videoerk


Şanlıurfa Halfeti Batık Şehir'de tekne turu yaptıktan sonra yola çıkarak Şanlıurfa'da kalacağımız otele doğru yola çıktık.

Şanlıurfa'da Otel Urhay'a geldiğimizde saatler 21:00 civarında idi.

Otel ara sokakta olduğu için otobüs girememiş ve caddede inerek otelden bir kaç kişinin yardımıyla birlikte 35 yolcu bavullarıyla otele doğru yürüdük.

Eski bir Urfa evi otele döndürülmüş fantastik yapı ilgi çekici idi. İçeriye girdiğimizde bizi karşılayan görevliler çalgı sesinin geldiği yere doğru bizi yönlendirdi. Bavulları lobiye bırakarak daha önce giriş için 60 TL ödediğimiz sıra gecesi programı için içeriye geçtik.

Küçük bir havuzun ve bir kaç masanın yer aldığı yerden geçerek yukarıya çıktık. Çok loş bir hale getirilmiş, insanların yüzlerinin zor seçildiği yerden yürüyerek daha öncden kurulmuş yer sofralarına türküler ve çalgılar eşliğinde yerleştik.

TV'den ya da farklı yerlerden izlediğimiz şanını çokca duyduğumuz sıra gecesine bu kez canlı kanlı katılım göstereceğiz.

Her şey güzel başladı diyebilirim. Aperatif yiyeceklerin olduğu sofralara önce yöresel bir yemek geldi. Karanlık olduğu için tam olarak seçemediğimiz yemeğin yanında salata, ezme de bulunuyordu.

Bir yandan çalgılar çalınıyor, yöreye özgü türküler söyleniyor ve biz de bu arada yolun verdiği yorgunluk ve açlıkla birlikte yemeklerimizi yiyorduk.

Yemeklerin yanı sıra küçük çapta bir resital sunan halk oyunları ekibinin üç beş dakikalık ve göstermelik gösterisinin ardından çiğ köfte yoğrulmaya başladı.

Kocaman bir kap içerisinde azıcık bir çiğ köfte malzemesinin yoğrulduğunu görünce şaşırmadık değil. Zira burada, çiğ köftenin memleketinde çiğ köfteye doyarız sandık. Ne yazık ki yanılmışız.

Bahşiş karşılığı dağıtılan çiğ köftenin parmak büyüklüğünde 3'er tane olması şaşırttı.


Sıra gecesi programında şaşırtan görüntüler 

Tur yolcularının yaş ortalaması 55 gibi düşünün ki bunun pek azı 50'nin altında çoğu üzerinde kişilerden oluşmuş ve bu insanlar merakla bir sıra gecesine katılmıştı.

Ne var ki az sonra anlatacağımız ve videodan da izleyeceğiniz sahnelerde görecekleriniz  Şanlıurfa'nın pek çok değerini adeta yerle bir etmişti.

Türküden türküye geçilen, ses çıkışı pek kaliteli olmayan çalgılar esnasında davulcu alevli davul çalma gösterisi yaptı. Yapmasıyla birlikte sıra başından başlayarak misafirlerin önünde davul çalmaya başladı. Önceleri pek anlamasak da niyetinin para toplamak olduğunu önünde durduğu kişiden para alıp ayrılmasından anladık.

Bazı kişilerin sonradan farkettiği bu bahşiş (!) toplama ısrarı bazı kişilerin başında tokmağı öylesine şiddetle vurmasıyla ahlaki olmayan bir manzaraya sebep oluyordu.

Ve en çok üzüldüğüm 70 yaşlarında ve hemen yanımda oturan bir ağabeyimizin başında dakikalarca tokmağı adeta kafasına vurarcasına indirmesi oldu ki, biraz daha uzatsaydı tepkimi her şeye rağmen koyacaktım.

Bu gösteri sonrasında misafirlerden bahşişlerin toplamasına geçildi.

İnsanların izlemek için adam başına 60 TL verdikleri sıra gecesinde davulcu, şarkıcı, çiğ köfteci ve kahve dağıtan çalışanlar ayrı ayrı ve ısrarla bahşiş toplamaya başlaması etik olamazdı. Ahlaki değildi ve buna asla izin verilmemeliydi.

Bahşiş uzatmak zorunda kalanların yanında durmayan davulcu vermeyenin başından ise dakikalarca ayrılmadı.

Öylesine ileri gidildi ki insanların yaşına başına bakmadan bahşiş alınana kadar başında davul çalındı, adeta tepesine tepesine vurulacak gibi..

Davulcunun bahşiş turu bitince şarkıcı, şarkıcıdan sonra çiğ köfte yoğuran çalışan sırayı aldı.

O da diğerleri gibi bahşişleri toplamaya ısrarla devam etti.

Çoğu orta halli ve emekli olmuş yaşı 50'nin üzerinde olan küçük birikimlerle katıldığı bir Gap turu yolcularının yer aldığı bir sıra gecesine 60 TL gibi bir ücretle katılımı sağlanıp ayrıca bir de ısrarla bahşiş toplanması Şanlıurfa'nın misafirperverliğine, kadirşinaslığına, alçakgönüllülüğüne asla ve asla yakışmamıştır. 

Bunun adı zorla gasptır.

Mahçup olmama adına insanların vermek zorunda kaldığı bu bahşişlerin ne kadar hak olduğunu sizlere bırakıyoruz.

Saat 23:00 civarı biten program sonrası odalarımıza çekildik.

Sabah otelden ayrıldıktan sonra Şanlıurfa merkeze Eyyub Peygamber'in (aleyhisselam) makamını, sabır makamını ve şifalı suyunu içerek, camisini de gezdikten sonra Harran'a gittik.


Yorumunuzu yazın

Daha yeni Daha eski