erolkara.net






Müteveffa Gazeteci Lütfü Dağtaş, yıllar önce Cumhuriyet Dergi'de yayınlamış bir karakol hikayesi ile hatıralarda yer almış bir gazetecidir.  Türkiye'de "sahte karakol kurma" öykülerinden sadece biridir. Biz de bu yazıyı ilgi odaklarımızdan biri haline gelen eski İstanbul'un üç semtinden biri olan Küçükpazar'ın anılarında yer alması için burada yer vedrdik.
Merhum gazeteciye buradan rahmetler dileyerek, İstanbul'un göbeğinde bir karakolun nasıl devletten gizli ama devlet imkanlarını kullanarak kurulduğunu aktaralım.

***
Girişimci Polislerin Sahte Karakolu

Olay, İstanbul'un eski eski olduğu kadar efsanevi bir semtinde,  Küçükpazar'da geçer. Olayı anlatan bir emekli polis. O da bu olayı “Kanun Müstafa” lakaplı bir komiserden dinlemiş. Kanun Mustafa da 1980 yılında komiserlik kursu için geldiği İstanbul’da artık sahtelikten çıkıp yasal karakol haline gelen Küçükpazar Karakolu’nda görev yapan komiser anlatmış. Daha doğrusu Kanun Mustafa’nın “Daracık bir üçgende neden üç karakolun kurulmasına izin verilmiş. Mevzuata aykırı değil mi?” sorusuna yanıt verirken ortaya çıkmış. Yeni nesil bilmez belki, eskiden Unkapanı’nda sebze hali vardı. Şimdi yerinde park olan Unkapanı Sebze Hali genişce bir alana yayılıyordu. Kabzımalı, hamalı, nakliyecisi derken binlerce insanın girip çıktığı bir yer de ne hırgür ne de hırsızlık, yankesicilik eksik olmaz malum. O nedenle bir Hal Karakolu kurulmuş. Bir de köprüler karakolu diye bilenen Unkapanı Karakolu var hemen ileride. Biraz ötede İMÇ’nin arkasında Küçükpazar denilen mahallede de bir karakol var, etti üç. Oysa mevzuata göre 100 metre içinde iki karakol olmaz.


Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski