erolkara






Bir zamanlar kapanın elinde kalan, tarihi yapılardan olan cami, medrese, külliye, subyan okulları, tekke ve zaviyeler ve hatta vakfiyelere ait araziler Cumhuriyet'in ilk yıllarından bu güne elden ele dolaşıyor. Bugün pek çok yapı aslının dışında farklı amaçlarla kullanılmakta, farklı kurum, şirket ve kuruluşlara peşkeş çekilmektedir. 

Akparti hükümeti zamanında bilhassa İstanbul'da kayıp, yıkık ve virane halde olan yapılar tekrar kurtarılmaya başlandı. Zamanında yok edilmeye çalışılmış sayısız cami, çeşme, sebil ve birçok yapı son 20 yıldır günyüzüne çıkartılmaya da devam edilmektedir. Ne var ki, zamanında alınan kararlar sonucu bugün bir çok yapı asıl kullanması gereken kişilerin ya da kurumların yerine ilgisizlerin elinde olmaya devam ediyor.

Bir süre önce "Diyanet, İBB'yi Sırtından İndirmeli."başlığı ile verdiğimiz haberde söz ettiğimiz İstanbul Beyoğlu Azapkapı Caminin ( Sokollu Mehmet Paşa Cami )bahçesinin İBB tarafından otopark olarak kullanıldığını hatta müştemilat içerisinde bulunan hamamın da , cami altında bulunan mahzenin de özel sektöre kullandırıldığını dile getirmiştik. Yazımızda Diyanet İşleri Başkanlığı'na da bildirimde bulunacak şekilde arazilerine sahip çıkmasını, buradan Diyanet'in gelir elde edebileceği imkanı varken bu gelirlerin başkalarının kasalarına gitmesinin önlenmesini istedik. 

Bu kez yine Diyanet İşleri Başkanlığı'na sesleniyor ve İstanbul Fatih'te bulunan Kalenderhane Cami'nin arazisinin kurtarılmasını istiyoruz. 

Fâtih Sultan Mehmed’in vakıfları arasında olan Kalenderhâne Camii, Fatih Şehzadebaşı ve Vefa semtleri arasında yer alan büyük bir araziye sahiptir. Bir tarafı Bozdoğan kemeri ile diğer tarafı Şehzadebaşı Caddesi ve 16 Mart Şehitleri Caddesi arasında kalan alan üzerinde konuşlandıırlmıiştır

18 nci yüzyılda Babüssaade (saray) Ağası Maktul Beşir Ağa tarafından camiye dönüştürülen eski bir kilise üzerinde yapılandırlmış cami köşeye sıkıştırılmış bir halde ibadet edilen bir yapı iken çevresinde olması gereken medresenin yerinde yükselen Vezneciler Kız Yurdu cami alanı içinde bulunmaktadır. Sadece bu mu tabii ki hayır.. 

Bugün 16 Mart Şehitleri caddesine dayanmış olan Kız Yurdunun Kapısı

TDV İslam Ansiiklopesi'nden edinilen bilgiye göre, Kalenderhâne Camii’nin müştemilâtı durumunda olan Camii ile medresenin arazi üzerindeki durumları şematik bir biçimde Pervititch’in sigorta planlarından birinde gösterilmiştir. 

Pervititch’in sigorta planlarında Kalenderhane Cami alanı

Cumhuriyet döneminde bir süre daha bakımsız kalan medrese 1935 yılına doğru bütünüyle yıktırılıp ortadan kaldırılmış ve yerine bir konservatuvar binası yapılması tasarlanmıştı. Ancak bu proje gerçekleşmemiş, arsanın bir tarafına öğrenci yurdu ( Bugünkü Vezneciler Kız Yurdu) inşa edilmiş, geri kalan alan ise uzun yıllar minibüs durağı olarak kullanılmıştır. 

Tarihin sayfalarına karışmış eski Vezneciler Minibüs durakları. Artık Yok..

Bugün bu alanda Yenikapı - Hacıosman Metro hattının Vezneciler İstasyonu ile bir kaç hazır gıda satan işletmelerle işgal altındadır.

Kalenderhane Cami vakfiyesine ait alanın bugünkü durumu

Ayvansarâyî’nin bildirdiğine göre caminin ana kapısı yanında, sonraları defterdar olan Arpaemini Mustafa Efendi adında bir hayır sahibi tarafından bir sıbyan mektebi inşa ettirilerek burası küçük bir külliyeye dönüştürülmüştü. Bozdoğan Kemeri’nin arka tarafında yer alan sıbyan mektebi güzel kâgir bir yapıya sahipti. Etrafı muntazam bir duvarla çevrili hazîresinde pek çok kabir bulunur. Onbeş yirmi yıl kadar önce çok harap durumda olan mektep büyük ölçüde restorasyon görmüş, fakat bir işe tahsis edilmediğinden tekrar harap olarak ahşap sundurması çökmüşse de son yıllarda yeniden tamir edilmiştir. 

Bu bina caminin mihrabına yapışr bir halde yapılmış hatta üst kısmları neredeyse camin üzerine kadar uzatılmış.

Bugün kim ya da kimler tarafından alındığı tam olarak bilinemeyen kararlarla cami köşeye sıkıştırılıyor. Meydandan girişi kapatılarak alanın bir kısmı Vezneciler Kız Yurdunun Bahçesi caminin yoldan görülmesini engellerken, yeni restore edilmiş bir binanın cami mihrabına yapışır şekilde yapılması kimsenin umurunda olmamaktadır. Bugün Şehzadebaşı yönünden camiye gelmek için uzun bir yol kat edilmesi gerekmektedir. 

En başta yabancı uyruklu turistlerin aşırı şekilde ilgi gösterdiği vcaminin bahçesi bakımsızlıktan virane bir görünüm halinde iken cam,i alanı içinde açılan işletmelerden kira alması gereken Diyanet İşleri Başkanlığı cami giderleri için cemaatten para toplamaya devam ediyor. 

Camiye kala kala bu yol kaldı

Bir çok vatandaş camiye yapışık durumda olan binaya tepki gösterirken, cami çevresinin genişletilmesi için İstanbul Müftülüğü ve Anıtlar Yüksek Kurulu ile Vakıflara defaatle müracaat ettiklerini ifade etmektedir.

Ağaçların arkasına sığınmış olan caminin böylesine önemli ve tarihi bir caminin önünü açık olması gerekmez mi?. Bu yapı yabancı ülkelerde olsaydı inanın çevresi dört başı mamur bir güzelliğe sahip olurdu. Ve ayrıca cami çevresi asıl sahiplerinin elinde olurdu. 

Haber : erolkaranet - 20.09.2020

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski