Gezilerimin bir durağı olan Amasya Hamamözü ilçesi ülkemizin yetimlerinden biri durumunda zavallı, acınacak ve değerini bilmeyenlerin elinde bir garip ilçemiz. Daha önce Sivas Divriği ilçesi için de bu düşüncelerimi dile getirmiştim.

Tarihi eserlerin kıymetinin bilinmediği binlerce Anadolu yerleşkelerinden biri daha..

Hamamözü 1991 yılında ilçe olmuş ancak köy havasından kurtulmamış halen bir zamanlar kasaba olarak bağlı olduğu Gümüşhacıköy'ün gölgesinde aynı havayı yaşatan bir yerleşim merkezi.

Tarihi eserlerin toprakların altında yattığı sadece gün yüzüne çıkmış termal kaplıcası ile yaşama tutunmaya çalışan Hamamözü ilçesi ileriyi gören yöneticilerinin yokluğundan ya da şanssızlığından garip kalmış bir ilçe durumunda.

Hititler döneminden bugüne yerleşim yeri olan ilçe Çerkeslerin varlığı ile söz edilse de, zamanla bu nüfusun şehre göçü günümüzde pek etkisini göstermiyor.



Adil Candemir ve Hamit Kaplan gibi dünya şampiyonu güreşçilerle övünmeye devam eden Hamamözü gerekli arkeolojik incelemeleri yapmaları halinde pek çok hazinenin gün ışığına çıkacağı söylenen muhteşem bir turizm kentine dönüşebilecek bir konumda

Öğrendiğime göre, Ferikler, Kimmerler, Romalılar, Selçuklular ve Osmanlıların sayısız eserlerinin gömülü olduğu Hamamözü ayrıca efsaneler kenti olarak ta önem arz etmektedir.

Romalıların büyük yerleşim merkezlerinden olan Hamamözü´nde Romalılardan kalma kaplıca, mezar taşları ve eski cami duvarlarında yazılı taşlara rastlanmaktadır. Bir kaç tanesini Termal kaplıcaya sahip bir otelin bahçesinde görmek nasip oldu, diyebilirim.



Araştırmada, bu taşlardan bazı için şu ifadeler kullanılmıştır.

"Bundan 30 yıl önce Batı Trakya´da görevli bir öğretmen vasıtasıyla adı geçen taşlardan bir tanesinin fotoğrafları çekilerek Yunanistan´a götürülmüş ve Roma tarihi uzmanlarına incelettirilmiştir.

Yapılan tercümelere göre ilçemizin yerinde M.S. 50 li yıllarda Romalılara bağlı Paros tarafından üç kubbeli veya üç ayrı hamam yaptırılarak adına izafen (Poros) taşı kazılarak kaplıca duvarına konulduğu öngörülmüştür.

Cami avlusundaki yazılı taşın ise M.S. 300 tarihinde ölen bir papaz kızının mezar taşı olduğu söylenmektedir. Yapılan bazı çalışmalar sonucu kaplıca çevresinde kubbeler ve kemerler ortaya çıkarılmıştır. Ayrıca çevrede Romalılara ait büyük mezarlıklar bulunduğu da söylenmektedir.


Daha bir kaç yıl önce, Hamamözü ilçesinde Jandarma tarafından bir eve düzenlenen operasyonda aralarında Hazreti Süleyman'a ait olduğu değerlendirilen bronz mühür ile İbranice yazılı kitabeler, heykelcik ve 6 sayfalı Tevrat olduğu tahmin edilen metal kitabenin de yer aldığı tarihi eserler bile ilçede hazine avcılarının cirit attığını göstermektedir

Halihazırda ilçenin nasıl sahipsiz kaldığı sosyal medyadan da belli oluyor. Belediyenin ilkel bir durumda olan web sitesinden gerekli bilgiyi alamadığınız gibi ilçe merkezinde yaptığımız gezilerde de köy havasının yollarından bile belli olduğunu söyleyebiliriz.

Eski bir muhtarın yıllar önce yaptığı mesire alanında bile kaderine terkedilmişliği görebiliyorsunuz.



İki güreşçisi, ilçeye göre pahalı denilen kaplıcaları ile ve muhtarın mesire alanı ile övüğnbmeye devam eden ilçe bakalım ne zaman gerçek değerine kavuşacak merak ediyoruz.

Erol Kara - 21.07.2019

Post a Comment

Daha yeni Daha eski

ADS

ADS