Son Eklenenler

AYM'den Avukatları Sevindiren Karar




Anayasa Mahkemesi, avukatların hem avukatlık ücreti hem de vekalet ücreti almasının Anayasa'ya aykırı olmadığına karar verdi.

Açılan bir davada, avukatların hem müvekkillerinden avukatlık ücreti hem de davayı kazanmaları halinde mahkemeden vekalet ücreti adı altında ikinci bir ödeme aldığı, vekalet ücretinin avukatlık ücretinden mahsuplaşılmadığı belirtilmiş ve bu düzenlemenin iptal istenmiştir.

Anayasa Mahkemesi yaptığı incelemede, avukatlık ücret sözleşmelerinde, dava sonunda takdir olunacak vekalet ücretlerinin mahsuplaşmaya konu olabileceğine dair hüküm konulabileceği gerekçesiyle, mevcut kuralın Anayasa'ya aykırı olmadığına karar vermiştir.

İşte o Karar

Tarifeye Dayanılarak Karşı Tarafa Yüklenecek Vekâlet Ücretinin Avukata Ait Olmasının Anayasa’ya Aykırı Olduğuna İlişkin İtirazın Reddi

Anayasa Mahkemesi 10/4/2019 tarihinde E.2017/154 numaralı dosyada, dava sonunda mahkeme kararıyla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekalet ücretinin avukata ait olmasının hüküm altına alınmasının Anayasa’ya aykırı olduğuna yönelik itirazın reddine karar vermiştir.

İtiraz Konusu Kural

İtiraz konusu kuralda, mahkeme kararıyla tarifeye dayanılarak karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücretinin avukata ait olduğu hüküm altına alınmıştır.

Başvuru Gerekçesi

Başvuru kararında; müvekkilin avukatlık ücreti ödemesine rağmen mahkemece müvekkil lehine belirlenen ücretin doğrudan avukata ait olmasının taraflara bu konuda farklı bir anlaşma yapma imkânı bırakmadığı, avukatlık mesleğine ayrıcalık tanıdığı, hak arama özgürlüğü ile adil yargılanma ilkelerini ihlal ettiği belirtilerek kuralın Anayasa’nın 10., 36. ve 48. maddelerine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.

Mahkemenin Değerlendirmesi

Kuralda geçen ücret avukat ile müvekkil arasında yapılan sözleşmeden kaynaklanan avukatlık ücreti değil Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hükmedilen vekâlet ücretidir.

Davada haklı çıkan taraf lehine hükmedilen ve yargılama giderlerinden olan vekâlet ücreti, avukatın taraf olmadığı, sadece taraflardan birini hukuki yardım amacıyla temsil ettiği davada, bizzat taraf yararına hükmedilebilmesi usul hukuku kurallarından kaynaklanan bir zorunluluğa dayanmaktadır.

Davacı veya davalının davayı vekil aracılığıyla takip etmeleri kendi iradelerine bağlıdır. Avukatın hukuki yardımından yararlanmak ve davasını vekil aracılığıyla takip etmek isteyen kişi bu yardımın karşılığı olan meblağı veya değeri karşılamalıdır.

Vekâlet ücreti, savunma hakkının en önemli parçası olan hukuki danışmanlık görevinin, konunun uzmanı hukukçular tarafından yapılmasının doğal bir sonucudur. Dolayısıyla kişilerin bizzat dava açma veya davalarını avukatla takip etme imkânını ortadan kaldırmayan itiraz konusu kuralın hak arama özgürlüğüne aykırı olduğundan söz edilemez.

Öte yandan itiraz konusu kuralın avukatlık ücretinin vekil ile müvekkil arasındaki bir hukuki ilişkiden doğma niteliğini ve kişisel hak olma özelliğini değiştirdiği söylenemez. Kuralın emredici hukuk kuralı olmayıp tamamlayıcı bir hukuk kuralı olduğunda kuşku yoktur.

Bu bağlamda kuralın avukatlık sözleşmelerinde ücret kararlaştırılırken dava sonunda karşı tarafa yüklenecek vekâlet ücretinin avukatlık ücretine dâhil edilip edilmeyeceği hususunu gözeterek düzenleme yapmalarını engellemediği açıktır.

Tarafların eşit koşullarda özgür iradeleri ile düzenleyecekleri avukatlık sözleşmelerinin hukuki geçerliliği ve kapsamına müdahale teşkil etmeyen kuralın Anayasa’da koruma altına alınan sözleşme özgürlüğüne ve eşitlik ilkesine aykırı bir yönü bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle kural Anayasa’ya aykırı bulunmayarak itirazın reddine karar verilmiştir.

Kaynak : AYM 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

erolkara.net Bilmek Gerek Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Tema resimleri sebastian-julian tarafından tasarlanmıştır. Blogger tarafından desteklenmektedir.
Published By Gooyaabi Templates