erolkara





  Kovid-19 salgını nedeniyle 1000 kişi ile yapılan bir hac mevsimi sonrası sınırlı bir sayıda kendi vatandaşları için Kabe'yi ziyarete açan Suudi Arabistan 1 Kasım 2020 itibarıyla yabancı memleketlerde yerleşik Müslümanlara da kapılarını açmış oldu.
Türk düşmanlığı iyiden iyiye ortalığa saçılmış olan Vehhabi zihniyetin kör köleleri olan Suud Kraliyet ailesi ve hükumeti ürünlerimize karşı ambargo koyma için develere hendek atlatırken kalpleri Kabe ve Ravza aşkıyla, Allah zül celalin evini ve sevgili peygamberi Hazreti Muhammed'in ( salli aleyhi ve sellem) efendimizin kabri şerifini ziyaret etme aşkıyla yanıp tutuşan bu ülke halkına da umre vizesi vermemek için de kılı kırk yaracak gibi.
Son bir yıldır hac ve umre yasağı yüzünden ekonomik sıkıntıya giren ve bu nedenle 2023 planlarını öteleme ya da yavaşlatma  doğrultusunda kararlar alan Suudlu yine ekonomik açıdan sıkıntılı günler yaşayan halkının geçim rahatlığına kavuşması için yurt dışından gelecek olanlara kapılarını 1 Kasım 2020 günü itibarıyla açmak zorunda kaldı.
Pandemi sürecinin asla azalmadığı ve ölenlerin sayısında sürekli artış olan ülkede Suudlu yalan yanlış istatistiki bilgileri paylaşırken sanki Mekke ve Medine'de salgın hastalık yokmuş gibi davranıyor ve bir yandan da dışarıdan gelecek olanların hastalığa bulaşması riskiyle karşı karşıya kalmasından korkuyor.
Zira sınır kapılarında sıkı bir kontrolden geçecek olan yabancı ülke insanları hastalık belirtileri taşımıyorsa ülkeye girişleri yapılacak. Bir çok kontrol ve bir çok denetim sonrası kalacakları otellere yerleşecek olan umreciler en az üç gün dışarıya çıkmaksızın karantinaya alınacak.
Ülkeye ihramları giymeden girecek olan Müslümanlar belki Mikat sınırını ihramsız geçerek Arabistan'a girecek ve belki de, mikat sınırına dönme imkanı bulamazsa dinen de ihramsız geçiş cezasına mahkum olacak. (*)
Sağlam iken Mekke ya da Medine'de ki -şu an Medine ziyareti yapılması konusunda net açıklama da yok- ibadetlerini yapacak olan şanlı Müslümanlar en fazla 10 gün kalabilecek ve bunun 3 günü karantinada geçecek. 
Bunun dışında Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığından yapılan açıklamada, her hacının özellikle tam sağlık sigortasına sahip olması ve Arabistan'da sürekli bir doktorun gözetiminde ibadet yapmaları sağlanacak.
Protokole göre, her biri 20'şerli gruptan 500 umreci ibadet etmek amacıyla Mescidi Haram'a sokulacak. Kabe'ye dokunmadan ve namazlarını Mescidi Harem'ın iç kısımlarında yapmak şartıyla günde 500 kişi alınacak.
Bu arada, hangi ülkelerin umreye vatandaşının göndermesi gerektiği konusunda da sınırlama olacağı, buna Arabistan'ın ilgili ülkelerin pandemi istatistiklerini denetim altına alarak kendilerinin karar vereceği söylenerek bir çok ülke için verilecek vizeler ötelenecekmiş.
Umre için hacı gönderecek olan ülkelerin de Suudi Hava Yollarına ait uçakları kullanmak zorunda kalacakları da bir başka sıkıntılı durum.
Peki Türk halkı için sadece bunlar mı söz konusu .. Tabii ki hayır...
Giderek yükselen enflasyon oranı ve Suudi Riyali'nin Türk Lirası karşısında önlemez yükselişi de umre fiyatlarının artmasına ve Arabistan'da harcama giderlerinin fazlalığına neden dolacaktır. Bugün bir Suudi Ritali 2,5 Türk Lirası olurken geçen yıl 1000 Dolar olan umre bedeli yaklaşık 5 bin TL civarında iken bugün 9 bin T'ye fırlamış durumda. 
Bir yanda Covid19 salgını bir yanda Arabistan'ın Türk halkına karşı tavrı diğer bir yandan da paramızın değerinin sürekli düşmesi umre yolculuğunu orta halli bir vatandaş için zora sokmaktadır.
Yine de Allah-u Teala kutsal topraklara giderek Kabe'ye ve Ravza'ya yüz sürmek isteyenlerin duasını kabul etsin. diyoruz
Ümitsiz kalmamak dileğiyle..

(*) İhramsız olarak Mekke’ye girmenin hükmü. Mekke'ye ihramsız bir vaziyette girmek haramdır. Hanefî mezhebine göre ne maksatla olursa olsun, Şâfiî mezhebine göre ise hac veya umre yapmak amacıyla Harem bölgesine girmek isteyen kişinin, mîkâttan ihramlı geçmesi gerekir. Hac veya umreye giderken sebebi ne olursa olsun ihrama girmeksizin mîkât sınırından geçen kişi, henüz hac menâsikinden birine başlamadan önce geri dönüp âfâkîler için olan bir mîkât mahallinden ihrama girerek tekrar içeri girerse bir ceza gerekmez. Eğer bunu yapmazsa, bu ibâdetin (hac veya umrenin) vâciplerinden birisini terk etmiş olur. Böyle bir kimsenin ilim ehline göre fidye olarak Mekke’de bir kurban (cezâ kurbanı) kesmesi ve onu oradaki fakirlere dağıtması gerekir. (Kâsânî, Bedâi‘, II, 164-165; Nevevî, el-Mecmû‘, VII, 10-14).Bir kimse hac veya umre yapmak istemiyorsa, kendisine bir şey gerekmez.Mikat yerinden ihrama girmesi de gerekmez

Erol Kara - 04.11.2020

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski