erolkara






Aile sağlığı merkezindeki doktora ‘terbiyesiz' demeyi ‘hakaret' sayan Asliye Ceza Mahkemesi kararı, sanığın itirazı reddedilince kesinleşti.

Gittiği aile sağlığı merkezinde meydana gelen olayda hasta yakını ile görevli doktor tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesiyle birlikte iddiaya göre hasta yakını doktora, ‘siz çok terbiyesiz ve saygısız doktorsunuz’ dedi. Hastasından duyduğu ifade üzerine doktor, hasta ve yakını hakkında ‘hakaret’ davası açtı. Asliye Ceza Mahkemesi, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. Maddesine (*) dayanarak sanık hasta yakınının mahkumiyetine hükmetti. Sanığın cezası 6 bin 80 liraya çevrildi. İtiraz reddedildi. Emsal nitelikteki kararla birlikte sağlıkçılara hakaret eden kişilere mahkumiyet yolu açıldı.

 (*) Hakaret
Madde 125- (1) Bir kimseye onur, şeref ve saygınlığını rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnat eden veya sövmek suretiyle bir kimsenin onur, şeref ve saygınlığına saldıran kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Mağdurun gıyabında hakaretin cezalandırılabilmesi için fiilin en az üç kişiyle ihtilat ederek işlenmesi gerekir.
(2) Fiilin, mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkrada belirtilen cezaya hükmolunur. 
(3) Hakaret suçunun; 
a) Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı,
b) Dini, siyasi, sosyal, felsefi inanç, düşünce ve kanaatlerini açıklamasından, değiştirmesinden, yaymaya çalışmasından, mensup olduğu dinin emir ve yasaklarına uygun davranmasından dolayı,
c) Kişinin mensup bulunduğu dine göre kutsal sayılan değerlerden bahisle, İşlenmesi halinde, cezanın alt sınırı bir yıldan az olamaz.
(4) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Hakaretin alenen işlenmesi halinde ceza altıda biri oranında artırılır.
(5) (Değişik: 29/6/2005 – 5377/15 md.) Kurul hâlinde çalışan kamu görevlilerine görevlerinden dolayı hakaret edilmesi hâlinde suç, kurulu oluşturan üyelere karşı işlenmiş sayılır. Ancak, bu durumda zincirleme suça ilişkin madde hükümleri uygulanır.

Mağdurun belirlenmesi
Madde 126- (1) Hakaret suçunun işlenmesinde mağdurun ismi açıkça belirtilmemiş veya isnat üstü kapalı geçiştirilmiş olsa bile, eğer niteliğinde ve mağdurun şahsına yönelik bulunduğunda duraksanmayacak bir durum varsa, hem ismi belirtilmiş ve hem de hakaret açıklanmış sayılır.

İsnadın ispatı
Madde 127- (1) İsnat edilen ve suç oluşturan fiilin ispat edilmiş olması halinde kişiye ceza verilmez. Bu suç nedeniyle hakaret edilen hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı verilmesi halinde, isnat ispatlanmış sayılır. Bunun dışındaki hallerde isnadın ispat isteminin kabulü, ancak isnat olunan fiilin doğru olup olmadığının anlaşılmasında kamu yararı bulunmasına veya şikayetçinin ispata razı olmasına bağlıdır.
(2) İspat edilmiş fiilinden söz edilerek kişiye hakaret edilmesi halinde, cezaya hükmedilir.

YARGITAY, DAHA ÖNCEKİ  KARARLARINDA HAKARET SAYMIYORDU

Hakaret, Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinde düzenlenmiştir.  Ancak her kaba, inciti söz hakaret olarak kabul edilmemektedir. “Terbiyesiz” ifadesinin tek başına hakaret suçunu oluşturmayacağına ilişkin Yüksek Yargı kararları mevcuttur:

İşte bazı örnekler

"Olay günü sanığın, müştekiye söylediği kabul edilen "terbiyesizlik yapma, pislik yapma erkeksen gel yüzüme söyle" şeklindeki sözü, muhatabın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı hitap tarzı niteliğinde olduğu ve dolayısıyla hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi, Kanuna aykırı ve sanık ... müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünde (Yargıtay 18. Ceza Dairesi E. 2017/8129 K. 2018/14490 T. 07.11.2018" (Detay için tıklayınız)

“Yargılamaya konu somut olayda; sanığın katılana söylediği “terbiyesiz herifler” biçimindeki sözlerin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı davranış niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal olmayan ve yerinde görülmeyen gerekçe ile mahkumiyet kararı verilmesi isabetsizdir.” (Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 2015/9649 E., 2016/3936 K., 02.03.2016)

"Ceza infaz kurumunda bulunan eşine para yatırmak için gelen sanığın, ziyaret günü olmadığı için çocuğunun kendisiyle birlikte cezaevine girmesine izin verilmemesi üzerine, cezaevi çevresinin başı boş köpeklerin dolaştığı ıssız bir yer olması ve 6 yaşındaki çocuğunun korkması nedeniyle, nizamiyede görevli bulunan müştekiye, kendisine yapıldığını düşündüğü haksızlığı eleştiri amaçlı olarak söylediği kabul edilen, “terbiyesizlik yapıyorsun” biçimindeki sözlerin, müştekinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, ağır eleştiri, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı davranış niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı "(Yargıtay 4. Ceza Dairesi - Karar: 2014/32605).

“Somut olayda sanığın katılana yönelik kullanmış olduğu “terbiyesiz, saygısız” şeklinde, kaba ifade ve ağır eleştiri niteliğindeki sözlerin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunu oluşturmayacağı gözetilmeden...” (Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 2015/26138 E.,  2016/6745 K., 04/04/2016)

“Bu itibarla sanığın, katılana yönelik kullandığı “terbiyesiz, saygısız” şeklindeki sözlerin kaba söz ve ağır eleştiri niteliğinde olduğu gözetilmeden, sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi…” (Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 2015/16741 E.  ,  2016/3164 K.,22/02/2016)

“…kendisine yapıldığını düşündüğü haksızlığı eleştiri amaçlı olarak söylediği kabul edilen, “terbiyesizlik yapıyorsun” biçimindeki sözlerin, müştekinin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayıp, ağır eleştiri, rahatsız edici, kaba ve nezaket dışı davranış niteliğinde olduğu ve hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı anlaşıldığından…” (Yargıtay 4.Ceza Dairesi, 2013/6780 E., 2014/32605 K., 11.11.2014)

"Hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değer, kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olup bu suçun oluşabilmesi için, davranışın kişiyi küçük düşürmeye matuf olarak gerçekleşmesi gerekmektedir. Bir hareketin tahkir edici olup olmadığı bazı durumlarda nispi olup zamana, yere ve duruma göre değişebilmektedir. Kamu görevlileri veya sivil vatandaşa yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici sözlerin hakaret suçu bağlamında değerlendirilmemesi, sözlerin açıkça, onur, şeref, ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını oluşturması gerekmektedir. Olay günü sanığın, “sen çok terbiyesiz, riyakar, yalancı birisin Nejdet Çene suratına da söyledim, yine söylüyorum. Din tüccarlığı yapıyorsun, dini alet ederek kendini haklı gösterme çabalarında bundan biraz adam ol, bazı insanlar iki taraflı oynar, ama sen her taraflı oynuyorsun” şeklinde ve kaba hitap tarzı niteliğindeki sözlerinin, katılanın onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmaması nedeniyle hakaret suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, mahkumiyet kararı verilmesi, bozma nedenidir" (Yargıtay 18. Ceza Dairesi - Karar: 2019/11986).

“İnceleme konusu somut olayda; hükümlü olan sanığın, tedavi için hastaneye götürüldüğü ve doktor muayenesi sonrasında randevu tarihini değiştirmek üzere tekrar doktorla görüşme isteğini şikayetçi jandarma görevlisinin reddetmesi üzerine, şikayetçiye hitaben ”terbiyesizlik yapıyorsunuz, terbiyesizlik yapma beni doktorla adam akıllı konuşturmadınız” ifadelerini kullanmış olması nedeniyle, kamu görevlisine görevinden dolayı hakaret ettiği gerekçesiyle cezalandırılmasına karar verilmiştir… Öncelikle belirtilmelidir ki, kullanılan ifadelerin rahatsız edici olduğu açık bir şekilde anlaşılmakla birlikte bu ifadelerin, Anayasa, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi (Sözleşme) ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihatlarında özel bir önem atfedilen, ifade özgürlüğü bağlamında değerlendirilmesi gerekmektedir... Bu itibarla, hakaret suçunun unsurlarının somut olayda oluşmadığı gözetilmeden, sanığın beraati yerine…” (Yargıtay 18. Ceza Dairesi, 2015/9269 E., 2015/13212 K., 09.12.2015) ( Haberin detayı için tıklayınız)

“… Ceza yargılaması sırasında, davalı, davacıya yönelik sadece “terbiyesiz” kelimesini kullandığını kabul etmiştir. Davalının bu sözünün niteliği ve sözün söylendiği ortam dikkate alındığında, davacının sıranın önüne geçmek istemesi sebebiyle söylenmiş kişisel değer yargısı mahiyetinde bir söz olup, kişilik haklarına saldırı söz konusu değildir…” (Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2015/8270, K. 2016/7846, T. 14.6.2016 ( Detay İçin Tıklayınız)

Gittiği icra müdürlüğünde, icra memuruna 'lütfen terbiyesizlik yapmayın' diyen avukat davalık oldu. Mahkemenin hakaret saydığı 'terbiyesizlik yapma' sözü Yargıtay'dan döndü Yüksek mahkeme, avukatın icra memuruna sarf ettiği sözün hakaret içermediğine hükmetti.( Haber İçin Tıklayınız)


Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski