Type Here to Get Search Results !

Banner

erolkara.net

Mahremiyet Bilinci ve Beden Mahremiyeti


İslam dininin mahremiyet anlayışı insanlık ailesinin şerefli ve onurlu bir ferdi olarak yaratılan insanın saygınlığını korumayı amaçlamaktadır. İnsan tertemiz bir fıtrat üzere yaratılmış ve dünyaya gönderilmiştir. Bu temiz fıtratın korunması insanın beden, mekân ve bilgi mahremiyetinin korunmasıyla mümkün olur. İslam dininin bu alanların korunmasına yönelik olarak getirdiği ilkeler ve ölçüler, mahremiyet bilincinin yerleştirilmesi açısından önem taşıyan hususlar olarak öne çıkmaktadır.

Mahremiyet bilincinin geliştirilmesinde bedenin bireye ait özel bir alan olduğu ve bu özel alanın korunması gerektiği anlayışı önem arz etmektedir. Aile içerisinde erken çocukluk döneminden itibaren mahremiyet eğitimine gereken hassasiyet gösterilmeli. Ebeveynlerin kendi beden mahremiyetine dikkat ettikleri kadar çocuklarının da beden mahremiyetine saygı göstermeleri mahremiyet eğitiminin özünü teşkil eder. Bedenleri ile ilgili bir tasarrufta bulunacakları zaman bu husus çocuklara açıklanmalı ve mahrem yerlerinin dokunulmaz alanlar olduğu öğretilmeli.

Günümüzde beden, maalesef kişinin üzerinde istediği şekilde tasarrufta bulunacağı bir mülk olarak algılanmaktadır. Hâlbuki İslam anlayışında beden Allah Teâla’nın bizlere verdiği bir nimet ve emanettir. Bu emanetin korunması ve zayi edilmemesi insanın sorumluluğundadır. Sevgili Peygamberimiz (s.a.s.) “Bedeninin senin üzerinde hakkı var.” (Müslim, Sıyam 182) buyururken bedenimizle ilgili korumamız gereken söz konusu sınırlara ve sorumluluklarımıza işaret etmektedir. Beden mahremiyetinin bir yönü de bedenin örtülmesi ile ilgilidir: “Ey Âdemoğulları! Size mahrem yerlerinizi örtecek giysi, süsleneceğiniz elbise yarattık. Takva elbisesi var ya, işte o daha hayırlıdır.” (A’râf, 7/26) Ayet-i kerimede örtünmek mahremiyetin bir gereği olarak ifade edilirken diğer yandan takva elbisesine bürünmek yani Allah’a karşı muttaki olmak, korkup sakınmak öğütlenmektedir. Örtünmekle bedeni zahiri olarak koruduğumuz gibi takva elbisesi ile manevi olarak da korunmanın gerekliliğini bildiriyor Cenab-ı Hak. Müttaki olmanın gereği de Rabbimizin razı olduğu amelleri işlemek suretiyle beden nimetinin şükrünü ifa etmektir.

Kişi kendi bedenini koruduğu gibi başkalarının da beden mahremiyetine saygı göstermeli. Bu konuda Yüce Allah, mümin erkek ve kadınları bakışlarını kontrol etmeleri ve başkalarının mahremiyetini ihlal edecek şekilde bakmamaları hususunda uyarmaktadır (Nûr, 24/30-31). Ailede ve toplumda sadakat, güven ve iffetin korunması; mahremiyet konusunda dinimizin vazettiği bu temel ilkelerin yer etmesi ile mümkün olur.

Mahremiyete dair bu ilkeler sanal dünya için de geçerlidir. Sanal dünyanın cazibesine kapılarak eş, çocuk ve ailenin mahrem kabul edilen anlarını paylaşmak da bir ihlal olarak görülmeli. Bu paylaşımlarla tanıdığımız ve tanımadığımız binlerce insanın ailemizin özel anlarını gözetlemesine rıza göstermiş oluyoruz. Özellikle çocukların görüntülerinin paylaşılması ayrıca üzerinde düşünülmesi gereken bir mahremiyet ihlalidir.

Makalenin tamamını okumak için tıklayınız

Tags

Yorum Gönderme

0 Yorumlar
*Asılsız yorum yapmayınız. Mesajlar Yönetici tarafından denetleniyor.

Reklam



Reklam



Bilmeniz Gerekebilir