludur. Mahkeme kararının aslı müracaat esnasında teslim edilecektir." şartı ile karşılaşmanız mümkündür.
Medeni Kanun Madde 132’de “Evlilik sona ermişse, kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün geçmedikçe evlenemez” hükmünde yer alan bekleme süresi (iddet müddeti), kadın boşandıktan sonra 300 gün içerisinde doğum yaparsa sona ermektedir.

Uygulamada iddet olarak anılan bu süre dolmadığı halde nikâh memuru kadını evlendirse dahi evlilik sözleşmesi geçersiz sayılmaz.

Kadının tekrar evlenebilmesi için aranan bu süre erkek için aranmamıştır. Bu durum kadının doğası gereği doğurgan olması, nesebin karışması ihtimalinin önlenmesi gibi sebeplerle açıklanmaya çalışılmıştır

Dini açıdan iddet süresi...

Kur'an-ı Kerim'de,, kocası ölüp de iddet bekleyen kadınlarla ilgili olarak sevk edildiği anlaşılan âyette geçen “Farz olan bekleme müd­deti dolmadan onlarla evlenmeye kalkış­mayın.” (Bakara, 2/235) şeklindeki ya­sak, bu konuda genel bir hüküm içerdiği için, ne tür olursa olsun iddet bekleyen kadınla yabancı bir erkeğin evlenmesi di­nen haram ve hukuken de geçersiz sayı­lır.

Boşanmada bekleme süresini kaldırmak için mahkemeye başvurulabilir mi?
Kadının önceki evliliğinden gebe olmadığının anlaşılması veya evliliği sona eren eşlerin yeniden birbiriyle evlenmek istemeleri halinde ise mahkemece bu süre kaldırılmaktadır. İddet müddetinin kaldırılması için dava açılacak görevli mahkeme aile mahkemesidir.
Sürenin niteliğine değinildiğinde 300 günlük süre babalık karinesinden kaynaklanmakta olup, bu süre doğabilecek çocuğun nesebini sahih kılma amacıyla düzenlenmiştir. Kanunen boşandıktan sonra 300 gün içinde doğan çocuğun babası eski kocadır. Bu nedenle boşandıktan sonra 300 günlük süre içerisinde yeniden evlenebilmek için gebeliğin ortada olmadığının aile mahkemesi nezdinde tespiti gerekmektedir. İddet süresi içerisinde bir başkasıyla evlenmek isteyen kadın bunun için aile mahkemesine iddet (bekleme) müddetinin kaldırılması talepli dilekçeyle başvuruyorsunuz. Davacı, dava dilekçesinde eşinden hangi tarihte boşandığını, boşanma davasının görüldüğü mahkemeyi ve dosyanın esas ve karar numarasını bildirmelidir. Dava açan kadın, eşi ile boşandığını ancak 300 günlük bekleme süresi nedeniyle başka birisiyle evlenemediğini, bu sürenin kaldırılması talebinde bulunduğunu belirten bir dava dilekçesi hazırlamalıdır. Akabinde hakim tarafından sevk yazısıyla düzenlenecek doktor raporu aile mahkemesine sunulmalıdır. Sonucu hakim tarafından tesis edilecek karar ile 300 günlük iddet müddetini beklemeksizin evlenebilirsiniz.

Boşanılan eşle tekrar evlenirken de iddet süresinin tamamlanması gerekir mi?
Bu soruya da Evet diye cevap vermek zorundayız. Zira aynı durum eski eşinizle olan evliliğiniz için de geçerlidir. 

Boşanma sonrası iddet süresi içinde başkasından olan çocuk kimin nüfusuna kayıtlı olur.?
Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren 300 gün içinde doğacak çocuğun babası, boşanılan eş olarak kabul ediliyor. Çocuk doğunca nüfusa babası olarak eski kocanın adı yazılıyor.

Boşanma Sonrası 300 Gün İçinde Doğan Çocuğun Velayeti hakkında örnek Yargıtay 2. Hukuk Dairesi kararı.

TMK-- MADDE 285

İKİNCİ AYIRIM : KOCANIN BABALIĞI
A. Babalık karinesi
Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak üçyüz gün içinde doğan çocuğun babası kocadır.
Bu süre geçtikten sonra doğan çocuğun kocaya bağlanması, ananın evlilik sırasında gebe kaldığının ispatıyla mümkündür.
Kocanın gaipliğine karar verilmesi halinde üçyüz günlük süre, ölüm tehlikesi veya son haber tarihinden işlemeye başlar.

TMK--MADDE 337
III. Ana ve baba evli değilse
Ana ve baba evli değilse velayet anaya aittir.
Ana küçük, kısıtlı veya ölmüş ya da velayet kendisinden alınmışsa hakim, çocuğun menfaatine göre, vasi atar veya velayeti babaya verir.

T.C
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2016/11503 
KARAR NO:2016/12563
KARAR TARİHİ:28.06.2016
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Velayetin Değiştirilmesi

VELAYET, BOŞANMA KARARININ KESİNLEŞMESİNDEN SONRA 300 GÜN GEÇMEDEN DOĞAN ÇOCUĞUN VELAYETİ ASKIDA OLUP DÜZENLENMESİ GEREKİR.

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı anne, davalı ile boşanmalarından 8 ay sonra doğan çocuğun velayetinin kendisine verilmesini talep etmiş, mahkemece; "Türk Medeni Kanununun 337. maddesinde anne ile babanın evli olmaması halinde küçüğün velayetinin anneye ait olduğunun düzenlendiği, taraflar arasında resmi nikah akdi bulunmadığı ve küçüğün velayetinin kanun gereği annede olduğu" gerekçesiyle velayetin annede olduğunun tespitine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Toplanan delillerden, tarafların 03.05.2001 tarihinde kesinleşen kararla boşandıkları, dava konusu küçük...'un boşanmadan sonra 05.01.2002 tarihinde doğduğu ve baba hanesinde nüfusa kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Evlilik devam ederken veya evliliğin sona ermesinden başlayarak 300 gün geçmeden doğan çocuğun babası kocadır (TMK m. 285/1). Davacı annenin boşandığı eşi davalı ile küçük...arasında annenin beyanına göre soy bağı kurulmuştur. Davalı baba tarafından dava konusu küçüğün soy bağı da reddedilmediğine göre, küçüğün askıda olan velayetinin düzenlenmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalının temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.28.06.2016 

Etiket

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Asılsız yorum yapmayınız. Mesajlar Yönetici tarafından denetleniyor.

Reklam



Reklam

İlginizi Çekebilir

Reklam