erolkara.net







Reşit Akif Paşa Kimdir

Reşid Akif Paşa ya da Mustafa Salih (1863-1920) Osmanlı Devleti'nin son döneminde yüksek derecede çeşitli görevlerde bulunmuş devlet adamı.

Devlet Şurası Reisi, vezir Kalkandelenli Akif Paşa'nın oğlu olan Reşit Akif 1862 yılında Yanya'da doğdu. Sübyan Mektebi'nden sonra bir süre Galatasaray Sultanisi'nde okudu. Daha sonra da özel surette eğitildi.
1879'da Divanı Hümayun kaleminde göreve başladı. 1895 yılına kadar muhtelif idari görevlerde bulundu ve o tarihte Devlet Şurası azalığına tayin olundu. Bu görevlerde gösterdiği liyakat dolayısıyla 1902 yılında Sivas Valiliğine atandı.
1908 yılına kadar bu görevde adil, icraatçı, bölge asayişini temin eden ve sert yönetimiyle tanınan bir vali oldu. 1905 yılında vezirliğe (paşalık) terfi etti.
Reşit Akif Paşa, 1908 İkinci Meşrutiyet ilanından sonra kurulan Kamil Paşa kabinesinde Dahiliye Nazırlığına tayin edilerek İstanbul'a geldi. Fakat hastalığını ileri sürerek göreve başlamadan istifa etti. 1909'da Ayan Azalığına, 1918'de Ahmet İzzet Paşa kabinesinde Devlet Şurası Riyasetine atandı. Kabine ile beraber istifa etti. 1919'da Damat Ferit Paşa kabinesinde Vükela Meclisine memur edildi. 1905'de vezir olan ve muhtelif tarihlerde Murassa "Cevahirli' Osmani, Murassa Mecidi, Murassa İftihar nişanlarını, altın ve gümüş imtiyaz, altın liyakat madalyalarını almış olan Reşit Akif Paşa, 15 Nisan 1920 tarihinde yokluk ve fakirlik içinde  karaciğer rahatsızlığından dolayı vefat etmiştir. Fatih Câmii haziresinde medfûndur.

İbnü’l-Emin Mahmut Kemal İnal, Reşit Âkif Paşa için âlim, şair, nüktedân, mütefattın gibi sıfatlar kullanmıştır ki gerçekten de hem hayatına hem kaleme aldığı şiirlere hem de bizatihi İbnü’l-Emin Mahmut Kemal İnal’a yazdığı mektuplara bakıldığı zaman bu değerlendirmelerin haklılığı açık bir şekilde ortaya çıkmaktadır

Reşit Âkif Paşa’nın küçüklüğünden beri şiirle uğraştığı ve gazel, kaside, murabba ve kıta tarzında çok sayıda şiir kaleme aldığı, şiirlerinin küçük bir divan tertip edecek kadar çok olduğu fakat şiir müsveddlerinin büyük Vefâ yangını sırasında evini harap etmesi sonucu yandığı bilinmektedir

Mabeyin Başkatiplerinden Ali Fuat Türkgeldi'nin "Görüp İşittiklerim' adlı eserinde Reşit Akif Paşa'nın son zamanları için şunları anlatır:
"...Yıldız civarında kira ile oturduğu haneye giderek Şurayı Devlet Riyasetini teklif ettim. Zavallı adam abaanced (babadan gelme) büyük bir hanedandan olmasına rağmen, Balkan harbinde Arnavutluk'taki çiftlikleri düşman tarafından zaptedilmiş ve Şehzadebaşı'ndaki konağı da Vefa yangınında eşyasıyla yanmış olduğundan, öyle bir hale düşmüştü ki, oturduğu odanın penceresinde perde bile yoktu...'

Babası gibi kendi de hanedan idi. Konağı umumi müsafirhaneye benzerdi. Taşradan gelen misafirler ve bir suretle mihnete uğruyanlar orada uzun müddet yer, içer yatarlardı. 

Sivas'ta hali hazırda adını yaşatan okul mevcuttur. Sivas valiliği Reşîd Âkif Paşa'nın ilk taşra görevi olmasına rağmen olumlu çalışmaları, adaleti ve Sivas'ta sağladığı asayişi ile ün kazandı. 

Bibliyografya
Meşhur Valiler - 50 Ünlü Vali (Hayri Orhun, Celal Kasaroğlu, Mehmet Belek, Kazım Atakul -1969)


Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski