erolkara






Gerek kat malikleri ve gerekse bağımsız bölümü her ne sebeple olursa olsun sürekli biçimde kullananlar, bağımsız bölümü, eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kurallarına uymak ve diğerlerini rahatsız etmemek zorundadır. 
Hal böyle olmasına rağmen ne yazık ki gürültücü ve geçimsiz , uyumsuz komşuları şikayet edenlerin sayıca her geçen gün artması olması gereken komşuluk ilişkilerinin artık kaybolmaya yüz tuttuğunu göstermektedir. 
Kat Mülkiyeti Yasası'nın 18. maddesi hükmüne göre kat malikleri gerek bağımsız bölümlerini gerek eklentileri ve ortak yerleri kullanırken doğruluk kurallarına uymak, özellikle birbirini rahatsız etmemek, birbirinin haklarını çiğnememek ve yönetim planı hükümlerine uymakla karşılıklı olarak yükümlüdürler.
Aynı maddenin ikinci fıkrası hükmü uyarınca da kat maliklerinin borç ve yükümlerine ilişkin olan hükümler bağımsız bölümlerdeki kiracılara ve oturma hakkı sahiplerine veya bu bölümlerden herhangi bir biçimde sürekli olarak yararlananlara da uygulanır. 
Hal böyle olunca rahatsız edici komşuyu uzaklaştırmak için yargı mercine başvuranları sıkıntılı bir dönem beklemektedir. Zaman zaman edilen şikayetlerin kanıtı olmadığı için ispat durumu nedeniyle zaman zaman red kararlarla bir sonuç alınmadığı görülmektedir.
Oysa mahkemeler maddi olmayan yönde yapılan şikayetleri incelemek, tanıkları dinlemek ve bu durumdan muzdarip olanların beyanlarını ayrı ayrı dikkate almak yani şikayetin gerçekliğini inceleme ve araştırma yapmak zorundadır.
Ne yazık ki ülkemizdeki dava yükü buna pek imkan tanımasa da Yargıtay'ın red verilen mahkeme kararlarının eksik inceleme ile kararları verilmiş bulunan dosyaları iade ettiği görülmektedir.
Komşuların yaptığı olumsuz hal ve hareketler diğer komşuları bıktırıcı ve bezdirici bir hal alırsa yapılanın durumuna göre ya Kabahatler Kanununa göre yerel yönetimlere ya da ceza kanunu ilgilendirecek boyutta olursa yargı yoluna başvurulabilinir.
Kat mülkiyeti kanununa göre geçimsiz ve rahatsız edici komşular için bazı yaptırımlar uygulanabilmesi mümkündür. Diğer kat maliklerine sorun yaşatan kişi, bu çekilmezlik hali süreklilik kazandığı takdirde, dairenin kiracısı değil sahibi olsa dahi, kat maliklerinin sayı ve  arsa payı oranına göre çoğunluk kararına göre dairenin satışı istenir. bu daireyi kat malikleri  arsa payı oranında satın alır. Böylece problemli komşu apartmandan çıkartılır.
Ancak burada bir yol haritası belirlemek gerekecektir. 
Öncelikle apartman toplantısı yapmanız gerekiyor. Bu toplantı için ya olağan toplantıyı bekleyeceksiniz yada olağanüstü toplantı için belli bir malik imzası ile yönetime başvuracaksınız. Diyelim ki toplandınız bu durum görüşülüp oy çokluğu ile sadece uyarıda bulunabilirsiniz. Uyarıyı da önce yazılı sonra da noter üzerimden yapmanız gerekiyor ama bir değişiklik olmaz ise elinizdeki noter tebligatı ile bir sonraki apartman toplantısında durumu değerlendirmeniz gerekmektedir. Yani kısacası kat mülkiyeti kanunu size bize onlara yani herkese bazı haklar tanımış ve bu haklar doğrultusunda yapabilecekleriniz belirtilmiş. Fakat yaptıkları yemek ağır kokuyor misafir geliyor yüksek sesle konuşuyor temizlik yaparken süpürgenin sesi çıkıyorvs diyerek mahkeme yolu ile birilerini apartmandan çıkartmak çok kolay olmaz çünkü her bir şikayetinizin bir savunması vardır.

YABANCI UYRUKLU KİŞİLERİN RAHATSIZ EDİCİ KOMŞULUĞU

Şimdi buraya kadar yazılanlar Türkiye’de yasal ikameti bulunanlar ve TC vatandaşları için geçerli. Bir de artık gitmeyecek gözüyle baktığımız ancak devlet tarafından geçici korumadan yararlanan yabancı uyruklu olanlar var ki, burada sıkıntı daha da büyük.
Dilizi anlamayan ya da anlamak istemeyen, örf ve adetlerden bihaber, kendi doruları üzerinde inatala yaşamk isteyen huzur kaçıran kültürsüz ve medeniyetsiz olanalr var ki bunlarla uğraşmak daha bir zor olmasına rağmen yine de bir yol vardır.
Bunların hakkında şikayet olması halinde valilik inceleyebiliyor. Özellikle şikayetin büyümesi, mahalle ya da apartmanın tamamının rahatsızlığı halinde bu kişiler idare amirinin emri ile taşınabilir. Çünkü bu kişilerin sizin benim gibi seyahat hakkı, yerleşme hakkı, ikamet hakkı yok. Tamamen devletin göstereceği şartlara uymak durumundalar. Bu yüzden eğer bu kişilerin yasal ikamet hakkı olan (pasaport ve vize ile gelen) yabancılardan değil de geçici korumadan faydalanan (mülteci denir halk dilinde ama mülteci hukuken başka bir şey) kişilerdense hem apartman yönetimi olarak karar alıp hem de apartman sakinlerinden imza toplayarak valilik ya da kaymakamlığa şikayette bulunabilirsiniz.

Derleme: erolkaranet









Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski