@erolkaranet'te Aradığınız Kelime veya Konuyu Buraya yazınız!

Banner


erolkaranet

Müteahhitler Tek Suçlu Mudur ?



 

Her deprem sonrası hedefte müteaahitler olmaktadır. hapis cezası ile yargılanan, yaptıkları inşaatın çürük olmasında payı olduğu düşünülen ve başkaca suçlu aranmayan müteahhitleri savunacak değilim. Lakin aklıma takılanları da paylaşmadan edemeyeceğim. Sayfamız içerisinde paylaşılan ffotoğrafları gördüğümde bu konudaki düşüncelerimi de aktarmak istedim. Bir inşaatın çürük olmasında sadece müteaahhitlerin olduğuna inanmadığımı belirtmek isterim.

İki inşaat yapmış bir olarak, yapmış demeyelim yaptırmaya çalışan biri olarak yaşadığım deneyimlerimde şunu kesinlikle söyleyebilirim ki, inşaatlarımda çalışan kendilerini usta, kalfa, amele dedirten kim varsa hiç birine hakkımı helal etmiyorum. Sigortalarını yaptırdığım, mecbur olmasa da öğün yemeklerini verdiğim, istedikleri ücretlerde asla pazarlık yapmadığım, emeğin pazarlığı olmaz felsefesinde biri olarak şunu net olarak tekrar edebilirim ki, yapılarımda çalışan bu insanlara hakkımı helal etmediğim gibi yaşadığım her sıkıntıda kendilerine beddua ettiğimi açık açık yazıyorum.


Nedenlerine gelince.. 
 İşim gereği başlarında durmadığım, Mimar/mühendisin çıkardığı ve belediyenin onayladığı projeleri kalfayım diyen insana teslim ediyorum. Malzeme konusunda sınırsız ve olması gereken malzemeleri kullanmaları için yetki veriyorum. Malzeme alacakları nalburu rahatlıkla arayıp istediklerini getirmesini istediğim bu kalfa bozuntusu insanlar inşaatları kafalarına göre yaptıklarını , işleri yapıyı teslim edecekleri zaman gördüğümde proje ölçüleriyle bağdaşmayan bir yapı ortaya çıkarttıklarını gördüğümde çılgına dönüyordum. Yıksan yıkılmaz, kırsan kırılmaz telef olacak bu malzemelerin nasıl kullanıldığını gördüğümde gırtlaklarına sarılmamak için kendimi zor tutuyordum. Yamuk direkler, darlı genişli kapılar pencereler, arasında köpük konarak yapılması gereken çift tuğlalı duvarları köpüksüz olarak yapanları, olması gereken yükseklikleri kalıplarım yetmiyor diyerek alçak yapanları, çatı malzemelerini çalanları sizlere nasıl anlatmalıyım. Güvenerek teslim ettiğim inşaat işinde ilk anlaşmada 10 kişilik ekip getireceği diyerek karısını getirip çalıştıran kalfayı nasıl anlatayım.

Projede yivli demir kullanılması gereken yerleri bildiği halde bükemem diyerek nalbura düz demir getirtip kullanan ustayı, hiç hesapta yokken habersiz betoncu tutarak başkasına iş yaptırıp parası için kapıma adam gönderen bu insanları nasıl anlatayım. Sırf akrabası diye merdiven siparişi adıma verdiği merdivencinin işin acemisi olduğunu bile bile yaptırıp binada kullanan bu inşaat kalfası soytarıyı nasıl anlatayım. Sadece o mu.. Bizzat ben yapacağım diyerek fayans işi verdiği ustanın işi yanına aldığı acemiye yaptırıp,iş alanından kaytardığını, yapılan fayansların 6 ay sonra çöktüğünü kime anlatmalıyım. Olabilecek kazanın verdiği zararı mı, zayi olan malzemeyi mi, harcadığım parayı mı hangisine acımam lazım. Ya beton kullanımları için ne demeli. Harç kolay karışsın diye kireci boca ettiğini sonradan öğrendim. Taban/tavan betonlarının kalınlığının istenilen seviyede olmadığını, demirler arasında olması gereken aralıkların istenilenden seyrek olduğunu, harçların demirler arasında doldurulmadan üstün körü döküldüğünü kullanım sonrası fark ettiğimi kime anlatmalıyım.Dış cephe sıvalarına bol kireçle sıva yaptığını dökülmeler olunca anladım. Tuğlaları dizerken ölçüye, dengeye dikkat etmeyen duvarı kavisli,çukurlu, iç ya da dış bükey hale sokan hatta tuğlalar arasında gerekli garcı koymayan ustayı kime şikayet etmeli. 


Bu fotoğrafları internette buldum. Bakınız kolon ve kirişler daha inşaat aşamasında patlatılmış. Buradan da tesisatçıların işlerini nasıl yaptığını acıkça görebilirsiniz. Müteahhit  işi vermişti. Malzemeli ya da malzemesiz anlaşmıştır. Parasını vermiştir. Bunu yapan tesisatçıdır. Bu işleri müteahhit yapmamıştır. Burada müteahhidin suçu nedir ?

Sıhhı Tesisatçıya ne demeli.. Sık sık tıkanan pis su giderlerinin nedenini araştırdığımda duvarlar arasında gömülü olanların ve üzerinde sıva olduğu için ne olduğu belli olmayan bu boruların olması gerekenden çok dar olarak konulduğunu anlayınca ne yapmam gerekir. Yapan tesisatçıya aradan 12-20 yıl geçtiği halde her gördüğümde neden öyle yaptığını sorduğumda bön bön yüzüme bakıyor. Hakkı ı helal etmediğimi söylediğimde pis pis sırıtıyor. Halen ben bu dar olarak kullanılan borular yüzünden sıkıntı çekiyorum. Değiştirmeye kalksam binanın yıkılması gerekecek..

Elektrikçi hat çekmiş. Bazı yerlerdeki kabloların çift olması gerektiği yerde tek kablo kullanması, bazı hatlara toprak hattı çekmemesi, malzeme dahil olarak verdiğimiz şi için kalitesiz malzeme kullanması, telefon hatlarını yeterzi şekilde yapması vs için kime ne anlatayım.

Şahsen yaptığım ve ailemin bizzat barındığı evi bozuk yapmam asla düşünülemez. İnsan kendi ayağına kurşun sıkar mı. Sıkmaz. Olaya bu açıdan bakacaksınız.  İki bina sonrasında işini iyi yapmayan bu inşaat işçilerinin hileli, kaytarmalı, emekten, malzemeden çalmalı işlerinin akıbetinden yapı bozuk ya da çürük oluyorsa bu insanlarında yargılanmaları lazım. En az müteaahhitler kadar bunlarda suçludur.



Plastik doğramacılara ne demeli. Pencere belli. Çlöü belli. Adam kafasına göre pencere kapı yapıp getiriyor. Bunlar böyle imal ediliyor. Sizin pencere büyük olmuş veya küçük olmuş diyerek boşlukları ya taşla tuğla ile doldurmaya çalışıyor ya da mevcut yeri kırarak istenilem ölçüde yapılması gereken doğramaları kafasına göre yapıyor. Bu da müteahhidin suçu mu ?..

Mutfak dolaplarını yapan marangozlardan pencere korkuluklarına kadar, merdiven korkuluklarının demirlerini adam gibi kaynatmayan demirciden çatıyı adam gibi yatmayan çatıcının 6 ayda bir gelip eksik ya da hatalı yaptığı yere tekrar para alarak tamamlayana ne demeli.




Bu resimler inşaatlarda yapılan hataları göstermekte olup internetten toplanmıştır. Bunları müteaahitler mi yapmıştır diye sormak lazım..

Evet, bir bina yaptıran kişinin anlattıkları.. Bu insan gibi ev yaptıran ve amacı ticari olmayan binlerce ev sahişbi inşaatçıların adeta oyuncağı olmuştur. Herşey parayı alana kadar. Lakin bu yerin üstü olduğu kadar altı da vardır. Bir gün bu hesap bu üç kağıtçı inşaat çalışanlarından elbet sorulacaktır. Zira boynuzlu koçun boynuzsuz koyuna borcu muhakkak borcu vardır. 

Etiket

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Asılsız yorum yapmayınız. Mesajlar Yönetici tarafından denetleniyor.

Reklam



Reklam

Bilmeniz Gerekebilir