@erolkaranet'te Aradığınız Kelime veya Konuyu Buraya yazınız!

Reklam

Dini Nikah Ne Zaman Yapılır




Sık sık üzerinde durduğum konulardan biri de ve bilhassa kız babalarına yaptığım önerilerden en önemlisi dini (İmam) nikah meselesidir.
Aslında evlenecek çiftlerin birbirine helal olması açısından hem dünya hem de ahiret açısından hayati bir mesele olan imam nikahı devlet tarafından resmi nikah olmadan yapılamaz kararının verilmesi ile aslında topluma bilhassa evlenecek kızlara bir fayda sağlamıştı. İşinden olmak istemeyen imamlar resmi nikahı olmayanlara dini nikah yapmıyorlardı.
Toplumumuz İslam'ı takliden bildiği için dini nikahın sadece Diyanette görevli imamlar tarafından veya çevrede imam, hoca kimliği ile geçinen gayri remi kişilere yaptırılması sanılıyordu.
Oysa bu işlemi yapmak için imam, hoca olmaya gerek yoktur. Reşit olan herkes imam nikahı kıyabilir.
Bilhassa gayri meşru hayat yaşamayı arzu edenler işi kitabına getirerek dini nikah yaparak evlenmekte, kendilerince zinadan kurtulmaktadırlar.
Geçtiğimiz haftalarda Anayasa Mahkemesi karar verdi ve imam nikahına resmi nikahtan önce yapılmasında bir sakınca görmedi. Ve bu karara ne gariptir ki her şeye karşı olan cepheden tepkiler geldi. İmam nikahı resmiden önce olmaz diyenler inanç zafiyeti içinde olanlardı.
Aslında resmi nikah olmadan imam nikahının yapılmasına karşı duracak olan kızlarını gerçekten seven, değer bilen babalar tarafından olması gerekirdi. Ya da her kesimden genç kızlarımız resmi nikah yaptırmadan dini nikaha razı olmamalıydı.
Zira dini nikah yaptırılmış olan çiftler artık birbirilerinin helali ve Allah c.c katında eşlerdir, karı kocadır. Boşanma eylemi oluştuğunda artık birbirlerine haram olurlar. Hal böyle olunca bir çok baba hangi akla hizmet ediyorsa söz veya nişan yaptıklarında "aman çocuklar günah işlemesinler bari imam nikahı yapalım da birbirleriyle görüşmelerinde haramı yaşamasınlar" diyerek kız çocuklarını bile bile ateşe atmaktadırlar.
Nişanlılık bir tanıma olayıdır. Nişanlı olan çiftlerin birbirleriyle yalnız olarak kalmaları, birbirlerine dokunmaları haramdır. Kendini akıllı sanan babalar bu haramın önüne dini nikah yaptırarak geçerken aslında kızlarının hayatıyla oynamaktadır.
Ebeveynlerin hiç düşünmedikleri konulardan biri "ya evlenemezlerse" . Oldu ki nişanlı veya sözlüyken çiftler anlaşamadı. Evliliğin olmayacağı kanaati hasıl oldu. Yüzükleri, ziynetleri, eşyaları ve hediyeleri geri göndermekle ayrılmış olmuyor şayet dini nikah yapılmışsa damadın, kızı dinen boşaması da gerekir.
Bir takım kaynaklara ve çok bilinen bir düşünceye göre; 
Kocanın üç kez "boşsun" demediği durumlarda, dinen o kız halen o adamın karısıdır. Başkasıyla evlenmesi haramdır.
Nikahın sona ermesi, Talakla yana boşamayla olur. Bir erkek hanımına şartlarına uygun ifadelerle talak verdiğinde, hanımı kendisinden boş olur. Boşanma aşamasında yaşanan gerginlikle erkek boşanmayı gerçekleştirmezse, "boşanmıyorum dinen karımdır, kimseyle evlenemez ben de intikamımı alırım" derse, bunun sonunda perişan olacak olan kızın durumu ne olacak.
Ve haliyle, kızlarını nasıl bir girdaba soktuklarını iş işten geçtikten sonra anlayacak kendilerini zeki bile, akıllı sanan, bu işin altından nasıl kalkılacak diye düşünecek olan kız babalarıdır, kız tarafıdır.
O yüzden resmi nikah ve dini nikah mümkün olduğunca heömen birlikte o an yapılamıyorsa gerdekten hemen önce yerine getirilmelidir.
Dini nikah konusunda bazı kaynaklarda yazdığı şekilde, resmi nikahla boşananların dinen de boşandığı belirtilmektedir. Bunlara göre, kağıt üstünde boşanıp, dinen boşanmadığını iddia edenlerin yanıldıklaır ifade edilmektedir. Zira erkekte, resmi bir evrakı imza ederek, hakim önünde ve halk önünde dile getirerek boşanmayı kabul ettiklerini onaylamaktadırlar. Boşanma davasını hanım açsa bile, kocanın bu davanın sonucunu onaylaması boşanmayı kabul etmek demektir. Dolayısıyla nikah, sona ermiş olur.
Kanunen boşanan da dinen boşanmış sayılır.

Diyanet İşleri Başkanlığı Fetva Kurulu da bu konuda sorulan bir soruya şu cevabı vermiştir.

Nişan sırasında kıyılan nikâh, nişanın bozulmasıyla sona erer mi?
Evlilik ciddî bir müessesedir. Evlenmek isteyen kimselerin öncelikle resmî muamele yaptırmaları, sonra halk arasında “dînî nikâh” olarak bilinen merasimi yapmaları uygun olur.
Bununla birlikte, evlenmek üzere nişanlanan kimselerin şartlarına uygun olarak yaptıkları nikâh akdi de dinen geçerlidir. Bu durumdaki bir kadın, nikâhlandığı kimsenin dînen eşi olduğundan, kocası kendisini boşamadıkça bir başka erkekle evlenemez.
Daha sonra kız fiilen bir araya gelmekten vazgeçer, fakat erkek onu boşamazsa, dinen nikâh devam eder. Bu durumda yapılacak şey, bir şekilde erkeğin boşamasını sağlamak, bu yapılamadığı takdirde, hakemler aracılığıyla aralarını tefrik etmektir. Böyle bir durumda erkeğin, sırf kadına zarar vermek amacıyla kadını boşamamakta ısrar etmesi dinen doğru değildir (Bakara, 2/231).
Dolayısıyla söz konusu olayda öncelikle sözü dinlenir, ilim ve fazilet sahibi bir kişi, karı-koca arasını ıslaha çalışmalı; bu mümkün olmazsa boşamamakta direnen kocaya bu tutumunun hiçbir yarar sağlamadığını, böyle bir nikâha son vermesi gerektiğini, nikâhın karşı tarafa zarar vermek amacıyla kullanılamayacağını, bunun İslam’ın ruhuna aykırı olduğunu anlatarak erkeğin boşamasını sağlamaya çalışmalıdır.
Buna rağmen erkek boşamamakta ısrar ederse, kadın ve erkeğin aileleri bu konuda bir sonuca varmak üzere birer hakem seçerler. Ailelerden biri direnir, hakem seçmezse karşı taraf onun yerine adil ve tarafsız bir hakem seçebilir.
Seçilen hakemler öncelikle arabuluculuk yaparlar. Lüzum ve zaruret bulunduğunda kocanın rızası olmasa bile ayrılmalarına karar verebilirler. Böylece taraflar arasında nikâh bağı sona ermiş olur.

Sonuç olarak hak ve hukuk dersek resmi nikah yaptırmadan kızların dini nikah yaptırmaları kendilerine yapacakları çok büyük bir zarardır. Sabırlı olsunlar, damadın elini tutacakları resmi nikah sonrasına heveslerini saklasınlar. Kendilerini yakmasınlar. Helali haram yapmasınlar. ASLA TAVSİYE ETMİYORUZ. Yine de, çevresel baskı ile kız babaları dini nikahı resmi nikahtan önce yapmaları gerekir de, yapmak zorunda kaldığında ve Allah kimseye göstermesin, yuvalar yıkılmasın , ola ki yuva dağıldığında hakimin boşandınız demesiyle de dini nikah düşer.  Bunu da bilsinler. Çünkü her ikisi de yani evliliğin kurulması ilandır, boşandıklarının gerçekleşmesi de ilandır. Duyurmaktır. 

Erol KARA - 05.07.2015 - Güncelleme 20.03.2022 -@erolkaranet

Yorum Gönder

0 Yorumlar
*Asılsız yorum yapmayınız. Mesajlar Yönetici tarafından denetleniyor.

Reklam

Reklam

İlginç Bilgiler

Reklam