Devlet Hizmet İçin Kurum Yapıyor, Kurum Çalışanları Hizmeti Batırıyor




Hangi kurum olursa olsun yıllar öncesine göre hakikaten dörtdörtlük yapılıyor. her türlü imkan devlet tarafından sağlansa da, eleman konusunda bolluk ve bereket var iken hizmetlerin vatandaşa yansıtılmasında atalet, kindarlık, adam sende, işi yapmaktan erinme, vatandaş olmasa günlerimiz ne kadar güzel geçer diyen ve atm memurluğu düşleyenler ne yazık ki işi ve hizmeti baltalıyor.

Kendisinin 657 sayılı kanunun arkasında çiftlik kahyası sananlar vatandaşa zul ediyor.

Mesela geçmiş aylarda devlet 4 personelini kan alma görevi olarak Bağcılar EA hastanesinin bir katında görevlendirmiş. ( Diğer katlarda da var ) Kan aldırmamız gerekiyor Kayıt masası boş. Saat 11:30 ... Bakınıyoruz soruyoruz . Yemeğe gitmişler. Bekleyin dediler.

Kaça kadar belli değil. İçeride kan alma hemşiresi de "ağbi şikayet edin, bunlar hep böyle yapıyor".dedi. Sırada 8-10 kişi var ve giderek kuyruk uzuyor.

Kan alma ünitesinin çalışanları boş bekliyor.

O ara farkettim ki ünitenin camlı bölmesinin diğer tarafında bir görevli kayıt alıyor ve önünde 30 kişi var. Oraya geçiyoruz. Diğer vatandaşlara haber veriyorum. Onlarda geliyor.

***

 Aynı hastanede ağır ameliyat sonucu taburcu ediliyorum. Refakatçim var ama hastane kapısına kadar tekerlekli sandalyeye ihtiyaç var. Kat sorumlu hizmetli sandalye vermeme der. Oysa Sağlık Bakanlığınca hastaneden taburcu edilecek olan hastanın kapıya kadar bir hizmetli tarafından çıkartılması gerekiyor.

Hizmetliler kayıp, hemşire yapacak bir şey yok diyor, Ameliyatlı hasta her an yere düşecekmiş gibi kendi imkanlarıyla 3 kat aşağıya kadar gitmek zorunda kalıyor.

Ameliyathaneye gidecek hastanın koğuşundan sedye ile alınması gerekiyor ama yürüyen hastaya kendin gel diyorlar, üzerinde ameliyat elbieleri olduğu halde.

Sadece hastaneler değil.

Nüfus Müdürülüğünden yeni kimlik için randevu almam gerekiyor. Sistemden bir ay sonraya ancak randevu alabildim.

Bir de müdürlüğe gideyim dedim. Cumartesı çalışıyorlarmış. Gittim. Daire karanlık idi. Etrafı zor seçiyorsunuz. Bir masa başında 3 memur ellerinde cep telefonu, önlerinde ise 3 sivil vatandaş oturdukları yerde bekliyor. Bir kaç memurda diğer masaların başında önlerinde kimse yok. Sadece bir memur bir vatandaşın işlemini yapıyor.

Gittim, memura kimlik alıp alamayacağımı sordum. Pazartesi erken gelin. İnsanlar sahurda geliyor, kendi aralarında liste yapıyor. Randevulularıdan fırsat kaldıkça o listeden çağırıyoruz dedi. Bugün müsait değil mi, hem kimse yok dedim. Pazartesi, dedik ya erkek gele sıraya gir yoksa randevu al, o zaman gel. Bir ay sonraya verdi dedim. Bizi ilgilendirmez dediler.

Diğer sorunumu söyledim. Dilekçe vereceksin, dediler. Vereyim dedim, O da pazartesi dedi. Almadılar.

Tahlil sonucu çıktısı isteyeceksiniz Git eczaneden çıkart diyen hastane görevlileri

Yani devlet memuru görevlendirmiş, Tıkır tıkır parasını veriyor,iş vatandaşa hizmete gelince yapılmıyor. Sonra devlet kötü oluyor.

Ya camiler.

Cami görevlileri Anadolu'da sabah ve yatsı namazında camiyi açmayanlardan tutun da ezan okumayı unutanlar vatandaşın dilinde değil mi ? Hani sade vatandaşa "Allahtan korkun, vazifenizi iyi yapın" diyenler..

Aslında vicdanı polis - bekçi olmayan çalışanlar devleti batırmaya çalışıyor

Tabii işe girerken kırk takla atmak başka..

Bunları neden anlattım.

Hakimiyet gazetesinden Kadir İyianlar adlı bir yazar başından geçenleri yazmış. Şöyle diyor yazar...

"Şurasını da söylemeden edemeyeceğim… Huzurlu bir şekilde gidip Sayın Cumhurbaşkanımıza oyumu vereceğim. Ailem de aynısını yapacak. Tahir Akyürek ve belirlenen aday Milletvekillerine rağmen kerhen de olsa oyumu gidip bir seferliğine daha Adalet ve Kalkınma Partisine vereceğim.
Umarım yazdıklarımız iyi anlaşılır.

****
Şimdi Sayın Cumhurbaşkanım ve ekibi artı bir oy diye Şehir şehir ilçe ilçe geziyorlar ya..
Sayın Cumhurbaşkanım sizler, bir oy için gecenizi gündüzünüze katarken, sizin masa başına oturttuğunuz memurlarınız da size nasıl bir oy kaybettiririm muamelesi içindeler.
Bir misal vereceğim.

Bakın güzelim Devlet hastanesini açtınız.. Eyvallah. Allah için çok güzel. İçine de Vatandaşa yardımcı olsun diye masa başı personel yerleştirdiniz. Yine eyvallah.
Perşembe gününe kardiyoloji servisinden randevu almışım. Saat 15.30.a
Saat 15 civarı hastane de oldum. EKG mi çektirdim. Doktorun odasının önüne gittim. Bekliyorum. Doktor yok, anjiyoya gitmiş. Muayene olacak ben ve bir kişi daha var. Birkaç kişide sonuç gösterip ilaç alacak.

Saat 15.30 oldu doktor yok. Doktor sekreteri doktorun 15 20 dakikalık işi daha varmış bittikten sonra gelip bakacak dedi. Ben de sorunum için illa bu doktor olması gerekmiyor, Kardiyoloji 1 de doktor mevcut ve görevinin başında.. Bunu iptal edip diğer doktor baksa dedim. Kardiyoloji 1 in sekreteri 2 nin sekreterine yönlendirdi, aşağıdan değiştirirlerse olur dediler. Aşağı indim. Danışmadaki şahsa doktorun olmadığını ne zaman geleceğinin de meçhul olduğunu Kardiyoloji 1’e randevumu değiştirirseniz, doktorun bakabileceğini söyledim. Dediği cevap biz iptal edemeyiz, siz Randevuyu aldığınız internetten iptal etmelisiniz. Kardeşim saat 15.30’u geçti, geçmiş bir randevuyu ben nasıl iptal ederim dedim, yapabileceğimiz bir şey yok. Doktoru bekleyeceksiniz dedi. Ve ben yukarı çıktım. Saat 16.00 oldu doktor yok, bir kez daha doktor sekreterine söyledim, abi aşağıdan değiştirirler, siz gidin konuşun dedi, gittim yine aynı arkadaş beni başından savdı. Yukarı çıktım sekreter hanıma yapamıyorlarmış dedim, bugüne kadar nasıl yapıyorlardı dedi, Mehmet isminde bir arkadaşı aradı, gelsin hemen değiştireyim dedi. Aşağı Danışma yazılan yere indim, beni her sefer postalayan şahsa, bak yaptığın çok ayıp ağzım sinirden kurudu, iki sefer beni başından savdın, bu devlet seni vatandaşa yardımcı ol diye buraya oturtmadı mı dedim, yine aynı hava. Bu arada 10 santim yanındaki Mehmet ismindeki kardeş randevuyu iptal edip beni Kardiyoloji 1’e aktardı.

Diğer kravatlı arkadaşa, Gördün mü demek ki yapılabiliyormuş, yazık günah vatandaşa. Bu Mübarek ayda benim tam bir saatimi çaldın dedim. Oralı değil.

İşim bir ertesi güne kalacaktı, ancak Kardiyoloji 1’deki doktorun sabrı, efor testini yapan Hemşire Hanımın iyi niyeti olmasaydı. İşim bittiğinde saat 5’i geçmişti. Ben Sayın Doktor ve Efor testini yapan Hemşire Hanıma teşekkür ediyorum.

Şimdi, bu ve buna benzer 10’larca Kamu kurumlarında Vatandaşa gelgit yapılıyor, işi çıkmaza sürükleniyor. Benim gibi oyunun rengi belli olmayan bir vatandaş sizce Sayın Cumhurbaşkanıma oy verir mi veya Adalet ve Kalkınma Partisine oy verir mi? Bir oy bir oysa böyleleri bir şekilde kamudan temizlenmeli, Kamunun Vatandaşın hizmetkarı olduğu bilincinin yerleştirilmesi gerekiyor.

Çözümü bir kez daha açıklıyorum, bırakın Muhtarlık makamını filan. Her ilden Kur’an üzerine el basıp haktan ve adaletten ayrılmayacağını beyan edip bu işi bil fiil Allah Rızası için yapacağını beyan eden 20 Vatandaşa maaş değil yasal yetki vereceksin, böylelerini 652’iyle filan uğraşmadan iş üzeri şahitler ve yetkili amirinin huzurunda fişleyeceksin. Birinci de idari ikincide de görevden alınma yapacaksın, bakın bakalım bir daha Vatandaşı inletip oynatabiliyor mu? "

Dürüst çalışan memurları tenzih ediyoruz.
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder