@erolkaranet'te Aradığınız Kelime veya Konuyu Buraya yazınız!

Banner


erolkaranet

Şeyh Vefa Hazretlerindeki Kabir Ne Oldu ?



 

İstanbul Fatih İlçesindeki Vefa Semtinde bulunan ve büyük evliyalardan olan Şeyh Vefa Hazretlerinin çilehanesinin hemen yanındaki kabir yok oldu.


İstanbul Fatih ilçesi, Vefa Caddesi’nde, Vefa Camisi’nin avlusunda bulunan Şeyh Vefa Türbesi müştemilatına ait olan çilehane duvarına bitişik olan bir kabrin son restorasyon çalışması sonucunda yerinde olmadığı görüldü.
Araştırmacı Yazar Erol Kara'nın gezisi sırasında çektiği fotoğrafların daha sonra arşivdeki diğer fotoğraflarla karşılaştırdığında çilehaneye dayalı olarak bulunan küçük bir kabrin olmadığı görüldü.
Araştırmalarda, Şeyh Vefâ’nın Çilehanesi’nin hemen bitişiğinde üzerinde çeşitli motifler olan 30 santim yüksekliğinde 2 metre uzunluğunda mermer bir taş bulunduğundan söz edilir. Buradaki kabirle ilgili olarak rivayetler değişik Kimine göre burada Esir Bey’in kabri bulunmaktadır. Bir başka rivayete göre ise bu mezar Şeyh Vefâ Hazretlerinin efsanelere konu olan kedisinin kabir taşı olduğu söylenen kitabesiz siyaha yakın koyu yeşil bir taş ve mezar bugün artık nedense yok..


Şeyh Vefa’nın kedisi ve Esir Bey

Şeyh İbrahim Has Efendi Tezkiret’ül-Has isimli eserinde kaydettiğine göre bir gün Şeyh Vefâ Hazretleri Çilehanesinde ibadet ile meşgul iken komşularından bir kadın yanına gelmiş, “Oğlum Malta’da esirdir, kurtarmanızı rica ederim” demiş. Vefâ Hazretleri “Dua edelim de kurtulsun” cevabını vermiş ise de kadın “Ben dua istemem, oğlumu isterim” diye ısrarını tekrar etmiş. Şeyh Vefâ’nın yanında siyah bir kedi bulunuyormuş. Kediyi göstererek “Söyleyelim de oğlunu şu karakedicik kurtarsın” demiş. Kadın da kabul ederek Şeyh Vefâ’nın yanından ayrılmış. Kadının oğlu Esir Bey Malta Adasında bir Hıristiyanın esaretinde çalışmakta ve onun mutfağında yemekler yapmaktaymış. Bir gün balık pişirecekmiş. Temizleyip hazırladığı zaman orada bir karakedi belirmiş. Balığı hemen kapıp kaçmış. Esir balığı kedinin ağzından kurtarmak için arkasından koşmuş. Kedi kapıyı açık bulduğu bir eve girmiş. Esir kapıyı çalmış ve içeridekilere balığı kapan kedinin bu eve kaçtığını söylemişse de ev sahibi böyle bir kedinin eve gelmediğini söylemiş. Bu sırada bulunduğu yerin Malta değil, Vefâ Mahallesi ve görüştüğü şahsın kendi annesi olduğunu anlamış. Oğul, ana birbirine sarılmışlar ve her ikisi tarafından yaşanan olaylar duyulmuş. Birlikte kalkıp Şeyh Vefâ’nın Çilehanesine gelmişler. Vefâ Hazretlerinin yanındaki kara kediyi gören Esir Bey “İşte ana, balığı kapan kedi şu idi” demiş. Gerek oğlu ve gerek anası bu olayı görünce Şeyh Vefa Hazretlerinin yanından ölünceye kadar ayrılmamışlar ve onun hizmetinde bulunmuşlar. Vaktiyle “Vefa’nın kedisi gibi karşıma çıktı” şeklinde bir sözün pek meşhur olduğu söylenir.



Mustafa Cambaz adlı tarihsever bir fotoğrafçının 2009 yılında objektifinde de yer alan kabir bugün yok..

Hayalleme adlı bir sosyal medya sitesinde de 2013 yılında çekildiği belirtilen fotoğrafta adı geçen kabrin çiçeklerle süslendiği görülmektedir.

Haber : erolkaranet / 27.11.2020

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Asılsız yorum yapmayınız. Mesajlar Yönetici tarafından denetleniyor.

Reklam



Reklam

Bilmeniz Gerekebilir