videoerk





Dava, Baro Disiplin Kurulu kararı ile hakkında tedbiren işten yasaklama kararı verilen davacı avukat tarafından, Baro Başkanlığı'na yapılan başvuru ile hakkında verilen işten yasaklama kararı sebebiyle Baro Başkanlığı'nın web sitesinde bulunan baro levhasından isminin çıkarılmış olduğu, oysa tedbiren işten yasaklı avukatların avukatlık unvanını koruduğu, bu sebeple baro levhasına ve UYAP'a adının yeniden yazılması istemiyle yapmış olduğu başvurunun, reddedilmesine dair Baro Yönetim Kurulu işleminin iptali istemine ilişkindir.



T.C.
DANIŞTAY
8. DAİRE BAŞKANLIĞI
ESAS NO: 2014/918
KARAR NO: 2019/2569
KARAR TARİHİ: 3.4.2019

>BARO YÖNETİM KURULU KARARININ İPTALİ--AVUKATIN TEDBİREN İŞTEN YASAKLANMASI--İŞTEN YASAKLANAN AVUKATIN YETKİLERİNİ KULLANABİLECEĞİ İSTİSNAİ HALLER--AVUKATIN EŞİ VE REŞİT OLMAYAN ÇOCUĞUNUN İŞLERİNİ TAKİP ETMESİ - BARO LEVHASINDAN SİLİNME--AVUKAT UNVANININ KULLANILABİLMESİ

İŞTEN YASAKLANMANIN HÜKÜMLERİ
1136/m.9,63,72,75,95,153,155

ÖZET : Dava, Baro Disiplin Kurulu kararı ile hakkında tedbiren işten yasaklama kararı verilen davacı avukat tarafından, Baro Başkanlığı'na yapılan başvuru ile hakkında verilen işten yasaklama kararı sebebiyle Baro Başkanlığı'nın web sitesinde bulunan baro levhasından isminin çıkarılmış olduğu, oysa tedbiren işten yasaklı avukatların avukatlık unvanını koruduğu, bu sebeple baro levhasına ve UYAP'a adının yeniden yazılması istemiyle yapmış olduğu başvurunun, reddedilmesine dair Baro Yönetim Kurulu işleminin iptali istemine ilişkindir.

Davacı avukatın, levhadan silinmeyi gerektiren bir durumu bulunmamasına rağmen, mensubu bulunduğu Baroya ait web sayfasında yer alan "baro levhası" isimli bölümde isim sorgusu yapıldığında adının kayıtlarda yer almamasına yönelik mevcut hukuki durumun, davacı avukat yönünden Avukatlık Kanunu'nun 153. maddesinde zikredilen istisna hükmüne yönelik yetkilerini kullanmasına engel teşkil edebileceği açık olup, baro levhasını düzenleme görevi mahalli barolara ait bulunduğundan, davacının bu yöndeki talebinin reddine yönelik davalı Baro Başkanlığı işleminde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Tedbiren işten yasaklanma hükümlerinin düzenleniş amacı doğrultusunda, baro levhasında gerekli düzenlemeleri yapmakla yükümlü mahalli Baro Başkanlığı ile Türkiye Barolar Birliği Başkanlığının, web sitelerinde yapılacak düzeltme ile davacının eşine ve reşit olmayan çocuklarına ait dava ve icra takiplerinde avukatlık yetkilerini kullanabilmesine imkan sağlanarak mağduriyetinin giderilmesi gerekir.

1136 S.K.'un 155. madde hükmünün davacıya eşinin avukat olarak takip ettiği işlerde onun adına duruşmaya girme ve icra takibinde bulunabilme hakkını sağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; düzenlemede, işten yasaklı avukatın eşinin avukat olarak takip ettiği dava ve icra takiplerinde değil; işten yasaklı avukatın eşine ve reşit olmayan çocuklarına ait şahsi dava ve icra takiplerinde avukatlık yetkilerini kullanabilmesine imkan tanındığı anlaşıldığından, kararda yasal isabet görülmemiştir.

İstemin Özeti : Antalya 1. İdare Mahkemesi'nin 01/11/2013 gün ve E:2012/1070, K:2013/1534 Sayılı kararının hukuka aykırı olduğu öne sürülerek, 2577 Sayılı Kanun'un 49. maddesi uyarınca temyizen incelenerek bozulması istemidir.

Savunmanın Özeti : Savunma verilmemiştir.

Danıştay Tetkik Hakimi Düşüncesi : İstemin kabulüyle Mahkeme kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Hüküm veren Danıştay Sekizinci Dairesince 2577 Sayılı Kanun'un 17. maddesi uyarınca davacının duruşma istemi kabul edilmeyerek işin gereği görüşüldü:

KARAR : Dava, 16.04.2012 tarih ve 2009/97 Disiplin Esas Numaralı Antalya Barosu Disiplin Kurulu kararı ile hakkında tedbiren işten yasaklama kararı verilen davacı avukat tarafından, Antalya Barosu Başkanlığı'na yapılan 04.06.2012 tarihli başvuru ile hakkında verilen işten yasaklama kararı sebebiyle Antalya Barosu Başkanlığı'nın web sitesinde bulunan baro levhasından isminin çıkarılmış olduğu, oysa tedbiren işten yasaklı avukatların avukatlık unvanını koruduğu, bu sebeple baro levhasına ve UYAP'a adının yeniden yazılması istemiyle yapmış olduğu başvurunun, reddedilmesine ilişkin Antalya Barosu Yönetim Kurulu'nun 06.06.2012 tarih ve 88/20 Sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

İdare Mahkemesince, tedbiren işten yasaklanmasına karar verilen davacının, karar tarihinden itibaren avukatlığa ait yetkilerini kullanamayacağı, 1136 Sayılı Avukatlık Kanununun 155. madde hükmünün davacıya eşinin avukat olarak takip ettiği işlerde onun adına duruşmaya girme ve icra takibinde bulunabilme hakkını sağlamayacağı sonucuna ulaşıldığından, davacının eşine ait işleri takip edebilmesine yönelik adının yeniden baro levhasına yazılması, uyap kaydının açılması istemiyle yapılan başvurunun reddine yönelik tesis olunan baro yönetim kurulu kararında ve bu karar süreciyle ilgili olarak Antalya Barosu Web sitesi avukatlar bölümünden çıkartılma, Baronun bildirimi ile TBB web sitesi avukatlar listesinden ve UYAP portalından çıkartılma işlemlerinde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

1136 Sayılı Avukatlık Kanunu'nun "Baroların organları" başlığı altında düzenlenen "Yönetim kurulunun görevi" yan başlıklı 95. maddesinde, "Baro levhasını düzenlemek, avukatların listesini ve avukatlık ortaklığı sicilini tutmak" Baro Yönetim Kurulu'nun görevleri arasında sayılmıştır.

Aynı Kanun'un "Avukatlık ruhsatnamesi ve yemin" başlıklı 9. maddesinde, "Avukatlık meslekine kabul edilen adaya, ilgili baro tarafından bir ruhsatname verilir. Avukatlığa kabul, ruhsatnamenin verildiği andan itibaren hüküm ifade eder. Aday böylece avukatlığa kabul edildikten sonra (Avukat) unvanını kullanmak hakkını kazanır. Durum Türkiye Barolar Birliğine bildirilir."; "Avukatlık yetkilerinin başkaları tarafından kullanılmaması"başlıklı 63. maddesinde, "Baro levhasında yazılı bulunmıyanlar ve işten yasaklanmış olan avukatlar, şahıslarına ait olmıyan dava evrakını düzenliyemez, icra işlemlerini takip edemez ve avukatlara ait diğer yetkileri kullanamazlar. Baro levhasında yazılı bulunmıyanlar avukatlık unvanını da taşıyamazlar."; "Levhadan silinmeyi gerektiren haller" başlıklı 72. maddesinde, "Aşağıdaki hallerde avukatın adı levhadan silinir: a) Avukatlığa kabul için bu kanunun aradığı şartların sonradan kaybedilmiş olması, b) Ruhsatnamenin verildiği tarihte onun verilmemesini gerekli kılan sebeplerin varlığının sonradan tespit edilmiş bulunması, c) Üç ay içinde baro bölgesinde bir büro açılmamış olması veya büronun kapatılmış yahut baro bölgesi dışına nakledilmiş bulunması, uyarıya rağmen kayıtlı olduğu baro dışında sürekli olarak avukatlık yapan avukatın çalışmasını sürdürdüğü baroya kaydını yaptırmaması, d) Baro ve Türkiye Barolar Birliği yıllık keseneklerinin veya staj kredilerinin tebligata rağmen geri ödenmemesi, e) Avukatın, meslekten isteği ile ayrılmış olması, f) Topluluk sigortası primlerinin topluluk sözleşmesinde gösterilen zamanlarda ödenmemesi, g) 10. maddedeki engele rağmen levhaya yazılmış olması."; "İşten yasaklanma" başlıklı 153. maddesinin 1. fıkrasında, "Hakkında meslekten çıkarma cezasını gerektirebilecek mahiyette bir işten dolayı kovuşturma yapılmakta olan avukat disiplin kurulu karariyle, tedbir mahiyetinde işten yasaklanabilir."; aynı maddenin son fıkrasında, "İşten yasaklanma kararı, yargı organları ile sair mercilere baro başkanlığı tarafından derhal duyurulur." hükmüne; "İşten yasaklanmanın hükümleri" başlıklı 155. maddesinde ise, "İşten yasaklanmış olanlar bu tarihten itibaren avukatlığa ait yetkileri hiçbir şekilde kullanamazlar. Bu hüküm avukatın eşi ile reşit olmıyan çocuklarına ait işlerde uygulanmaz. Birinci fıkrada yazılı yasağa aykırı hareket eden avukat hakkında 135. maddenin 4 ve 5. bentlerinde yazılı cezalardan biri uygulanır. Mahkemeler, resmi daireler işten yasaklanan avukatları kabul etmemekle görevlidirler." hükümlerine yer verilmiştir.

Buna göre, avukatlığa ait yetkilerin fiilen kullanılması için baro levhasına yazılı olma şartı bulunmakta olup, avukatlık ruhsatnamesinin alınması ile mesleğe kabulü yapılan kişilerin bu tarihten itibaren "avukat" unvanını kullanabileceği belirtilmiş ise de, bu unvanın kullanılmasının da yine baro levhasında yazılı avukatlara münhasır kılındığı anlaşılmaktadır.

Öte yandan, Avukatlık Kanunu'nun 72. maddesinde, avukatların levhadan silinmeyi gerektiren halleri tahdidi olarak sayılmış olup, bahsi geçen madde metninde süreli yahut tedbiren işten yasaklanan avukatlar yönünden herhangi bir hükme yer verilmediği anlaşılmaktadır. Ayrıca aynı Kanun'un 63. maddesinde de avukatlara ait yetkilerin kullanılması bakımından ortak hüküm vazedilen durumda "baro levhasında yazılı bulunmıyanlar ve işten yasaklanmış olan avukatlar" şeklinde ikili bir ayrıma yer verilmek suretiyle işten yasaklanan avukatların "baro levhasında yazılı bulunmayan avukatlar"dan ayrıksı bir biçimde düzenlendiği görülmektedir.

Diğer taraftan, Avukatlık Kanunu'nun 153. maddesinde, tedbir mahiyetinde işten yasaklanan avukatların avukatlığa ait yetkileri hiç bir şekilde kullanamayacakları kuralına yer verilmiş, avukatın eşi ile reşit olmıyan çocuklarına ait işlerde ise bu hükmün uygulanmayacağı belirtilmek suretiyle belirtilen kuralın istisnasına yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden, 16.04.2012 tarih ve 2009/97 Disiplin Esas Numaralı Antalya Barosu Disiplin Kurulu kararı ile davacı hakkında Alanya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 29.07.2011 tarih ve E:2009/286 K:2011/236 Sayılı kararı ile hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan mahkumiyet kararı verildiği gerekçesiyle Avukatlık Kanunu'nun 153. maddesi uyarınca tedbiren işten yasaklamasına, kararın gereği yapılmak üzere Baro Başkanlığı'na verilmesine karar verildiği, davacının vekili vasıtasıyla Antalya Barosu Başkanlığı'na yaptığı 04.06.2012 tarihli başvurusunda, Avukatlık Kanunu'nun 155. maddesinin işten yasaklanmış olanların avukatlığa ait yetkileri hiçbir şekilde kullanamayacakları, ancak bu hükmün avukatın eşi ile reşit olmayan çocuklarına ait işlerde uygulanmayacağını düzenlediği, buna göre işten yasaklanmış olan avukatın eşi ile reşit olmayan çocuklarına ait işler kapsamında avukatlık unvanını koruduğu, hukuki durum bu olmakla birlikte Antalya Barosu web sitesinde bulunan baro levhasına girildiğinde davacının isminin görünmediği, isminin UYAP kayıtlarından çıkarıldığının anlaşıldığı, hal böyle olunca davacının eşine ait bir duruşmaya girdiğinde ve icra takibi yaptığında "siz avukat değilsiniz" cevabı ile karşılaşabileceği, yine durumu müvekkillerine de izah etmekte zorlandığı, mevcut durumun Avukatlık Kanunu hükümlerine aykırı olduğu, bu nedenle adının baro levhasına yazılması, UYAP kaydının açılması talebinde bulunduğu, Antalya Barosu Başkanlığı'nın 13.06.2012 tarih ve 88/20 Gündem sayılı işlemi ile Avukatlık Kanunu 155. maddesi uyarınca talebinin reddine, böyle bir durum olduğunda Başkanlıklarına bilgi verilmesi yönünde Baro Yönetim Kurulu'nun 06.06.2012 tarih ve 88/20 Sayılı toplantısında karar alındığının bildirilmesi üzerine bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Davaya konu işlem çerçevesinde davalı Antalya Barosu Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Antalya Barosu ve Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı'nın web sitesinde davacı avukatın kaydının silinmesine yönelik herhangi bir işlemin tesis edilmediği, ancak Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı tarafından oluşturulan UBAP (Ulusal Baro Ağı Projesi) sisteminde yer alan "meslekten süreli yasaklama" alanına bahsi geçen disiplin kurulu karar tarihinin girilmesi sonucu mevcut durumun meydana geldiği, Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı tarafından UBAP sisteminde yapılacak değişiklik ile Başkanlıklarının kayıtlarında gerekli düzeltmelerin yapılabileceği, bu konuda Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı ile yazışmaların devam ettiği belirtilmiş olup, Antalya 1. İdare Mahkemesi'nin 27.09.2013 tarih ve E:2012/1070 Sayılı ara kararı ile bahsi geçen yazışmalar kapsamında davacının durumunun düzeltilip düzeltilmediğinin sorulması üzerine, ara karara gelen yanıtta ise, Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı'nın konuyla ilgili 30.01.2013 tarih ve 201300463 Sayılı yazısında, "Avukata ilişkin levha ve sicil bilgileri TBB'ne Barolar tarafından bildirilen bilgiler olup herhangi bir avukat hakkındaki son bilginin avukatın kayıtlı olduğu barodan öğrenilmesi gerektiği konusunda TBB Avukat arama sayfasına açıklayıcı bilgi konulmasına" karar verildiği, Antalya Barosu Başkanlığı'nın 22.10.2013 tarih ve 167 Sayılı yazısı ile bu yazıya cevap olarak, belirtilen ibarenin sorunu çözmediği, sorunun çözümü için "Meslekten süreli yasaklama" alanının teknik olarak düzeltilmesi veya kaldırılması yahut bu alana girilen kayıtlar neticesinde yapılacak sorgulamalarda ilgilinin adının gözükmesinin sağlanması gerektiği yönünde yazı yazıldığı anlaşılmaktadır.

Yukarıda yer verilen Avukatlık Kanunu'nun 95/1-3. maddesi gereği, baro levhasını düzenleme görevi münhasıran Baro Yönetim Kurullarına ait olup, bu hususta Baro Yönetim Kurullarının Avukatlık Kanunu'nun 75. maddesi gereği, üç yılda bir bölgesi içinde bulunan ve baro levhasında yazılı olan bütün avukatların listesini 31 Aralık tarihine kadar düzenleme yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu doğrultuda hazırlanan listenin, Baroların web sitelerinde tüm kullanıcılara açık olarak bulundurulan ve avukatın sicil numarası yahut isim-soyisim bilgileri girilmek suretiyle erişim sağlanan baro levhasına ilişkin bilgilerle örtüşmesi gerekmektedir. Aksi durumun, kanunen baro levhasından silinmeyi gerektiren bir hali bulunmamakla birlikte baro levhası kayıtlarında ismi çıkmayan avukatlar yönünden çeşitli mağduriyetlere sebebiyet verebileceği açıktır.

Olayda, 16.04.2012 tarih ve 2009/97 Disiplin Esas Numaralı Antalya Barosu Disiplin Kurulu kararı ile hakkında tedbiren işten yasaklama kararı verilen davacı avukatın, levhadan silinmeyi gerektiren bir durumu bulunmamasına rağmen, mensubu bulunduğu Antalya Barosu'na ait web sayfasında yer alan "baro levhası" isimli bölümde isim sorgusu yapıldığında adının kayıtlarda yer almamasına yönelik mevcut hukuki durumun, davacı avukat yönünden Avukatlık Kanunu'nun 153. maddesinde zikredilen istisna hükmüne yönelik yetkilerini kullanmasına engel teşkil edebileceği açık olup, baro levhasını düzenleme görevi mahalli barolara ait bulunduğundan, davacının bu yöndeki talebinin reddine yönelik davalı Antalya Barosu Başkanlığı işleminde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.

Öte yandan, davacının UYAP ve Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı'na ait web sitesinde yer alan "baro levhası"nda isminin yer almadığına yönelik iddialarının, Avukatlık Kanunu'nun 153/son fıkrası uyarınca, işten yasaklama kararlarının yargı organları ve sair mercilere baro başkanlığı tarafından derhal bildirileceği yönündeki düzenlemeden kaynaklandığı anlaşılmakta olup, bu hususta tedbiren işten yasaklanma hükümlerinin düzenleniş amacı doğrultusunda, baro levhasında gerekli düzenlemeleri yapmakla yükümlü Antalya Barosu Başkanlığı ile mahalli barolardan bildirilen avukatlara ait levha ve sicil bilgilerini kayıt altında tutan Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı'nın, web sitelerinde yapılacak düzeltme ile davacının eşine ve reşit olmayan çocuklarına ait dava ve icra takiplerinde avukatlık yetkilerini kullanabilmesine imkan sağlanarak mağduriyetinin giderilmesi gerektiği açıktır.

Diğer taraftan, her ne kadar İdare Mahkemesince, 1136 Sayılı Avukatlık Kanununun 155. madde hükmünün davacıya eşinin avukat olarak takip ettiği işlerde onun adına duruşmaya girme ve icra takibinde bulunabilme hakkını sağlamayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği görülmekte ise de; anılan düzenlemede, işten yasaklı avukatın eşinin avukat olarak takip ettiği dava ve icra takiplerinde değil; işten yasaklı avukatın eşine ve reşit olmayan çocuklarına ait şahsi dava ve icra takiplerinde avukatlık yetkilerini kullanabilmesine imkan tanındığı anlaşıldığından, kararda yasal isabet görülmemiştir.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle; Antalya 1. İdare Mahkemesi'nin temyize konu kararının BOZULMASINA, dosyanın yeniden bir karar verilmek üzere anılan Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 (onbeş) gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 03.04.2019 tarihinde oy çokluğu ile karar verildi.

KARŞI OY :

Dava, 16.04.2012 tarih ve 2009/97 Disiplin Esas Numaralı Antalya Barosu Disiplin Kurulu kararı ile hakkında tedbiren işten yasaklama kararı verilen davacı avukat tarafından, Antalya Barosu Başkanlığı'na yapılan 04.06.2012 tarihli başvuru ile hakkında verilen işten yasaklama kararı sebebiyle Antalya Barosu Başkanlığı'nın web sitesinde bulunan baro levhasından isminin çıkarılmış olduğu, oysa tedbiren işten yasaklı avukatların avukatlık unvanını koruduğu, bu sebeple baro levhasına ve UYAP'a adının yeniden yazılması istemiyle yapmış olduğu başvurunun, reddedilmesine ilişkin Antalya Barosu Yönetim Kurulu'nun 06.06.2012 tarih ve 88/20 Sayılı işleminin iptali istemiyle açılmıştır.

Dosyanın incelenmesinden, 16.04.2012 tarih ve 2009/97 Disiplin Esas Numaralı Antalya Barosu Disiplin Kurulu kararı ile davacı hakkında tedbir mahiyetinde işten yasaklama kararı verilmiş olup, bu kararın yargı organları ve sair mercilere bildirilmesi sonucu, davacının Antalya Barosu Başkanlığı ve Türkiye Barolar Birliği Başkanlığı'na ait web sayfalarında yer alan "baro levhası"nda ve UYAP ortamında avukat kaydının görünmediğinin anlaşılması üzerine, dava konusu işleme esas başvurunun yapıldığı anlaşılmaktadır.

1136 Sayılı Avukatlık Kanunu'nun 63. maddesi gereği, avukatlık unvanının ve avukatlığa ait yetkilerin kullanılması, ilgilinin baro levhasına kayıtlı olması şartına bağlanmıştır. Bu bağlamda, avukatın baro levhasına kayıtlı gözükmesi durumunda üçüncü kişiler yönünden avukatlık ünvanı, avukatlığa ait yetkilerin kullanımı haklarının devam ettiği yönünde bir karine teşkil edeceği gibi bunun idare açısından bir sorumluluk doğurduğu dikkate alındığında tedbiren işten yasaklama kararı verilenlerin bu dönem için levhada görünmemesinin sağlanması, kamu yararı ile avukatlık hizmetlerinin bir gereğidir. Ayrıca UYAP, UBAP vs gibi entegre sistemlere göre üçüncü kişiler nezdinde avukatlığa ait bu yetkilerin kullanımı da levhaya yazılı olmaya bağlıdır.

Somut olay bu açıdan değerlendirildiğinde, Avukatlık Kanunu'nun 155/1. maddesi uyarınca, kural olarak işten yasaklanan avukatların avukatlığa ait yetkileri hiç bir şekilde kullanamayacakları yolundaki hükmün gereklerini sağlamaya ve Baro levhası ve Uyap sisteminden yararlanan üçüncü kişilerin hak ve menfaatlerini korunmaya yönelik olarak tesis olunan dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, İdare Mahkemesi kararının belirtilen gerekçeyle onanması gerektiği görüşü ile çoğunluk kararına katılmıyorum

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski