İpotek verllen ev için meskeniyet iddiası kurulur mu





YARGITAY 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/22895
KARAR NO : 2013/2866

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

İ.İ.K.’nun 82/12. maddesi gereğince, borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınması için zorunlu olan haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tesbit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı alacaklıya ödenmelidir.

Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu öğeleri içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez.

Anılan maddeye göre meskeniyet şikayetinin, İİK.nun 16/1. maddesi gereğince, haczin öğrenildiği tarihten itibaren yedi günlük sürede yapılması gereklidir.

Somut olayda, şikayete konu taşınmazın 05/06/2009 tarihinde haczedildiği, söz konusu taşınmaz üzerinde 27/07/2009 tarihinde yapılan kıymet takdiri sırasında borçlunun hazır olduğu, bu suretle haczi öğrendiği, aynı taşınmaza yeni bir haciz konulmadan yeniden yapılan 29/09/2011 tarihli kıymet takdiri sırasında da borçlunun hazır olduğu, mahkemece bu son tarih esas alınarak şikayetin süresinde kabul edildiği görülmektedir. Ancak borçlunun 27/07/2009 tarihinde hacizden haberdar olduğunun kabulü gerekip, şikayet süresi de haczin öğrenildiği bu tarihten itibaren başlayacağından, 30.09.2011 tarihli meskeniyet şikayeti İİK. nun 16/1. maddesinde öngörülen yasal yedi günlük süreden sonradır.

O halde mahkemece istemin süre aşımı nedeniyle reddi gerekirken işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

Kabule göre de, borçlunun daha önce ipotek ettiği taşınmazı hakkında sonradan haczedilmezlik şikayetinde bulunabilmesi için ipoteğin mesken kredisi, esnaf kredisi, zirai kredi gibi zorunlu olarak kurulmuş ipoteklerden olması gerekir. Zira, zorunlu olarak kurulan ipoteğin meskeniyet şikayetine engel teşkil etmeyeceği ilkesi bu ipoteğin sosyal amaçlı olarak verilen kredinin teminatını oluşturmasından kaynaklanmaktadır. Bunun dışında, borçlunun serbest iradesi ile kurduğu ipotekler, adı geçenin, daha sonra bu yerle ilgili olarak meskeniyet iddiasında bulunmasını engeller. Meskeniyet şikayetine konu edilen taşınmazın üzerinde haciz tarihinden daha önce konulmuş ipoteklerin mevcut olduğu görülmektedir.

Bu durumda, mahkemece ipotek akit tabloları incelenerek, ipoteğin, zorunlu ipoteklerden olup olmadığı tespit edilmeden ve diğer taraftan borçlunun mutlaka meskeniyet şikayetinde bulunduğu yerde ve “benzer koşullarda” meskeninin bulunması da zorunlu olmadığından, daha mütevazı niteliklere sahip yerlerde haline münasip meskeni edinebileceği miktar belirlenmeden yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/01/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Kararara.com desteğiyle
Google Plus'da Paylaş

0 yorum:

Yorum Gönder