@erolkaranet'te Aradığınız Kelime veya Konuyu Buraya yazınız!

Banner

İlk Abdest Kim Tarafından Alınmıştır.





Müslümanların ilki olan ilk insan ve ilk peygamber Hazreti Adem aleyhisselam ilk abdesti alan ve ilk tevbeyi yapan kimsedir.
Bugün Arafat olarak bildiğimiz Mekke'deki yerde bulunan Rahmet tepesi de ilk abdestin alındığı yerdi. Cebeli Rahme olarak da bilinen bu yerde
Hz. Adem aleyhisselam ve Havva annemizin yeryüzünde ilk defa buluştuğu yerde yine Arafat'taki bu tepedir.
Hz. Adem, eşi Hazreti Havva annemizin ısrarlarına dayanamayarak cennette Allah-u Teala'nın emrine karşı gelmiş ve günah girmiştir. Günahın arkasından yanlış yaptığını anlayarak “Rabbena zalemna enfusena Ve in lem tağfirlena ve terhemna lenekunenne minel hasirin” (Araf-23).
Ayette buyrulduğu gibi, Hz. Havva ile birlikte “Ya Rab, biz kendimize zulmettik. Eğer sen bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen, kaybedenlerden oluruz Ya Rabbi” diye feryat ederler.


Allah, onları cennetten dünyaya gönderir. Bir zaman dünya üzerinde ayrı ayrı yerlerde dolaşan ve barınmaya çalışan bu iki insan yine Allah-u Teala'nın yardımıyla Arafat'ta ilk defa bu dağın tepesinde, (Cebeli Rahme - Rahmet Tepesi) buluşurlar.
Her ikisi de günahlarından dolayı gözyaşlarına boğulurlar, ağlarlar ve yalvarırlar:
"Ya Rabbi sana nasıl tevbe edelim, bize tevbeyi öğret."
Allah-u Teala Hz. Adem’e öğretir.
"Ey Adem, harama yürüdüğün ayaklarını topuklarınla beraber yıka. Yasak ağaca uzanan elini, harama uzanan elini dirseğinle beraber yıka. Harama baktığın yüzünü yıka, yediğin ağzını, kokladığını burnunu yıka. "
Abdest, Hz. Adem’in tevbesidir.
İlk abdesti alan Hz. Adem’dir. 
Her abdest bir tevbedir aslında. Her abdestle dökülen maddi kirler değil, günah kirleridir.
Yasin Suresi’ni hatırlayın:
"El yevme nahtimu alâ efvâhihim ve tukellimunâ eydîhim ve teşhedu erculuhum bimâ kânû yeksibûn." (Yâsîn Sûresi, 65. Ayet)
O gün insanların ağızlarını mühürleriz, ellerini konuştururuz, ayakları kazandıklarına şahitlik eder.
Kıyamet günü, elimiz, ayağımız aleyhimize şahitlik etmesin diye Allah abdest nimetini vermiştir insanlığa.
Son ayette "size olan nimetimi tamamladım" diyor Allah-u Teala.
İslam nimettir, külfet değildir asla. Ama bugün Müslümanlar için din, külfet haline gelmiştir ne yazık ki.
Abdest bizim için külfet gibi.
Abdest olmasaydı, hepimiz organlarımızın aleyhimize şahitliğinden helak olurduk.
Abdestliyken abdest almaya ne der eskiler? "Nurun ala nur."
İşte bundandır.
Her abdest bir tevbedir.

Muhammedi Abdesti Alan İlk Kişi
Cebrail (as) Efendimize (asm) ilk kez geldiğinde Alak Suresi’ni okudu ve okumayı emretti. Fakat Cebrail’in (as) Peygamberimiz’e (asm) öğrettiği ilk amel “abdest almak” olmuştur. (1)
Peygamberimiz, Hira'dan döndüğü ve Mekke'nin yukarı tarafında bulunduğu sırada Cebrail Aleyhisselam, gelip vadinin bir kösesinde ökçesini yere vurdu. (2)
Sonra da o sudan ne şekilde abdest alınacağını gösterdi 
Peygamberimiz Cebrail’in abdest alışına baktı, Cebrail da namaz için nasıl abdest alınıp temizlenileceğini ona göstermek istiyordu.
Dirseklerine kadar, ellerini yıkadı. Ağzını su ile çalkaladı. Burnuna su çekti.
Sonra, yüzünü yıkadı. Başını ve kulaklarının arkasını, ıslak eliyle mesh etti.
Topuklarına kadar, ayaklarını yıkadı. Abdest bittikten sonra, avucuna su aldı, edeb yerine su serpti. Peygamberimiz Cebrail den gördüğü gibi abdest aldı.
Efendimiz’e aynı şekilde abdest aldırdı...
Derin bir inanç ve sevinç içinde eve döndü.
Yüce Allah’ın kendisine olan üstün ikramını Hz. Hatice´ye haber verdi. (3)
Hemen elinden tutup, onu suyun yanına götürdü.
Namaz için nasıl abdest alınıp temizlenileceğini göstermek üzere, Cebrail’in kendisine gösterdiği gibi abdest aldı.
Hz. Hatice de Peygamberimizin gösterdiği gibi abdest aldı

Önemli Not : (4)
Kur’ân’da Hz. Muhammed’den (s.a.s.) önceki peygamberlerin de namaz ibadetiyle mükellef kılındıkları belirtilmektedir (el-Bakara, 2/83; Yûnus, 10/87; Hûd, 11/87; İbrâhim, 14/37, 40; Meryem, 19/30-31, 54-55; Tâhâ, 20/14; el-Enbiyâ, 21/72-73; Lokmân, 31/17).
Âyet-i kerîmelerden, namaz ibadetinin sadece Hz. Muhammed (s.a.s.) ümmetine has olmayıp, önceki ümmetlerde de var olduğu anlaşılmaktadır. Yine aynı şekilde, önceki ümmetlerin namazlarında da kıyam, rükû ve secde gibi temel rükûnların var olduğu bildirilmekle birlikte, namazın kılınışına dair detaylı açıklamalar mevcut değildir.
  1. Ahmed b. Hanbel, Müsned, c. 4, s. 161, İbn Habib, Kitâbu´l-muhabber, s. 10, Belâzurî, Ensâbu´l-eşrâf, c. 1, s. 111, Süheyli, Ravdu´l-ünüf, c. 3, s. 13-14, Dârekutnî, Sünen, c. 1, s. 111, Ebu´l-Ferec İbn Cevzî, el-Vefâ, c. 1, s. 166, İbn Seyyid, Uyûnu´l-eser, c. 1, s. 90-91, Suyûtî, Câmiu´s-sağfr, c. 1, s. 7, Kastalani, Mevâhibu´l-ledünniye, c. 1, s. 57, Halebî, İnsânu´l-uyûn, c. 1, s. 426, Zürkânî, Mevâhibu´l-ledünniye Şerhi, c. 1, s. 235.
  2. İbn İshak, İbn Hişam, Sîre, c. 1, s. 260, Taberî, Târih, c. 2, s. 210, İbn Esîr, Kâmil, c. 2, s. 50, İbn Seyyid, Uyünu´l-eser, c. 1, s. 90, Zehebî, Târihu´l-lslâm, s. 135, Ebu´l-Fidâ, el-Bidâye ve´n-nihâye, c. 3, s. 24, Diyarbekıİ, Târîhu´l-hamîs, s. 1, s. 281.
  3. İbn İshak, Kitâbu´l-mübtedâ ve´l-meb´as, c. 3, s. 117, Beyhakî, Delâil.c. 2, s. 160, Zehebî, Târîhu´l-İslâm, s. 135, Ebu´l-Fidâ, c. 3, s. 24, Diyarbekrî, c. 1, s. 281.
  4. Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulu Kaynakları

Derleme @erolkaranet
#Yargı, #Magazin, #Hastalık, #Gezi, #Dini, #Kamuda

Yorum Gönder

2 Yorumlar
*Asılsız yorum yapmayınız. Mesajlar Yönetici tarafından denetleniyor.
  1. kaynak nedir acaba ??

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhaba.. Yazıdaki eksikliklerimizi tamamlamaya çalışacağız , inşaallah

      Sil