Paylaşmak Serbest

Tasarrufun iptali davasının açılabilmesi için aciz belgesi gerekir


YARGITAY
17. Hukuk Dairesi 2011/1829 E.N , 2012/269 K.N.

İlgili Kavramlar

ACİZ BELGESİ
TASARRUFUN İPTALİ


Özet

TASARRUFUN İPTALİ DAVASININ AÇILABİLMESİ İÇİN, KAT'İ YA DA GEÇİCİ ACİZ BELGESİNİN BULUNMASI GEREKİR. MAHKEMECE KENDİLİĞİNDEN GÖZETİLEN BU HUSUS DAVANIN GÖRÜLEBİLME KOŞULUDUR. ACİZ BELGESİNİN DAVA AÇILMADAN, DAVA AÇILDIKTAN SONRA VEYA TEMYİZ AŞAMASINDA HATTA HÜKMÜN YARGITAY'CA ONANMASI VEYA BOZULMASINDAN SONRA BİLE SUNULMA OLANAĞI VARDIR. ALACAKLI DAVACI HER TAKİP DOSYASI İÇİN BORÇLUNUN YAPMIŞ OLDUĞU TASARRUFLARLA İLGİLİ BELLİ BİR MİKTAR SINIRLAMASI OLMAKSIZIN ALACAĞINI TAHSİL EDİNCEYE KADAR İPTAL DAVASI AÇABİLİR.

İçtihat Metni

Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

Davacı vekili davalılardan Cevdet'in müvekkiline olan borcu nedeniyle hakkında yaptıkları icra takibi sırasında borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığını, ancak alacaklılardan mal kaçırmak amacı ile kendisine ait taşınmazları davalı Sinan'a sattığını, onun da davalı Bekir'e sattığını öne sürerek yapılan tasarrufların iptali talep edilmiş, yargılama sırasında Bülent 10 nolu bağımsız bölümü satın aldığı gerekçesiyle davaya katılmış, Hasan ve Ümit de taşınmazları daha sonra satın aldıkları için davaya dahil edilmişlerdir.

Davalılar Sinan, Bülent ve Bekir davanın reddini savunmuş, diğer davalılar cevap vermemiştir.

Mahkemece aynı tasarruflar nedeniyle daha önce verilen kararlardan dolayı alacağın tahsil olanağı bulunması nedeniyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava İİK'nın 277 ve devamı maddeleri uyarınca açılan tasarrufun iptali isteğine ilişkindir. Bu tür davalar elinde kat'i (İİK'nın 143. md.) ya da geçici (İİK'nın 105. md.) aciz belgesi bulunan alacaklılar tarafından açılabilir. Bu husus davanın görülebilme koşulu olup mahkemece re'sen (kendiliğinden) gözönüne alınması gerekir. Aciz belgesinin dava açılmadan, dava açıldıktan sonra veya temyiz aşamasından ve hatta hükmün Yargıtay'ca onanmasından veya bozulmasından sonra bile sunulma olanağı vardır. Ayrıca alacaklı davacı her takip dosyası için borçlunun yapmış olduğu tasarruflarla ilgili belli bir miktar sınırlaması olmaksızın alacağını tahsil edinceye kadar iptal davası açabilir. Somut olayda mahkemece davacı tarafından daha önce başka tasarruflarla ilgili olarak açılan iptal davalarından alacağını tahsil edebileceğini, ayrıca dosya arasındaki haciz tutanaklarının da aciz belgesi niteliğinde olmadığını gerekçe göstererek davanın reddine karar verilmiş ise de, verilen karar toplanan delillere ve dosya içeriğine uygun düşmemektedir. Alacaklı davacı tarafından yapılan icra takiplerinde borçlu davalının adresinde yapılan hacizler sırasında borçlunun borcuna yetecek haczi kabil malının bulunmadığı, yapılan araştırmalarda da borcuna yetecek menkul ve gayrımenkul malının olmadığı, daha önceki davalarda da borçlunun aciz halinin kabul edildiği, ayrıca önceki iptal davaları gözönüne alındığında dahi davacının dayandığı icra takip dosyalarında alacağını henüz tahsil edemediği anlaşılmakla mahkemece davanın esasına girilerek tarafların delillerinin toplanması ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş olması doğru bulunmamıştır.

S o n u ç: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 19.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

kararara.com

Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder

Paylaşmak Serbest