erolkara





Bugüne kadar İslam peygamberi Hazreti Muhammed Aleyhisselam'ın bildirdiği hiç bir konuda hata bulunamamıştır. O mübarek ve kıymetli insanın söylediği her söz eninde sonunda doğrulanmış ve bu yüzden O'na iman edenlerin sayısı da her geçen zamanda artmaktadır.
Yemeğe tuz ile başlamak ve bitirmek yetmiş derde devadır, hastalığa şifadır” (Riyaz’ün Nasihin) Bir başka rivayette de :“Yemeğe tuz ile başlayandan Allah üç yüz otuz çeşit hastalığı uzaklaştırır. Bu hastalıklar, delilik, cüzzam, bağırsak hastalığı ve diş ağrısıdır. Kalanı Allah’ın yüce bilgisinde saklıdır.”buyuruluyor. diyen Peygamber Efendimiz aslında sağlımız açısından da çok kıymetli bir öneride bulunmuş oluyor. Çünkü yemeğe tuz ile başlamanın tıbbi açıdan da bir çok yararı bulunuyor. Sünnete uymamak insanı günaha sokmasa da Allah'ın Resulünden de yanlış bir söz duyulmayacağı aşikardır. Zira kendi nefsinden bir söz söylemeyeceği konusunda bir çok rivayetler günümüze gelmiştir. 

Yemeğe tuz ile başlayıp tuz ile bitirmenin tıbben de çok faydalı olduğu bildirilmektedir. Her sünnette bir çok hikmetler vardır.
Ne yazık ki, günümüz doktorları tızdan uzak durmamız gerektiğini söylerken, peygambere muhalif davranmıyor lar mı ?.. Peygamberin hata yapma olasılığı çok küçük iken ve tüm hataları da ümmete ders olarak Allah c.c'nın kudreti ile yaptırılmışken tuz konusunda hangi taraf doğru söylüyor. 
Tıp ilmi tuzun insan için çok ama çok önemli bir madde olduğunu yıllarca söylemektedir. Tuzun eksikliğinden insan kemiğinin yumuşaması ve bilhassa yaşlılarda kemik erimesine yol açması bilinen bir gerçektir. Bu durumda peygamber efendimiz doğru söylemiştir. İyi ama doktorlar yalancı mı ?
Tabii, ki dini bütün bir doktor bu konuda yalan söylemez. Tuzun hakikatte faydalı olduğunu söyleyen de tuzun zarar verdiğini söyleyen de aynı doktordur. Bu çelişki neden.
Günümüz teknolojisi ile üretilen ve hemen hemen her evde bulunan, tüm marketlerde kolayca bulunan tuzun yararlı olmadığı aşikatrdır. İşte insan zarar veren bu teknolojik tuzdur. Peygamber efendimizin (sas) tavsiye ettiği tuz doğal tuzdur, günümüzde içerisine bir çok kimyasal katkı maddesi katılan toksik madde gibi etki yapan rafine tuz (sofra tuzu) kastedilmemektedir.
Eskiden uğruna savaşlar verilen tuz, diğer adıyla beyaz altın, artık çok ucuza her yerden elde edilebiliyor. Ama elinize geçen tuz artık gerçek tuz değil, sadece tuz denilen bir bayağı bir ürün olmaktadır. Tuzun kalitesi, yani doğal olup olmaması insanları ilgilendirmediği için hastalıklarda peşpeşe oluşmaktadır. Bunun nedeni fiyatı. Fiyatı derken daha pahalı olan rafine tuzunu, doğal kaya tuzundan daha sağlıklı sanıyor olmamızdır. Halbuki doğal tuzda, doğadaki 84 element bulunuyor ve bu elementler vücudumuzun neredeyse bütün mineral ihtiyaçlarını karşılıyorlar. Buna karşılık rafine tuzda sadece sodyum ve klor ile işlemler sırasında katılmış olunan ne olduğu bilinmeyen toksik maddeler..
Peki ne oldu da tuz insanlar için zararlı, ölümcül hale geldi? Tuz rafine edilip içindeki 82 element alınıp geriye iki element bırakıldı. %97,5′i, sodyum klorür, olacak şekilde ve geri kalan kısmı iyot ve nem alıcı kimyasallar E-530, E-533, E-550, aliminyum hidroksit ilave edip piyasaya sürüldü. Ayrıca rafinasyon işlemi sırasında maruz kaldığı 650 derece sıcaklık, tuzun kimyasal yapısını bozup birçok hastalığa neden olmaktadır.
İnsan vücudu için elzem olan tuz, zehir haline getirilmesine rağmen insanlar hala nasıl tüketmeye devam ediyor? Tuza iyot ilave edilip, iyot insan vücudu için elzem denilip, zekice stratejik bir pazarlama tekniği ile insanlar sofra tuzunu tüketmeye ikna edildi. Oysa ki iyot uçucu bir element olduğundan ışık ve ısıya maruz kaldığında yok olmaktadır. Yani yemeklerinize pişirme esnasında rafine tuzu eklediğinizde iyottan eser kalmamaktadır. Ayrıca dünyada iyotlu tuz kullanımının başlatılması tiroid kanserinin artmasının nedeni olarak düşünülmüştür. İyotlu tuzların kullanımıyla birlikte haşimato hastalığında artış olduğu kanıtlanmıştır. Ve buna ilave edecek olursak, Kalp çarpıntıları, kalp ritim bozuklukları, yorgunluk, konsantrasyon eksiklikleri, uzun süre iyileşmeyen yaralar ve kronik akne gibi rahatsızlıklarda artışlar hem iyot denilen maddelerden oluşurken bir de flor ilave ediliyor ki bu da irade gücünüzü tamamen zayıflatıyor.
Doğal tuz kesinlikle sağlıklı bir besin maddesidir. Rafine tuz ise vücudun en kısa zamanda dışarı atması gereken bir zehirdir. Vücut bu tuzu atabilmek için bir sürü suya ihtiyaç duyar. Oysa ki rafine edilememiş tuz tükettiğinizde aynı şey olmaz. “Tuz yemeyin” diyerek birçok hastalığa kapı açtılar. Halbuki daha verimli olsun diye hayvanlara bile tuz yalatırlar. Çünkü süt ve et veren bütün hayvanlar tuz yemek zorundadırlar ama rafine edilmemiş tuz.

Doğal tuz nasıl anlaşılır?
Dış görüşünden tuzun doğallığı konusunda şüpheniz var ise, tuzun rafine veya doğal olduğunu test etmek aslında çok kolay: Yarım çay bardağı üzüm sirkesi içine 1 tatlı kaşığı tuz atın. 5-10 dakika kadar bekleyin. Sirke yeni açılmış gazlı içecekler gibi aşağıdan yukarı doğru köpürmeye başlıyor ve bir süre sonra da bulanıklaşıyorsa o tuz doğal değildir.

Derleme: erolkaranet

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski