erolkara





 Yargıtay'ın verdiği kararların emsal teşkil etmesiyle, mağaza, işyeri, lokanta, bar, market, otel gibi umuma açık işletme sahipleri derin bir nefes aldı. Yargıtay verdiği emsal kararlarla, umuma açık işletmelerde müzik eserinin radyodan veya televizyondan yayınlanmasının, yapımcı ve sanatçının mali haklarının ihlali anlamına gelmeyeceğine dair kararlar vermeye devam ediyor.

Kamuoyuyla paylaşılan esn son ki kararda, Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bir radyo kanalı yayınını bilgisayar aracılığıyla işletmenin hoparlör sistemi üzerinden marketteki müşterilere dinlettiği için Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na muhalefet suçundan yargılanan market müdürünün beraatine yapılan itirazı reddetti. Kararda, "işletme sahibinin radyo kuruluşunca yapılan yayın içeriğine müdahale yetkisi ve imkanı bulunmadığı"nı katederek "telif hakkına sahip müzik eserlerinin radyo kuruluşunca yayınlanacağını bilemeyeceği, bu nedenle müşterilerine bu eserlerin dinletilmesi amacıyla hareket ettiğinin söylenemeyeceğini" belirterek "Bu bakımdan sanığın, yayın akışında 5846 sayılı kanun tarafından korunan eserlerin kullanılacağını bilmeden radyo yayınını umuma arz ettiği sırada, suça konu müzik eserlerinin umumi mahal sayılan yerde son tüketici konumunda olan müşterilere bilerek ve isteyerek vasıtalı temsili sağlanmadığından, kasten hareket etmeyen sanığa atılı mali haklara tecavüz suçunun manevi unsurunun gerçekleşmediğinin kabulü gerekmektedir." değerlendirmesi yer aldı.

Her ne kadar bir çok müzik kurumunun avukatları vasıtasıyla işyerlerinde televizyon ve radyodan müşterilerine müzik dinleten kafe işletmecileri hakkında tutanak tutturup savcılıklara suç duyurusunda bulunup daca açsalar da bazı durumlarda, Yargıtay'ın verdiği kararlar neticesinde bu girişimleri sonuçsuz kalmaktadır.

Radyo ve televizyon gibi kitle iletişim araçlarından yapılan yayınları işyerlerinde yayınlayan işyeri sahipleri lehinde çıkan kararlarda "bir müzik eserini, televizyondan yapılan yayınla işletmesinde, umumi mahalde müşterilerine dinletmekten ibaret olan eyleminde, fonogram yapımcısı ve icracı sanatçılar yönünden mali hakların ihlali söz konusu olmadığından eylemin suç oluşturmayacağı gözetilmelidir" denilmektedir.

Böylece lokanta, bar, market, otel, berber gibi umuma açık işletmelerde radyo ve televizyonlardan müşterilere yönelik dinletilen müzik yayınlarına Fikir Ve Sanat Eserleri Kanunu’na dayandırılarak kesilen cezalara dur denilmiştir. Bundan sonra radyodan veya televizyondan yayınlanan müziğin, yapımcı ve sanatçının mali haklarının ihlali anlamına gelmeyeceği yönünde verilen bu kararla bu yönde süren davalar açısından da emsal teşkil edecek yeni bir durum ortaya çıkmaktadır.

DİKKAT.. BUNU YAPARSANIZ TELİF BEDELİ ÖDERSİNİZ.

Ancak Yüksek mahkemenin ilgili kararı yalnızca televizyon ve radyodan yapılan yayınları kapsadığından, umuma açık işletmelerde cd, flash bellek ile vb. şekilde yapılan müzik yayını halen yasak kapsamında ve telif hakkına tabidir.
5846 sayılı Yasa’ya göre; umuma açık mahalleri işleten gerçek veya tüzel kişiler, hak sahiplerinden veya onların üyesi oldukları meslek birliklerinden sözleşme yaparak izin almalıdırlar. Umuma açık mahalleri işletenler, hak sahiplerinden izin almaksızın fonogramları kullanırlarsa veya meslek birliklerinin belirlediği tarifeyi kabul etmeyip sözleşme yapmazlar, buna rağmen eserleri kullanırlarsa, keza yargı surecinde yasanın emrettiği şekilde hareket etmeyip eserleri kullanırlarsa yasanın öngördüğü hukuki ve cezai yaptırımlarla muhatap olurlar.
Yasa gereğince, bir müzik eserinin umuma açık alanlarda yayınlanması halinde, yayının yapıldığı alana göre (coğrafi durumu, büyüklüğü, ticari faaliyet konusu, yayının işletmeye katkısı ve diğer nedenler) fiyatlandırma yapılmaktadır.
Telif konusunda faaliyet gösteren meslek birliklerinin çok yüksek oranda ücret talep etmeleri ise yasanın ortaya çıkardığı diğer bir sorundur.

Derleme : erolkaranet

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski