Type Here to Get Search Results !

Banner

erolkara.net

Beşinci Vakıf Hanı - Vefa Lisesi Yurdu



Semtin tarihi ile ilgili yazılı kaynaklarda ismi sıkça geçen ama kendisi pek de bilinmeyen, gözlerden epey ırak bir yapıdır. Vefa semtinin Beşinci Vakıf Hanı ile ilgili bilgileri en net şekliyle ancak Yıldırım Yavuz’un makalesinden öğrenebilmekteyiz. Osmanlı’nın son dönem mimari örneklerinden biri olan Vefa semtinin bu tarihi yapısı ile ilgili bizlere şu bilgiler aktarılmaktadır:


“İstanbul’da 1911'de, Vakıflar İdaresi’ne ait bir dizi işhanı ile aynı yapı programı çerçevesinde tasarlandığı için Vakıf Hanı adı ile anılan bu öğrenci yurdu, Şehzadebaşı'ndan, Vefa'ya inen Dede Efendi Caddesi üzerindeki Vefa Lisesi bahçesinde yapılmıştır.

Vefa Lisesi - 1970'ler

1848'de eğitime başlayan, 1890'da yüksek bölümün açılmasıyla gelişen ve II. Meşrutiyet döneminde programı yeniden düzenlenen "Darü'l-Muallimin" öğrencilerini barındırmak için, beş katlı bir bina olarak planlandığı halde, Cumhuriyet'in ilanına kadar ancak ilk üç katı bitirilebilmiştir. 1923'te üstten iki katı eksik olarak işletmeye açılan bina, aynı yıl adı "Yüksek Muallim Mektebi", daha sonra da "ilk Öğretmen Okulu" olarak değiştirilen bu eğitim kurumuna uzun yıllar servis vermiş, 1950'lerin başında ise bitişiğinde kurulan "Vefa Erkek Lisesi"ne yatakhane binası olarak devredilmiştir.


I. Ulusal Mimarlık Dönemi'nin ünlü kuramcılarından Mimar Kemaleddin Bey tarafından tasarlanmış olan Beşinci Vakıf Hanı, 20. yüzyılın ilk çeyreğinde kentin çehresini değiştirmeye başlayan yeni mimari anlayışın ilginç örneklerinden biridir

5. Vakıf Han zaman içinde değişikliklere uğramıştır. Yapı, ilk planlandığında zemin katta yer alan büyük toplantı salonu üçe; burada bir kantin ve iki yatakhane oluşturulmuştu. Arka bahçeden ayrı bir servis girişi bulunan zemin katta büyük bir yemek salonuyla mutfak, çamaşırlık ve ısıtma merkezi bulunmaktaydı.

Hanın Dede Efendi Caddesi'nde bakan ön yüzü kesme taşla, diğer duvarları tuğlayla örülmüştür. Kiremit kaplı, ahşap, kırma bir çatıyla örtülen yapı, sonradan betonarme çatıyla örtülmüştür.


Binanın tüm cepheleri, diğer vakıf hanlarında olduğu gibi simetrik bir biçimde düzenlenmiştir. Cephelerin ön ve yan yüzleri, zemin ve birinci kat döşemeleri düzeyinden geçen sürekli taş kuşaklarla, üç yatay kuşağa bölünmüştür. Fakat arka yüzeyde böyle bir düzenleme görülmemektedir. Ön cephede birinci ve ikinci kat pencereleri girintili düşey panolar halinde düzenlenmiştir. Cephenin bezenmesi için çıkmalar ve köşe sütunçeleri altında taş konsollar, kemer köşelerinde dairesel taş çıkıntılar bırakılarak hazırlık yapılmış fakat inşaatın tamamlanamaması sebebiyle bunların yontulması gerçekleştirilememiştir.


Yorum Gönderme

0 Yorumlar
*Asılsız yorum yapmayınız. Mesajlar Yönetici tarafından denetleniyor.

Reklam



Reklam



Bilmeniz Gerekebilir