videoerk






15 Nisan 2010

Beyoğlu Göz hastanesine randevu alarak gittim. Sıra bana geldi. Muayene edecek doktor bir asistan idi. Eğitim hastanelerinde uzman ya da operatör doktorlar genellikle servislerde olduklarından , Sağlık Bakanlığınca da muayenelerde asistan doktorların müdahale etme izni verildiğinden ne yazık ki doktor olarak klinikte kimse yoktu. Ancak reçetelere imzalar servis şefi doktorun mührü atılmakta, sizi muayene eden doktorun adını öğrenme şansınız olmamaktadır. Neyse koltuğa oturdum. Retina dekolman olduğumu, inatçı bir göz tansiyonum bulunduğunu, ameliyat sonrası gözlük almam gerektiği için geldiğimi teker teker anlattım. Gözlük için muayene mi yaptı. Bir de damlalı deneyelim diyerek, gözlerime damla konulmasını ve çağırdıklarında tekrar girmemi söyledi. Koridor göz hastalarından hınca hınç doluydu. Bebesi, yaşlısı, genci ihtiyarı, kadını erkeği Beyoğlu Göz hastanesi servisi adeta bir Pazar yeri gibiydi. Resmen bir gürültü kirliliği vardı. Hastaların ve güvenlikçilerin sesi birbirine karışırken sonuna kadar sesi açılmış televizyon yayını da bu curcunanın adeta biberi gibiydi. Hiçbir görevlinin aklına televizyonun sesini kısıp ortadaki gürültüyü biraz da olsa azaltmak akıllarına gelmiyordu. Klinik o kadar temiz değildi. İstanbul Eğitim hastanesinden bu konuda ders almaları lazım derim. İkisi de devlet hastanesi, ikisi de eğitim ve araştırma hastanesi ama Beyoğlu halen eski hastanelerin havasında… Neyse damla damlatıldıktan sonra dışarıya çıktım. Temiz hava iyi gelmişti. Hava güzel olduğu için kendimi o curcunadan uzaklaştırmıştım. Bir saat 10 dakika sonra birkaç hatırlatmak zorunda kaldıktan sonra tekrar göz muayenesi oldum. Sağ gözüm değerleri uzak olarak pek değişmemişti. Ameliyatlı gözümde yakın görme derece olarak artmıştı. Doktora gözümdeki sorunları tekrar anlattım. 1 – Aydınlıktan karanlık bir ortama geçtiğimde göz önünde tam odak noktasında parlama gördüğümü; 2 – Şekillerin orta noktasında iç bükey ve kırılmalar ve normal görüntüye göre %50 daha ufak cisimleri gördüğümü 3 – Zaman zaman gözümde kanlanma olduğunu söylediğimde ameliyat sonrası olağandır cevabı aldım. Retina ameliyatımın mükemmel göründüğünü, retinamın yatık durduğunu, görme sorunlarımın ise sırı çıkmış aynadaki görüntü nasıl görünürse retina yırtığı gözünde onun gibi olduğunu söyledi. Göz tansiyonumu ölçmesini rica ettim. Şişli Etfal hastanesindekine benzer alet ve el yordamıyla ölçüm yaptı. Sağ 13 sol 15 dedi. Göz damlasını kullanmamamı söylediğinde, “ameliyat eden doktorum devam etmemi söyledi. Bu nedenle ona sorsam olur mu” dediğimde “sen bilirsin , bana kalırsa kullanma ama yine de doktoruna danış”. Diye cevap verdi. Gözlük reçetemi vererek 6 ay sonra kontrole gelmemi istedi.

Gözlüklerimi yaptırdım. Hem uzak ve hem yakın için verilen gözlüklerimi taktığımda uzak görmemin değişmediğini, gözlüklü ve gözlüksüz aynı oranda gördüğümü ancak gözlükle ortamın biraz daha aydınlık olduğunu tespit ettim. Yakın içinse ameliyatlı göz tarafındaki mercek biraz daha yazıları seçmeme yaramıştı. Ancak görme şeklim normal değildi. Retina hastası gibi yamuk yumuk , %50 daha küçük görünüyordu. Artık bu görme şekli benim arkadaşım olarak kalacaktı. Bunu anlamıştım.

Başka bir gözlükçüye giderek yapılan camların reçeteye uygun olup olmadığını sordum. Camlar kontrol edilerek reçeteye uygun cevabı aldım

Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski