erolkara






* Bir anlaşmazlıkta taraflardan birine hukuki yardımda bulunan avukat, yararı çatışan öbür tarafın vekaletini alamaz, hiçbir hukuki yardımda bulunamaz.
(Av. Yas. m. 34, 134 TBB Mes. Kur. m. 3,4, 36)

Tarih 25.01.2019
Esas 2018/1030
Karar 2019/41

Şikâyetli avukat hakkında; “Hem … Yapı Kooperatifinin hem de bu kooperatif ortaklarından E.A.’nın vekilliğini üstlendiği ve ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/242 esas sayılı davasının 08.01.2016 tarihli duruşmasına davacı E.A. vekili olarak davalı Kooperatif aleyhine katılarak, menfaati zıt taraflara vekillik yaptığı” iddiasıyla başlatılan disiplin kovuşturmasında eylem sabit görülerek disiplin cezası tayin edilmiştir.
Şikâyetli savunmasında, ... 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/242 esas sayılı dosyasında … Yapı Kooperatifinin 06.05.2016 tarihinde yapılan genel kurulunun iptali davasını E.A. tarafından verilen vekâletname uyarınca 08.10.2015 tarihinden itibaren Avukat O.P.’nin takip ettiğini, ... 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 2014/386 esas sayılı dosyasında kooperatif vekili olarak görev yaptığını, kooperatif vekili olarak kooperatifin ve üyelerinin korunması için tarafsız ve adil bir hukukçu olarak görev yaptığını beyan etmiştir.
İncelenen dosya kapsamından, Baro Yönetim Kurulu’nun 21.06.2017 günlü toplantısında, Avukatlık Kanunu’nun 34, 134, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3, 4 ve 36. maddeleri uyarınca şikâyetli hakkında disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,
Talep gibi incelemenin duruşmalı yapıldığı, 17.04.2018 günlü oturumda şikâyetli avukatın; önceki savunmalarını tekrarla, menfaati zıt tarafların avukatlığını üstlenmediğini, şikâyetçi aleyhine usulsüzlük nedeniyle ceza davaları açıldığı için, şikâyetçinin kötüniyetli olarak şikâyette bulunduğunu beyan ettiği,
Baro Disiplin Kurulu’nca, “Şikâyetli avukatın savunmalarına itibar edilse bile; kooperatife karşı açtığı davayı 21.12.2013’e kadar takip ettiği, bu arada 17.02.2013 tarihinde aleyhine dava açtığı kooperatifin vekilliğini aldığı, kararın Yargıtay’ca bozulup yeniden yargılama yapılması sırasında 08.10.2015 tarihli duruşma öncesi davacı kooperatif başkanının vekilliğinden istifa ettiği, böylece kooperatifin vekilliğini aldığı 17.02.2013 ile istifa ettiği 08.10.2015 tarihleri arasında hem kooperatif eski başkanı olan E.A. hem de bu kişinin çıkar çatışması içinde bulunduğu kooperatifin vekilliğini yaptığı ortaya çıkmaktadır. Her ne kadar şikâyetli avukatın istifa ettiği tarihe kadar dosyada kooperatife karşı hiçbir usuli işlem yapmamış olduğunu savunmuşsa da Yargıtay bozma kararını tebliğ almış, bozma sonrası yapılan duruşmaya mazeret göndermiştir. Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 36. maddesi ile menfaati zıt taraf vekilliği, vekâlet alma değil ‘Bir anlaşmazlıkta taraflardan birine hukuki yardımda bulunma’ dır.” gerekçesiyle şikâyetli hakkında ceza tayin edildiği,
Şikâyetlinin disiplin sicil özetinde tekerrüre esas cezasının olmadığı,
Şikâyetli avukatın 10.09.2018 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; önceki savunmalarını tekrar ederek, menfaati zıt tarafların vekilliğini yapmamış olduğunu belirterek Baro Disiplin Kurulu kararının kaldırılmasını talep ettiği,
Usulüne uygun tebligata rağmen itiraza cevap verilmediği görülmektedir.
Dosya kapsamından, Şikâyetli avukatın S.S. … Yapı Kooperatifi vekili olarak kooperatifin çeşitli davalarına girdiği anlaşılmaktadır. Şikâyetli avukatın kooperatif aleyhine açtığı davayı 08.10.2015 tarihine kadar takip etmiş, bu tarihte istifa etmiştir. Bu arada kooperatifin de avukatlığını üstlendiği, aynı zaman dilimlerinde hem kooperatifin hem de kooperatifin eski yöneticisinin avukatlığını üstlendiği görülmekle; Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 3,4 ve 36 maddeleri düzenlemelerine aykırı davrandığı anlaşılmakla itirazın reddi ile usul ve yasaya uygun kararının onanması gerekmiştir.

Gereği düşünüldü:
1-Şikayetli avukatın itirazının reddi ile; ... Barosu Disiplin Kurulu’nun Şikâyetlinin “Kınama Cezası ile Cezalandırılmasına” ilişkin 31.07.2018 gün ve 2017/163 Esas, 2018/97 Karar sayılı kararının ONANMASINA,
2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,

Oybirliği ile karar verildi.

Kaynak : TBB

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski