videoerk

KDK geçtiğimiz günlerde verdiği emsal teşkil edecek tavsiye kararlarını yayınladı. Verdiği kararların bazıları çok ilgi çekici. İşte bunlardan biri de Hakim ve Savcılara Orduevi'nden yararlanma hakkının olmayışı.


KDK'nın kararına göre, Hâkim olarak görev yapmakta olan başvuran Siirt Orduevi’nde hâkim ve savcı kimliklerini göstererek konaklamak istediklerinde, taleplerinin “sivil şahıs” oldukları gerekçesiyle reddedildiğini; hâlbuki savcıların ve sulh ceza hâkimlerinin yaptıkları soruşturma ve yargılamalarda terör örgütü mensupları ile ilgili kararlar vermekte olduklarını; ilgili kurumun bölgede ifa ettikleri görevi dikkate almaksızın konaklama taleplerini reddetmesinin bu nedenle haksız olduğunu iddia etmiş ve söz konusu uygulamanın kaldırılarak, hâkim ve savcıların da orduevlerinin tüm imkânlarından ücret karşılığında faydalandırılmasını talep etmiştir.

KDK; orduevleri hakkında "Askeri sosyal tesislerden istifade ve hizmet esaslarını belirleme yetkisine sahip olan Genelkurmay Başkanlığı ise, bu iddialar karşısında özetle; Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) bünyesindeki orduevleri, askerî gazinolar, kışla gazinoları, vardiya yatakhaneleri ve eğitim merkezlerinin, 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu ve buna bağlı mevzuat hükümlerine göre açılıp işletilmekte olduğunu; ilgili mevzuat kapsamında, yalnızca TSK’da görevli subaylar, istisnai memurlar, astsubaylar, devlet memurları, uzman jandarmalar, uzman erbaşlar ile bunların emeklileri ve aile fertlerinin, tesis kategorilerine göre, orduevleri, askerî gazinolar, kışla gazinoları ve vardiya yatakhanelerinden istifade edebildiklerini; diğer yandan, Garnizon Komutanlıklarınca, görevdeki/emekli subay ve astsubayların referansı ile “Tanınmış Kişi Kartı” verilen sivil kişilerin, eğitim merkezleri hariç askeri sosyal tesislerden günübirlik yararlanabilmelerinin mümkün olduğunu bildirmiştir." dedikten sonra "Siirt ilinde bir orduevinin bulunmadığı; şikâyet konusu yapılan tesisin aslında Siirt 3. Komando Tugay Komutanlığı Askeri Gazino Müdürlüğü olduğu tespit edilmiştir." ve  "Söz konusu Yönetmelik ve Yönerge hükümlerine göre; hâkimler ve savcılar, sırf meslekleri dolayısıyla bu tesislerden doğrudan istifade edebilecek şahıslar arasında bulunmamaktadır. Başvuran, hâkim ve savcılara verilen mesleki kimlik kartını ibraz etmiş olmasına rağmen tesise alınmadığını belirtiyor olsa da, söz konusu mesleki kimlik kartının hâkim ve savcıların askeri tesislerde konaklamalarına imkân verdiğine dair herhangi bir mevzuat hükmü de bulunmamaktadır. 2014 yılında Hâkimler ve Savcılar Kanunu’nda yapılan değişiklikle, hâkim ve savcılar ile yüksek yargı organı mensuplarına verilen mesleki kimlik kartının, tüm resmi ve özel kurum ve kuruluşların iş ve işlemlerinde “resmi kimlik hükmünde” olduğu belirtilmiş; diğer ifadeyle, T.C. kimlik kartı (nüfus cüzdanı) yerine hâkim/savcı mesleki kimlik kartının da ibraz edilebileceği ve tüm kurumların resmi kimlik olarak bu kartları kabul etmek durumunda oldukları hükme bağlanmış; fakat bu kimliğin sahiplerine her türlü sosyal tesiste konaklama imkânı sağlayacağı yönünde bir düzenlemeye gidilmemiştir. Askeri sosyal tesislere girişi sağlayacak olan hâkim/savcı mesleki kimlik kartı değil, ilgili Yönergede de belirtildiği üzere, TSK akıllı kartı, günübirlik giriş kartı veya tanınmış kişi kartıdır. Nitekim bu kartlardan birine sahip olmayanların askeri tesislere alınmayacağı ilgili Yönergede açık olarak belirtilmiştir."
açıklamasının ardından son kararı özetle şöyle belirtti.

"TSK İç Hizmet Kanunu’nun “Sosyal Hizmetler” başlığı altında da belirtildiği üzere, orduevleri ve askeri gazinolar, bizzat Türk Silahlı Kuvvetleri personelinin ihtiyaçlarını karşılamak, moral-motivasyonlarını ve aralarındaki dayanışmayı arttırmak ve mesleki-sosyal gelişmelerine imkân sağlamak amacıyla kurulmuş olan “askeri tesisler” olduğundan; ayrıca, hâkim ve savcıların, farklı kamu kurum ve kuruluşlarına ait misafirhanelerden/tesislerden, diğer kamu görevlilerine kıyasla daha kolay istifade edebildiği göz önüne alındığında, başvuranın ilgili mevzuatta “askeri bina” olduğu açık olarak belirtilen “askeri gazino” dışında da konaklayabileceği farklı misafirhane seçeneklerinin mevcut olduğu görüldüğünden; en önemlisi İdarenin, ilgili Kanun, Yönetmelik ve Yönerge çerçevesinde hareket ettiği tespit edildiğinden; bu zamana kadar yapılan açıklamalar, İdarenin göndermiş olduğu bilgi ve belgeler ve ilgili mevzuat hükümlerinin birlikte değerlendirilmesi neticesinde, başvuranın “hâkim olmasına rağmen orduevinde konaklayamamasının haksız olduğu” yönündeki iddiasının yerinde olmadığı, bu nedenle de “hâkim ve savcıların orduevlerinin her türlü imkânlarından yararlandırılması” yönündeki talebinin REDDİ GEREKTİĞİ sonuç ve kanaatine varılmıştır"

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski