erolkara





Geçenlerde İstanbul Fatih semtinde geziyordum. Sokak aralarında gezerken temeli açılmış, yeni bir inşaata hazırlanan yerin hemen yanında bulunan iki binanın yan cephelerine gözüm ilişti.
Ve tabi, eski binaların vazgeçilmez olan harman tuğlası ile örülmüş olan cepheyi görünce dayanıklılık, koruma, sağlamlık göz çarpıyordu.
Ve belki pahalı, belik daha fazla işçilik istiyor diye terk edilmiş olabileceğini düşündüğüm bu harman tuğlalarından neden vaz geçildiğini değil de niçin halen kullanılmadığını merak ettim.
Herkes günümüz delikli yığma tuğlaların binayı daha iyi koruduğunu söylüyordu. Oysa en ufak darbede kırılabilen bu delikli tuğlalar binaya yük olarak hafiflik dışında bence hiç bir fayda sağlamıyordu. Zira sıcak soğuk ve nem geçirmede pek faydası olduğunu düşünemiyorum


Edindiğim bilgilere göre, Harman tuğla geçmişin izlerini bütünüyle üzerinde taşıyan belge niteliğinde imiş. Harman tuğla ile yüzyıllar öncesi yapılan eserler günümüzde hala kullanabilirliğini kaybetmemiştir. Tarihi değer taşıyan binalarda kullanılan malzemeler arasında olan harman tuğlası tamamen özel seçilmiş vasıflı topraklardan yapılmaktadır.Harman tuğla, alternatif deprem malzemesidir. Buna en güzel örnek Erzincan depreminde harman tuğla 
kullanılan hiçbir binanın yıkılmamış olmasıdır. 
İnsanlar bir gün harman tuğlasına eski değerini verip sağlam kaliteli bir yapı malzemesi olduğunun farkına varacaklardır. Binaların zemin katlarının harman tuğladan örülmesi kolanların arasında yüksek dayanım gücü meydana getirecektir. ( Kaynak: VesfaTuğla)
Yine bir başka bilgi kaynağından edindiğim bilgileri sizlerle de paylaşmak istiyorum. Zira harman tuğlasına dönmemiz şart gibi görünüyor.
Abdullah Eraslan adlı yazar bir haber sitesindeki köşesinden özetle şöyle aktarıyor düşüncelerini.
"Değişimi anlatmak için belki de en güzel örneklerden biri harman tuğla. Şimdilerde taklitleri moda oldu; harman tuğladan örülmüş duvar görünümü yaratmak için incecik kaplamalar çıktı. Bitpazarlarında sağdan soldan toplanmış tuğlalar süs eşyası gibi satılıyor. 
Pişmiş topraktır tuğla. Öncesinde içi dolu toprak bir blok halindedir kullandıklarımız ve taşıyıcı özelliği yüksektir; binanın ayakta kalmasına yardımcı olur. Basınca daha dayanıklıdır. Her hangi bir depremde koruyuculuk özelliği yüksektir. Isıyı ve nemi daha az geçirir. Günümüzde kullanılan tuğlaların içi boşaltılmış, gözenekli hâle getirilmiş dayanıklılığı da bir o kadar düşürülmüştür. En ufak bir sarsıntıda bile duvarlar taşıyıcı özelliği düşük olduğu için patlar, yarılır ve bina yıkımını hızlandırır.
Neden vaz geçildi öteki tuğlalardan? Çünkü daha çok malzeme istiyordu, daha çok pişmesi gerekiyordu fırında ve işçiliği zordu, masrafı yüksekti. Basit bir çözüm buldular; içi boş odacıklara bölünmüş dikdörtgen prizma haline getirilmiş, malzemesi yarı yarıya azaltılmış, işçiliği, işlemesi kolaylaştırılmış delikli tuğlayı geliştirdiler. Duvar ustaları da işlemesi kolay ve hızlı olan bu ürünü hemen benimsedi; sonuçta o da daha fazla kazanacaktı.
Duvarlar aynıydı görünüşte. Sadece yenilerin içinde boşluklar vardı. Isıyı, sesi içerde ve ya dışarıda tutamayan boşluklar.
Hız, para, hırs uğruna sağlıklı olandan, dayanaklı olandan vaz geçildi. Doğanın kanunları ekonominin pratiğine yenildi. İnsanlar içinde geçerli oldu bu ilke; tıpkı nitelikli tuğlaların içinin boşaltılması gibi insanların da içi boşaltıldı, nitelikleri düşürüldü, pişme süresi kısaltıldı."

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski