erolkara





Çoktandır merak ediyordum. Haftalardır bir hain gibi gösterilen Çobanoğlu Yavlak Arslan neden hain gibi gösteriliyor diye. Bir Kastamonulu olarak için için rahatsız eden Kuruluş Osman dizindeki bu karaktere Kastamonu'dan hem de Belediye Başkanından ses gelmesi ziyadesiyle bizi memnun etti.

Kayserili senarist Mehmet Bozdağ tarafından adeta bir hain olarak dizide lanse edilen oysa Kastamonu ve civarında büyük hizmetleri, Selçuklu devleti için güvenilir bir bey olan ve hatta ilim adamlarına ve ilme verdiği değerleri bilinen bununla birlikte Bizans sınırına yerleştirerek Kayı boyu Osman bey'e sürekli destek olduğu bilinen Yavlak Arslan'ın hain gibi gösterilmesi çok çirkin bir düşünce şekli idi.

‘Kuruluş Osman’ dizisinde Çobanoğulları Beyi Muzaffereddin Yavlak Arslan’ı hiç de hak etmediği bir şekilde “hainlik yapan, düşmanlarla  işbirlikçi olan ve  kumpas kuran bir bey” olarak gösterilmesi tarihi bilenleri ve özellikle Kastamonuluları rahatsız etmeye başladı.

Oysa Çobanoğulları, Uç Beylerbeyliği’nin son hükümdarlarından olan ve Anadolu Türk tarihine büyük hizmetleri bulunan Muzaffereddin Yavlak Arslan bey, dizide anlatıldığının tam aksine, hükmettiği  bölgesinde çok sayıda köprüler, hanlar, hamamlar, medreseler ve ticarethaneler yaptırmış olan ve halkın sevdiği bir bey olup Selçuklulara bağlı bir beydir Dizide  başında bulunduğu beyliği, dayanaksız bir biçimde karalanmakta, küçük düşürülmektedir.

Kastamonu Gazetesi'ne açıklamada bulunan Kastamonu Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi ve Türk Tarih Kurumu Bilim Kurulu Üyesi Prof.Dr.Cevdet Yakupoğlu'nun da yaptığı açıklamalarda da Yavlak Arslan'a adeta iftira atıldığını, hatta kabrinde bile rahatsız edilir şekle sokulduğu belirtildi.

Profesör Yakupluoğlu konu hakkında yaptığı açıklamada şunları belirtti.
"Anadolu Türk tarihindeki varlığı, dönem kaynaklarıyla sabit olan ve en az Ertuğrul Gazi kadar önemli hizmetleri bulunan Yavlak Arslan hakkında dizide keyfi bir kurgunun uygulanması asla kabul edilemez. Dizide Kastamonu’nun adı ile Yavlak Arslan’ın ve sözde kız kardeşi Hazal Hatun’un isimleri birlikte zikredilerek izleyicinin zihinlerine Çobanoğulları Beyliği ve Kastamonu ile ilgili olumsuz imaj doğrudan yerleştirilmektedir. Şöyle ki malum dizide Yavlak Arslan ve Kayı (Osmanlı) obasına sözde gelin gönderilmiş olan kız kardeşi (Hazal Hatun), Kayı obası aleyhine her türlü hile ve entrikaya başvuran, suikastler düzenleyen, gizli cinayetler işleyen, Osman ve kardeşlerini öldürmek için her şeyi yapan, sözde eniştesi Dündar Bey’in kızına bile suikast tertip eden, Moğollarla işbirliği yapan ve Osman’la Moğolların arasını açan kötü karakterler olarak sunulmaktadır.

Bu bilgilerin hangi tarihî kaynaklardan alınmış olduğu doğrusu merak konusudur. Elbette ki hiçbir tarihî kaynakta bu bilgilere rastlanmamaktadır. Yavlak Arslan’ın Kayı obası üzerine dolaplar çevirmesi söz konusu olmayıp, bu obaya gelin giden bir kız kardeşinin varlığı da tarihen sabit değildir.

DÖNEMİN KAYNAKLARI BELLİDİR
Ek olarak Yavlak Arslan’ın hayatını ele alan yerli – yabancı kaynakların sayısı ve içeriği zaten bellidir. Bunlar; Selçuklu tarihçilerinden İbn Bibi’nin el-Evâmiru’l-Alâiyye (Selçuknâme) ve Aksarayî’nin Müsameretü’l-Ahbâr isimli eserleri, Bizans tarihçisi Pachymeres’in kaleme aldığı Syngrafikai Historiai, Beylikler zamanında yazılmış Anonim Selçuknâme, Osmanlı hükümdarı II. Murad devrinde Yazıcızâde Ali’nin hazırladığı Tevârîh-i Âli Selçuk, Ebu’l-Hayr-ı Rûmî’nin yazdığı Saltuknâme, 1284 tarihli Farsça Gideros Fetihnâmesi ile Yavlak Arslan’ın münşisi (başkâtibi, dış işleri bakanı) Hasan el- Hoyî’nin bu hükümdar için hazırladığı İnşa Risaleleri (yazışma örnekleri)’dir.
Adı geçen bu kaynaklarda Yavlak Arslan’ın ve beyliğin kurucusu olan dedesi Emir Hüsameddin Çoban (Atabey Gazi)’ın hayatını aydınlatıcı kısa ama net bilgiler mevcuttur. Buna göre Hüsameddin Çoban, Selçuklu sultanı I. Alâaddin Keykubâd’ın emriyle Kastamonu’daki Çobanoğulları kuvvetlerinin ve Sinop’taki Selçuklu donanmasının başına geçerek Suğdak şehrini ve bütün Kırım’ı fethetmiş, Kıpçak Türklerini ve Rus kabilelerini yenerek Selçuklu devletine bağlamış, bölgede imar çalışmaları yürüttükten sonra başarıyla Kastamonu’ya dönmüştür (1223-1227). Hüsameddin Çoban aynı zamanda Kayı, Bayat ve Kıpçak gibi Türk boylarının başında Bizans akınlarında da ün kazanmış, devletinin yüzünü ağartmıştır.

BÖLGEDE YAŞAYAN HRİSTİYANLARA DAHİ ZARAR VERMEMİŞTİR
Onun torunu Yavlak Arslan ise Kırım’dan Kastamonu’ya gelen Selçuklu şehzadesi Mesud’un Konya’da Selçuklu tahtına geçmesi sürecinde (1280-1284) her türlü desteği vererek devlet adamlığı görevini layıkıyla yapmıştır. Hatta Yavlak Arslan’ın oğlu Hoca Nâsreddin de Sultan II. Mesud’un maliye bakanlığına ve danışmanlığına getirilerek Konya’da ikamete başlamıştır. Aynı yıl (1284) Yavlak Arslan, Selçuklu sultanının izni ile Kastamonu’dan ordusuyla hareket ederek bugün Cide ilçe sınırları içinde kalan Gideros İkiz kalelerini Bizans’tan fethetmiş ve Selçuklu devletinin sınırlarını Karadeniz’in batı sahillerinde genişletmiştir. Bu fetih esnasında kaleden esir alınan masum hiçbir Hıristiyan vatandaşa da zarar vermediğini dönemin kaynağı açık olarak belirtmiştir.

O’NUN DÖNEMİNDE KASTAMONU BİLİM ADAMLARININ SIĞINAĞI OLMUŞTUR…
Yavlak Arslan, o çağın meşhur astronomi, coğrafya ve matematik âlimi Kutbeddin Şirazî’yi Kastamonu’da misafir etmiş; bu âlim, yazdığı kıymetli eserini Yavlak Arslan’a sunmuştur. Yine Azerbaycanlı bilgin Hasan el-Hoyî de Kastamonu’da ilim adamlarının sığınağı olarak kabul edilen Yavlak Arslan’ın hizmetinde uzun yıllar çalışmış ve bu şehirde iken yazdığı yedi ayrı eserini ona ithaf etmiştir. Dönemin meşhur ilim adamlarını yanında toplamak ve onları himaye etmek o çağda çoğu Selçuklu sultanına ve hatta Osman Bey’e bile nasip olmamıştır.
Yavlak Arslan, Çobanoğulları Beyliği’ni Selçuklulara bağlı olarak uzun yıllar başarı ile idare etmiştir. Nihayet Sultan II. Mesud’un kardeşi Şehzade Kılıç Arslan’ın Konya tahtını ele geçirmek için çıkardığı bir isyanda, kendisine destek vermeyi reddeden Yavlak Arslan, Kastamonu’da bu şehzade tarafından pusu kurularak  öldürülmüştür (1291). Yavlak Arslan’ın oğullarından Ali Bey ise Bizans akınlarına devam etmiştir.
Sonuç olarak bilinen bütün kaynaklarda Yavlak Arslan’dan ve dedesi Emir Hüsameddin Çoban Bey’den her zaman övgü ile bahsedilmiş, devlete olan bağlılıklarının altı çizilmiştir.

KIZ KARDEŞİ OBAYA GELİN BİLE GİTMEMİŞTİR
Yukarıda sıralanan bilgiler haricinde bu kaynaklarda Yavlak Arslan’ın Selçuklu devlet politikası haricinde ve kanun dışı olarak bir hadiseye bulaşması, hele hele Moğol casusluğu yapması, beylik olarak daha resmen kurulmamış olan Kayı (Osmanlı) obasına gitmesi, buralarda suikastler tertip etmesi, entrikalar çevirmesi, kız kardeşini bu obaya gelin göndermesi ile ilgili hiçbir bilgi veya imaya rastlanmaz. Bu suçlamaların tarihî realitelere ters düştüğü de zaten belli olmaktadır.
Esasen ilk beylik yılları olan 1280’li yıllarda ve hatta 1290’ların başlarında bile Osman Bey’in Çobanoğulları’na bağlı bir “Uc” savaşçısı olarak hizmet yürüttüğünü merhum Halil İnalcık hoca TDV.  İslam Ansiklopedisi’nin “Osman I” maddesinde zikretmiştir. Bu noktada söz konusu dizide Yavlak Arslan’ın kendisine bağlı ve gaza ile meşgul olan bir Türkmen obasının aleyhinde davranış sergilediği sahnelerin yerine, bu kardeş obaya her türlü desteği vermesiyle ilgili kurgulara ağırlık verilmesi icap ederdi. Kuruluş Osman dizisinde ise Yavlak Arslan ve sözde kız kardeşine atfedilen eylemler, tarihî akışa ters düşecek şekilde ve gerçek dışı olarak işlenmiş, bu şekilde ilgili kanal yayın etiği ihlali gerçekleştirmiş ve maksadının dışına çıkmıştır.

DİZİLER TARİHİN AKIŞINA TERS OLMAMALI
Tarihî dizilerde ve filmlerde elbette kurgu ve hayal gücü önemlidir, mutlaka kullanılmalıdır. Ancak bu kurgu esnasında kaynaklarca sabit olan tarihî konular değiştirilemez veya şahsiyetler haksız, yersiz şekilde zan altında bırakılamaz. Eğer buna göz yumulursa o zaman başka birileri de kendi isteğine göre ya da reyting uğruna Türk tarihinde istediği tahrifatı yapmaya kalkar. Mesela kurgu olsun ya da dikkat çeksin, heyecan uyandırsın diyerek bir filmde Osman Gazi’yi gizli bir Hıristiyan lider olarak anlatmak, ya da Ertuğrul Gazi’yi Haçlıların gizli bir casusu olarak göstermek cüretine sahip olabilir. Veya Sultan Fatih, İstanbul’u 60 yaşında beli bükük bir ihtiyar olarak fethetmiş, hatta Malazgirt Savaşı, yazın değil de kışın yapılmış gösterilebilir. Bütün bunlar ne denli abes ise ve tepki çekecekse aynı şekilde Yavlak Arslan’ı da amacına ulaşmak için hiçbir sınır tanımayan hain ve işbirlikçi göstermek o derece abes ve onur kırıcıdır.

BÖLGEMİZDE DERİN ÜZÜNTÜYE NEDEN OLMUŞTUR
Malum dizide Yavlak Arslan’ın ve temsil ettiği Çobanoğulları Beyliği’nin bu durumlara düşürülmesi, pek tabiidir ki bu beyliğin egemenlik alanında bulunan Kastamonu- Safranbolu- Karabük- Bartın, Zonguldak ve Bolu gibi yörelere mensup vatandaşlarımız başta olmak üzere konuya duyarlı izleyiciler tarafından derin bir üzüntü ile karşılanmaktadır. Amacımız tarihî dizilere karşı olmak, ağır tenkitlerle engel çıkarmak değil; milli tarihimizin sağlam bilgilerle, özünü çarpıtmadan yeni nesillere aktarılmasını sağlamaktır.
Yapılan bu hatanın dizinin ilerleyen bölümlerinde telafi edileceğini umar, şahsî tercih kullanarak Türk tarihinin aslını saptırmaya sebep olmaya kimsenin hakkının olmadığını hatırlatırız.”

KASTAMONU BELEDİYE BAŞKANI DA TEPKİLİ
Kastamonu Belediye Başkanı Galip Vidinlioğlu'nun da konu hakkında tepki gösterip Yavlak Arslan'a sahip çıkarak dizi senaristi ve yapımcılarının çark etmesine neden oldu.

SENARİST, YAVLAK ARSLAN KARAKTERİ İÇİN ÇARK ETTİ
Kastamonululardan gelen tepkiler üzerine senarist Mehmetl Bozdağ adeta çark ederek ilerleyen bölümlerde Yavlak Arslan'ı bir kahraman gibi lanse edeceğİni açıkladı. Bozdağ açıklamasında şunları söyledi.
 "Bu durum bize bir kez daha gösterdi ki 'Kuruluş Osman' dizisi ülkede gündem oluşturmaya devam edecek. Bu noktadan hareketle başta Kastamonulular olmak üzere bizleri hiçbir zaman yalnız bırakmayan seyircilerimize dizimizin ilerleyen bölümlerini takip etmelerini ve Yavlak Arslan ile Osman Bey'in arasında geçecek olayların ardından bu konudaki fikirlerinin tamamen değişeceğini söylemeyi borç biliyorum. İlerleyen bölümlerde Yavlak Arslan tarihteki gibi bir kahramana dönüşecektir; gelecek bölümlerin heyecanını azaltmamak adına şimdilik söyleyeceklerimiz bu kadar diyerek, tüm seyircilerimize göstermiş oldukları ilgiden dolayı tüm ekip arkadaşlarım adına bir kez daha teşekkür ediyorum."

Derleme : erolkaranet / 12.11.2020

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski